Kokoshabla_com_ad_banner

Soğan Dolması

“Rabbiniz şöyle buyurmuştu: “Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size (nimetimi) arttırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz benim azabım pek şiddetlidir.”(İbrahim:7)

*****************************

ALLAH’ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun

Kışı iyiden iyiye geride bıraktık. Balkonumdan iyice uzanıp sol tarafa doğru bakınca çok uzaklardaki tarlaların yemyeşil olduğunu görüyorum. Birde, iki sokak ötedeki müstakil bir evin duvarından dışarı sarkan şeftali ağacının dallarında gördüm bembeyaz çiçekleri… Koklamaya gücüm yetmedi… Sadece biraz durup seyrettim hayranlıkla…

“Hep ulaşamadıklarının hayalini kuruyor insanoğlu… ve nan”kör”lüğünü büyütüyor sahip olduklarına karşı…”

Yeşim kardeşimiz “engelli yakını olan kişilerden bahsetsen” demişti… Yarası olmayan, yaranın acısını ne bilsin?  Acıyı hissetmeyen yürek nasıl feryad etsin? Ben bilmem bu acıyı. Rabbim bilmeyenlere yaşatmasın. Bilenlere Sabr-ı Cemil ihsan eylesin.

Fakat hem çocuklarıma öğütlediğim, hem de bu konuda hayatıma düstur ettiğim bir tavır var ki; O da engeli olan kişilere dikkatli bakmamaya özen gösteririm. Ya da çok yakınımdaysa diğer insanlara davrandığım gibi davranırım ona da.  Hele bir engelli annesine, “aa yazık, vah vah, işin de çok zor, nasıl dayanıyorsun” gibi manasız ve rahatsız edici sözler söylenmesine hiç tahammül edemem.

İzleyenlerimden engelli ya da özel çocuğu olanlar var. Örneğin; Zerdali Mişmiş kardeşimiz’in kızı omurilik felci, Selma kardeşimizin iki evladı kas hastası, Yunus’umuz var; gözleri görmüyor, konuşamıyor… Ve daha pek çok yaralı kardeşimiz var…

Bu acıyı hissedenler durumlarını anlatır ve insanlardan ne beklediklerini yazarlarsa çok daha  etkili olur düşüncesindeyim.

SOĞAN DOLMASI TARİFİ
Acı olan soğan, pişince nasıl tatlımsı olur? Bu bence Rabbimizin bir mucizesi. Soğan dolması, buram buram soğan kokmayan, pişince ilginç bir şekilde soğan kokusunun kaybolduğu bir yemek. Değişik bir dolma yapmak isterseniz, buyrun soğan dolmasına;

Malzemeler (8 kişilik)

  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 su bardağı bulgur
  • 300 gr. yağlı kıyma, varsa 50 gr. kadar kuyruk yağı
  • 1 orta boy soğan
  • 3 diş sarmısak
  • 1 yemek kaşığı biber, bir yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı nar veya erik ekşisi, sumakta olur.
  • 8-10  dal maydanoz, dereotu
  • 1 tatlı kaşığı kişniş,1 er çay kaşığı kimyon,yenibahar, karabiber
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı,tuz
  • Ayrıca: 4-5 adet iri soğan
  • Sos malzemesi: 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı tereyağı

Soğan dolması nasıl yapılır?
  • Pirinç ve bulguru yıkayın. Eti, ince doğranmış maydanozu, sarmısak ve soğanı ince ince kıyıp  ekleyin.
  • Diğer malzemeleride ekleyip iyice yoğurun. İçi yumuşak olsun diri kalmasın istiyorsanız, 1 su bardağı kadar su ilave edin.
  • Soğanları soyun. Bıçakla bir kenarından tam orta kısmına kadar kesin. Soğanları kaynamakta olan suyun içine atıp 7-8 dakika kadar haşlayın.
  • Dikkatlice soğanın katlarını ayırın. İç kısımda kalan kısımlar hala çok diri ise onları ayırdıktan sonra yeniden 1-2 dakika daha haşlayabilirsiniz.
  • Ayırdığınız her katın kenarına 1 tatlı kaşığı kadar iç malzemesinden koyup sarın ve uç kısmı alta gelecek şekilde tencereye yerleştirin.
  • En ortada kalan kısımları da dolmaların aralarına koyun. Pişmiş soğan antibiyotik gibidir 😉
  • Eğer asma yaprağınız varsa, sarıp  dolmaların arasına koyabilirsiniz. Birbirlerine çok yakışıyorlar.
  • Tereyağında salçayı kavurup üzerine 3 bardak kadar su ekleyip, dolmaların üzerine dökün.
  • Dolmaların üzerine dolma taşı veya uygun bir tabak kapatıp ocağa koyun. Kaynamaya başlayınca altını kısıp, 1 saat kadar pişirin.

NOT: Ben dolmaları toprak güveçte yaptım. Toprak güveci ilk kullanırken bir tatlı kaşığı kadar tereyağını içinde eritin, her yerine sürün. İlk olarak hangi yağı kullanırsanız, bütün yemeklerinizden o yağın kokusu geliyor.

*************************

Aşağıdaki güzel salata, Azeri kardeşimiz Aywen Hanım’dan. Öz azeri şivesiyle o kadar güzel anlatmışki, hayran kaldım.  Bize yabancı olan kelimelerin çevirisini yaptım. Orjinalini bıraktım.

ŞUBA SALATI( salatası)

Salatın adı Şuba salatıdı.

Çuğundur(Kırmızı pancar)
Yerkökü(havuç)
Kartof (Patates)
Yumurta
Duzlu balıq
Mayonez
Duz.
Bunlarin hamısını sürtkəcdən( rendeden) keciririk. Aralarına mayanez sürtürük. Üzerini necə isteyirsiz bezeye bilərsiz. (ne isterseniz onunla süsleyebilirsiniz)

Gerçekten çok tatlılar 🙂


Cahide’den Kısacık Notlar:

  1. Benim güzel kardeşlerim; Rica ediyorum telefon numaramı talep etmeyin. Zira herkesle konuşmaya gücüm yetmez.
  2. Mardin ve civarından, Diyarbakır’dan, Şanlıurfa’dan, Kızıltepe’den benimle tanışmak için “sana gelmek istiyorum” diyen kardeşlerimi asla kırmak istemiyorum ama, kendime sakladığım sebeplerim yüzünden bu konuda  ısrarcı olmamanızı ve empati yapmanızı rica ediyorum.
  3. Bütün maillere cevap vermem olanaksız. Beni aşan konularda ve çözüme katkımın olamayacağı dertlerinizde maillerinizi cevapsız bırakırsam bana kırılmayın.
  4. İçinde soru olmayan yorumların hepsine de karşılık vermem çok zor oluyor. İzleyenlerimin sayısı gitgide artsa da ben hep tek kişiyim. Mutfak kısmında başka yardımcım yok.
  5. Cevabı uzun olan yorumları hemen onaylamıyorum. Onayı geciken yorumlarınızda hemen telaş etmeyin. Azıcık sabredin lütfen.
  6. Anlayışınız için hepinizden ALLAH razı olsun


Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. gülyvz says:

    hassasiyetinize çok teşekkürler ben çok şanslıyım benim oğlum yaradana binlerceşükürler olsunki çok iyi duruma geldi tabi engeli olan biri adı üstünde siz biz gibi olamıyor ama dediğim gibi biz şaslıyız aalah tümherkezi gönlüne göre versin bi köşede bizi görsün allah büyüktür gerçekten bu dünya imtihan dünyası dilerim tek imtihanım budur rabbim başka dertler verip derman aratmasın hiçbirimize birde herhalde yalnış okumadıysam tayinmi bekliyorsunuz taşınma ne zaman olur çokmu ayrı kalırız sizi sevgiyle öpüyorum

    1. Mayıs itibariyle ben burayı savsaklamaya başlarım 🙂

  2. sevdenur says:

    Cahide abla sen kendini üzme inan ben senin kadar takipçileriyle ayrı ayrı ilgilenen görmedim sen muhteşemsin rabbim yardımcın olsun tüm kardeşlerimize Burcu hanıma dirayet biricik kızına Şafi ismiyle şifa,sağlık,mutluluk,her ne kadar güzel haslet varsa hepsini versin inşaallah kaldıramayacağımız dert vermesin rabbim
    benim sağır ve dilsiz amcam var her şeyiyle normal ama duymuyor konuşamıyor kendi gibi bir kardeşimizle evlendi ne kadar yakışıyorlar birbirlerine rabbim bir kızları oldu 1yaşında Allah ım bakmaya doyamazsın çook sevimli, konuşuyor anne baba diyor.Yengemm benim annelik vazifesini itina ile en ince ayrıntısına kadar yapıyor çok ince düşünüyor.Rabbim kardeşlerimize çok büyük özellikler veriyor elhamdülillah.

  3. Gökcen says:

    Allahım şifa versin tüm engelli annelerin evlatlarına..

    gözyaşlarıyla okudum,utandım kendimden,şikayetlerimden..

    2yaşında oğlum gece çok kalkıyo diye sürekli söyleniyordum,şükretmeyi nasıl da ihmal etmişim:(

    Rabbim yar ve yardımcınız olsun dostlar,imtihan çetin ama,mükafatınız büyük inşaallah…

  4. Ablacığım, gözyaşları içinde yazımı; bahsetmiştim işitme engelli kızımdan ve ameliyat olacağından.. Rabbime şükürler olsun sorunsuz atlattı ameliyatı,dış cihazı da takıldı. İnşaAllah yavaş yavaş dinlemeyi öğreniyor,ismine dönüyor.. Kızım doğmadan önce,genç kızken olsun çocukluğumda olsun hiç ama hiç bakmazdım engellilere,öyle itina gösterirdim ki kendini farklı hissetmesin diye burnumun dibinde de olsa bakmazdım.. Şimdi düşünüyorum da ben de engelli bir çocuğa sahip olacağımdandır diyorum belki de bu hassasiyetim,kim bilir..
    Dün bir alışveriş merkezindeydik,ve dönüşte eşimle yolda bu konudan konuştuk.. Zira neredeyse herkes kızımın kulağındaki cihaza dikkatli bir şekilde bakınca meleğim de onlara tüm masumiyetiyle ‘niye bakıyorlar’ der gibi aynı şekilde baktı :..( Şu anda hiçbir şeyin farkında değil, 15 aylık ama ya ayırdına varınca üzülecek mi,kapatmaya mı çalışacak diye sürekli düşünüyorum.. Biliyorum kurban olduğum Yüce Yaradanım ona o dirayeti verecektir ama işte insan yavrusuna kıyamıyor.. 3 yaşında bir tane de oğlum var,o 1 yaşındayken anne diyordu.. o zaman bir ‘ anne’ kelimesi bu denli mühim değildi,şimdi ise kızım bana ‘ anne’ desin tüm dünyalar benim olur.. Görsen Cahide abla o kadar da akıllı ki… Bazen insanlar o kadar dikkatli baktığında,ya da bana sorup ‘ vah yavrum çok da küçükmüş’ gibi laflar ettiklerinde onlara ‘ görmede zorluk yaşayan insanlar nasıl gözlük kullanıyorsa işitmede zorluk yaşayanlar da cihaz kullanıyor,sadece bu’ demek istiyorum; ama diyemiyorum.. Rabbim kimselere dert verip derman aratmasın,buna da şükür…
    İnanın ben kendimi çok şanslı ve özel hissediyorum böyle bir evladım olduğu için,ve eminim (istisnalar hariç) engelli yavrusu olan her anne de böyle hissediyordur..

    1. Anlıyorum seni canım. ve tüm yüreğimle anneliğini kutluyorum. Rabbim ecrini kat kat versin inşaallah. Dünyanın cennet olmadığını çoğu kez unutuyoruz yazıkki…

    2. Sevgili Burcu çok geçmiş olsun ;Allah şifa versin kızına canım. İnşaallah konuşmaya da başlar.Rabbim kimseye dermansız dertler vermesin amin.

    3. burcu xanim yazilariniz o qədər təsir edicidirki…Allah özü kömək olsun sizə.Dualarim sizinlədi.Bəzən ogluma qiizma hirslənirəm.amma sonra o qədər opeşman oluramki..Allah mənəd səbr versin inşaallah

      1. Cahide Ablam, Aylin, Belgin ve burdaki tüm mümin kardeşlerim Allah hepinizden razı olsun.. İçten dualarınız için…..

  5. Ablacığım ellerinize sağlık.çok sevdiğim boşnak arkadaşım soğan dolmasının bir osmanlı yemeği olduğunu söylemişti.ama sizinkinin şekli daha güzel. en yakın zamanda deneyeceğim inşaallah.şuba salatası bizim Azerbaycanda çok meşhurdur.Azeri bacımında ellerine sağlık.biz şuba salatasını balıksızda yapıyoruz.ama 1 sırada salatalık turşusu rendeliyoruz arasına.bugün misafirlerime nohutlu çıtırbörek tarifinizi yaptım.çok beğendiler.SEVGİ VE MUHABBETLE…

  6. gülyvz says:

    cahide hanım tekrar merhaba epeydir yazmadım ama sizin yazılarınızı ve tariflerinizi hergün takip ediyorum yazmamamın sebebi herkez sizin yaptığınız bu güzel işlerden dolayı sizi çok seviyorve hakkınız olan takdiri gösteriyorlar bende bu güzel duygulara katılıyorum ama bunu hergün dile getirip sizi rahatsız etmekten çekiniyorum bu hakkımı kafama takılan soruları sorarak kullanmayı tercih ediyorum ama ben bu siteye bağımlı olduğum günden beri herkesten bir şeyler öğreniyorum allah hepnizden razı olsun bugünki konunuz benim benim otistik bir oğlum var allah hepinizin yavrularını bağışlasın sonrada benimkileri oğluma bu teşhis konulduğunda üç yaşındaydı doktor bunu söylediğinde sanki ankara benim etrafımda döndü ama inanırmısınız çocuğumun engelli oluşundan ziyade türkiyede oluşumuz beni daha çok düşündürdü çünki burası imkanları olana cennetbukonuda o kadar eksiklik varmışki gene şimdi iyi acaba eskide engelliler ne yapmışlar onların ailesi lafta herkez bizimde başımıza gelebilir diyor ama başında olmadığı için hemen unutuyorama ben genede umutluyum yeni nesil daha bilgili engelli insanlara nasıl davrancaklarını daha iyi öğrenerk büyüyorlar inşallah ülkemde çok çok iyi yerlere gelir bu ülkedeki engelli çocukları olan tüm aileler üzülmeden ağlamadan engelsiz bir yaşam yaşarlar bukonudaki eksiklikleri sabaha kadar yazsak bitmez yarası olanın tek ilacı var oda yüce rabbim yeterki gönülden iman edi allah hepinizin yanında ve yardımcısı olsun bunada hamd olsun evlat bu cahide hanım bugün bize vakit ayırdız teşakkürler ayrıca bendakka şunu düşünmeden edemiyoru gerçekten öyle aileler görüp duyuyoruki halime herdakka şükrediyorum yeterki rabbim başka dert vermesin rabbim hepimize sağlık zenginliği versin allaha emanet olun

    1. Yorum yazarak benim vaktimi almıyorsunuz kardeşim. Sık olmasa da arada bir varlığınızı hissettirin. Bir aile gibi olduk artık. Hepimizin ayrı hikayeleri var. Rabbim sizinde yardımcınız olsun. Kolay meseleler değil bunlar…

  7. bende biraz arastirdim ama su yazidan sonra kafam karisti:(Kefir, içinde etil alkol (% 0,6-1,1) bulunduğu ve durdukça bu alkol, oranının arttığı gerekçesiyle (Bir yılda % 4’lere kadar çıkıyor. Bu oran ise, şaraptaki alkole eşit orandır.) bazılarınca haram kabul edilmiştir.
    Diyanet İşleri Başkanlığı ile Hayrettin Karaman, Vecdi Akyüz ve Hamdi Döndüren Hocaların beyânına göre kefirin bir mahzurunun olmadığı anlaşılıyor. Ancak Türkiye Gazetesi’nden Mehmet Ali Demirtaş ve GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma) başkanı Faruk Köse, alkol ihtiva ettiği için kefirin haram olduğunu iddia ediyorlar. (Zaman Gazetesi, 7 Ocak 2006, Kurban Bayramı eki, sayfa )bu durumda süpheli duruma düsmüs oluyormu sizce

  8. S:A cahide hanim size birsey sormak istiyorum veya bu konuda bilgisi olanlara yemekle pek ilgisi olmayacak ama kefir harammidir.simdiden cok tesekkurler

    1. Ben haram değil diye biliyorum.Yanlışım varsa bilenler uyarsın lütfen

      1. Hemsehrim says:

        Ben de helal olduğu kanaatindeyim. Sütün farklı bir bicimde mayalandirilmasindan elde ediliyor. Eski Türklerin ziyadesi ile kullandığı bir besin kaynağı.

  9. muhsine says:

    sla ellerinize sağlık çok güzel görünüyor herkese bu tarifi denemesini isterim çok güzel oluyor ben bu tarifi daha önce denemiştim üzerine nar ekşisi güzel oluyor canım çok çekti.sitenizi çok beğeniyorum hergün takip ederim .değişik tarifleri denemeyi çok seviyorum eşiminde hoşuna gidiyor.sitenizi beğendiğim için arkadaşlarına tafsiye eder eşim.cahide hanım teşekkür ederim.allaha emanet olun.

    1. Selamlar cahide hanim,
      Bundan ønce bir yorum yazmistim nedense sansurlendi sebebini anliyamadim, devir hakkindaydi.Sansimi bir daha deniyeyim dedim ve kefir hakkindaki yaziyi paylasiyorum.

      “Helal da bellidir haram da bellidir İkisi arasında da çok kimsenin ne olduğunu bilmediği, şüpheli şeyler vardır Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını kurtarmış olur” (Hadisi Şerif)

      Kefir asit ve alkol fermantasyonunun (mayalanmasının) bir arada oluşmasıyla elde edilen bir üründür

      Koyu ayrana veya sulu yoğurda benzeyen hafif ekşimsi bir süt ürünüdür Fermantasyon süresinin uzunluğuna bağlı olarak içinde oluşan alkol oranına göre bir sınıflandırma yapılmıştır

      Buna göre 24 saat sonucunda tatlı kefir, 48 saat fermantasyondan sonra orta sert kefir, 3 güne kadar uzayan fermantasyon sonucunda sert kefir ve 3 günden daha uzun süren fermantasyon sonunda çok sert kefir oluşmaktadır

      Kefir türlerinin süt asidi oranı % 0,6-0,9 arasında değişmekte, etil alkol miktarları da % 0,6-1,1 arasında kefir sertliğiyle orantılı olarak oluşmaktadır

      Etil alkol ise sarhoş edici ve içilmesi haram olan alkoldür Tatlı kefirde bile bir kiloda en az 1 gram, diğer bir ifadeyle yirmi damla alkol bulunmaktadır

      Dolayısıyla aynen bira gibi içilmesi haramdır
      Çünkü Hz Aişe validemiz (RAnha)dan rivayete göre Rasülüllah (SAV) Efendimiz:

      “Sarhoş edici her şey haramdır Bir ferakı (takriben kırkı bir kiloluk bir ölçü birimi) içilince, sarhoş eden şeyin bir avucu(nun içilmesi) dahi haramdır” (Ebu Davud, Eşribe: 5, Tirmizi, Eşribe: 3) buyurmuşlardır

      Yine Cabir b Abdullah (RA)’den rivayete göre Rasülüllah (SAV) Efendimiz:

      “Çoğu sarhoş eden içkinin azı da haramdır” (Ebu Davud, Eşribe: 5, Tirmizi, Eşribe: 3) buyurmuşlardır

      Bir bardak kefir belki sarhoş etmeyebilir
      Ama hadis-i şerifte buyurulduğu gibi 41 kilo içilse durum ne olur? Kısacası ne kadar az olursa olsun içinde alkol bulunan bütün içeceklerin içilmesi haramdır

      Kefir taneleriyle mayalanan sütte oluşan fermantasyon neticesinde aroması ayrana benzeyen bir içecek oluşur

      Süt olarak her türlü inek sütünün dışında koyun ve keçi sütü de kullanılabildiği gibi Hindistan cevizi sütü, soya ve pirinç sütü de bu amaçla kullanılabilmektedir Peynir suyunun glikoz veya laktoz katımı ile fermantasyona tabi tutulmasıyla “peynir suyu kefiri” adı verilen kefir türü elde edilmektedir

      Sindiriminin kolaylığı, ferahlatıcı ve iştah açıcı özelliklerinin yanı sıra bazı hastalıkları iyileştirici etkisi olduğu söylenmektedir
      Fakat haram bir içecek ile tedavi olmak caiz değildir

      Mehmet Talü

      1. uzun ve alıntı yazılar çok yer tutuyor. Yorumlarda çok, bu yüzden her konuyla ilgili böyle uzun yorumları kabul edemiyorum.

  10. selamun aleykum ablacım. ellerine saglık cok güzel görünüyo eminim tadıda güzeldir.uzun zamndır takip ediyorum sitenizi.her şey cok güzel emeginize saglık.merek ettiğim nerde yaşadıgınız?çünkü azeri bikac yemek tarifleri var ben de baküde yaşıyorum.ALLAH a emant olun.

    1. Ben Türkiyedeyim canım. Bazı azeri kardeşlerimiz tarif gönderiyorlar

  11. Fatma Yil. says:

    Ablacim ellerine saglik cok guzel gorunuyor. Engelli yavrularimiza yuce Rabbim yardim eylesin ozelliklede annelerine guc kuvvett versin. AHah insaALLAH Kanadadaki imkanlar Turkiyedede saglanir. Burada sif engelliler icin siniflar ozel okul otobusleri var. Hatta disari cikmak istedikleri zaman ONLARA OZEL hazirlanmis otobusler geliyor kapilarina kadar, ozel maas bagliyo devlet. Burada kimse kimseye sen ozurlusun diyerek rencide edici davranmiyor. Bizim ulkemizin kesinlikle egitilmesi gerekiyor. Engelli kardeslerimiz icin daha cok kolayliklar saglanmasi gerekiyor. InsaALLAH bir gun gerceklesir. ALLAHA emanet olun . selametle…

  12. bugün işdə baxdimki Cahide xanim yerləşdirim mənim reseptidənecə sevindim.Dünyalar mənim oldu Cahidə Xanim.ALlah razı olsun sizdən.Ebru xanim və Belgin xanim cox sag olun beyendiyiniz üçün.Allah sizlərdən razı olsun.
    CAhide xanim sizin sogan dolmanizda cox beyendim.inşaallah sabaha planlaşdirdim.Mənim yoldaşim qeyri adi dadli yeməkləri cox sevir.İnşalah bunuda bəyənər.Sevimli yeməklərindən olar.
    Üzürlü uşaqlara gəlincə bizim qonşuda belə biri vardi.Cox dərrakəli uşaqdı.İnanin mənim nə geydiyimi məktəbə nə vaxt gedib gəldiyimi bilirdi.Pəncərəən baxirdi.Bəzən hec kim onu yadina salmasada bacimla mən bayramlarda yanina gedirdik.Uşaq elə sevinirdiki.Həyacanlanirdi.Cox da gözəldi maşaallah olsun.Anası cox əziyyət cəkirdi.onu çimizdirəndə.Bəzən anasi 3 yaşlı qardaşini yaninda qoyub gedirdi işə.onunla oynayirdida.Allah köməyi olsun hər kəsin.Belə övladı olan analara səbr diləyirəm Allahdan.

  13. Yıldız KORKMAZ says:

    Zerdalimişmiş kardeşim Allah yavruna şifa sana güç kuvvet versin.Bu dünyada çektiğin zorluklar sana öbür dünyada güzellikler getirecek inşallah.Seni çok iyi anlıyorum.Benim ufaklık zaman zaman fenalaşınca dünya kapkaranlık olurdu.Gerçekten sanki tam güneş tutulması olmuş gibi her yer karanlık gelirdi bana.Şimdi iyi çok şükür.Allahım sana da göstersin güzel günleri.Cahidem yazdığın notlara tamamen katılıyorum.Şu anda bile bize nasıl yetişiyorsun ben bilemiyorum.Belki daha ilerki zamanlarda Türkiye’nin en orta ilinde toplanır seninle tanışırız.Ya da TV ye çıkarsın hepimiz seni daha çok severiz.Şaka şaka biz seni görmeden de seviyoruz.

    1. Canım ablam, anlaşılmak ne güzel. Bende sizleri çok seviyorum…

  14. arzu tarım says:

    merhaba cahide ablacım,bir hafta önce buldum bu siteyi.iyikide bulmuşum o kadar çok şey öğrendimki anlatamam..ilk poğaça tarifini yaptım benim poğaçam hiç kabarbazdı o kadar kabardıki bir sürü beğeni aldım.sonra sodalı karnıbahar kızartmasını yaptım aslında kızartmasını pek sevmem ama muhteşem oldu ve bugünde mantar kurabiyeni denedim harika bişey oldu yaa kendime inanamadım bunu ben mi yaptım diye:)kusura bakma çok uzattım ama napim nişanlılıyım ve doğru düzgün bişeyler bilmiodum iyiki bu siteyi bulmuuşum daha çok şey öğrencem demektir:;)))ayrıca yazılarınızıda çok beğeniyorum.ALLAH RAZI OLSUN sizden.eşinizle çocuklarınızla bir ömür sağlıklı mutlu olun…

    1. Afiyet şifa olsun kardeşim. Seninde ellerin dert görmesin. Rabbim huzurlu bir yuva, anlayışlı bir eş versin…

  15. Herkese selamlar.Hepinizle gönül dostluğu içinde olduğumuzu düşünüyor ve hepinizi çok seviyorum.Gönül dostlarım ben Yeşimin bahsettiği 10 yaşında otistik bir kız çocuk annesiyim.Sitenizi yaklaşık 1,5 yıldan beri takip ediyorum.Yazılarınız bazen bana ümit ışığı,hüznü arka planı oldu.Çok zor günler geçiyorum.Allah’a hamd olsun ondan gelene boynum kıldan ince.
    2 sene önceye kadar kızım sadece günde 15 dakika uyurdu.Bu 15 dk boyunca da ayakta sallanarak uyur.22 saat boyunca hep ağlar ve hala ağlıyor,hiç bitmek bilmeyen bağırmalarıyla.Bazen sabrımın taşmasından çok korkuyorum.Her zaman Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz diyorum.O şekilde irademi sağlam tutmaya çalışıyorum.Öfke nöbetleri çok geçiriyor.O zaman kendine ve bana zarar veriyor.Çok acı değil mi evladının canını acıtması?Olsun hiç önemli değil canım acısada Rahman’ı düşünerek rahatlıyorum,imtihan dünyası diyorum.

    Evladımın engelli olması beni üzmüyor.Yaşattıkları sıkıntılar,uykusuzluk,sürekli bağırma sesleri,hala tuvaletini öğrenememesi,her şeyin bana bağlı olması,yeme içme,bir de konuşamaması…Bunları size yazıyorum,Sakın yanlış anlamayın.Şikayet olarak değil sadece insanların alışverişe çıkmanın,tek başına sessizce oturmanın ne büyük bir nimet olduğunu anlamaları için.Ben ailemle 9 sene oldu bir lokantada oturmayalı.
    Bunlar basit gelebilir ama benim için çok lüks şeyler bunlar.Kendime ayıracak hiç vaktim yok.Şu anda bunları size yazarken biricik kızım neleri karıştırıyor,ya da tuvaletini mi yapıyor bilmiyorum. O yüzden,çok hızlı bir şekilde yazıyorum.Sizlerden tek istediğim,bizler için bir dua.Benim gibi zor durumda olan çok insan var.HEPSİ İNANIYORUM Kİ ÇOK DUA BEKLİYORLAR.Hatalı bir yazım varsa affedin.Sizleri Allah için çok seviyorum.Allah’a emanet olun.

    1. Lale hanım, hiç hatalı bir kısım yok. Kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz. Durumunuzu düşündüm, anlamaya çalıştım. Anlayamasamda birazcık düşünmek bile çektikleriniz hakkında bir ipucu verdi.

      Cennet neden derece derecedir sorarım size? Dünyada rahat yüzü görmeyenlerle, hiç bir sıkıntı görmeyenler aynı kefeye konulmaz elbet.
      Fakat sanırım tek teselliniz, sıkıntılı kısa bir dünya hayatı karşılığında sonsuz bir cennete kavuşacak olmanızdır.
      İnşaALLAH diyelim o zaman, inşaALLAH…

    2. Canım arkadaşım .Dünyadayken cennetlik olduğuna inandığım sayılı insanlardansın sen.Allah çektiklerini kolay eylesin sana.Her işinde yardımcın olsun.Enerjine enerji katsın.Canım benim çok öpüyorum seni de yavrularını da…

  16. selamün aleyküm cahide abla
    ben de küçük yunusu merak ediyordum.annesinin yorumunu okumuştum .bazen bebek arabasıyla kaldırımları geçemiyorum.ben böyle zorlanırken engelliler ne yapsın diye düşünüyorum.birde kaldırımlardaki rampaların önüne araba park etmezler mi arabanın üzerine çiviyle buraya park etmeyin yazasım geliyor.engellilere karşı toplumumuzda cehalet hat safhada.malesef bu durum aileleri çocuklarını toplumdan soyutlamaya zorluyor.engelli bir evlat bazen bir ömür demek.genede alınan bir nefese bile hamdetmek gerek.ALLAH’a emanet ol canım ablam.

  17. papatyam says:

    cahide abla bimden 1.5 litrelik ped şişe aldım onu dolduruyorum her gün içiyorum bunun yanı sıra bir de yeşil cay içiyorum günde 3 defa cok faydasını görüyorum malum yeşil cay cok faydalı

  18. Cahideciğim yine nefis bir tarif ellerine sağlık canım.Allah razı olsun.hep duydum ama yapmamıştım.İnşaallah denemek istiyorum.Ayrıca Aywen hanımın da eline sağlık.görüntüsü de çok şık olmuş.Ben de azericeyi çok sevirem.Kulağada çok yahşi geliyor.Canım engellilerle ilgili ben de aynı düşünceleri paylaşıyorum.Rabbim bütün hepsine şifa versin amiiin.Ben bir anneyim(Kadriye Çiçek’e ait)Otistik bir çocuğuyla yaşam mücadelesii veren bir annenin hayat hikayesi.Kitabın arka kapağında yazan yazıyı paylaşmak istiyorum:”
    İnsan,hayatta,basit bir görev ihmalinin veya yanlış bir kararın kimlerin hayatını karartabileceğini,ne tür zararlara sebep olacağını iyi düşünmeli ve bu ağır vebalin hesabını vereceği çetin günden endişe duymalıdır.Annelik çok yüce bir duygudur.Yaşadığımız her olumsuzlukta,önümüze çıkan her zorlukta,adeta bir yumruk darbesi yiyiyoruz.Ama bu darbeler,annelik duygusunu daha da olgunlaştırıyor,bu duygu hiç azalmıyor,aksine artıyor artıyor.Bu çalışma,çocuğu için büyük fedakarlıklara katlanan bir annenin çektiği sıkıntılara karşılık karşı gösterdiği sabrı,Allah’a teslimiyeti ve kadere olan büyüük inancını anlatıyor.Ayrıca bu eser engellilerin dünyasıyla yakından ilgilenen araştırmacı,pedagog,psikolog ve eğitimcilerin çok istifade edeceklerini umduğumuz bir labaratuvar niteliğindedir.”
    Bu kitapta başka bir otistik çocuğu olan anne bakın şöyle demiş:”Ben ölüm tehlikesi geçirdim,nerdeyse ölüyordum,ama ası lbeni üzen olay kızımın bunun farkında bile olmayaşıydı.İşte bu beni yıktı.Ayıldığımda kızımı yanıma getirdiler,sevinçle ona sarılmak isedim o,kendi umursamaz tavırlarıyla,bana bakmadı bile.”İşte bu ve bunun gibi anneler,karşılıksız seven,karşılık beklemeden emek veren anneler değil midir?Ne dersiniz?Hayat hep imtihandan ibaret.Dünya üzerindeyken mü’min insanın çilesi bitmezmiş ama şekli değişirmiş.Bir annenin imtihanlarından biri de herhalde evladıyla olanıdır diye düşünüyorum diyor yazar.
    Hoştur bana Sen’den gelen
    Ya hil’at ü yahut kefen
    Ya taze gül yahut diken
    Kahrın da hoş lütfun da hoş(Eşrefoğlu Rumi)
    Yine kitabı yazan bayanın bir şiirini paylaşmak istiyorum:
    SEN OLMASAYDIN BEBEĞİM
    Görür müydü gözlerim güneşin aydınlığını,
    Sarar mıydı kolların candan öte bir canı,
    Tadar mıydı gönül,kokunu duyduğum anı,
    Sen olmasaydın bebeğim.
    Hayat birden olur muydu karmakarışık,
    Arar mıydım zifiri karanlıkta bir ışık?
    Anlar mıydım ki bütün yollar sevgiye bitişik,sen olmasaydın bebeğim.
    Yakışır mıydı beyazın yanına kara tatlıninkine acı,
    Der miydim hiç merhametsiz insanlara kardeşler bacı,
    Giydirirler miydi bana bir hayat tecrübesi tacı,
    Sen olmasaydın bebeğim.
    Coşar mıydı hak ile gönül çeşmesi,
    Denk düşer miydi mutlulukla hüzün kefesi,
    Hoş gelir miydi bülbülden sonra baykuşun sesi,
    Sen olmasaydın bebeğim.
    Bunlar ana yüreğinden dökülen dizelerdir,
    Hayatta gül dikeniyle beraberken güzeldir,Benim ömrün seninle geçerse özeldir,
    İyi ki varsın,iyi ki varsın bebeğim.

    1. Ben de Yavuz Bahadıroğlu’nun Gülü Arayan Adam adlı kitabını okuyorum şu anda.Hoşuma giden bir yeri paylaşmak istedim.”Tekrar tekrar düşünün bakalım.İki gözümüz kör iken biri açılsa ne kadar mutlu olurduk… Bir gözümüz gördüğü için ne kadar şükrederdik…Ama iki gözümüz varken birini kaybetsek nasıl üzülür, nasıl mutsuz oluruz.Halbuki olgu aynı olgu…Her iki durumda da tek gözümüz var.Ancak bakış açımız farklılık arzediyor. Birinde” var olana”kilitleniyoruz(açılan göze) İkincisinde ”yok olana”(kaybedilen göze)kilitleniyoruz.Öyleyse mutlu mu yoksa mutsuz mu olacağımızı biz belirliyoruz.”Ne kadar güzel ifade etmiş değil mi ???

      1. Çocuklar mail adresimi değiştirmişler ondan mı oldu acaba?Şimdi ben eskisini ayarladım bakalım olacak mı?

        1. Henüz fırsat bulup yazamadım Yeşimciğim. İlk fırsatta yazabilirim inşaallah

  19. ………………………….

    1. Sana mail atsam okuyabilir misin Yeşimciğim?

      1. Cahide Hanımcığım saatler oldu mesajım size ulaşmadı galiba.Ya da ben mi beceremedim acaba?Çocuklarımdan yardım istedim.Ben pek bilmiyorum da internet kullanmayı…

        1. Yeşim hanım bana mail gelmedi

  20. SU İÇEMEYENLER İÇİN 🙂
    Malumunuz her insanın günde en az 1.5 litre su tüketmesi gerekiyor.Özellikle kış günleri 1 bardak suyla idare eden biri olarak benim gibi arkadaşlara bir alternatif : Sürahinin içine sevdiğiniz özellikle kokulu mevsim meyvelerinden dilimleyip atın.Üstünü suyla doldurun.Ben bugün portakallı yaptım.Damacana suyum bitmiş,bizim burada çeşme suyu çok kireçli,içemiyorum.Hemen kaynamış soğumuş suya portakalları attım.Bazen de limonlu yapıyorum.Çileklisini de seviyorum.

    1. Çok su içemeyenlerden biride benim. Aslında en çok sık sık wc ye gitmek zorunda olmak hoş olmuyor.
      Özellikle kışın, su içmeyi çoğu kez unutuyorum

      1. sevilay dinçer says:

        cahide hanım ,alın benden de o kadar… nasıl zorlanıyorum bilseniz…şimdi kolayını buldum büyük bir bardak doldurup sürekli yanımda bulunduruyorum ve sayıyorum ki en az 8 olsun..su içmek bi alışkanlık ama benim cildim çok kuru ve alerjik vücudumda kaşıntı kızarıklık …banyo yapmak eziyet ,lif kullanamıyorum içmek zorundayım..ama wc işi zor aynen…hele dışarı çıkacaksam..birde dr akşam 8 e kadar için, sonra böbrekler dinlensin dedi…bir de hemen yemek sonrası zararlı çünki hazım olayı için mide öz suyunu sulandırıp hazmı zorlaştırıyor ..en iyisi.aç karnına ve öğün aralarında birde sabah aç karnına organlar temizleniyor…gece yatarken 1 bardak su da kalp krizini önlüyormuş..sevgiler ….bu arada dolma müthiş olmuş…elerinize sağlık…ben de lise liseyi mardinde okudum.. babam subaydı .onun görevi dolayısıyla kalmıştık yıllar oldu…yabancılara gerip derlerdi şimdi ki gibi diildi dostluklar harikaydı oralarda mardin e gelen ağlar,giden ağlar derlerdi…beni gençlik yıllarıma götürdünüz..))).hayatımda ilk kez zikirlerde bulunmuştum…ne güzel günlerdi bilseniz, ne mucize bir hanımla dost olmuştuk..ve ne mucizeler görmüştük…yaşamıştık

        1. Gece boyu bağırsaklar birbirine yapışırmış. Sabah içilen iki bardak su bu yüzden çok önemliymiş. Bir ara sirkeli su içmeye çalıştım ama midemi mahvetti. Zaten ekşi, mizacıma uygun değil. Mardin çok farklı bir yer. Bulunduğum yerle karşılaştırmasını bile yapmıyorum. Ülkemizin her yeri başka güzel aslında…

    2. çok güzel bir fikir.denemek istiyorum.teşekkürler yeşim hanım.
      meyveleri kabuklu mu atıyorsunuz acaba?

      1. Portakalı soydum dilimledim öyle attım canım.Kabuklu olur mu bilmem.Belki acı olabilir.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: