Yakın Tarihimizde Çarşaf Mücadelesi!

Yukarıdaki videoda garipler anlatılıyor. Böyle yürekten, dosdoğru, eğip bükmeden  konuşan insanları seviyorum.

****************************

Yakın tarihte, haya timsali analarımıza ne zulümler reva görülmüş haberiniz var mı? Aynaya bakıp cehaletime tüküresim geldi! Nefret ettim kendimden! Giydiğim pardesüden, beni tatmin etmeyen başörtümden nefret ettim!

Çarşaf giyen annelerimin, çarşaflarından dolayı  bu kadar zulüm gördüğünü,  ya da bu kadarını bilmiyordum.  Alttaki yazıları ve resimleri gördükçe “Annem benim!” diye haykırasım geldi!

Müminler her zaman gariptir. Kıyamete kadar da bu böyle devam edecektir. Müslümanım diyenler bile İslam’ı hakkıyla yaşamak isteyenlerden kaçacaklardır. Selam olsun o gariplere!

Burhan Bozgeyik’in “Kadınların Siperi ve Kal’ası Tesettür” kitabından alıntı olan şu satırları okuyupta ağlayamanların vicdanlarından şüphe ederim.

*******************************

Çarşaf Mücadelesi!

En çok garibime giden ve çok yadırgadığım hususlardan birisi de, bâzı Müslümanların çarşafı garipsemesi, hattâ burun kıvırmasıdır. Bu çok çok tuhaf bir durumdur. Oysa daha yakın zamana kadar çarşaf bütün ninelerin, annelerin, bacıların örtüsü idi. Zaten çarşaftan başka “tesettür kıyafeti” caiz görülmezdi. Osmanlı devrinde hanımlar hem çarşaflı, hem feraceli, yahut peçeli idi. Bu hal asırlar boyu devam etti.
Millî Mücâdele yıllarında o cepheye cephane taşıyan, cephe gerisinde mermi imal eden nineler, analar, bacılar da çarşaflıydı. Ne vakte kadar? Kılık-kıyafet devrimi yapılıncaya kadar. Sarık, cübbe gibi kıyafetin -örtülü olarak- yasaklanmasına, rağmen, çarşafla ilgili bir yasak maddesi yoktur. Hal böyle iken, “keyfî bir yasaklama” getirilmiş, çarşafa karşı çok ağır baskı uygulanmıştır.


Daha yakın vakte kadar okullarda okutulan, “Yurttaşlık Bilgisi”, “inkılap Tarihi”, yahut “Devrim Tarihi” gibi ders kitaplarına bakacak olursanız, orada kıyafet devrimi anlatılırken, çarşaflı, peçeli hanım resmi üzerine çarpı çizildiğini, onun yerine başörtülü ve mantolu, yahut pardesülü hanım kıyafeti bulunduğunu görürsünüz.  Daha sonraları başörtüsü ve manto da çıkarılmıştır.

Yani devrimcilere göre, hanımların kılık-kıyafet devrimi manto ve başörtüsüdür. Onlar çok uzun yıllar daha fazla ileriye gitmeye cür’et edememişlerdir. Ancak 12 Eylül darbesinden sonradır ki, başörtüsü ve pardesüye de artık tahammül edemediklerini göstermiş ve düşmanlıklarını alenen sergilemekten çekinmemişlerdir.


Cumhuriyet’in ilk yıllarında, çok ağır baskılara rağmen hanımlar çarşaftan tâviz vermemişlerdir. Tâ ki 27 Mayıs darbesine kadar. Bu darbenin akabinde çarşafa karşı çok şiddetli baskı uygulanmış ve âdeta terör havası estirilmiştir.
O ihtilâl devresinde koca koca valiler, ihtilâlin belediye başkanları, emniyet müdürleri, polisleri, yaşlarına başlarına, mevkilerine-makamlarına bakmadan “çarşaflı avına” çıkmışlardır.
arafey0


Bu görülmemiş terör havası o devrin basınına da aksetmiştir. Buna dair iki misal vermek istiyorum. Elimde 11 Ağustos 1961 tarihli Milliyet gazetesinin kupürü var. Birinci sayfadan, “Vali yakaladı” resim altı başlığı ile kocaman bir fotoğraf yayınlanmış. Vali kimi yakalamış, diye merakla baktığımızda şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz. Fotoğrafta vali ile, koruması ve şoförü var. Valinin yardımcısının hemen yanında çarşaflı bir hanım boynu bükük

arafom6
14 Eylül 1961 tarihli Hürriyet gazetesinde de çok enteresan bir fotoğraf ve haber var. Birinci sayfadan kocaman verilen fotoğrafta, İstanbul Büyükşehir Belediye binası önünde İki yaşlı hanım gözüküyor. -Hanımların çarşaflarının üst kısmı alınmış. Gazetenin haberinde, çarşafların belediye zabıtaları tarafından alındığı belirtiliyor.

O ihtilâl devresinde, ABD’den aldıkları talimatla silahlarını millete doğrultan devrimbazlar, “Çarşafla Mücadele Haftaları” düzenlemişlerdi. Evet yanlış okumadınız. “Çarşafla Mücadele Haftası” onların tâbiri. İhtilâl şakşakçısı “Yassıada Basını” da, günümüzde olduğu gibi dindarlar aleyhindeki kampanyaya var güçleriyle iştirak etmekteydi.

25 Ağustos 60 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan şu habere bakınız:
“Üçüncü Çarşafla Mücadele Haftası’ dün başladı.
“Bütün aydınlar bu mücadeleye davet ediliyor.
“Mustafa Kemal Derneği Başkanı Mustafa Kumral, dün 3. ‘Çarşafla
Mücadele Haftasi’nı açmış, bu münasebetle çarşafı alınan bir kadına dernek merkezinde bir manto hediye etmiştir.”

Siz şu lütufkarlığı görüyor musunuz?… Çarşafı zorla çekip alıyor, onun yerine manto lütfediyor!…

26 Eylül 60 tarihli Hürriyet gazetesi yine birinci sayfadan kocaman bir fotograf yayınlamıştı. Fotografda çarşaflı hanımlar gözüküyordu. Fotografın altındaki yazı şöyleydi: ”Umacılar”

Aynı gazetenin 17 Kasım 60 tarihli bir haberi şöyleydi:

”Gaziantep’te  200 çarşaflı kadına manto giydirildi.”

Bu manto giydirmenin nasıl olduğu malum, yolda yakaladıkları çarşaflı hanımların çarşafı zorla çıkarılıyor, yerine manto giydiriliyor.


Ne tuhaf. Bir zamanlar Maraş’ta, Antep’te Fransız kefereleri de çarşafa el uzatmıştı. Ancak oralarda Fransız keferesi; Sütçü îmam’ın çaktığı kıvılcımla bütün Maraşlılar’ı, çocuk yaştaki Kâmil’in annesinin çarşafına el uzatan Fransız keferesinin alnının ortasına yapıştırdığı taşla bütün Anteplileri karşılarında bulmuştu.

Garip olan şuydu ki, Fransız keferelerinin bile yapmaya cür’et edemediğini ihtilâlciler yapıyordu.

25 Ağustos 61 tarihli Hürriyet gazetesinde “Çarşafla Mücadelenin 4. Haftası Açıldı” başlıklı bir haber yer almaktaydı.
Ancak açılan haftalar fazla tesirli olmuyordu. Bunun üzerine daha değişik bir metod takip etmeye başladılar. Bu taktik de 14 Eylül 61 tarihli Hürriyet’te, “Çarşaf Mücadelesi Yeni Bir Safhaya Girdi” başlığıyla duyuruluyordu. Bu safhanın ne olduğu şu şekilde açıklanmaktaydı:


“Kara çarşafa karşı çeşitli yollardan girişilen mücadele bir türlü müspet netice vermediği için, ilgililer şîmdi daha kestirme bir yol tutmuşlardır. Belediye zabıtası, sokakta rastladığı çarşaflıları çevirerek, çarşafın üst kısmını çekip almakta, böylece kadınları bu umacı kılıktan kurtarmağa çalışmaktadır.”


Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş şu zulüm karşısında söyleyecek söz bulamıyoruz. O ihtilâlcilerin hemen tamamı ölüp gitti. Şimdi yaptıklarının hesabını veriyorlar. Ancak onların zihniyeti devam ediyor.
Devrimbazların yaptığını anladık da, samimi, ancak saf Müslümanlara ne oluyor? Onlar niçin çarşafa tuhaf bakıyor? İşte bunu anlamak mümkün değil… [3 Aralık 1993]

Kaynak: Kadınların Siperi ve Kal’ası Tesettür

Burhan Bozgeyik

**********************************

Bugün 4+4+4 adı altında kabul edilen yasaya karşı çıkanlarda yine aynı kafatasçı zihniyet. On yıllar sonra artık çarşaflılar pek nadir kalmış, başörtüleri kuşa çevrilmiş fakat, bu kafatasçılarının o el kadar örtüye bile tahammülleri yok.

Tam da bugün modern tesettürü savunan alengirli bir kaç yazı okumuşken, üzerine şu yürek yakan satırlara tevafuk etmek hayrete şayandır.

Bu mevzu burada bitmez. Devam edeceğiz Biiznillah!

Hâlâ nefes alıyorken, Hak için söylenmedik bir söz kalmamalı! Rabbim dili mühürlü, kalbi mühürlü, kalemi mühürlülerden etmesin bizleri!

81 Yanıt to “Yakın Tarihimizde Çarşaf Mücadelesi!”

  1. Zahide* Says:

    Amin, Hakk razı olsun. Hakkı tutup kaldırdığın için.

  2. hacer aydın Says:

    bende çarşaflıydım ama bu kefereler yüünden çıkardım.[………….biz ona kefere diyoruz bizim evde ismi anılmaz allah mekanını cehennemebu cehile komşu eylesin amin.bizide onun yolunda yürütmesin

  3. rumma Says:

    Çarşaf giymek büyük bir nefis mücadelesi ve belkide bir rütbe olsada Allah a yakın olmak anlamına gelmiyor ne yazıkki..
    Yıllar önce hastanede mescide inmek için arkadaş ararken (morgun yanında hastanenin en ücra köşesindeydi) yan yataktaki hastanın yakınınında namaz saatinde telaşe içinde olduğu dikkatimi çekti..Kılığına kıyafetine bakınca fazla ihtimal veremesemde ,konuşunca mescide inmek istediğini anladım..Sohbet ilerleyince teheccüd namazlarını dahi kıldığını ve sürekli kıpırdayan dudaklarının Allah ı zikretmekle meşgul olduğunu anladım..
    O an Allah katında onun makamının daha yüksek olduğu kanaatine vardım.

    Harabat ehlinihor görme zakir
    Defineye malik nice viraneler var..

  4. özgül Says:

    merhaba, bu kadar yemek siteleri gezmiş biri olarak sitenize hayran kaldım. yaptığınız bütün yemekler, pastalar, hobiler harika. sunum şekliniz, yiyecekleri bir ressam edasında portre yapar gibi süslemeniz ise mükemmel. allah sizden razı olsun. yüreğinizi eminim yaptığınız yiyecekler ve onları süslediğiniz kadardır. bir eleştirim olacak. dininizi yaşarken bunu, yaşatmayı amaçlarken bu kadar sivriliğe örnek olmak dururken ne gerek var. emin olun hiç bir şey yazmasanızda tek bir başörtülü resminiz yeterdi. dini yaşamak bu kadar eleştirel bakmayı gerektirmiyor diğer insanlara. bir hayat kadını, sırf ayakkabısına doldurup, su içemesine vesile oldugu köpek için ona cennet kapısını açılmışken didik didik eleştirmek olmamalı dini yaşamak, yaşatmak. teşekkürler. kolay gelsin efendim.

  5. aişe ravza Says:

    selamün aleyküm bugün gazetede bir yazı okudum ve paylaşmak istiyorum.bu konuyla alakalı olduğu için buraya yazmak istedim ablacım.”Aynur Tezcan 2009 yılında gribal enfeksiyon sebebiyle fenalaşınca ambulansla istanbul üni.Çapa Tıp Fakültesi Acil bölümüne götürüldü.Ancak burada ambulansı karşılayan uzman doktora.A.S.A’ NIN başörtülü olan Aynur Tezcan’a ve çarşaflı olan annesine hakaret ettiği iddida edilmiş.Doktor ambulans sürücüsüne “niye getiriyorsun bunları,başka yermi yok? diyen doktor 7 saatt boyunca Tezcanı hastane koridorunda bekleterek müdahale etmedi.Sonrasında genç kıza doktor tarafından ön tanıda menenjit ve sepsis teshisi konulmuş.omurilikten sıvı alınması gerekçesiyle zorla dışarı çıkartılmış hasta.Yoğun bakım servisinde yapılması gereken sıvı alma işlemi koridorda sedye üzerinde yapılmış.başı ve ayakları tutulduğu için hastanın kalbi durmuş.yapılan müdahale sonucunda kalbi tekrar çalıştırılsada müdahale geçiktiği için hasta bitkisel hayata girdi.Hastane yetkilileri yer olmadığı bahanesiyle başka hastaneye sevki yapıldı.fakat bir çok hastanede kabul etmedi.Enson esenler hastanesi yoğun bakım servisine götürülen Aynur Tezcan burda 6 ay yattıktan sonra vefat etti.AİLESİ suç duyurusunda bulundu.

    *Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ sosyal güvencesi olmayan hastalardan ücret alan yada kabul etmeyen özel hastaneler ya üniversite hastanelerine kapatma cezası dahil birçok ağır cezai müeeyide uygulayacaklaarını söyledi.Mesala bir vatandaşımız acil olarak hastalandı böyle bir hastamız Türkiye2nin neresinde olursa olsun özel hastane,üniversite yada devlet hastanesi farketmez derhal hastaya müdahale edilecek.Ekipmanım yok,doktorum yok almıyorum.demeye hiçbir hastanenin hakkı yoktur.Bu esaslara uymayan hastaneleri hemen şikayette bulunmaya hakkınız var.Böyle şeylere sessiz kalmayalım lütfen.Bir türbanından annenin çarşafından dolayı hasataya insanlık dışı muamele yapılarak canına kastedildi.Devlet hastanelerine giitiğinizde doktorun size bağarmasına terslemesine müsade etmeyin ve hemen şkayet edin…

    Kusura bakma Cahide abla bu olaya çok üzüldüm:( bu sitelere bir çok insan girip okuyor.Bilmelerinde faide olduğunu düşünerek yazdım.Selametle.Hakkınızı Helal i hoş edin. lütfen.

    • Cahide Says:

      Helal olsun canım. En sinir olduğum konulardan biri, doktorun hastaneyi,, öğretmenin okulu, memurun devlet dairesini kendisinin sanması ve insanları azarlamaları. Bir keresinde yok yere beni azarlamaya çalışan bir hemşireye : ” Hastalar olmasa sen olmazdın. Konumunu bil, tavırlarına dikkat et” diye çıkıştım ve diğer hemşire ve doktorlar kesinlikle seslerini çıkaramadılar. Çünkü kimsenin kimseyi haksız yere azarlama, kötü davranma hakkı yok. Yazık ki özellikle tesettürlü hanımlar bu tür muamelelere çok maruz kalıyorlar.Ve sessiz kalmayı yeğliyorlar. Böyle durumlarda asla susulmasına taraf değilim

      • zerdali mişmiş Says:

        cahide daha geçenlerde mardindi sanırım doğum sancısı tutmuş kadını muayene sırasında bekletmişler ve kadın bebeği ayakta doğurmuş,bebek yere düşünce beyin travması geçirip ölmüş..insan hayatı bu kadar ucuz olamaz..insanlar hakkını aramayı da bilmeli..kızımın ultrasona girmesi gerekiyordu,herşey güzel başladı,ultrason doktoru su içirin dedi,tamam içrdik sıkştı kızım..normal insan gibi sıkıştığını bilmiyor,başı gerilince gözleri pörtleyince anladık ki sıkıştı..gittim doktora dedim benim hastam engelli,böyle beklerse idrar kendiliğinden boşalıyor,zorlanınca da böbreklere kaçıyor diye..baktım bizi almıyor,1 2 söyleyince adam diklenmeye başladı..ben ne yapayım bekleyin sıranızı diye ..ama dedim bu hastaların önceliği var vede üstelik omurilik felci,onların mesane kontrolü olmadığını sizin daha iyi bilmaniz lazım dedim..baktım oralı olmuyor,bu arada kızım çişini istemdışı yaptı..başhekime çıkıyoruz dedik.beni tehdit mi ediyorsunuz nereye giderseniz gidin dedi..gittik adam odasında yoktu..mecbur tekrar indik..hastalarda anlayışta yok,kimse sırasını vermekte istemiyor,sıramız geldi girdik ama adam bize biz adama kılolduk..hocası da geldi,ona durumu anlattık oda bu hastaların önceliği var dedi..neyse ultrasonla baktı,şimdi götürün çişini yaptırıp getirin dedi.çişini kendi yapamıyor,sonda takmak lazım dedik..aa öylemi ben bilmiyordum felan dedi..neyse işi halledip çıktık..yazık dedim okumuşsun ama cehaletin hala duruyormuş dedim kendimce..inan o kadar üzüldüm ki,sende bu durumu yaşada gör diye beddua ettim ona..sonra eşim sağlık bakanlığına şikayet içeren mail attı..peşine de düşmedik,hala o doktora kinim var ve rabbime havale ediyorum onu..

        • Cahide Says:

          Yıllar evvel bie ablamız susmayın, yeri geldimi bağırın demişti. Ne kadar doğru söylemiş…

        • hülya Says:

          okumakla adam olunmuyor zerdalim, sadece meslek sahibi olunuyor. hoş, bazıları okusa da onu bile olamıyor..

  6. Münevver Says:

    Merhaba Değerli Kardeşlerim,
    Daha önce yaptığım yorumlara dikkat ettiyseniz benim başım açık ve örtünmenin gerekliliği ile ilgili örtünmek istemem ile ilgili bir çok yorumum oldu.Cahide hanımın da aracılığıyla başörtülü bir şekilde çalışabileceğim bir iş aradığımı söyledim.Ama her zamanki gibi yurdum insanı esas el uzatması gereken konuya el uzatmadı.

    Ben yabancı bir firmanın Türkiye bacağında çalışıyorum.Çalıştığım ortamda erkek çalışan sayısı çok fazla.Biz sadece 3 bayanız.Benim çalıştığım konumda ise görsellik gerçekten önemli.Şirkete gelen kişiler ilk önce benimle muhatap oluyor.Bu beni gerçekten çok rahatsız ediyor.Diğer bayanların örtünme gibi bir istekleri olmadığı için böyle bir savaşları da olmadı şimdiye kadar.Bundan yaklaşık 3 hafta önce cuma günü şirketin üst yönetimine örtünmek istediğimi söyledim.Çok şaşırdılar,bu gerçekten gerekli mi dediler,29 senedir bir sorun yoktu da şimdi ne oldu dediler.Dışarda örtün burda başını aç dediler.Ama biz seni yargılayamayız ve karışamayız dediler.Yargılanacak kişi ben değilim aslında burada,bu da oldukça trajikomik bir durum:))

    Burada acınacak biri varsa bu ben değil aslında yönetimdir dedim.Bu şirkette doğrudüzgün namaz kılacak bir yer bile yok.İşçiler soyunma odasında namaz kılıyor.Bizler kılmak istesek öle bir yer yok dedim.Toplantı odası var orada kılabilirsin dedi biri.Orası neresi toplantı odası değil mi,ben orda namaz kılarken biri toplantı için içeri girecek,biri ortak kullanım için orada bulunan klimayı açıp kapatmaya girecek.Bu soruna bu şekilde çözüm bulamazsınız dedim.Dedim ama halen daha böyle bir oda ayarlanmadı.Ama birgün yemeği beğenmeseler yada servisle ilgili bir sorun olsa kıyamet kopar yer yerinden oynar.Hemen toplantılar yapılır hemen gerekli yerlere yazılar yazılır.Bu sizce de bugün tarih adı altında bize yıllarca çarptırılmış bilgi veren eğitim sistemimize hiçbir tepki göstermemiş olan bilinçsiz siyasetin ve o siyaseti destekleyen kesimin bugün Kuran-ı Kerim’in hem de seçmeli olarak öğretilmesine tepki göstermesine ne kadar çok benziyor öyle değil mi?

    Ama hepsinden Allah razı olsun örtünmeme kesinlikle karşı çıkmadılar ve böyle birşey yaparsan biz sana laf söyletmeyiz dediler ancak herhangi bir sorun olur mu diye üst yönetimden bir kişi,çalıştığımız grubun başındakilere ve Yabancı olan firma sahiplerine sormamız lazım dedi.Ben önce bunu kabul ettim.Hatta bu kararlarına çok sevindim.Ancak sonra başımı örtmek için başka birinden onay beklediğim için kendime çok kızdım.O haftasonum resmen kabus gibi geçti,yemek yiyemedim,şeker düzenim altüstü oldu.Dudağımda 4-5 uçuk çıktı,eşimi,çocuğumu,hastalığımı,inancımı sorguladım.Çok düşündüm.Ve işten ayrılmaya karar verdim.Zaten çalıştığım ortam ve maaş anlamında da birçok sorunum var.Pazartesi günü gittim.Kimseye birşey sormayın,evet ben örtüneceğim ama şimdi değil dedim.Ailemden bazı kişiler ve yakın çevrem de dahil olmak üzere aa rahatın iyi,az da olsa maaşını da alıyorsun,e zaten şeker hastasısın ilaçlarını nasıl alacaksın ssk an da düzenli yatıyor diyor.Diyorlar ama hiçkimse kılamadığım,kazaya bıraktığım namazlarıma ağlamıyor,başörtüsüzlüğüm için verdiğim bu çabayı hiçkimse anlamaya dahi çalışmıyor.Yarım yamalak yaşamaya çalıştığım bu imanımı tamamlamak istemem hiçkimsenin umrunda değil.

    Benim sınavım da bu şekilde olacakmış değerli kardeşlerim.Ben yine çalışacağım,azmedeceğim,sizlere de desteği olursa diye aktarmak istiyorum.Mikro kredi diye birşey var,belki duymuşsunuzdur.Devlet artık kadın girişimcileri daha çok destekliyor.Ayrıca Kosgeb’in sağlam bir iş fikriniz varsa öncelik olarak kadınlara verdiği hibeler var.Bunlardan birine başvurup,kendi işimin başına geçmeyi düşünüyorum.Sizler de gidin oralara başvurun,araştırın,okuyun,çalışmak sadece başkasının emrine girmek değildir.İş için,aş için,eş için,para için,kariyer için o tertemiz örtülerinizi atmayın.Neyi savunduğunuzu bilin.Bana da dua edin kardeşlerim.Bu başkoyduğum yolda başarılı olayım.

    Allaha Emanet Olun…

  7. Vildan Says:

    Çarşaf kullanmıyorum..Ancak karşıda değilim..Hatta saygı duyuyorum..İslami kurallara göre yaşayıp bunu sürdürmemiz gerekiyor. Ancak bu nesile ne oldu..geriden gelenlere ne olacak..Maalesef durumlar kötü…Bakın şu an ki giyim tarzı nasıl…” ayaklarda platform topuk ayakkabıı..üstüne kot pantalon.üstüne dapdar bir badii..kolları uzunda olur kısada..onunda üstüne başörtüü..Allahım ne oluyor bizee..Ben bunları gördükçe hem cinslerimden ve örtümü bu hallere düşürdüğünden dolayı onlardan tiksiniyorum.Be mubarek diyorum göz var izan varr..RAbbim herkese akıl fikir dağıtırken sen nerdeydiin.? Nolcak halimiz nolcaak..Rabbim bunlara rağmen bize çoooook nimetler bahşediyor çoook..Allahım bizleri ıslah etsiin..Islah etsin..Islah etsin…

  8. su Says:

    Babam 36 doğumlu ve çocukluk zamanı köyde jandarmanın okulu basıp Kuram’ı Kerim aradığını ve onların koyunlarına korkarak sakladıklarını anlatır. O zamanlar yaptıkları zulüm ve dayatma ile toplum bu hale geldi ve ne tuhaftırki yapanların hepsi öbür tarafa intikal ettiler. Giderkende utanıp sıkılmadan camiiden müslüman gibi uğurlandılar, Allahım sen aklımız koru yarab..

  9. esra Says:

    İnsanların yeni eğitim sistemi için yaptığı yorumlar ve tepkiler tüylerimi ürpertiyor..Benim ablam ilkokul öğretmeni ve acayip tepkili,yok efendim çocukları ortaokul döneminde kapatacakmış aileler yok imamhatibe göndereceklermiş ancak bu çocukların seçme hakkı yokmuymuş..O kadar üzülüyorumki bi duruma..Tüm insanlar müslüman fıtratı ile doğar ancak aileler ne yazıkki bu fıtratı yok eder(elbetteki sözüm müslümanlığı hakkı ile yaşamaya çalışan aileler için değil).Farzı misal hristiyan bir ailenin çocuğu bile müslüman fıtratla doğar ancak ona hristiyanlığı aile empoze eder yönlendirir..Bu sebebtendirki elbette evlatlarımızı biz yönlendireceğiz en iyi şekilde islamiyeti öğreteceğiz,kuranı öğreteceğiz başlarını kapatmaları için yüreklendireceğiz..Biz ne verirsek onu alacaklar,evlatlar anne babaların aynasıdır..Ne olur güzel anneler evlatlarımız için son nefesinize kadar çaba harcayalım, onları kendi ellerinizle cehennem ateşine itmeyelim..
    Rabbim cümlemize hidayet nasip etsin..

  10. Sümeyye Y.K Says:

    Abla seni allah için seviyorum fakat merak ettim yorumumda ismailağa cemaatinden bahsettiğim içinmi onaylamadın onların adını burada ansak ta anmasak ta sokaklarda gördüğümüz çarşaflı kadınların çoğu onların vesilesiyle çarşaf giymiştir yüzlerce kadının çarşaf giymesine vesile olmaları onlar için allah katında bir rütbe değilmidir

    • Cahide Says:

      Canım artık bu cemaat adlarının sayfamda anılmasını istemiyorum çünkü bir şekilde mutlaka atışmalar oluyor. herkes kendi cemaatini içinde saklasın. Kimsenin kimseyi değiştireceği yok. Allah katında ne rütbe, ne değil, onu yalnız ALLAH bilir. Selametle canım

  11. sevil Says:

    allah sendenden razı olsun harika bi yazı yayınlamışsın seni görmedim ama allah için çok sevdim rabbim yar ve yardımcın olsun

  12. Fatma Yil. Says:

    Ablacim masaALLAH ne kadar guzel dillendirmissin gercekleri vede yorum birakan ablalarim ve kardeslerim ne guzel insanlar. Insanin ici rahatliyo hevesim daha bir artti. uzun zamandir istiyorum yuzumu kapatmayi insaALLAH bu yazin bir kere daha iyice dusunup uygulamama vesile olcak insaALLAH.. SELAMETLE

  13. ebru Says:

    islam ülkesinde garip bu din .evet ninelerimiz büyüklerimiz çarşaflıydı ve tarihimizde çok büyük işler yapmışlardı.savaşlarda mermi taşımış bu gün bu durumda olmamıza zemin hazırlamışlardı .ama bunların hepsi unutuldu çarşaf giymek gericilik yobazlık gibi görüldü ortadan kaldırmak için yok etmek için ellerinden ne geliyorsa yaptılar.ama ne yaparlarsa yapsınlar ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAK ve herşey ona dönecek.ozaman asıl yobaz olan gerici olan ortaya çıkacak .bende çarşaf giyen ama hakkıyla giyen tüm kardeşlerimi yürekten destekliyorum.

  14. elif zeynep abdullah Says:

    cahide abla yoğutlu brokoli şimdiye kadar niye yapmadım dedirtti bana , kardeşlerime teşekkürler, patatessiz olanı brokolileri yağda çevirdim azıcık, kızkardeşime götürecektim o da yoğurtlu deniyordu bir dahaki sefere arkadaştan tam tarif alıp çılbır üstü brokoli yapıcam dedi, o yapınca dener paylaşırız inşALLAH.

    yeşim kardeşlerimin verdiği doğal deterjan tarifine ek olarak aklıma gelen bir şeyler ilave edeyim,

    -kullandığımız limonları atmayalım, içine tuz ya da karbonat koyup, kenarlarından açıp onunla lavobayı silersek hoş koku ve hijyen sağlar.
    – bulaşıkları makineye doldurduğumuzda çatalın biride limon kabuğu takalım
    -kabukları kurutup tuz veya karbonat ekleyip tencere ve çaydanlıkları onunla ovup makineye öyle koyalım
    -sıvı sabun ve özellikle çocukların şampunı (kimyasal olanları) yarı yarıya ya da hiç olmazsa 3 te 1 oranında sulandırarak kullanın durulaması da kolay olur ve şampuanlara bir kaşık bal koyun zararından bir nebze korunmak için
    -kireç sökücü olarak sirke de kullanabiliriz akşamdan suyla karıştırıp kaynatın sabaha kadar bekleip sabah bastırarak temizleyip durulayın
    – yer, cam, fayans silerken sirkeden faydalanın , tabi arapsabunundan da muhakkak
    – lavaboyu silerken süngere azıcık arapsabunu koy durula , kimyasal değil sabun kokuyor
    -kirlenen bez döşeme kaplı çocuk arabalarını banyoda veya terasta dışarda sıcak suyla ıslatıp beyaz sabunla köpürtün az bekleyip sirkeli suyla yıkayın ve durularken suya sıcak suda az kaynamış papatya lavanta koyabilirsiniz
    -halıları beyaz sabun hatta daha iyisi sıcak su arap sabunu ile silip sirkeli su ile durulayın
    -demleme siyah çayınıza 7-8 tane karanfil atarsanız zinde ve uyanık hissedersiniz
    -yumurta haşlarken çatlamaması için suya yarım çay kaşığı tuz atın ya da dolaptan erken çıkarın
    – fazla maydanozları yıkayıp kurulayıp hava almayan poşete koyun kullanırken açın, veya tülbente sarıp sonra poşete koyun
    – nohut haşlarken birazını ayırıp tavada tuzla arzuya göre bir kaşık yağ ile iyice arada kavurun çocuklara ve size leblebi, kabak çekirdekleri de aynen yağsız tabii
    – köfte yoğurduğunuzda fazlaysa bir öğünlük yapılmış köfteleri ya da çocuklarınıza ayırıp poşetleyip dondurucuya kaldırabilirsiniz
    -ekşiyen yoğurtlar veya suyu çorba ve hamurişlrinde çok iyi gidiyor
    -haşladığınız sebzelerin suyunu sebze yemeyen çocukların özellikle makarnalarında su ile karıştırarak kullanabilirsiniz yani o suda kaynatın
    – elma kabuklarını, atmayın tarçınla kaynatıp çay yapın mutfakta mis kokar
    – maydanoz sapları kaynatılıp içilir faydası var ama kullanımına dikkat
    ayva çekirdekleri az suda bekletilip jöle ve tonik yapımında kullanılır
    – gece yatarken haftada iki kere gülsuyu ile yüzünüze kompres yapın
    – sabah gülsuyu koklamak hafızaya faydalı
    – 2-3 hafta havuç suyu içmek de hafızaya çok iyi
    – baş ağrısı için , elma , kiraz, başı tülbentle alından bağlayıp sıkmak, adaçayı faydalı,
    melisa otu uyku getirir, gevşetir
    – çarpıntı için kediotu karabaş otu miktarlar önemli soğuk bal şerbeti ,ayva faydalı

    çocuklarla etkinlik
    – düz beyaz veya açık renkli penye tişört alıp çocuğunuzla birlikte kumaş boyalarıyla yaprak , el baskısı yapabilirsiniz kuruttuktan sonra tersinden bastırarak ütüleyin iyice.
    — topladığınız kozalakları simli altın ya da gümüş rengi boyayarak kurutup süs yapın, ceviz, biz topladığımız otları sadece tutkallı simle parlatıp hindistan cevizi kabuğunu da aynen parlatıp içine koyduk eskiden
    – kullandığınız karton kutuları irili ufaklı saklayıp renkli elişi kağıdıyla kaplayıp kapı pencere çizip üstüne bir sokak hatta cami okul ilave edip mahalle kurabilirsiniz
    – bazı nesnelaerin üzerine veya kağıda çocuklarla birlikte suluboyaya bastırdığınız baş parmaklarınızı bastırıp üstüne kaş göz çizince böcek oluyor çocuklar bayılıyor ,ip baskısı gibi
    -çocuklarunzın penye tişörtlerini atmayıp yeerbezi yapabiliyoruz zaten onlardan yatak örtüsü veya onların istediği örtü yapabiliriz eski kot etek pantolon atmayıp , örtü çanta yapabileceğimiz gibi
    – renkli blok kağıtlardan ev araba ağaç vb çizip kesin çocuğunuz parçaları birleştirsin,
    örmeye vaktiniz yoksa artan kumaşların içini telayla doldurarak kalıpla istediğiniz bebek veya hayvan ev falan yapabilirsiniz
    – doğal gıda boyası kullanarak oyun hamurunu evde hazırlayabilirsiniz
    – çocuklarla basit piknik yapma imkanınız varsa malzemeleri birlikte hazıtlayın iyice oynayıp acıkınca yedirin evde yediremediklerimi yediriyorum tabi olur olmaz zamanda tutturması da cabası
    son olarak sevdiğim bir söz aslında uzun sadece bir paragrafını söyleyeyim
    -” güzel saçlara sahip olmak istiyorsanız çocuklarınızın saçlarınızı okşamasına izin verin” diyeni bulunca yazarım

    şimdilik bu kadar, yapmaya çalıştıklarım bunlar, mutfak yemek defterimin diğer tarafını bu bilgilere ayırıyorum yaptıkça alışkanlık kazanılıyor zaten, mutfakta defter kullanırken şeffaf poşet geçirmekte defterin ömrünü uzatır , işinizi kolaylaştırır, çoğu bilindik şeylerdir bilmeyenler varsa diye yazdım , hakkınızı helal edin.

  15. Özge Says:

    Bir eğitimci olarak asla 4+4+4 ile ilgili yorumlarınıza katılmadıgımı belirtmek isterim öncelikle.Çarşaf konusunda evet..Nasıl sokakta istedigim gibi mini eteğimle dolaşabiliyorsam, çarşafımla türbanımla da cok rahat dolasabilmeliyim.Bu ülkemizin çok büyük bi ayıbı.Bu insanların inancına saygısızlık ancak eğitim sisteminin değiştirilmesi çocukların fizyolojik ve biyolojik olarak hazır olmadıgı bir yasta okula gönderilmeleri, henüz sadece hayalleri ile düşünebildikleri bir yaşta meslek seçmeye zorlanmaları bizi ileri götürmez..Biliyoruz ki bu uygulamanın altında dini eğitimi yaygınlastırmak amacı bulunmakta..Bizler neden ülkemizde insanlara istedigini seçme sansı verilmedigini vurgulayacağınıza aksi görüşte olanları kafatascılıkla suçlayarak, her ayrılıkta fikir paylasımı yapacağımıza taş ve sopalara saldırarak bizi bölmek isteyen zihniyetlerin emellerine çok güzel aracı olmaktayız.Saygılar..

    • esra Says:

      Özge hanım ben evladımı ortaokul döneminde imamhatibe göndermek istiyorum peki eski sisteme göre bu nasıl olacak bu konuda öneriniz varmıdır merak ettim??

      • Lynne Says:

        Peki ben daha el kasları gelişmemiş bir çocuğa kalem tutmayı nasıl öğreteceğim?

  16. hatice kübra Says:

    cahide ablacım uzun süre görüşemedik.Benimde çok acı ve imtihan dolu günlerim başladı.Canım,bitanem annecimi her şeyden çok sevendigi Rabbime gönderdik.sizede uzun zamandır yazamadım umarım beni unutmamışsınızdır.size olan muhabbetim Rabbimin izniyle her zaman baki.bende ortookul dahil Ankara Tevfik İleri İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Rabbime binlerce hamd olsun. benimde iki tane kızım var onlarında benim okulumdan mezun olmasını istiyorum.Rahmetli annecim beni sınava götürdü ben sınavı kazanamadım.Ama çok üzüldüm agladım gidemiyecegim için fakat baktılar ilgi çok bodrum katlarını bile sınıf yaptılar.Bize demetevlerde üç katlı bir bina var fakat hiç birşeyi yok dediler 500 tl[18 yıl önce] istediler annecimde benim eşim devlet memuru ben bunu veremem demiş ordan hayır sever bir amca ben kişinin kini karşılarım demiş. Bende o şanslılardan bitanesiyim.Okul müdürümüz bahçeye demir parmaklık yaptırmış rengarek kendisi boyamıştı.sordugumuzda neden rengarek boyuyorsunuz diye burasını ana okulu sansınlarda kızlarıma çakalllar bakmasın rahatsız etmesinler demişti.BU OKULLAR VE NUMAMAN HOCAM GİBİ MÜDÜRLERE ŞİMDİ DAHA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR.BEN KIZLARIMI ATEŞE ATMAK İSTEMİYORUM

    • Cahide Says:

      Canım kardeşim, ALLAH anneciğine rahmet eylesin, hesabını kolaylaştırsın. Ne kadar acı günler geçirdiğini az çok tahmin edebiliyorum. Rabbim yardımcın olsun canım.
      Bende mümkün olursa kızımı imam hatibe göndereceğim inşaALLAH. Rabbim herşeyin hayırlı olanınını versin. Allah’a emanet ol gülüm

      • elif zeynep abdullah Says:

        hatice kübra kardeşimize Mevlam sabırlar versin , annesine rahmet, mağfiret eylesin, cenetinde buluştursun mevlam hepimizi, hesabını kolay eylesin,geçen işlediğimiz konu üzerine, ne söylesem boş , tesellimiz iyiki ahirete cennete inanıyoruz, Rabbim hepimize son nefeste iman ile emaneti teslim etmeyi nasip etsin.

    • Belgin Says:

      Sevgili hatice kübra Allah rahmet eylesin canım.İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.Rabbim geride kalanlara hayırlı uzun ömür versin.Allah’a emanet ol kardeşim…

    • melahat Says:

      allah rahmet eylesin annenize allah mekanini cennet eylesin

  17. yesimm Says:

    Cahide Hanımcığım hayırlı geceler.Bugün yemek tarifi vermedim ama birkaç doğal deterjan ve sabun anlatayım,siz yazılarınıza eklersiniz arzu ederseniz.ANTİBAKTERİYEL SIVI EL SABUNU:Marketten aldığınız herhangi bir sıvı sabunun içine 1 tatlı kaşığı kekik yağı,adaçayı yağı ya da lavanta yağlarından herhangi birini koyup karıştırın.Mikrop kırıcı özelliğe sahip.DOĞAL BULAŞIK DETERJANI (ELDE YIKAMA):Yeşil sabunu rendeleyip biraz su katın ve teflon tavada ısıtın.Eriyip jelleşince bir kaba koyun. Bulaşıklarınızda gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.DOĞAL BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANI :1 Su bardağı boraks(Aktarlarda bulunur),1 su bardağı karbonat,1 yemek kaşığı kaya tuzu,1 yemek kaşığı limon tuzu.Hepsini karıştırıp ufalayın,un gibi olacak.Her yıkamada deterjan gözüne 1 buçuk çay kaşığı koyun.Makinenize zarar vermez,en güzeli sağlığınıza zarar vermez.Dünya kadar para verip aldığınız deterjanlardaki ağır metaller vücutta birikip Allah korusun kansere yol açıyor hepinizin malumu.PARLATICI:Bunu artık herkes biliyor ama ben yine de yazayım.Parlatıcı bölmesine elma sirkesi koyun .Hem çok güzel parlatıyor,hem zararsız,hem de deterjan kalıntılarının zararını en aza indirgiyor.KİREÇ ÇÖZÜCÜ:2 -3 kaşık limon tuzunu çaydanlığa ya da kettle içine koyup üstüne su doldurun.Birkaç dakika kaynatınca bütün kireç çıkıyor.Porçöz’ün yaptığı işi yapıyor hem de zararsız.Bir de kolalı içecekleri kireç çözücü yerine kullanabilirsiniz.Nasıl etki ettiğini görünce de artık ağzınıza sürmezsiniz:))MOBİLYA CİLASI:Limonla yağı karıştırıp mobilyalarınızı bununla silin.YÜZEY TEMİZLEYİCİ:Yer silerken suyun içine zararlı yüzey temizleyiciler yerine 2-3 damla lavanta,yasemin ya da hanımeli yağı damlatın.Eviniz mis gibi koksun.Azıcık da sirke koymak kötü enerjilere karşı iyidir.LAVABO PARLATMAK İÇİN DE Cif yerine tuz ya da karbonatla ovun.Pırıl pırıl oluyor.

    • Cahide Says:

      Maşaallah Yeşimciğim, süper reçeteler bunlar. Allah razı olsun ilk yazıda yayınlarım inşaALLAH

    • melahat Says:

      yesim hanim verdiginiz bilgiler cok faydali allah razi olsun bende dogaldan yanayim.bulasik deterjani ise yariyormu gercekten iyi yikiyormu eger öyleyse hemen malzemeleri bulup hazirlamak isterim cahide hanim sizdende allah razi olsun carsaf konusnda bu zamanda takvayla yasayan herkes allah razi olsun ama carsafi giyip cikanlar var ayakkablari cantalari ve gözleri makyajli olanlar var onlara kiziyorum ben cünkü carsafi hakkiyla giyenler var onlarada laf söyletiyorlar.carsaf giydiyse düzgün yürümeli konusmali takva ile basörtüsündede aynisini düsünüyorumtakvasiz kapanan baslar kime ait oldugu belli olmuyor yani ne icin kapandigi

      • yesimm Says:

        Melahat kardeşim iyi yıkadığından hijyen sağladığından emin olabilirsiniz.Önce bir deneyin derim.Memnun kalıp kalmadığınızı da yazarsanız sevinirim.

        • melahat Says:

          insallah önce boraks bulmam gerekiyor artik yarin ararim bulurbulmaz denicem ve yazacam insallah bende cok düsünürüm herseyin dogalini ararim fakat dogal organik olan her ürün ates pahasi yanina yaklasilmiyor ben avusturyada yasiyorum burada insanlar daha düsünceli sorumluluk sahibi sanki ben gelecek nasillerinde bizler gibi baharda acan cicekleri agaclarda öten kuslari görsünler denizi suyu yesilligi görsünler istiyorum.gelecek nesillere temiz bir dünya birakalim istiyorum allah duyarli bütün insanlardan razi olsun

  18. Hemsehrim Says:

    Şehirlerin azizi el-azizdeyim Cahidem. Memleketten istediğin bir şey var mı yolliyayim sana.

  19. haticetülkübra Says:

    bende çarsaflıyım elhamdülillah….eşimin zorlamasıyla giymiştim fakat şuan çıkar deseler çıkarmam inş. ne kadar zor bir zamandayız. bu zamanda çarşaf giymek gerçekten zor ama rabbim nasip ettiği sürece zorlar öyle kolaylasıyor ki….bunu iyi yasadığım için yazıyorum.Rabbim herkesin yardımcısı olsun AEO..

  20. sabiha Says:

    canim sevgiler yazina bayildim kim ne derse desin biz muslumaniz ortunmemiz farz ben hiristiyan memleketinde yasiyorum ceket te giyiyorum ama koyun icinde biz hala ferace giyiyoruz bir yunanli cikipta sen niye boyle giyiniyorsun diyemez arada sirada yaz gunlerinde siz opardesunun icinde terlemiyormusun diyenler cok oldu ama biz anadan babadan oyle gorduk …. carsaf diye bir sey yok buralarda ama fercelimiz cok bol gercekten feracede insani sakliyor canim kimsede namus kavrami diye bir sey kalmadi bir gidistir gidiyor nereye kadar cok yazik onumuzu goremiyoruz selamlar sevgiler canim yazilarin devamini sabirsizlila bekliyorum ….

  21. fatımatüzzehraolmak Says:

    bu yazıya yorum yapmamayı kendime vebal gördüm ve sırf destek amacıyla bende yazmak istedim. ablacım Allah senden ebeden daimen razı olsun… ahirette hiç bir şey şahit olmazsa bu yazın sana şahit olsun.. bugün, ‘ben müslümanım’ diyen hatta kapalı olan nice insan çarşafı abartı ve gericilik olarak görüyor. halbuki geçmişimizi nasılda hemen unutuyoruz…
    bir hocamız demişti ki: ‘anne babalarınızın anneleri, değilse onların anneleri, onlarda değilse onların anneleri mutlaka çarşaflıdır. çünkü bu osmanlı örtüsüdür’ demişti. ve bunu evde anlattığımda hala sağ olan anneannemin de bir zamanlar çarşaflı olduğunu ve memur olan(ve bir cemaat mensubu olan ) dayımın zorlamasıyla anneannemin çarşafını çıkardığını ve dayımın aldığı mantoyu giydiğini içim acıyarak öğrenmiştim. hatta rahmetli dedem de o zaman demiş ki ‘eğer sen bu mantoyu giyersen bundan sonra ben de seni yanıma katıpta bir yere gitmem’ demiş.
    yurtdışına baktığımızda sonradan müslüman olan çoğu kişi görüyorum ki hemen çarşaf giymiş. ve kendime hayıflanıyorum onlar kadar olamadım, çevre ne der safsatasından kurtulamadım diye.
    şimdi kapanmak çoğu genç kıza ve bazı kapanmak isteyen arkadaşlarıma o kadar zor geliyor ki. çünkü eşarbın yakışması var(!), pardesünün yakışması var(!) ya yakışmazsa, ya beğenmezse kimse onlar(!).alttan görünen bonelerin iticiliği, her eşarba göre renk değiştirmesi. keşke kurban olduğum çarşafı giysemde kimse genç miyim yaşlı mı, güzel miyim çirkin mi, şişman mıyım zayıf mı bilmeseler. (…onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur…(ahzab suresi/59)) bir pardesülü olarak çarşaf giyen tüm kardeşlerimi gönülden kucaklıyorum. Allah onlardan razı olsun. ve bu yazıyı yazan cahide ablamdan ve bu yazıya gerek yorum yaparak gerek yapmayarak destek veren tüm kardeşlerimden de Allah ebeden razı olsun. selametle.

    • ayşenur Says:

      ayette tanınmaması mı yoksa tanınması mı geçiyor? “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” diyanet meali..
      maksat tanınmamak yani kim olduğunun anlaşılmaması değil burda…

      • fatımatüzzehraolmak Says:

        haklısın kardeşim tanınması. Allah razı olsun. düzeltelim inşaallah.

  22. sena Says:

    Bende 3 sene oncesine kadar carsaf giyiniyordum ama maalesef yurtdisi isim olunca cikarmak zorunda kalmistim ama oraya donunce tekrar giyiyorum.Ama esime kiziyodum bir oyle bir boyle diye.ELHAMDULILLAH seni sizleri tanidiktan sonra artik hic gerek duymuyorum.Ben ALLAH rizasini kazanmak icin giymistim ne diye kavga ediyorumki sizlerden RABBIM binlerce razi olsun.AMIIIIN

  23. sena Says:

    Inanamiyorum yaa ne zulum gormus memleketim insani
    O insanlar degilmiydi bu vatan icin karda kista korpe bebeleriyle top mermi tasiyan analarin evlatlari.Acaba o analar ,mini eteklermi giyiyordu bu isleri yaparken yoksa boyle carsafiyla ortusuylemiydi?
    ALLAH’im sen zalimlerin zulumlerini kendilerine cevir.(AMIIIN)
    Ve dunyanin dort bir yaninda zulum altinda olan musluman kardeslerimize yardim et.

  24. yesimm Says:

    Hergün tarif verecektim size ama şu yazının altına yazmaya elim gitmedi birtürlü

  25. elif zeynep abdullah Says:

    din de sabun gibidir yazısı çok güzelmiş abla , elma tatlısı linki tıklayınca okudum fazla elmam var yapıcam inşallah, daha önce vişne kompostusu ile renklendirmiştim yine öyle yaparım,bir de bildiğimiz yeşil taze fasulyeyi kurutup ondan kırmızı boya elde ediyormuş pastacılar,

    Sultan Abdulhamit’ in atlarının konduğu beşiktaş yıldız sarayının ahırında sosyetenin tanınmış simaları yılbaşı balosu düzenlemişler, yeni nesil o kadar yozlaştı ki kendilerini ancak dedelerinin ahırına layık görüyorlar, gazeteden

    ” lionslar kadar kardeş olmadan onlara kızmak ne kadar kötü.”
    R şükrü Apuhan
    ” ben kapalı kadınları kadınları ilk kez Fas ta görmüştüm. çok etkilediler beni . ben paris te sanatçılık yaptım (ressam) . oradaki kadınlardan çok üstün ve yüksek şahsiyetli geldi bana buradaki müslüman kadınlar. Fas taki o bol ve uzun elbiseler beeni çok etkilemişti.”
    İslam’ a teslim olan Belçikalı Abdullah

    abla bir de sorum olacak izninle ben brokoli salatasını zeytinyağlı, limonlu ,vb yapıyordum yoğurtlu hiç denemedim nasıl oluyor yakışıyor mu yoğurt ,
    bir de içinde havuç olmayan , tencere yemeği bir brokoli tarifiniz var mı, güvenebileceğim tarif bulamadım. son bir soru daha cep telf dan sitenize resim nasıl atılıyor, ben bilmiyorum kusura bakmayın , kardeşlerim sürekli yüklüyorlar bilgisayara resim ama ben hiç yapmadım

    • Cahide Says:

      Recep Şükrü Apuhan’ın kitaplarını çok severim. Yıllar oldu okuyalı. Yoğurtlu brokoli çok nefis oldu canım. Tavsiye ederim.
      cepten resim atmayı tam bilmiyorum canım.ama USB kablosu olması lazım. Onun aracılığıyla atılır sanırım.

  26. Mumina Says:

    S.a.Bacilarim.insanlarin islahi icin onlara selefi salihinin akidesini gucumuz yettignce anlatmamz lazim.ilk önce onlari neyin islama sokup neyinde islamdan cikmaya sebep oldugu iman ve kufur meselelerini anlatmamz lazim.dogru akideye sahip olmadan örtukleri ba$örtu bir bez parcasi olur sadece…

  27. Hemşehrim Says:

    Ben asla bunu bir misyon olarak görmem zaten. Benim anlatmak istediğim bu misyonla tanıtilmak istenmesi. Bu beni bir imam hatip çıkışlı olarak çok üzmüştü. Sadece paylaşmak istemiştim.

    • Cahide Says:

      Neler yapmadılarki şu ülkede. Baksana yeni çıkan yasa için nasıl da feveran ediyorlar. Ellerinden gelse müslümanım diyen herkesi bir kaşık suda boğarlar…

  28. aişe ravza Says:

    Bİr ablamız bize şöyle birşey anlatmıştı.çarşaflı olan ablama oturdukları sitedeki kadın ona öcü diyormuş öcü gibisiniz demiş çarsafı için
    aaradan çok geçmemiş bu kadını balkonda mı ne görmüüş yada karşılaşmışlarmı ne kadın kansere yakalanmış kafası kazılmış gözleri yuvalarından çıkmış.çarşafından dolayı öcü dediği için kendisi öcü gibi olmuş.ALLAH muhafaza.Çok korkunç ya nasıl bir cehaletmiş bu kadınlarından üzerinden çarşaf alınıp manto verilmiş dalga geçmişler resmen .Allah affetsin…

    • Cahide Says:

      Yalnız şöyle bir şey var; birinin başına gelen bir musibet, ne için onun başına gelmiştir biz bilemeyiz. Bazen takva sahibi insanların başına da türlü belalar musallat olabilir. Herşey bir kader iledir. Ve hepsi Allah’ın bir imtihanıdır. O kadar da çeşitlidir ki… Rabbim bizleri hayırla Islah etsin. Kaldıramayacağımız yükü vermezin omuzlarımıza…

  29. deren Says:

    sizde elestirdiginiz manto devrimini uyguluyorsunuz carsafli degilsiniz

    • Cahide Says:

      Evet değilim maalesef, ama onları tüm yüreğimle destekliyorum.
      Ben de çarşaflıyım deyip sizleri kolayca kandırabilirdim ve sizin bundan haberiniz olmazdı.

      Ama Elhamdulillah ki ben münafık değilim!

      • nur Says:

        abalcım bnde size sorduğum sorunun bi kısmını öğrenmiş oldum:))
        olsun çarşaf giymesenizde fikirlerinizi yazmak isterseniz müsait olduğunuzda yazın olurmu….
        yürekten bir dua bile yeter…..

  30. hayatsokagi Says:

    Duygularımı uzun uzun dile getiremem, beceremem… O yüzden Allah (c.c.) razı olsun diyorum, İmanlı Kuranlı ölümler nasip etisin.. Bu kadar gerekli bir konuyu paylaştığınız için..

  31. sümeyye Says:

    çarşafı giymek ne kutsal ne mübarekliktir ki bi o kadar bu zamanda zor.gögsünü gere gere çarşafıyla yürüyen biz kadınlar aslında ‘bakın islam’a bakın’ diyoruz.tesettür tüm aleme islamı hatırlattığı içinn bu kadar çok tepki görüyor.ama şimdi kızlarımız ,kadınlarımız baş örtülerini çıkarmakla o keferelerin yüzünü güldürüyor.rabbim bizleri doğru yola sevk etsin.

  32. Kardelen Says:

    Yazigi okurken icin burkuldu, bu nasil bir zulm. Dünyanin dört bir yaninda müslümanlar eziliyor. Kendi vatanlarinda dahi islamiyeti özgürce yasiyamiyorlar, bu nasil bir is anlamadim. Bunlari gördükce gelecegimizden özellikle cocuklarimizin geleceginden endiseleniyorum. RABBIM yardimcimiz olsun.

  33. feray Says:

    Canım ben eşimin ve kendi tarafımdan tek kapalı kişiyim.kardeşlerim 66 yaşındaki annem,kayınvalidem hatta eşimin anneannesi bile açık.ilk kapandığımda çok tepki aldım.Bana yakında araba sahibi olursunuz,hangi tarikattansınız anneme feray başını nasıl örtüyor şu tarikat gibimi soruları bitmek bilmedi.Çok dini bilgim olmadığı için cevap veremiyordum.Bir gün eşimin ailesi ve aile dostları bana saldırıyordu eşim içeri girdi ve öyle bir konuşma yaptı ki hepsi sustu.Kendimi o kadar güçlü hissettim ki.kapalı kadınların güçlü olması için bilgili olması gerekiyor,sadece onlar değil eşlerininde arkasında olması gerekiyor.Ayrıca çarşaf giyenlere hamam böceği diyen bir tanıdığım da vardı.Açık kadın dışarıda içki,sigara,açık sacık giyebilme şansına sahipken,kapalı kadın öcü gibi görünüyor.sanki bu dünya onlar içinmiş,bizim yaşamaya hakkımız yokmuş gibi. Neyse bırakalım bu dünya açıkların olsun biz zaten ahireti istemiyormuyuz. Keşke nefsimizle başa cıkabilsek.ALLAH HEM BİZLERİN HEMDE KARŞI ÇIKANLARIN YAR VE YADIMCISI OLSUN.

  34. arzu Says:

    Esselamün aleyküm ablacım videoyu başından sonuna kadar izledim beni çok etkiledi gerçekten müslümanlar garip bu böylede devam edecek ne demişler bu dünya kafire cennet,mümine cehennem çok doğru çarşaflı bacılarımıza neler yapmışlar işte asıl garip onlar resimleri görünce bırakın gözümü kalbimin taaa içi ağladı çarşafa uzanan eller kırılsın inş.Ablacım dün bayağı canının sıkıldığını farkettim sabırlı ol videodaki hoca ne diyor müslüman gariptir evet bizler garibiz olsun varsın garip olalım sonunda mutlu olacak müslümanlardır.Rabbim her daim seninle olsun kal sağlıcakla..

  35. saliha Says:

    cahide abla yazın harika ben bir tarifi sorucam dondurulmuş elma tatalısımı yoksa doldurulmuşmu elma tatlısı mı arama butonuna yazıtorum ama çıkmıyor nerden bulabilirim kırmızı şerbetle yaptıgın bir tatlı elmayı içinde kaynatıyorsun yani öyle bir şey lütfen dogru ismini verirmisin

  36. aişe ravza Says:

    :(( Tüylerim diken diken oldu.Cahide abla ben medereseye gidiyordum bbundan 2 yıl önce.Ailem beni aldı medereseden 2 ay gidebildim sadece.benim çarsaf giymemden çok korktular.bende çok istiyorum giymeyi.açık bir balın yada reçelin üstüne sinek böcek çok konar.altabildimmi.çarsaf bizim için kalkan.Bayan dışarı çıktığında iyiliği için incinmemesi için tanınmaması lazımmış.alllah hidayet versin.Video paylaşımlarınız içinde rabbim razı olsun.Selametle

  37. elif zeynep abdullah Says:

    ZULÜM bumerang gibidir, bir gün mutlaka sahibine döner.
    gülistan dergisi kapak

    imam mahboob ar-Rahman (pakistanlı, norveçte islami ilimler veriyor)
    diyor ki;
    ” müslümamanların İslamiyet’en, Kur’an’ dan uzaklaşmalarının bir çok sebepleri var. meseleyi daha anlaşılır kılmak için bir örnek vereyim; normal tabiatımızla zayıf olan güçlü olanda korkuyor. müslümanlar bugün güçsüz durumdalar ve kendilerini neyin güçlü kılacağını yeterince bilmiyorlar.eğer müslümanlar,Kur’an’ ıbilirlerse, sünneti ve İslam’ ı görürlerse ve yaşarlarsa, kendi gerçek güçlerinin nerelerden kaynaklanacağını keşfedeceklerdir,”
    konu uzun devamında mekke dnemi yükseliş düşmanların bunu keşfedip bizi Kur’an ve Sünnet ten uzaklaştırmak için çabaları anlatılmış ve bir tesbitle konu devam ediyor
    ” bu kötü halden, bu aşağı durumdan kurtulmak için tek çaremiz var o da Kur’an ‘a dönmek… bir örnek vereyim; eğer dışarıda olsaydık, yağmur veya kar yağıyor olsaydı, hava şartları kötü olsaydı, öyle bir durum ki etrafı göremeseydik, nereye gideceğimizi bilemeseydik, o sırada da birisi; ” Ey insanlar! buraya gelin, buraya sığının, kurtuluş buradadır!” deseydi hemen oraya koşmayacak mıydık? elbette öyle yapacaktık. işte bu kişi ( ses) Kur’an’ dır. Kur’an bizi kurtuluşa çağırıyor. bu çağrıya acele olarak koşmamız gerekiiyor .”
    ben burda ceddimizin Kur’an la bağına hayran kalıyorum . mücadele zamanında, ya bizlerin hali….

    moda giysi değil, latince kökeniyle bir ibadet biçimidir, bir tören süsüdür , giysi deği. chrition Laccroix

    kişinin Ezanı doğumla gelir
    Namaz ertelenir ölüme kadar
    demek ki bu hayat bu kadar basit
    İslami Edebiyat dergisi, arapçadan çeviri

    ablacım son olarak burada M A Ersoy ‘un vefasız yurt şiirini yazmak isterdim ama çocuklarıma dönmem gerek , ve Ali ulvi Kurucu nun uyanış fecrinin aydınlığı şiiri uygun görürsen ve imkanın olursa sen de koyabilirsin , belki daha fazlası burada defalarca yazıldı ama ben geç katıldığım için bi haberim, hoşgörün, ettekrarü ehsan… Din nasihattir. Hadis- i Şerif

    defalarca okuduğum ezberlediğim ama demek ki özümseyemediğim, garipler , kendime gönül kulağı takmam şart oldu gayrı, bir de öyle dinleyeyim , başka sohbetleri varsa arada yayınlarsanız çok memnun olurum.
    aslında çok pratik ve lezzetli bir ıspanaklı makarna, tuzlu çubuk ve talaş böreği tarifi yazmak niyetindeydim , yazıyı görünce elim varmadı, içimden gelenleri yazdım, hakkınızı helal edin,
    sizi üzenler bizi de üzüyor, bu konu hakkında sözü asıl sahibine bırakıyorum.

    ” Allah’ a ve Resulün’ e itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah cc sabredenlerle beraberdir. ” Enfal, 46

  38. ahucan Says:

    s.a cahide hanım beni kahreden en önemli şey sorulduğunda elhamdülillah müslümanız derler ama sanki tesettürlü olmak yanlışta açıklık doğruymuş gibi örtülü bayanları eleştirirler şunu bikez daha hatırlrtalım örtümüze laf eden sözde müslümanlar örtü dinimizin emirlerinden bizlerde RABBİMin rızası için tesettürlüyüz

  39. sadiye Says:

    selamün aleyküm ablacım bizi böyle arada sarsıp kendimize getirdiğin için rabbim razı olsun.senin sayende arada uyanıp şöyle bi silkeleniyoruz tabi uzun sürmüyor sonra tekrar eskisi gibi koyunlaşıyoruz kendi adıma söylüyorum.dün bi çarşaflı bayan gördüm ne kadar imrendim anlatamam aslında çok istiyorum örtümün islam örtüsü olduğunada inanmıyorum.hiç içimede sinmiyor ama ne engel oluyor.bilmiyorum hata çok sevdiğim bi arkadaşım da istiyormuş bana diyor sen bi giysen bende hemen giyerim diyor.rabbim kısmet eder inşallah,Rahmana emanet olun inşallah..

  40. Hemsehrim Says:

    Yıl 1996. Orada yaşayanları rencide etmemek adına şehrin ismini vermeyeceğim. Oturduğum şehirdeki evim tam meydandaydi. Ve 23 Nisan gösterileri yapılıyordu. Tüm okullar cicili bicili giyinmiş öğrencileriyle geçit yaparken en arkadan gelen bir grup vardı. Bir eşek uzerinde şalvarli sakallı bir adam. Eşeğin yularından çeken çarşaflı bir bayan ve yine eşeğin arkasından sırtında yükü ile yürüyen bir başka çarşaflı bayan. Bu tablonun en önünde yürüyen üstü başı pejmude iki genç ve ellerinde okulun flaması. “……….. İmam hatip lisesi. “YORUMSUZ

    • Cahide Says:

      Sanırım böyle bir görüntü ancak islamı kötü göstermek için kullanılmıştır. Böyle bir görüntü de, bir kasıt ve art niyet aramak tabiidir. Bunu imam Hatip Liselerinin Misyonu olarak görmek ise bizim hatamız olur.

    • Cahide Says:

      Neler yapmadılarki şu ülkede. Baksana yeni çıkan yasa için nasıl da feveran ediyorlar. Ellerinden gelse müslümanım diyen herkesi bir kaşık suda boğarlar…ALLAH fırsat vermesin. Müslümanların da idrakini artırsın(amiin)

      • mine Says:

        Tabi ki neler yapılmadı ki, hala yapılıyor. Muhalif bir partinin liderini üstün körü dinleyip şoka girerken ben, o şöyle diyordu; “Bizim ninelerimiz ne güzel oyalı, işli örtüler yaparlar Kutsal kitabı içine koyarlardı, duvara asarlar öyle saygı duyarlardı..”Yani sizler de bırakın duvarda cicili bicili kılıflar içinde kalsın, niye alıyorsunuz ellerinize, beyinlerinize,hayatınızın içine demek istiyor. Adam açıkca belirtiyor içindekini işte daha ne desin ..Kapatın örtüleri mübarek kitabın üzerine,ellerinizi sürmeyin. Hiçbir şey bilmeyin, öylece kalın diyor. Pes!

      • Vildan Says:

        1996 İmam hatip lisesi mezunuyum.Zorla bayramlara başımız açık çıkartılırdık.Kur’an-ıKerim dersleri haricinde başımız açıktı.Tuvaletlerde abdest alabiliyorduk.Ki burası İmam-Hatip..Okulda da eğitmenler kendilerine ‘Hocam’ denilmesini istemezdi.’öğğreeetmenim’ diyeceksiniz derdi.Okulda bize zorla namaz kıldırıldığını söyleyip müdürümüzü şikayet ederlerdi.:)))) Şaka gibi değil mi? Hemde okulda bize eğitim verenler şikayetçi olurdu..Güldüğüme bakmayın içler acısı bir durumdu.Bize belde de ‘hocalar geliyor’ deyip dışlarlardı.:)) Tabi bunlar lise ile sınırlı kalmadı..Üniversiteye de yandısı..Dahaa biiir sürü abuk olaay işte. Hangisini anlatayım bacılar..Bunlara neden olanlar türlü türlü çeksin..

  41. Belgin Says:

    Canım Allah razı olsun ne güzel paylaşımlar yine bunlar;bilinçlenmek adına.Anlayamadığım güya müslüman ülkesi,nasıl böyle bir şey yapabilirler,insan hakkına tecavüzdür!Sokak ortasında sen kadının çarşafını çıkar:(Burada hristiyan ülkesinde müslüman olan kadınların çoğu çarşaf giyiyor;devletin gıkı çıkmıyor.Hatta genç bir kadının müslüman olma hikayesine baktım da ne kadar ibret verici.İnsan kendinden utanıyor.tam layıkıyla yapıyorlar,hakkını veriyorlar.Link vermeyi bilmiyorum youtube da” Luise-eine deutsche Muslima”diye geçiyor.1. bölümde kızın annesi ve üvey babası(tiyatrocu videolara bakarsanız tiyatrodan örneklemelerin olduğu yerde ileriye alın abuk sabuk çünkü)İslama geçmesini kabullenemiyorlar.2.bölümünde alman müslümanların buluştuğu camiyi gösteriyor.Maaşallah onlara!Hatta içlerine peçeli bile var(Türkiye de olsa yobaz derler)Kadınların ne kadar çok hakkı olduğunu İslamda anlatıyorlar.Hem de alman kanalında yayınlandı.İnsan çok duygulanıyor böyle gördüğü zaman.Dikkat ederseniz namazdan sonra tesbih kullanmıyorlar,elleriyle çekiyorlar.3. bölümde Luise ‘yle eşi, annesine ziyarete Cezayir’e gidiyorlar.Luise burda diyor Cezayir de kendimi daha huzurlu hissediyorum.Almanya’da Taliban diye arkamdan sesleniyorlar.Eşi de diyor kesinlikle erkeklerin içinde çalışmasına izin vermezdim.Luise de çalışmamaktan yana evinde olup,çocuğuna bakmayı tercih ediyor.4.bölümde Luise annesi üvey babası,dünürlerin evindeler.Ordaki kadınlar yabancı erkek var diye içeri girmiyorlar.Kızın annesi bir türlü kapanmasını kabullenemiyor,müslüman olupta kapanmayan kadınlardan bahsediyor.Annesiyle konuşmalarında annesi ben kabullenemem,bu yaşadığımızdır,bundan başka hayat yoktur diyor(vah zavallım)Helal olsun Luise ye haşema falan da giymiyor denize girmiyor.Eee bizim modern müslümanlar ne diyor;Allah onları bizim için yaratmış,Allah’ın nimetlerinden faydalanmak gerekiyormuş.Ee ben ve benim gibiler ot gibi yaşıyormuşuz(vah vah vah)5.bölümde Luise nin üvey babası ve eşi arasında geçen konuşmalarda tiyatroyla ilgil olarak,Luise nin eşi eğer kötü bir sahne çıkarsa bırakır giderim salonu diyor(bravo)Ben müstehcen şeylere bakamam diyor.herkesin izlemesini tavsiye ederim.Cahidecim senin eklediğin video da çok güzel;bizler de o Gariplerden oluruz İnşaallah.Bizim de böyle hocalara ihtiyacımız var:(her kanalda ayrı safsata;eğer ki izleyiciler hiç eline hadis kitaplarını,mealleri alıp incelemiyorlarsa koyun sürüsü gibi peşlerine düşüyorlar.Sonra yok ocu yok bucu.Çok uzattım ;Allah’a emanet olun kardeşlerim….

  42. yesimm Says:

    Boş yaşamaktan,birşey yapamamaktan bahsediyorsunuz.Geçenlerde bir kitapta Mehmet Akif’in bir sözünü okudum.Şöyle diyordu:”İyilerin tembelliği,kötülerin faaliyetidir.” Ne kadar doğru bir tespit.Allah’ım nasıl hesap vereceğiz?

  43. Sibel Says:

    Sozun bittigi yer burasi iste…

    Bizi bu hale getirenlerin hemen hemen hepsi, coktan fani dunyadan goctuler. Yani yaptiklari hic bir vicdansizlik, zorbalik, din disilik onlara gittiklerde yerde fayda vermiyor, azap veriyor…

    RABBim hasretle bekledigimiz gunlere kavusmayi nasip etsin tez zamanda InsaALLAH ablacim. Amin…

  44. Busra Says:

    O carsaflari uzerlerinden cekip alanlarin elleri kurusun!kilik kiyafet devrimleri yerin dibine batsin!icim
    yandi resmen.bu zulm bu hirs niye?bugun muslumanim diyenlerin bile bu modern olma cabasi ilerleme cabasi niye?degil carsaf ferace giydigim icin pis gorunuyosun hepimiz ortuluyuz ama sen abartiyosun diyen sozde muslumanlar taniyorum.Allah icin nefret ediyorum hepsinden bu pislik milletten tiksiniyorum bugun bikez daha nefret edip tiksindim.Rabbim bize bu zamanda dinimizi yasayabilmemiz icin kuvvet versin.bizi azlardan eylesin insaallah.amin.

  45. Cahide Says:

    Paylaşacak öyle çok şey var ki? Ben paylaşırken öğreniyorum. Yukarıdaki yazıyı okurken, ciğerlerimin yandığını hissettim.
    Bunları okudukça ne boş yaşıyorum, hiç bir şey yapamıyorum deyip kahroluyorum. Rabbim hesabımızı kolay eylesin…

    • filiz Says:

      haklısın kardeşim bende çarşaf giyiyorum rabbim nasip ettıği içinde şükür ediyorum senin sıkı takipçinim rabbim senden razı olsun


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: