Pirinçli Kabak Yemeği

“Hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olabilir. Yine sevdiğiniz bir şey de hakkınızda şer olabilir. Allâh bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara, 216)

Hani pek de tarif verme havasında değilim… Şu bir gerçek ki; ben hüzün insanıyım… Severim hüzünlü olmayı. Rabbim beni benden daha iyi bilir ya, bu yüzden sanırım hep hüzünlenecek bir şeyler duyarım… Okuduğum yüzlerce yorum ve maili sanmayın ki unutuyorum. Bazıları mıh gibi çakılıyor aklıma…

Mesela Gülbahar’ı unutmadım hiç… Gülbahar henüz 16 yaşındaydı. Kanser hastasıydı. Bir ablası dua istemişti de, açmıştık ellerimizi… Sonra bir ara iyiye gittiğini duyup sevinmiştik… Salı akşamı dünyasını değiştirmiş Gülbahar. Bırakıp gitmiş buraları… Garipliği son bulmuş Gülbahar’ın…

Allah’a emanet ol Gülbahar… İnanıyorum ki şimdi bahar gelecek sana. Baharın gülleri şimdi açacak senin yeni hayatında… Görmekten kahrolduğun dünyanın çirkefliklerini görmeyeceksin artık… Asıl şimdi gülecek yüzün inanıyorum… İnna lillahi ve inna ileyhi Raciun…

Yunus’umuz yine hasta. CP hastalığı başlangıcı varmış. Rabbimden yavrumuza şifa, anne babasına dayanma gücü diliyorum…

*********************************

Jibek’ciğimle telefonda görüştüm dün. Yeni geldi İstanbul’a. Hepinize selam söyledi. “Bu müslümanların hali nedir böyle?, Amerikadan beter olmuş burası!” diyor.  “Günaydın!” dedim.  Ben burada boşa mı yırtıyorum kendimi?

Öyle bir bozulma sürecine girdik ki, ansızın geliverecek bir azaptan korkuyorum. Müslümanım diyenlerin giyimleri, hal ve hareketleri, lüks içinde yaşantıları, israfın dibine vurmaları, inanan, hassas yürekleri kahrediyor… Herkes dönüp yaşantısına baksın. Vallahi bu gidişat hayra değil!

“Karınca kanatlanınca
Zannedermiş erdim kemâle
Meğer onun o hali
İşaretmiş zevâle..”

(Zeval: zail olma, son bulma anlamındadır)

***********************************************************************

Klasik kabak yemeğinin pirinçli, kıymali hali.  Kıymasız da çok güzel olur. Bolca dereotu veya maydanoz da çok yakışıyor ama o gün evimde yoktu. Yapımı basit ama enfes bir tencere yemeği…

Malzemeler

  • 1 kg. kabak
  • 1 adet iri soğan
  • 3 adet yeşil biber
  • 2 adet domates (benim yoktu)
  • 150 gr. orta yağlı kıyma
  • 3 diş sarmısak
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 3 yemek kaşığı pirinç
  • Karabiber, tuz
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Varsa dereotu ve maydanoz

Yapılışı

  • Soğan ve biberi yemeklik doğrayıp, yağla beraber  tencereye alın. Hafif sararana kadar soteleyin.
  • Kıymayı ekleyip rengi dönene kadar çevirin.
  • Domatesleri yemeklik doğrayıp ilave edin. Hafif pişince irice doğradığınız kabakları, irice doğranmış sarmısağı ve yıkanmış pirinci ekleyin.
  • 1 su bardağı kadar su ilave edin. Tuz ve karabiberini de atıp kısık ateşte pirinçler açılana  kadar pişirin.
  • Ayran ve taze soğanla mis gibi gider. Afiyet şifa olsun
  • Vereni Unutmayın lütfen! Şükrünüz bol olsun!

86 Yanıt to “Pirinçli Kabak Yemeği”

  1. Büşra Says:

    Sitenizden çok yararlanıyorum. Allah razı olsun. Salçayı ne zaman ekleyeceğiz acaba?

  2. Dilek Says:

    Elinize sağlık çok güzel olmuş…
    yumurtalı kabak tarifi bu da benim tarifim 🙂

  3. ilknur.01 Says:

    ölüm öyle yakın ki insana ne zaman geleceği belli değil.Aramızda bir araba sığacak kadar yakın bir nine ve amca vardı penceresiyle benim kapım yanyana.bana hep o pencereden gelirdi.1 hafta önce lavbodayken kalkamamış 2 gün yattı. sonra ağırlaşmış dediler. bizde o sırada Kur’an dersi veriyorduk.duyunca hep beraber aşağıya yanına geldik.yüzü biraz şişmiş.dilide şişmiş.o an elinden tutup fatihayı şifa niyetine birde Allah’ın isimlerini üzerine okudum.
    rabbim sana hakında hangisi hayırlı ise o iyiliği versin dedim. ama heleleşemedim.eşi orda ağlıyor. o an hakkını helal et demek o kadar zorki. sanki sen ölecekmişsin gibi.ama biz hep hakkımızı helal ettik.hastaneye götürdüler.2 gün sonra ölüm haberi geldi….o gündür beri kuran okunup dua ediliyor..bugün ise hiç kimse yok….

  4. ilknur.01 Says:

    Esselamunaleyküm ve rahmetullahi ve bereketuh.Gülbahara çok üzüldüm. rabbim rahmetini ondan esirgemesin,mekenını cennet etsin. Ailesine sabır versin.Yunus kardeşimize ve tüm hastalara Allah acil şifa versin.
    aynı zamanda da benim kızıma da şifa versin .ne yaparsak gabızlık problemi geçmiyor. bal şerbeti ile ilgili hadisi okuyunca; ben bala çörek otunu karıştırıp sabah akşam veriyordum.bundan sonra bal şerbetini deneyeceğim.inş
    bir şeyler içirmek o kadar zor kii…..

  5. şirin Says:

    ablacım tariflerini denemeye devam ediyorum. elinize yüreğinize sağlık .benim sizden bi isteğim olucak bazen tariflerde gram cinsinden ölçü veriliyor bardak kaşık vs…… ben internetten bakıyorum ama farklı ölçüler çıkıyor karşımıza. bize bu konuda da ardımcı olursanız mutlu olucaz gerçkten…….

  6. sevdenur Says:

    s.a. kardeşime rahmet ailesine sabır diliyorum
    bu yemeği görünce aklıma geçen yaz çektiklerimiz geldi kabaktan.Müstakil bir evimiz var annem kabağı çok ekmiş, illallah dedirtti bize netten almadığım yapmadığım kabak tarifi kalmadı. 🙂 Dağıtmakla bitiremedik 9 ocaktı ama çok bereketli bir sebze.Bu sene aynı hataya düşmiycez 🙂

  7. İkiz Says:

    Bal şerbeti nasıl bir içecektir bilen var mı?Bal ve su karışımı mı acaba sadece? Çoktandır merak ediyordum çünkü zaman zaman bal şerbetinin faydalı olduğuna dair cümlelere denk gelirim, bir de bir ‘bal tefsiri’nden bahsedilir ,bazı dua kitaplarında geçer,okuması çok sevaptır denir ve ben gerçekten bunun doğru olup olmadığını bilemiyorum çünkü her dua kitabında güvenilir bilgiler olmayabileceği de çalınmıştı kulağıma.Kime ve neye güveneceğini şaşırıyor insan.Eğer bu konuda bilgisi olan varsa Allah rızası için beni ve belki benim gibi bu konuya merakı olanları bilgilendirebilir mi? Şimdiden çok teşekkür ediyorum…

    • Cahide Says:

      Bal şerbeti Efendimiz’in tavsiyeleri arasındadır. Ilık içilirse kabızlığa fayda veriyor. Soğuk içilirse ishali durduruyor Allah’ın izniyle.

      Peygamber Efendimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde bazı tedâvî usullerine de işaret etmiştir. Bir hadis-i şerifinde: “Şifa üç şeydedir: Bal şerbeti içmek, kan aldırmak, vücudu ateşle dağlamak, Fakat ümmetimi ateşle dağlamaktan men ederim” (Buharî, Tıb, 3,4,10; Müslim, Selâm, 71) buyurmuştur.

      Ebû Saîd el-Hudrî (r.a)’dan rivâyete göre bir kişi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e gelerek: “Ya Resulullah! Kardeşimin karnı ağrıyor, (ishal oldu)” dedi. Resulullah (s.a.s): Bal şerbeti içir” buyurdu. Sonra adam Hz. Peygamber’e ikinci defa geldi (hastalığının geçmediğini söyledi). Resulullah yine “Bal şerbeti içir” buyurdu. Daha sonra adam üçüncü defa geldi. Hz. Peygamber “Bal şerbeti içir” buyurdu. Adam tekrar gelip “İçirdim (fakat geçmedi)” deyince, Resulullah (s.a.s): “Allah sözünde doğrudur, fakat kardeşinin karnı yalancıdır” buyurdu. Dördüncü defa içirince iyileşti” (Buharî, Tıb, 4) Resulullah (s.a.s) “Allah sözünde doğrudur” ifadesinde “Balda insanlar için şifa vardır” (en-Nahl, 16/19) ayetini işaret etmiştir.

      Bal tefsiriyle ilgili Nurettin Yıldız hocanın cevabı şuradadır.
      http://www.fetvameclisi.com/fetva-bal-tefsiri-3839.html

  8. bersela Says:

    selamun aleykum gulbahar ‘in annesine ve babasina Allah sabirlar versin mekani cennet olsun rukiye kardesimizinde rabbim insAllah cocugunu saglikli sihhatli olarak kucagina almasini nasip etsin.

  9. yusuf yunus Says:

    MEVLANA DEMIS KIBen deger verıp sevdıklerımı ne aklımla ne kalbımle severım olur ya kalp durur .akıl unutur ben sevdıklerımı ruhumla severım ne durur ne de unutur .Hepınıze hayırlı cumalar cahıdem kardesım ahretlıgım gulbaharım emınım gul kokulumun kucagında O nun nur yuzune bakıyordur O KUCUCUK UMMETINI BOS BIRAKMAZ BILIYORUM YASADIM CUNKU.feray teyzesı yunusum ıcın oyle guzel guluyor mu demıs.ahhh kuzumu bı gorsenız kocaman kocaman komur gıbı kapkara gozlerı uzun kırpıklerı var boncuk bakıyor dısarıdan goren yunusumun gormedıgını anlamaz.aaa hep yunusu anlatıyom ayıp oluyo bıraz ama napıım yasam gayem amacım

  10. Fethiye Says:

    Rabbim Gülbahar’ı ve tüm ölmüşlerimizi rahmetiyle kucaklasın, tüm hastalarımıza da şifa versin inşallah.

    Kabak yemeğini çok sık yaparım Cahide Hanım. Sebze yemeklerinde kıyma ya da et sevmem genelde ama bu çok lezzetli görünüyor, ellerine sağlık.

  11. melahat Says:

    Cahide kardesim diyorum artik uzun zamandir takipcinim ve burayi cok benimsedim burdaki senin yazilarin ve yorumcu kardesler cok seyler ogreniyoruz hocam arkadasim aradi 7aylik hamile ama sorun varmis doktor cok tehlike diyormus o tam bir allah dostu ornek bir musluman kadini melek sanki ben cok insan tanidim masallah onun gibi dinini yasayan yasatan gormedim allah rizasi icin rukiye kardesimiz icin dua edelim insallah cocugunu vakti geldiginde saglikli kucagina alir allah razi olsun

  12. melahat Says:

    Hayirli cumalar herkese allah kalplerimizi imanla doldursun allah rizasindan ayirmazin allah hastalara sifa derflilere deva versin allah herkesin hayirli dualarini kabul etsin allah muhabbetinden ayirmasin allah peygamberimiz(sav)sunnetinden saptirmasin allah bu kirli internet aleminde boyle hayirli isler yapan kardeslerimizden razi olsun sasirtmasin yardimcisi olsun insallah

  13. melahat Says:

    Allah sayinizi artirsin bizimde burda sohbetlerimiz etkinliklerimiz var hamdolsun allah rizasi icin hizmet eden herkesfen allah razi olsun cahide hanim burasi artik sanal sohbet adresimiz oldu allah razi olsun

  14. seher.. Says:

    Yemekle ilgili de bi sorum olacak,herhalde başak burcu olduğum için ayrıntılara çok takılıyorum..bi kardeşimiz dedi ya,”kabak dolmasının artan içleri ile yapıyorum” diye..çok mantıklı ama aynı gün hem kabağın dolması hem yemeği nasıl oluyor,malum çok sevilmez ya genelde..:) eğer başka bi güne saklanıyorsa buzlukta kabak bozulmazmi..deneyimli hanımlara bu sorularım çok cahilce gelebilir,haklılar ben mutfakta cahilim..:(

  15. seher.. Says:

    Gülbahara rahmet,yunusumuza da şifa diliyorum Rabbimden…ve ayrıca yurtdışına güzelliklerini götürmüş kardeşlerime de selamlarimi iletiyorum..evet,bilmeliyizki türkiyede biçok zorluk yaşıyor olabiliriz ama vatanimiz yine de,ezan sesi var yine de,cami var yine de..bize böylesi bi hicret nasip olmadı,Allah sizin hicretinızı kabul etsin…

  16. erva Says:

    selamun aleykum öncelikle maksadım tenkid değil yalnızca samimiyet ten ibaret. yazılarınız olsun yorumlarınız olsun hepsinde bir gaye var. bildiğiniz öğrendiğiniz herşeyi etrafınızdakilere ulaştırma öğretme çabası içindesiniz ki doğru olan ve sünnet olan da bu. lakin dikkatimi çeken şu reklam olayları. rıza ilahi yolunda çalışanların amellerine cüzi miktarda bile olsa bir yarar sağlamamaları gerekmezmi diye düşünüyorum velev ki yarar yoksa dahi bence sahifeniz duru olsun tıpkı sizin gibi. hakkınızı helal edin inşallah. tekrar söylemekte faide var bu bir tenkid değil.kardeş.

  17. arzu Says:

    Gülbahar kardeşimize Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inş.Yunus’a da Rabbim acil şifalar versin.Şu anda dünyanın dört bir yanında hastane köşelerinde yatan, derdine derman arayan,ve ne kadar maddi manevi sıkıntıda ve müşkil durumda olan ne kadar din kardeşlerimiz varsa Mevlam hepsinin yar ve yardımcısı olsun.En zor anlarında Hızır aleyhisselamı göndersin inş.Kardeşlerim hepinize ayrı ayrı dua ediyorum inanın buna.Ablacım yemeğin çok nefis görünüyor ellerine sağlık.Bu arada Jibek hanıma Türkiye’ye hoş geldin diyorum.Bir o kadar onuda merak ediyorum.Ablacım eminim o da senin gibi güzel yüreklidir.Onu senin kadar tanımıyoruz inşaallah onunlada konuşup tanışmış oluruz.Gönül isterdiki sizleri yakından görebilmeyi.Dünya tesadüflerle dolu kim bilir belki bir yerde karşılaşırız.Ablacım eğer karşılaşırsak buna emin ol sana sımsıkı sarılacağım.Şöyle yüzüne doya doya bakacağım.Diyeceğimki Cahide ablam buymuş.Burada görüşemezsek ben inanıyorum ahirette görüşeceğiz.Kişi sevdikleriyle beraberdir.Ablacım seni ve buradaki tüm gönül dostlarımı Allah için çooookkk seviyorum.Her şeyin sahibine emanet ediyorum güzeller güzeli güzel yüreklim benim

  18. Fatma Yil. Says:

    İnna lillahi ve inna ileyhi Raciun…ALLAH Gubaharin ailesine sabirlar versin. Evlatla imtahan olmak daha bi zor sanki :(. (anne olanlar daha iyi anlar) Ama uzulmesinler, inaniyorumki insaALLAH Yuce Rabbim onu En guzel Cennet kosesine yerlestirecektir. Ablacim dedigin gibi onun bahari asil simdi basliyor. Yunus vede onun gibi hasta olan tum yavrularimiza Yuce Rabbim en hayirli zamanda sifa verir insaALLAH. Yemegin miss gibi, annemin koyde kendi yetistirdigi kabaklardan yaptigi yemegi geldi aklima. Tadina doyum olmazdi. ellerine saglik. Paylasimlar cok guzel. ozelliklede Muhteremle afiyetle vede Aysegul ablama tesekkur ediyorum. Ihtiyacim vardi bu derslere. ALLAHa emanet olun gonul dostlari. sevgilerimle….

  19. Hemşehrim Says:

    Sena kardeşim. Anladığım kadarı ile sizde dunyanın dört bir tarafına gül toplamaya gidenlerdensiniz. Allah gayretinizi arttırsın. Gülbahara da Allah rahmet eylesin. Ahıska türklerinden olduğunu bilmiyordum.bu insanlar gercekten manevi anlamda yardıma muhtaç insanlar. Benim de iki kardesim ve eşleri amerika da ahıska Türkleri ile ilgilenmeye çalışıyorlar. Hamdolsun benimde onları ziyaret etme şansım oldu. Evlerine konuk olup yöresel yemeklerinden yer sofrasında birlikte yedik. O kadar güzel bir gayeniz var ki. Allah sayınızı çoğaltsın. Emeklerimizde gözettiğiniz Allah rızasını kat ve kat nasip etsin.

    • sena Says:

      sevgili hemsehrim ablacim
      Evet bende onlardanim ALLAH rizasini kazananlardan etsin. Ahiskalilari gorduyseniz ne demek istedigimi anladiniz inan simdi daha cok duaya ihtiyaci olduguna inaniyorum RABBIM merhamet etsin gunahlarini affetsin insaallah
      Siz nereye geldiniz kardesleriniz nerde yasiyor tanismak isterdim.Ben PENSYLVANIA dayim
      SELAMETLE

      • Hemşehrim Says:

        Kardeşimin biri Abi’m ve eşi california da san Diego’da yaşıyorlar. Gelinimiz orada öğretmen. Küçük kardeşim ve eşi de Colorado da denver dalar. Özellikle abimler ahıska Türkleri ile ilgileniyorlar.küçük gelinimizde öğretmen. Oda kız öğrencilerle alakadar oluyor. Allah kimsenin emeğini boşa çıkarmasın.

  20. zerdali mişmiş Says:

    rabbim gülbahara rahmet etsin…ailesine sabır versin..ölüm hakkında yazmak çook zor..inna lillah ve inna ileyhi raciun..hepimizi bekleyen akıbet..rabbim huzuru mahşerde yüzümüzü güldürsün,amin.

  21. melahat Says:

    Allah rahmet eylesin

  22. dila Says:

    size yazilan yorumlari yayinlamayacaksaniz bosa bu siteyi kurmussunuz

  23. hatice Says:

    salamun aleyk

  24. melek Says:

    Es Selamün Aleyküm ,Muhteşem sitenin ev sahiplerine ;güzel yürekli takipclerıne ,sizler güzel ülkenin güzel görüp,güzel düşünen ve şerlerıde rahmet sayan güzel insanlar ALLAHIN selamı üzerinize olsun.gülbahar yavrumuza ganı ganı rabbım rahmet eylesın. Nerde ve hangı mılletten olursak ve hangı dılden konuşursak konuşalım .Alemlerın tek sahıbı ALLAH yar ve yardımcımız olsun. yorumlarınız sesızce takıp edıyorum .Hem tarıfler hemde yorumlar bırıbırınden kıymetlı cunku her bır yorumda muhakkak tek yaratıcı ve habıbı zıkr edılıyor . ALLAH cümlemizden razı olsun.Cumanız bugunden hayırlı olsun.Hastalarımızada acıl şifalar dılıyorum.cahıde hanım sızı gönulden takıp edıyorum ,yaptığınız bu işin devamlılığını temmennı edıyorum .sevgılerımle.

  25. hicret Says:

    Inna lillahi ve inna ileyhi raciun, gülbahar kizimiza Allah rahmet eylesin, ailesine sabirlar versin.Mekani cennet olsun.
    Yunus yavruma Allah sifalar versin, insaallah en kisa zamanda iyi haberlerini aliriz,Allah yar ve yardimcin olsun yavrum.
    Jibekcim Türkiyeye hosgeldin.sana iyi tatiller diliyorum.

  26. ozge Says:

    as alamu alaikum. Inna lillahi wa inna ilayhi rajiun, Rabim Gulnihal kardesimizi, cektigi sikintilarla arindirmis olsun insallah, kabrini ferah etsin,insallah su anda huzur icinde cennetteki mekanini seyrediyordur, amin. Kucuk Yunus’a da acil sifalar nasip et Allah’im. Ozellikle kucuklerin hastaliklari perisan eder hep beni. Mizacinizi cok iyi anliyorum Cahide Hanim, her musluman diger musluman kardeslerinin dertlerini kendi derdiymis gibi hissettigi zaman tamamlayabilir dinini zaten. SubhanAllah, musluman kardeslerimizin baska baska mekanlarda cektikleri acilari azaplari gorupte rahat uyumak ne mumkun. Rabbim zalimler topluluguna karsi bizlere yardim et, amin.
    Bu arada sizler Turkiye’nin haline bakip boyle uzuluyorsunuz ama ne yazik ki dunyanin her yerinde durum ayni. Burda Cezayir’de birakin carsafi, hakkiyla ortunenler bile bir elin parmaklarini gecmiyor ne yazik ki. Biz baskente cok yakin bir semtte oturuyoruz. Sokakta makyajlar, parfumler, kisacik daracik bluzlarin altina, kendilerinden kucuk kot pantalonlar ve rengarek basortulerle (tabi saci ya kapatir ya kapatmaz) rahat rahat dolasiyor hanimlar burda da. Zor zamanlardayiz cok, Rabbim hepimizin yardimcisi olsun, Kuran’dan Sunnetten ayirmasin insallah, amin.
    Allah’a emanet olun, sevgiler.

  27. Ece Says:

    Cahide Abla Ben almanyadan yaziyorum sizi takip edeli 4 ay olmustur ama her konunuzu en icten dileklerimle okuyup dua ediyorum sizi cok seviyorum

  28. toprak Says:

    inna lillahi inna ileyhi raciun
    Allah rahmetiyle muamele etsin ailesine sabir versin gulbaharin.

  29. sumeyra teacher Says:

    Allah ailesine sabir versin gulbaharin.Sanirim Efendimizin duasi yuzunden kitlik ve helak olmuyor bu ummet.yoksa halimiz harab olurdu herhalde.Urfada bile nasil kiyafetler goruyorum sok oluyorum gercekten.Sabah aksam birbirimize dua edelim.Allah senden razi olsun cahide hanim.

  30. ayşegül Says:

    soğanları yemeklik doğruyoruz(ben taze soğanın erkeç kısmını doğradım hani karta kaçıyorda ortalarını kırıyoruzya pazarda ondan buldum demetlemişler annem kavurup yumurta kırardı çok güzel olurdu bende öyle yapayım diye aldım ama hem sarmaya hem yemeğe hem dolma içine heryere kullandım)neyse soğanı kavurunca içine garnitürlük doğranmış kabaklarıda atıp bir iki çevirdim üzerinede küp doğranmış domatesleri ilave edip pişirdim hepsi yumuşayınca içine bir avuç bulgur attım ve bir bardak su ilave ettimve altını kıstım iyice pişip bulgurlar suyunu çekince yani kabaklı bir bulgur pilavı elde edince altını söndürmeye yakın içine doğranmış dereotu ve taze nane ekleyip bir iki karıştırdıktan sonra içine 3 diş kadar soyup sadece üzerine çizikler attığım sarımsağı ilave edip altını kapattım en son dövülmüş karabiber ekeleyip bir iki karıştırdıktan sonra demlenmeye bıraktım.tadı çok güzel oldu bayada besleyici oğluşumda çok sevdi deneyen olursa afiyet olsun yanına bir ayran yada cacık işte mis gibi bir öğün

  31. ayşegül Says:

    inna lillahi inna ileyhi raciun .gülbahar kardeşimize rahmet ailesine başsağlığı diliyorum hep duamda olan yunusumuzada şifalar diliyorum.ne acı imtihanlar var şu hayatta ama insanlar nedense bunları ya görmüyor yada işlerinde gelmiyor kaptırmış gidiyorlar.muhterem hanımın paylaştığı yazıyı gözyaşları içinde okudum şükürki evimde lüksten eser yok bunlara dikkat ederek yaşıyorum kilimlerim minderlerim sıradan çul çaputum bize yetiyor dünyaık hiçbişeyde gözüm yok ama okurken kendime kızdım nefsime kızdım bi kere daha çünkü bazen sitem ediyodum eşime biraz tasarruf etsekte bi ev alsak kiradan kurtulsak artık onuda demiycem sanki yarına çıkma garantim varmış gibi düşünüyorum demekki çok eksiğim var çok.yukarıda efendimizle ilgili paylaştığım hadislerin arasında geçiyor ablacım sevdiği yemeklerin arasında kabakta var bende çok severim kabağı bolcada yaparım değişik.dün yaptığım kabak yemeğim var aşağıya tarifini yazayım güzel ve besleyici bişey çıktı ortaya.

  32. ayşegül Says:

    Sağlık,dünya hayatında Allah’ın, Rahman sıfatının tecellisi olarak herkeseverdiği en büyük nimetlerden biridir. Şüphesiz sağlık iman ile birlikteolduğunda ne denli önemli bir nimet olduğu daha iyi bilinmekte veAllah’a daha fazla şükretmeye vesile olmaktadır. “Zenginlik hoştur,takva ile olursa zarar vermez. Sağlık, takva ile olursa, zenginliktenüstündür. Sağlıklı olmak, cennet nimetlerindendir.” (Önder Çağıran,Tıbbi Nebevi)

    -“Çok sıcak yemeği sevmezdi.” (1)
    -“En çok hoşlandığı yiyecek etti.” (2)
    -“Kabağı çok severdi.” (3)
    -“Avlanan kuş etlerini yerdi.” (4)
    -“Hurmalardan Acve hurmasını severdi.” (5)

    -Hz. Aişe (ra) Peygamberimiz (sav)’in sevdiği yiyeceklerle ilgili şunları söylemiştir:
    “Tatlı ve balı severlerdi.” (6)
    -“Hazreti Peygamber (sav)‘in katık olarak yediği yemeklerin bir kısmı şöyle sıralanabilir:
    Koyunun önkolu ve sırt eti, pirzola, kebap, tavuk, toy kuşu, et çorbası, tirit,kabak, zeytinyağı, çökelek, kavun, helva, bal, hurma, pazı, anberbalığı…” (7)
    -Hz. Aişe (ra) ek olarak şunları bildirmiştir: “Kavun, karpuzu yaş hurma ile yerlerdi.” (8)

    – Hz. Cabir (ra)’den:
    “Taze hurma ve kavun çok yerlerdi ve ‘bunlar güzel meyvedir’ derlerdi.” (9)
    – “Hiçbir zaman bir yemeği yermemiştir. Hoşuna giderse yer gitmezse yemezdi. Hoşlanmadığında da bir başkasına kötülemezdi.” (10)
    – Peygamber Efendimiz (sav)’in sevdiği bazı yiyecekler için söylediği sözlerden bir kısmı ise şöyledir:
    “Etin en güzel yeri sırt etidir.” (11)
    -“Sirke ne güzel katıktır” (12)
    -“Mantar kudret helvasıdır.”(13)
    -“Sinameki vesennut (tereyağı + bal + kimyon karışımı) yemeye devam ediniz. Çünkü buiki şeyde samdan (ölümden) başka her hastalıktan şüphesiz şifa vardır.”(14)
    -“Zeytinyağını yiyiniz ve kullanınız. Çünkü bu yağ mübarektir.” (15)

    Peygamber Efendimiz (sav)’in sevdiği içecekler

    – Hz. Aişe (ra) bildiriyor:
    “Şerbetlerin içinde tatlı ve soğuk olanını severlerdi. (16)
    – Peygamber Efendimiz (sav) bal şerbeti, hurma ve kuru üzüm şırası gibi içecekleri severlerdi. (17)
    – Peygamber Efendimiz (sav)’in en çok sevdiği içecek, soğuk tatlı şerbetlerdi.” (18)
    – Şerbetlerin içinde en çok bal şerbetini severdi. (19)
    – İçilecek şeylerde en çok sütü severlerdi. (20)

    Kaynak: Peygamber Efendimiz’in Sevdiği Yiyecekler ..sav.. http://www.webhatti.com/islam-ve-din-kulturu/281005-peygamber-efendimizin-sevdigi-yiyecekler-sav.html#ixzz1uSaQWLmh
    whkaynak

  33. ayşegül Says:

    Hayatı boyunca az yemeyi prensip edinen Peygamberimiz, ümmeti hakkında korktuğu şeylerden birini çok yeme hastalığı olarak sayar: “Benden sonra, ümmetim için üç hususta korkuyorum. Bunlar, sapık arzular, bilgiden sonra gaflet, çok yemek ve şehvetlere tutulmaktır.” (Câmiu’s Sağîr, 1/13)
    İnsanlar, nefsinin her isteğine uyarsa, isteklerini sınırlamazsa, hem kendileri, hem toplumları bundan zarar görecektir. Hırs ve doymak bilmeyen isteklerine; kişi, dış baskılarla değil; insanda doğuştan mevcut olan din duygusuyla Rabbından korkarak O’nun rızâsı doğrultusunda kendisi sınır koymalıdır.

    Tıka basa, oburca yemeyi, israf ve lüks tüketimi yasaklayan İslâm, insanı aza kanaat etmeye alıştırdığı gibi, açların halini unutturmayıp onları doyurmayı önceliklerinin arasına aldırır. İslâm, komşusu açken tok yatmayı, müslümanlardan ayrılmak ve insanlığa ihânet olarak görür.
    Az yemede, kalbin (gönlün) safâsı, inceliği, hassâsiyeti vardır. Gönlün Hakk’a bağlılığı artar. Çok yemede kalp katılığı oluşur; giderek kalbin nuru kaybolur. Nitekim Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivâyet edilir: “Kalplerinizi çok yemekle öldürmeyin. Fazla suyun ekinleri öldürdüğü gibi, muhakkak fazla yemekle de kalp ölür.” “Rasûl-i Ekrem (s.a.s.), karnını tamamen doyurmaz ve şöyle buyururdu: “Mü’min, karnını tamamen doyurmaz.” (Dârimî, Vesâyâ 1, hadis no: 108). Az yemek; insana tembellik, uyuşukluk ve ahmaklık veren fazla uykuyu giderir. Nefis, açlıkla kırıldığı kadar hiç bir şeyle kırılmaz. Çok yiyenin gafleti artar. O yüzden Peygamberimiz (s.a.s.) az yeme hakkında ısrarlı tavsiyelerde bulunmuştur: “Âdem oğlu, midesinden/karnından daha şerli/fena bir kap doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokmacık ona yeter. Yok, birkaç lokma ile yetinmeyecekse (nefsinin galebesiyle) ille de midesini dolduracaksa hiç olmazsa onu üçe ayırsın: (Karnının) Üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğine/suya, üçte birini de nefesine (ayırsın; üçte birden fazlasına yemek koymasın).” (Tirmizî, Zühd 47, hadis no: 2381; İbn Mâce, Et’ıme 50, hadis no: 3349)

    Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor: ‘Rasulullah (s.a.s.) kâfir bir misafir ağırlamıştı. Derhal onun için bir keçinin sağılmasını emretti. Keçi sağıldı. O kâfir onun sütünü içti. Sonra diğer bir keçinin daha sağılmasını emretti (adam doymadı). Bu sûretle tam yedi keçinin sütünü içti. Adam yatıp, sabah olunca müslüman oldu. Rasulullah, bir keçi sağılmasını emretti. Adam onun sütünü içti, sonra ikinci bir keçi daha sağıldı. Fakat bunun sütünü tamamen içemedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s.): “Mü’min bir mideye içer; kâfir ise yedi mideye içer.” buyurdular.’ (Buhâri, Et’ıme 12; Müslim, Eşribe 186 -2063; Tirmizî, Et’ıme 20 -1820-; Muvattâ, Sıfatu’n Nebî 10 -2, 924-). Hadisin başka rivâyetinde “Bu gün o mü’mindir, bir tek mideye yedi. Dün ise yedi mideye yemişti. Kâfir, yedi mideye yer, mü’min ise tek bir mideye yer.” Ve artık müslüman olan Ebû Gazvan’a “Senin dün yedi miden vardı; Bugün ise tek miden var!” (Hadisin farklı rivâyetleri için bkz. K. Sitte, 11/123)

  34. NNÇ Says:

    gülbahar ‘ın mekanı cennet olsun.ALLAH yakınlarına sabır versin.yunus’umuza acil şifalar ..hasta ve engelli bütün çocuklara şifa ailelerine sabır güç kuvvet versin.

  35. tevhid Says:

    kendi insanımız yetmiyormuş gibi bide ecnebiler kirletti istanbulumuzu o edepsiz hal ve hareketleri çırılçıplak halleri ile.Allah ayaklarımızı sabit kılsın şeytana uydurmasın erkeklerin işi ne zor bu memlekette heleki yaz aylarında.ben bile bakıp dona kalıyorum.bilinçli erkeklerin tevafuk, gözlerinin ucuyla bile bakışlarının onlara değmesine tahammülüm yok.ama duadan başka elden birşey gelmiyor.
    ayrıca geçen cahide ablamada söylemiştim .benim fırınım luxell börekçi.bu fırını kullanıpta memnun kalmayanınız var mı ?çünkü benim keklerim kabarmıyor hamur oluyor bir tarafıda çok pişiriyor.acaba benim beceriksizliğimmi diye düşünmeye başladım.fakat başka yerde yaptığım kekler genelde kabarır.bilgisi olan varsa cevap bekliyorum inşaallah…

  36. nermin Says:

    merhaba ben nermin allahın selamı tüm müslümanların üzerine olsun sitenize yeni kaydoldum.çok keyifli çok güzel bir site emeği geçenlerden allah razı olsun.yanlız kilo aldırmaya çok elverişli hepsi birbirinden güzel harika görünüyorlar…..

  37. hülya Says:

    Bu yemeği haftada bir gün yapmazsam işim rast gitmez:) Yanında yoğutla ne güzel olur elinize sağlık
    Hülya

  38. Belgin Says:

    Cahideciğim ben de hüzünlendim çok.İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.Rabbim geride kalanlara sabır versin(amin).Yunus umuza da Rabbim acil şifalar versin,ailesinin de yardımcısı olsun(amin).Jibek kardeşimizin de Allah yardımcısı olsun.Allah işlerini rast getirsin(amin)Gerçekten Allah sonumuzu hayır etsin.Başımıza taş yağmadığına dua edelim…
    Canım ellerine sağlık kabak yemeğin nefis olmuş.Ben de zeytinyağlı severim;şöyle bol domatesli,rahmetli babaannem bütün sarmısak dişlerine bir çentik atardı yemeğe öyle koyardı;o da yemeğe nefis lezzet katıyordu.Hele ertesi güne kalınca tadı tam oturuyor….

  39. selma Says:

    Allah Gülbaha kızımıza ve onun gibi hastalıklar ile mücadele ile ebedi hayata göçen evlatlarımıza bacı ve kardeşlerimize rahmet merhamet etsin.çok acı ve bir o kadar da ibret dolu hikayeler(hikayecikler) anlayana okuyana.Rabbim gönül gözü açık olanlardan etsin hepimizi.hepinize sevgi saygı ve selamlarımı sunuyorum.
    Ölüm; vazife-i hayat külfetinden bir terhis olarak hepimizi alsın inş.

  40. güler Says:

    cahideciğim bir derdim var kızım bitlendi şubat tatilinden önce farketmiştim sirkeleri etkili olduğunu iddia eden hem ilaç hemde şampuan vazifesini gören ilaç kullandım aylarca bitti gitti zannettim ama bu hafta başında yine canlanmışlar ne yapacağım ben 9 yaşında ama bu üçünçü defadır yakalanışı bir buçuk yaşında ilkokul birinci sınıfta şimdi yine daha önce saçını kesmek zorunda kalmıştım bu sefer kesmden halledeyim istiyorum kıyamıyorum sarı uzun saçlarına zaten nazar oluyor saçlarına biliyorum ama seviyoruz uzun saçı tecrübesi olan paylaşsın lütfen

    • Cahide Says:

      Canım ben bunun gerçekten nazar olduğuna inanıyorum. Komşum çok titiz bir hanımdı. Kızının dediğin gibi sapsarı saçları vardı. Kızcağızın saçına bit düştüğünde annesi çılgına döndü. Gecenin 12 sinde aradı “yetiş kızıma bit düştü” diye. Onun ısrarıyla yavrucağın saçlarını ben kestim.

      Sonra doktora gitti. Dr. bir ilaç verdi. Onu kullandıktan sonra geçti. İşin ilginci temiz saçı daha çok severmiş bitler. İstersen komşumu arayıp ilacın adını alayım. Tabi hatırlıyorsa…

      • güler Says:

        lütfen çok rica ediyorum içim yanıyor kimseye söyleme diyorum çocuklar acımasız bilirsin

        • hülya Says:

          sıkmayın canınızı bit pislikten olmaz mutlaka biryerden bulaşmıştır. eczanelerde ilacı var çok etkili bir de sık dişli bit tarağı var ondan edinin

        • tuğba Says:

          merhaba güler hanım.geçmiş olsun.eczaneden kwellada şampuan alın.bununla kızınızın saçını yıkayın.1 hafta sonra yine tekrar edin.bu bitler için.bit yumurtası için sirkeyi bir ölçek suyu bir ölçek karıştırın kızınızın saçını yıkayın.ailede başka bit vakası varsa onlarda aynı şekilde yapsın.kızınızın iç çamaşırlarını giysilerini ve çarşafları yüksek derecede yıkayın ya da kaynatın.çocuk başını nereye koymuşsa(saç tokaları dahil) onlarıda yıkayın.en son olarak özellikle iç çamaşırlarını ters çevirip ütüleyin.bit dikiş yerlerini çok sever oraları bilhassa yapın.kolay gelsin:)

        • zerdali mişmiş Says:

          canım kardeşim önce sana yazmak istedim.ben batıda bir şehirdeyim ve tayinle gelince ilk 2 yıl bu şehrin bir ilçesinde kaldık.aynı sorunları ben de yaşadım,ve unutma bit kirli insanda değil,temiz insanda yaşamayı sever..çünkü temiz deri gözeneğinden kan emmesi kolay olur..ben demeyi sevmem ama ,temizliği çok severim hatta şu sıra eşim bile sitem ediyor,temizlikle kafayı bozdun diye,yani o derece..neyse o yıl aynı sorunu bizde yaşadık,hiç bu sorunu yaşamamış olan ben.kızım saçım kaşınıyor deyince,hava değişiminden kepekleniyor ondandır dedim..gel bakayım dedim ve bakınca şoklara girdim..resmen kaynıyordu..bit şampuanı kullandım,ispirto ile saçı ovup taradım,leğenin içine beyaz poşet serdim ve derisine yüzüne değdirmeden ispirto ile ovdum,bit tarağı ile taradım,bitler beyaz poşete patır patır düşüyordu.öncelikle kaynağı olduğu müddetçe bu sorun bitmez,sen arıtırsın tekrar o kaynaktan gelir,kısır döngü yani..sirkeler kolay kolay ölmez,üşenmeden tek tek oturup çekmelisin..kafirun al ve muska gibi yap üstünde taşısın..sık sık kontrol et,ilgilen.baktın olmuyor öğretmenle konuş ve snıf kontrolü yapılsın..1 bit 7 köy dolaşır derler..benim kaldığım ilçe bitiyle meşhurdu..oradan kurtulunca bu dertten de kurtulduk..birde başedilmeyecek gibiyse saçını kısalt,arındırması daha kolay olur.

    • mine Says:

      Güler kardeşim,
      bizim çocukluğumuzda daha çok vardı bu olay, ama hala devam ediyor, inanın geçen gün lisede bile olduğunu duyduğumda şok geçirmiştim.
      Neyse ben size bir öneride bulunayım nacizane, uygularsınız veya uygulamazsınız size kalmış.
      Babaannemden kalma bir bilgidir, Allah rahmet eylesin.
      O zamanlar ilaç filan yok tabi. En güzeli şu derdi.
      Bildiğimiz gazyağı, gaz lambalarında kullanılan yani, tabi şimdi bulunması biraz zor olabilir.
      Kucağınıza büyük bir tülbent serin kızınızı yatırın kucağınıza, gazyağına pamuğu batıra batıra bütün saçlarına yedirin.
      Sonra tülbenti kızınızın kafasına sarın , onbeş yirmi dakika bekleyin, biraz yakacaktır saç derisini ama bütün bitlerin alev almış gibi kaçıştıklarını tülbenti açtığınızda göreceksiniz.
      Üstelik gazyağı saçları besler, pırıl pırıl yapar. Çok fazla sürmeyin, ayarında..
      İnşallah tez zamanda kurtulursunuz siz ve yavrunuz.
      Cahide kardeşimin dediği gibi temiz insana ve temiz saça daha çok gider.
      Birde baharatçılarda kafuru vardır küçük beyaz tablet halinde satılır. Onuda kızınızın yakasına içten takarsanız. Bir daha bit filan gelmez Allahın izniyle..
      Selametle kalın inşAllah..

      • elif zeynep abdullah Says:

        ben de rahmetli anneannemden ve annemden gazyağı ve sirkeyi hatırladım şimdi.

    • melahat Says:

      Guler hanim hic utanmayin 2sene once benim kizlarda gormustum cok titizim herkes sasirdi okuldan bulasiyor burada cok oluyor okul ve kreslerde bitin koyu sehri avrupasi yok avrupAdagiz ama herzaman uyariyorlar okuldan kresten

      • hicret Says:

        Güler kardesim kizinin saclarini bit sampuani ile yika,ama durulama o sekilde basini havluya sararak bir müddet 10-15 dakika kadar beklet. Sonra su ile durula ve saclarinin heryerine degecek sekilde SAC BALSAMI sür. Kizinin omzuna beyaz bir havlu ser ve saci durulamadan balsamliyken önce normal tarakla tara, sonrada acik renkli bit tarak ile sacinin en ucuna kadar tara. Bitler islak balsamli saclarda taranirken saca tutunamazlar ya taraga takilirlar yada havluya düserler. Tavsiyem her taradiginda bir taraftan taragida kontrol etmen, eger tarakta bit varsa onu temizle tekrar tara .Tarama islemi bitince saci durula . Taragida bir posete koy ve buzlukta bir gün beklet, eger tarakta bitin yumurtalari varsa buzlukta ölüyorlar. Bu islemi iki günde bir yap faydasini görürsün insaallah,

    • güvercin 73 Says:

      Selamün aleyküm güler hanım hiç üzülmeyin arkadaşlar bilgilerini paylaşmışlar bende yazayım dedim geçen yaz kızım yatılı kuran kursundaydı telafonda aağlıyo bitlendim diye eczaneden bit şampuanı aldık 1 hafta sonra ancak temizlendi her şeyini sıcak suyla yıkayın saçında kalmasa bile dönem dönem bit şampuanı kullanın temiz saça bayılıyo bit denen arkadaş sirkeylede tarayın temizlenir inşaallah

  41. dila Says:

    cahide hanimcim gunaydin hic boyle sanal bir arkadasim olacagini ummazdim ama memnunum.gercekten muslumanlarin halleri icler acisi birlik yok duyarlilik yok arap ulkelerinde oluk oluk kan akiyor zenginlikten olecek hale gelmis arap ulkeleri gik demiyor sanki baska gezegendeler….batida guluyor onlara…ben bu yemegi sadece pirinc yada bulgurla yapiyorum 5 dk kala sarimsak rendesi ve bir limon suuyunu ekliyorum eksili cok lezzetli oluyor kabak yemeyenlere bile yedirdim.

  42. Fatma Says:

    Gülbahar yavruma rabbim cennet mekanı nasip etsin.Ailesine de sabırlar versin.Can arkadaş valla annen ve baban hakkında o kadar güzel yazmışsınki (eşinin anne ve babası)bende sen gibi onalrı severim, eşimin anne ve babası ile her an beraberim üst katımda oturuyorlarçalıştığım için benim oğluma bakıyorlar sağolsunlar. Yeme,içme ve kesemiz de beraber kendi anne ve babama bişey yapamdım, Rabbim ikisinide erken aldı bende şimdi eşimin anne be babsına evlatlık yapmaya çabalıyorum.Kızları da yok ben onlara gelinden ziyade kızlık yapmaya çalışıyorum yazdıklarını okurken gözlerim doldu allah başımızdan eksik etmesin hayırlı uzun ömür versin.Ayrıca kabak yemeğine bayılırım ellerine sağlık.selamet ve muhabbetle..HOŞGELDİN…

  43. güvercin 73 Says:

    Selamün aleyküm her kanserli hasta içimi sızlatır sevdiğim insanların bu hastalıktan dolayı kaybettiğim için herhalde Rabbim günahlarını bağıslasın her kim hastaysa acil şifa Rabbimden jibek hanım izmire gelsin görsün yaz geldi ya bizler kafamızı nereye cevireceğimi bilmiyorum cıplaklar kampı gibi burası cocuklarımız acayip kıyafetlere özeniyolar uzun kol bol kıyafet yok okullar öyle bozuk küçük kızımı yatılı yurda verdim yoksa elden gidecek evdeki eğitimle okuldaki arkadaşları arasında kaldı okulda acayip şeyler oluyo her genç kızın kolunda bir erkek korkuyorum cahidanım Rabbimiz bu kadar yoldan cıkmış şükürsüz kişilere rağmen bizlere rızık veriyor cok dua edelim Rabim bizleri yolundan ayırmasın

  44. mine Says:

    Selamun Aleyküm kardeşlerim,
    Rabbimden Gülbahar yavruma rahmet diliyorum. Cennet bahçeleri mekanı olsun, o kavuştu Rabbine dünya üzerindeki imtihanı, çilesi bitti , inşAllah sonsuza kadar cennet bahçelerinde cennet ağaçların altında gölgelenir, cennet nehirlerinde serinler. Ailesine sabırlar diliyorum, Rabbim yar ve yardımcıları olsun.
    Cahide kardeşim ne kadar haklısın, gidişatımız hiç hoş değil, gittikçe batıyoruz, debelendikçe o bataklık iyice içine çekiyor bizleri.
    Gördükçe gözlerimi kapatasım geliyor, ama nasıl kapatayım diyorum biz Elhamdülillah müslümanız nasıl birbirimize kayıtsız kalabiliriz. Nereye kadar, ne zamana kadar. Allahım yardım et, görmeyen gözlerimizi aç biran evvel.
    Herşey, herkes karışmış durumda. Ne müslüman belli, ne de müslüman olmayan..
    Kızlarımız, kadınlarımız bir garip kıyafetler içinde. Aşırı dengesiz harcamalar, lüks tüketim.
    “Zengin müslüman olurmu?” diye soruyorum hep kendime.
    Olurmu? Bana soracak olursanız yüreğim olmaz diyor. Olamaz . Her bir lokmasını paylaşan insan nasıl zengin olabilir. Sadece tutan, avucunu mıh gibi sıkan, yığan zengin olabilir. O zaman? Kim müslüman diyebilir, bütün bunları yapana. Tutmayalım kardeşlerim, yığıp biriktirmeyelim. Ne kadar çevremizde muhtaç kardeşlerimiz var. Paylaşmak kadar güzel bir duygu yok bu dünyada.
    Paylaşalım maddi , manevi .
    Cahide kardeşim, bu kabak yemeği ne büyük bir nimettir. Ne lezzetli bir nimettir, ne çok severim. Hem nasıl şifadır. Çoğunluk pek sevmez. Oysaki tadını bir alsalar hiç bırakamayacaklar, hiç vazgeçemeyecekler.
    Rabbim ne muhteşem nimetler sunmuş bizlere. Ne kadar şükürsüz, ne kadar nankörüz..
    Rabbim bizi şükrü bol olanlardan, bilenlerden, görenlerden eylesin inşAllah.
    Allaha emanet olunuz.

    • güler Says:

      tamam zengin olmayalım maddiyatın getireceği hiç bir faydadan yararlanmayalım sonrada sizinle dünya görüşümüz farklı diyerek yaşayanların hizmetini yapalım günlük karnımız doysun ev belki hadi bakalım

  45. elif zeynep abdullah Says:

    resmi görünce bizim de yaptığımız şekil olarak değişik pirinçli kabak yemeğimiz var, diyecektim ki, erteledim bütün deyişlerimi….

    inna lillahi ve inna ileyhi raciuun

    jibek kardeşimizi , ablamızı ölüm suskunluğuyla karşıladık, ama merak etmeyin ablamız, ölüm benim için asıl yurduma kavuşma bayramı, sırtımdaki fani dünya yükünden kurtulma bayramı, anlayacağın esas duruştayım yani!

    ölüm hakkında en can alıcı mısralar yazılmış zaten , onlar hep paylaşılacak biliyorum, ama elim şu kırık- dökük mısralara gitti…..

    şehidin bedene emanet canı teslim edişi

    daha yirmisindeydi
    delikanlıydı, yiğitti.
    doğru-dürüst yaşamıştı o ama
    dayanacak gücü kalmamıştı gayrı
    elini uzattığı her şey kirleniyordu tek tek
    o ise tertemiz kalmaya yeminliydi,
    ve lekelemeden, emaneti teslim etmeliydi sahibine.

    dünya gitgide cehenneme dönüyor
    şeytan, nefis, haram, günah, kötülük,
    ne varsa ateşi körükleyen,
    iyilikle ve iyi kalmayı becerenlerle boy ölçüşüyordu.

    inancı tamdı.
    sevenlerinin duası hep onunlaydı.
    o ise kararlıydı, azimliydi , mertti.
    bu dünyaya yenilmemeliydi asla
    çivisi çıkmış bu yalan dünyaya.
    O’nu bekleyen gerçek ve muhteşem bir hayat vardı ötelerde
    uzak da değildi hani,elini uzatsa tutacaktı
    çekinmedi, elini uzattı ve tuttu, hani ateşten kaçar gibi günahtan kaçtı o,
    o yaşamamayı tercih etti.
    öylesine yaşayanları görünce irkildi yaşamaktan
    upuzun bir ömür isteyenler gibi, ölümü istedi o
    ve onlardan, hatta herkesten uzun bir ömre sahip, şimdi o

    cennet bahtiyar şimdi
    bir çokları taparken dünyaya
    o vazgeçmişti fani ve yalan olandan
    ebedi cenneti seçmişti.
    Cehennem kızgın, mutsuz ve yenik şimdi,
    kıyamete ramak kala günahtan kaçan
    bir yiğit rakibi var şimdi.
    Hz Peygamber sav kimbilir mutluluktan ağlıyordur şimdi
    ümmeti, ümmeti feryadını çıkarmadan aklından,
    sünnetine hayran, yoluna kurban biri çıktı bu asırdan.
    Yüce Rabbim razıdır inşALLAH bu kutlu soydan
    emanete yirmi yıl gözü gibi bakıp
    zamanı gelince boyun büktü ebeveyn.

    gözünden bile sakınırken tüm aile onu
    ol emrine teslim oldular
    kimse bir milim çıkmadı ferman sahibinin sözünden
    kulu da razıdır inşALLAH ikram sahibi Rabbinden
    O müslüman olarak öl dedi!
    delikanlı sevincinden delirecekti neredeyse
    savaşta canana susayan can gibi geçti kendinden
    eliyle, yavaşça dokundu gömleğine,
    ıslaktı, mübarekti, kandı,
    içi bir tuhaf oldu
    azıcık yanmıştı canı
    bir karınca ısırması kadar ancak, belki!
    hep şehadet deyip durmuştu ya, her şey tamamdı.
    belki huzura bir şehit vardı, Rabbim , o günde
    belki bir öğüttü, ibretti, bize bu günde
    belki de Sen’ in, zamanın beynine resmettiğin, en harika tabloydu
    düşünen ve görebilen gönül gözlerinin önünde.

    Ya Rabb! bize de ilahi rızanı,
    şehitler için hazırladığın makamı nasip et.
    bir de arkamızdan hayır dua edecek
    bir güzel topluluk var et geride…
    2001
    evlerinde çok güzel misafir eden, çok güzel ağırlayan, ailesine , özellikle bu şiiri yazmamda etkisi olan kardeşinin çok özel hayatından kesitleri ve kalbimin şehit olduğuna kanaat getirmesine (Doğrusunu Allah cc Bilir! ) sebep olan vefatından sonraki çok özel anısını paylaşan, ablası, bitlisin yanık sesli kızı, arkadaşım Ü G çok kalbii selamlarımı sunuyorum, başka bir zaman mektubunu da paylaşırım, şimdi kalbim kaldırmayacak fazlasını….

    http://www.izafet.com/bilim-and-teknik/190804-onk-dr-haluk-nurbaki-olumu-ve-sonrasini-anlatiyor-cok-guzel.html

  46. Muhteremle Afiyetle Says:

    Sevgili Cahide,
    Gülbahar’a çok üzüldüm, Allah rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun.
    Yunus’a Rabbim acil şifalar ihsan etsin.
    Jibek’in söylediklerine aynen katılıyorum, ne yazık ki ipin ucu kaçtı gidiyor.
    İşin vahim tarafı açık-kapalı ayrımı kalmadan herkes kendi aleminde, açıklar daha açık, kapalılar daha frapan- gösterişli bir haldeler.
    Kutlu Doğum haftasında Zaman Gazetesi yazarlarından Süleyman Sargın Bey’in bir yazısını okudum.
    Yazının konusu “Efendimiz günümüzde bizi ziyaret etseydi ne olurdu?” Süleyman Bey o kadar doğru tespitlerde bulunmuş ki her okuduğumda Peygamber Efendimiz’e (.S.A.V) biraz daha mahçup oluyorum.
    Yazı biraz uzun ama izninle buradan paylaşmak istiyorum;

    Gelse ne yaparız?
    Bugünlerde Kutlu Doğum heyecanı yaşanıyor. Her yerde kutlamalar, sempozyumlar, paneller yapılıyor.

    Televizyonlar birbiri ardına programlar yayınlıyor. Mevlitler okunuyor, güller dağıtılıyor. Pasta kesen bile var. Herkes O’nu en güzel şekilde anmanın peşinde. Radyoda Mehmet Emin Ay’ın sesinden Arif Nihat Asya’nın na’tı yükseliyor. “Gel ey Resûl bahardır, Hac’dan döner gibi gel, Miraç’tan iner gibi gel, Bekliyoruz yıllardır” ve devam ediyor: “Nerede kaldın ey Resûl, Nerede kaldın ey Nebi!” Bir an düşündüm, “Gel” demek kolay da; gelirse ne yaparız?

    Bir akşam kapımızı çalsa ne yapardık? Hangi evimizde misafir ederdik O’nu; yazlıkta mı kışlıkta mı? Hasırlar sırtında iz bırakmış Efendimiz’i hangi marka koltuklarda ağırlardık? Salonumuzun ortasında heyûla gibi duran plazma televizyonun karşısına mı otururdu yoksa görmesinden utanıp daha mütevazı oturma odasına mı alırdık?

    Ne ikram ederdik kendisine? Açlıktan karnına taş bağlamış Allah Resûlü’nün sofrasına kaç çeşit yemek koyardık. “Midenin üçte birini doldurun” emrini her gün tekrarladığımız O kutluya nasıl bir sofra hazırlardık?

    Televizyonumuzu açmasına gönül rahatlığıyla müsaade eder miydik? Yoksa hangi dizileri izlediğimizi görmesin diye çaktırmadan fişi mi çekerdik? Dini hassasiyeti yüksek kanallarımız hangi reklam kuşağını teftişe arz ederlerdi acaba? “Senin Nâm-ı celîlini duyurmak için bütün gayretimiz” derken ne hissederdik?

    Evlerimizin önemli bir aksesuarı haline gelen kitaplıklarımızda inci gibi dizilmiş kıymetli eserlerin bir görüntüden ibaret olduğunu da anlar mıydı? Kur’an’ın kılıflara hapsedildiği gibi, kitapların raflara mahkûm edildiğini de hisseder miydi? Ya da O’na yeni yetişen dindar(!) kızlarımız için çıkarılan bilmem ne moda dergisinin tirajının nerelere ulaştığını mı anlatırdık?

    “Bak ümmetin ne kadar zengin oldu. Tanınmasınlar diye emredilen tesettürün bile modasını çıkardılar. Renk renk, desen desen eşarplara, pardesülere çuvalla paralar harcadılar. Sonra perdesüleri de terk ettiler. Şimdi artık pantolon giyiyorlar. Buna da kimsenin bir şey demesine tahammül edemiyorlar.” diyebilir miydik?

    Fatıma’yı da getirse yanında sevinir miydik? Değirmen taşı çevirmekten elleri, su taşımaktan omuzları nasır tutmuş Peygamber kızını bilmem hangi markanın “tesettür defilesi”ne mi davet ederdik yoksa en son aldığımız kıyafetlerden mi bahis açardık? Katıldığımız hayır etkinliklerini anlatırdık ballandıra ballandıra. Düzenlediğimiz kermeslerden bahsederdik uzun uzun. Evimize aldığımız hanım yardımcıya yaptırdığımız dolmaları, börekleri nasıl fedakârca(!) kermese bağışladığımızdan dem vururduk.

    Ya Âişe validemizle gelse halimiz ne olurdu? “Aylar geçerdi de Peygamber’in evinde kazan kaynamaz, esvedeyn (hurma ve su) dışında bir şey yenmezdi.” diyen muallâ validemizi kaç çeşit ikramla ağırlardık? Tatlıdan tuzluya, ekşiden zeytinyağlıya çeşit çeşit ikramları dizip self servis mi yapardık yoksa kendimiz mi ona özel bir tabak hazırlayıp verirdik?

    Ömrünü ilme adamış, yüzlerce talebe yetiştirmiş bu müstesna kadına, “Ayol biz de hayır işlerinde koşturuyoruz. Bir derneğimiz var, orada ballı, börekli toplantılar yapıyoruz. Aynı kıyafeti iki toplantı üst üste giymiyoruz. Popüler tarihçileri, yazarları, psikologları çağırıp ücretlerini de ödeyerek sohbetler ettiriyoruz. Çok bereketli oluyo valla!” diye mi anlatırdık “hizmetlerimizi!”

    Ya beylerimiz ne yapardı? Nebiler Sultanı’nı nasıl ağırlarlardı? “Sünnet”ten tek anladıkları ikinci evlilik olan “dindar” beyler iftihar ederler miydi bu sünnet hassasiyetlerinden? “Allah, kuluna verdiği nimetin eserini üzerinde görmek ister” buyurmuştun Yâ Resûlallah! Biz de bu nimetleri göstermek için elimizden geleni yapıyoruz. En pahalı arabalara biniyoruz. İmam nikâhıyla da sünnetini ihya ediyoruz. Artık beş yıldızlı otellerimiz var. Bizim hassasiyetlerimize göre hizmet veriyorlar. Oraların bir gecelik ücretiyle, yurtdışında bir öğretmen bir ay idare ediyor ama olsun, arada tatil de yapmak lazım. Hamd olsun nereden nereye geldik” diye anlatırdık halimizi herhalde!

    “İşçinin ücretini alın teri kurumadan verin. Yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin.” hadisini yüz defa duyan ama hâlâ işçisini sigortasız çalıştıran dindar işveren, fabrikasına davet edebilir miydi Efendimiz’i? “Yalan söylemek, emanete riayet etmemek, sözünde durmamak münafık alametidir.” hadisini neredeyse ezberlemiş Müslüman, ödemediği çeklerinin, geciktirdiği senetlerinin, çiğnediği kul haklarının çetelesini de arz eder miydi?

    “Melik peygamber değil, kul peygamber” olmayı tercih eden, kendini “kuru ekmek yiyen kadının oğlu” olarak tanıtan, fetih günü Mekke’ye girerken bineğinin eyerine kadar başını eğen O En Büyük İnsanı hep anlattı hocalarımız. İşçisine selam vermeyen patron, hademenin halini sormayan yönetici, kendisine emanet edilen makamı adeta mülk edinen idareci, müessesesine bekler miydi Allah Resûlü’nü?

    “Sabahlara kadar ibadet etmekten ayakları şişerdi” diye anlattığımız Nebiler Serveri, bir gece semamıza süzülse, kaç tane yanık sineye şahit olurdu? Gecenin zülüflerinde seccadesini sermiş, gözyaşıyla insanlığın derdine ağlayan bir muzdarip görür müydü? Kaç hanenin kandilini yanıyor bulurdu teheccüd vaktinde? “İşte benim evim” diyeceği kaç ev sayardı? “Işık evleri” mi, evlerin ışığını mı arardı?

    “İnanmıyorlar diye kendini helak edecek kadar” muzdarip O Yüce Kamet, kendilerine emanet edilen öğrencilerin dertleriyle kıvranan öğretmenleri, müdürleri mi görecekti geldiğinde, yoksa kelle sayısıyla övünen kemmiyet meftunlarını mı? Haftalık toplantıya bir defa gelmeyen esnafın derdiyle, civcivini kaybetmiş tavuk gibi oradan oraya koşan bir dertliye mi şahit olacaktı Efendimiz, “gelmezse gelmesin, o olmasa da bu işler yürür” diyen mirasyediye mi?

    Sorular böyle uzayıp gidiyor. Yanlış anlaşılmasın, kendime dedim bunları. Hepsini kendi suratıma çarpıyorum söylediklerimin. Ve utanıyorum, hem de çok utanıyorum. Kutlu doğumu da kendimize benzettik; pasta keserek kutluyoruz. Kur’an kılıflara hapsoldu diye dövünüyoruz. Efendimiz’le irtibat da yakaya takılan gülle sınırlı kalmasın!

    • Cahide Says:

      Ümmetin vefasızlığı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Allah razı olsun Muhterem hanım…

      • Hemşehrim Says:

        Ayakları şişene kadar namaz kılan peygamberin gözleri şişene kadar dizi izleyen ümmetiyiz. Daha ne denir ki. 

    • elif zeynep abdullah Says:

      eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse ne yapardınız şiirine bayılırdım içim acıyarak, bu sözler de kalbime saplanacaktı neredeyse, çıktısını alıp okutacağım inşALLAH

      • elif zeynep abdullah Says:

        yazının tamamı bu mu, deva mı var mı, bazen doyamıyorum yarım kalıyor sanki, cahide ablamın habersiz geleceksin bir gün yazısı ve nice doyumsuz sohbet ve yazıları gibi!

    • mine Says:

      Sevgili kardeşim,
      Süleyman Sargın beyin yazısını bizlerle paylaşmışsınız, ne güzel, Allah razı olsun.
      Çok fazla etkilendim, resmen titreyip kendime geldim diyebilirim.
      Yüzeysel irtibatlar değil, yüreksel irtibatlar lazım bizlere.
      Allaha emanet olunuz.

    • Sibel Says:

      :…((((

    • melahat Says:

      Bu yazinin buyuk bolumu zaman gazetesinde2hafta once okudum suleyman sarginin yazisi bu guzel paylasim allah razi olsun herkes sozun sahibin altina ismini yaziyor yorumlarinda ben size unutmus olabilirsiniz diye yaziyorum yanlis anlamayin

    • melahat Says:

      Yazini hepsi aslinda suleyman sargin zaman gazetesi

    • melahat Says:

      Allah razi olsun ben bir hata yaptim belirtmissinix.bugun cok heyecanligim sohbet bende oldu yeni kisiler katildi yeni namaza baslamislar kapandilar cok heycanliyim cok haksizliklarla karsilasiyorum tamamini okumadan yazdim

    • tevhid Says:

      tüylerim diken diken okudum.Allah razı olsun…

  47. feray Says:

    Allah rahmet etsin.Canım benim çok gençmiş,Allah ailesine sabır versin.Allah sevdiği kulunu yanına erken alır derler Gülbahar’ı ne çok sevmiş demek ki erken ve günahsız yanına aldı.Yunus nasıl güzel bir isim,kendide çok güzel bir çocuktur eminim.Annesi aynı benim çok sevdiğim yunuslar gibi gülüyor mu yoksa.Rica etsem Yunusu benim yerime kocaman öper misin?.Allah’tan acil şifalar dilerim kardeşim.

  48. ye-mek Says:

    İçinde pirinç olmasına rağmen tam bir diyet yemeğidir bu. Zamanında sadece bu yemeği yeyip, ciddi kilolar verenler olmuştu çevremizde.

    Uzun zamandır biz de yapmıyorduk hiç. Sayenizde tekrar hatırlamış olduk.

    Ellerinize sağlık,

  49. kumsal540 Says:

    cahide abla ne güzel hatırlatmalarda bulunuyorsun yazını tüylerim ürpererek okudum iyi ki varsın diyorum
    az önce başka bir bloğa girip hhazırlanan sofrayı gördüm ve çılgına döndüm tam 8 çeşit koyulmuştu gerçekten amerikaya dündük ya ya sofraya 4 çeşit saata konur mu ya insan hiç mi düşnmez
    afrikada bir anne diğer çocuğunu yaşatmak adına ölen çocuğunu kucağına alıp yaşıyo gibi ona yemek alıyor
    ve bizim çocuğumuzun da öyle olmayacağı ne belli değil mi
    burdan da söylüyorum lütfen misafir sofraları da dahil 4 çeşitten fazla koymyalım soframıza eğer ki daha fazlasını koyacak imkana sahipsek paylaşalım aç insanlarla bu kadar vicdansız davranmayalım

  50. seyma demir Says:

    cok uzun zamandır blogunuzu takıp edıyorum severek tarıflerinizin denenmıs olması ve puf noktalarıyla verıyor olmanız cok kullanılır hale getırıyor …bunun yanı sıra gulbahar ıcın allah rahmet etsın cok uzuldum gencecık bır fıdan:((
    yusufunuza da rabbımden şifa dılıyorum

  51. ebru Says:

    İnna lillahi ve inna ileyhi Raciun…ALLAH rahmet etsin gülbahara.ve aleyküm selam jibek ne kadar kalacak türkiyede, buraya uğrarmı?nasıl gidiyormuş tedavileri?
    bacım ellerine sağlık ,geçenlerde yaptığım kabak dolması vardıya ben oyduğum içlerle yapıyorum bu yemeği çokta güzel oluyor.pirinç koymuyordum bidahikine pirinçli denerim inşALLAH.selametle bacım

  52. hanifeferide Says:

    Cahidecim Rabbim sabırlar versin Gülbaharın annesine ve babasına mekanını cennet eylesin..Yunus evladımızada acil şifalar ihsan eylesin…
    Evimizin karşısında hastahane var bazen balkondan bakıyorum hasta
    olanlar cenazesi olanlar nasıl bir hüzün var ama sokaktan gelip geçenlerede bakıyorumda hepsi için değil bazıları için kılık kıyafetler o kadar aceyipki bu acılar hiç yaşanmıyor öbür taraf yok hesap yok..Rabbim hepimize hidayet nasip eylesin..
    Sistemde sorun var galiba yada ben yapmadım yorum gitmedi galiba …

  53. Atike ziya Says:

    canım mm dualarına içten amin diyorum… Rabbim hepimizi ıslah eylesin inşaallah.. jibeğin geldiğine de çok sevindim.nasip olursa bir görüşme ayarlamaya çalışacağım inşaallah… Seviyorum hüzünlü olmayı seven yüreğini..Rabbim Sururla doldursun inşaallah….baki sğlıcakla…


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: