Kültür mü? İslam mı? Hangisini yaşıyoruz?

Şu videoyu lütfen sabırla izleyin. Bidatler, din adına yapılan, ama dinden olmayan uygulamalar neymiş, aslında nasıl olmalıymış, ancak bu kadar güzel anlatılır.

Anlatan kişi iyi bir İslami eğitim almış. Hem Kuran, hem Meal hafızı. 10 yıl Medine İslam Üniversitesinde çalışarak Hadis ve islam bilimlerini bitirmiş. Houstan’da Kimya mühendisliğini bitirmiş. Şu an Yale üniversitesi Dini Bilimler’de doktorasını yapıyor. Tanınmış bir şeyh veya Hoca değil. Ama işte O, doğruları anlatan, Kur’an ve sünnetten şaşmayalım diyen  bir Müslüman.

************************

Günlerdir bazı ithamlara, iyi niyetli olduğunu düşündüğüm uyarılara maruz kalıyorum. “Sen hoca mısın” diyorlar. “Sen bizim tarikatimize, şeyhimize laf mı söylüyorsun? Sen bizim hocamızdan, şeyhimizden daha mı iyi biliyorsun?” diyorlar.

Ben hoca değilim, hocalık iddiasında da değilim. Ben vasat bir Müslümanım sadece. Hiç bir Hocayla, tarikatle bir alıp veremediğim yok. Fakat Allah’ın bana verdiği aklı kullanmaya çalışıyorum. Bana ibadet gibi gösterilen, toplumda yaygın olan bazı uygulamaları Kur’an ve sahih Hadiste göremiyor ve bunun nereden çıktığını sorguluyorum. Sonradan din adına çıkarılan herşey için Peygamberim Bidat demişse ve bunlara itibar etmememizi söylemişse, bende sadece O’nun yolundan gidip öylece İslam’ı yaşamak istiyorum.

Hocayım, tarikat şeyhiyim diyenler bana Peygamberimin öğretmediği bir şeyleri yaptırmaya çalışıyorlarsa ben öyle hoca veya şeyhi kabul etmiyorum. Bir tarikatte, kilisede çıkarılan günah ayini gibi, tevbe alma ayini yapılıyorsa, Peygamberim ve sahabenin yapmadığı; kendinden geçerek zikir çekmek , kendini yerlere atmak, rabıta yapmak gibi uygulamalar varsa ben onlarıda kabul etmiyorum.

Allah ve Rasulü bana, benim için en hayırlı olan ne ise onu vermiş, gerisini atın diye buyurmuşlar. Bende “bu dine Allah’ın emretmediği, Peygamberin öğretmediği bir uygulamayı kim sokuyor ve bunu dinden diye gösteriyorsa ben onlardan değilim ve asla onlara tabi olamam” diyorum. Kardeşlerimi de bu minval üzere uyarıyorum.

Her zaman söylediğim gibi; Alimler, Hocayım diyenler, bu dini ayakta tutmak için, insanlara hak olanı anlatmak için varlar. Dine yeni bir şey katan Hocalar bu dine zarardan başka bir şey veremezler.

İslam bir Kültür değil, HAYAT PLANIdır. Bu dini herkes anlayabilir. Sünneti herkes algılayabilir. Allah’a yakın duran, emir ve yasaklara itaat eden her müslüman bir ALLAH dostudur. Zaten ALLAH dostu olamayan, şeytanın dostu olmuştur. Yürekten dua eden her Müslümanın duasına ALLAH icabet eder. Sadece belli kişilerin duası kabul olur diye bir kural dinde yok!

Veli olan, veliliğini bilmez kardeşlerim. “Benim şefaat hakkım var” demez. Kendisini aracı yapıp dua isteyenleri gördüğünde ciğerleri parçalanır kahırdan. Gerçek ALLAH dostları kendinden asla emin olmaz. Herkesten daha fazla ALLAH tan korkar ve kendisini aciz görür.

ALLAH bize akıl fikir vermiş. Kimseyi hatasız görmeyelim, insanları ululamayalım. Sevdiğimiz kişilere bir hata payı bırakalım. İSLAM da bir eksik veya bir fazla bulamazsınız. Peygamberimizle beraber bu din tamamlanmış. Sonradan ilavelere gerek duymayacak kadar dupduru bir Dine sahibiz Elhamdulillah.

Kadir gecesinden başka, kandil geceleri diye bilinen geceler sonradan uydurulmuştur ve bu gecelere ait ibadetlerde Bidattir.
Ölünün ardından Yasin okumak, belli sureleri okumak, 7. gün. 40. gün diye bir şey yok.
Kutlu doğum haftası diye bir şey olamaz, çünkü bunu sahabeler yapmadı, İbni-i Abbas, Ebu hanife, İmam malik, İmam Şafi gibi büyük alimler yapmadı. Biz Rasulullahı onlardan daha mı çok seviyoruz ki, bu tür kutlamalar yapıyoruz?

Sene sonu, sene başı duaları gibi dualar yok, tefriciye gibi bir salavat çeşidi yok.
Peygamberimizin bize öğrettiğinden başka sayılı zikirler, bir muradın olması için bilmem şu kadar zikir çekme yok.

Hocan var diyorsa Hocanı sorgula, kaynağını sor, Kur’an’dan Buhariden, Müslim den delillerini sor.

KUR’AN ve SÜNNET bize yeter. O yoldan ayrılmayan, dine yeni uygulamalar katmayan Hocalar başımızın tacı. Yeni şeyler katanların yolu, gerçek İslam’ın yolu değil.

İmam Malik’in dediği gibi:

DÜN DİN OLMAYAN BUGÜNDE DİN OLAMAZ!

Cahide Sultan

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 143 Comments »

143 Yanıt to “Kültür mü? İslam mı? Hangisini yaşıyoruz?”

  1. ebrar Says:

    ahhh ahhh yazık bu dünyada böyle Allah dostları hakkında ileri geri konuşun yarın ahirette kimden sefaat isteyeceksiniz tabi siz sefaati de inkar ediyorsunuzdur simdi cahil cesur olur. rabıtaya yok diyorsunuz halbuki ebubekir efendimiz rasulullah sav mi düsünmekten abdest dahi bozamıyordu kendiniz yazı koyuyorsunuz efendimiz sav kabirdeki ölülerle konusuyor diye bi de yasinler ulasmaz diyorsunuz bi dediğiniz bi dediğinizi tutmuyo insan ölünce iş bitiyor mu sonraki dualar adaklar hepsine ulasıyor Rabbim ulastırıyor elhamdülillah cahide hanım ben hoca değilim diyorsunuz bi lisansınız da yok iki üç adamı dinleyip millete akıl vermeyin zira yanlış konuşuyorsunuz basınız yanmasın ahirette peygamber efendimiz fatih sultan mehmedi hadisinde övdü peki o kime bağlıydı aksemsettin hz ne tarikat mensubuydu o da ordu da. efendimiz neden övdü istanbul için mi kendi güzelliğini övdü fatih değil istanbulu aksemsettin fethetti iste bu tarikattır tarikat Allahın inayetidir bu hadis bile yeter anlayana sizi Allah için uyarıyorum mılleti ucuruma sürüklemeyin milletimiz akıllıdır ama nefislerine ağır gelebilir bi mürside baglanmak o da insan bende insanım der öyle de zaten ama su da var ki onlar Allah dostları biz nasıl dostumuzu kıramazsak Allah da onların dualarını kabul eder bu da Allahın lutfudur aslında Allah işimizi kolaylaştırmuş da biz kıymet bilmiyoruz bu arada cahide hanım herkes Allah dostudur diyorsunuzama Allah dostlarını tarif ederken onlar hiçbirseyden korkmazlar ve hüzünlenmezler buyuruyo acaba biz onlardN mıyız ? selametle

  2. Admin Says:

    Değerli Kardeşim;
    Allah Razı olsun.Yazıyı okudum.Ölü için kuran okumak bidat dedi.Fakat ölü için Kuran okuma hakkında Hz.Peygamberin tavsiyeleri vardır.

    Resulullah(asv) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:”Yâsin’i ölülerinizin üzerine okuyunuz.Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar.” (Müsned, 5:26,İbni Mace Tercemesi, 4:274)Peygamberimizin her yaptığı fiil sünnet olduğu gibi her söylediği ve tavsiye ettiği sözlerde sünnettir.

    4 mezheb devrinde de böyle birşey yokmuş dedi.Hanefî ile Hanbelî alimlerine ve Şafiî ve Malikîlerin sonradan gelen alimlerine göre, ölü yanında okunan Kur’an’ın sevabı ile Kur’an okumanın peşinden yapılan dua, orada bulunmasa da ölüye ulaşır. Kur’an okumanın akabinde dua etmek ise daha çok kabule şayandır ve kabul edilmesi daha çok umulur.

    Değerli Kardeşim;
    Tevbe elbette Allaha yapılır.İslam’da tövbe etmek için birilerinin aracı olması şart değildir. Kendi kendinize de tövbe edebilirsiniz. Ancak bilgili ve kamil bir insanın size rehberlik etmesinin de sakıncası yoktur.Nitekim ayette Resulullah’a gidilmesi durumunda ve Allah Resulunun kişi için istiğfar dilemesi sonucu Allahında fazlasıyla affediciliği ön planda tutuluyor.

    ”Biz her peygamberi -Allah’ın izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileseler, Resûl de onlar için istiğfar etseydi Allah’ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.”(Nisa – 64)

    Resulullahın”Hac edip kabrimi ziyaret eden, beni diri iken ziyaret etmiş gibi olur. (Taberani, Dare Kutni, Beyheki, İbni Cevzi) sözünden hareketle Her insanın her günah işlediğinde Hz.Peygamberin Kabri Saadetlerine gitmesi ve ”Ben günah işledim tevbe ediyorum. Allaha benim için dua et Ya Nebi” demesi imkansızdır.

    İşte böyle bir durum hasıl olunca ; Kamil,büyük veli zatların tevbe hususunda kişiye rehberlik etmesinde,o velinin o kişi için dua etmesinde,istiğfar dilemesinde bir sakınca yoktur.

    Kadir gecesi hariç diğer tüm kandiller bidat değildir.Nitekim bu ayette sabittir.

    Berat Kandili ;
    ”Apaçık kitab-a andolsun ki, Biz Kur’an-ı mübarek bir gecede indirdik Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir”(Duhan, 44/1-4)
    Ayette geçen, ‘mübarek gece’den maksat; Alimlerin görüşüne göre Berat gecesidir. Kur’ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.

    Yüce Nebi(sav) şöyle buyurdu: “Şâban’ın 15. gecesi(Berat gecesi) geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:

    “İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. “Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
    “Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
    “Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.” (İbni Mâce, İkame, 191.)

    Regaip Kandili ;
    Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.” (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: “Nitekim Regaip kandili Recep ayı içinde bulunmaktadır.

    Nitekim Allah Resulu şöyle buyurdu :
    Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi. (İbn-i Asâkir)

    Diğer kandillere(miraç,mevlid) özel ibadet bulunmamaktadır.Fakat bu gecelerde olağanüstü olaylar yaşandığı için Miraç(Cebrail dahil hiçbir meleğe nasib olmayan zirveyi Yüce Allah ümmeti olduğumuz Sevgili Peygamberimiz(asv) e açıyordu.). Mevlid(Karanlıkların aydınlandığı,Kutlu nebinin doğup olağanüstü haller yaşandığı gündür) Dolayısıyla Asrımızda gafil insanların uyanmasına sebep olan bu güzel günleri hiç olmassa ”bir müslümanı ateşten kurtaralım” düşüncesiyle yaşamak,yaşatmak gerekmektedir.

    Bediüzzaman Hazretleri: “Mi’rac gecesi ikinci bir Kadir gecesi hükmündedir.”11 sözleriyle, bu gecenin Kadir gecesinden sonra en kutsal bir gece olduğunu belirtmişlerdir.

    “Ben mi’racdan daha güzel bir şey görmüş değilim”(Buhari, Salât, 1) diyen Peygamberler Sultanı, mi’rac yüceliklerinden –âdeta bir vefa duygusuyla– geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiştir.

    Mevlid Peygamberimizden (a.s.m.) üç dört asır sonra icad edilen İslâmî bir âdet olmakla birlikte, bid’atın hasene (güzel) kısmına girmektedir. Büyük hadis ve fıkıh âlimi olan İbni Hacer, mevlid merâsiminin meşrûiyeti hakkında şu hadisi zikreder:
    İbni Abbas’ın rivayetine göre, Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Medine’ye hicret ettiklerinde Aşure gününde Yahudilerin oruç tuttuklarını öğrenir. Oruç tutmalarının sebebini sorduğunda Yahudilerden şu cevabı alır:
    “Bu çok büyük bir gündür. Bugünde Allah, Mûsâ ile kavmini kurtardı. Firavun ile kavmini suda boğdu. Mûsâ da buna şükür için oruç tuttu. İşte biz de bugünün orucunu tutuyoruz.”
    “Bunun üzerine Peygamberimiz, ‘Öyleyse biz Mûsâ’ya sizden daha yakın ve evlâyız’ buyurdu. O günden sonra hem kendisi oruç tuttu, hem de tutulması için tavsiyede bulundu.” ( Müslim, Sıyam 127)

    İbni Hacer bu nakilden sonra şöyle der: “Bundan anlaşılıyor ki, böyle bir günde, mevlid gecesinde Allah’a şükretmek tam yerindedir. Fakat mevlid merasiminin Peygamberimizin doğum gününe denk getirilmesi için dikkat etmek gerektir.” (el-Hâvî fi’l-Fetevâ, 1/190.)

    Nitekim Resulullahı 70 kere mana aleminde gördüğü rivayet dilen büyük İmam Suyutî, konuyla ilgili olarak özetle şunları söylemiştir: “İnsanların mevlid-i nebevi için toplanıp Kur’an okumaları, Hz. Peygamber (a.s.m)’in veladetiyle ilgili haberleri/menkıbeleri seslendirmeleri, bu münasebetle yemek tertiplemeleri bida-i hasenedir/güzel bir bidattır. Çünkü, bu toplantılarda Hz. Muhammed (a.s.m)’e karşı büyük bir tazim, bir saygı, onun dünyaya teşriflerinden ötürü büyük bir sevinç söz konusudur. Bu ise, sahibine büyük bir sevap kazındırır.” (bk. Suyutî, el-Havî li’l-fetavî, 1/272-şamile).

    Değerli Kardeşim;
    Videonun tamamını inceledik.Son olarakta son kısımlarda geçen cemaatle tesbih konusunu anlatmaya çalışacağız.Elbette Hz.Peygamber döneminde böyle bir uygulama yoktu.Sonraları insanlarda ihmal ve unutkanlıklar başladığı görülünce bugünkü cemaatli tesbihatın camilerde başlatıldığı anlaşılmaktadır.

    Şunu belirtmek gerekir ki ; Namaz tesbihatını tek başına yapmak mümkün olduğu gibi, cemaat halinde îfa etmek de mümkündür.Cemaatle yapınca günahtır diye bir kural yoktur.

    Nitekim Resul-i Ekrem Efendimiz toplu halde yapılan zikir, duâ ve ibadetleri her seferinde teşvik etmiş; Sahabîlerini toplu halde sohbet eder, zikreder ve ibadet eder halde görürse memnun olmuş ve onlara bazı müjdeler vermiştir.Görüldüğü gibi, Peygamber Efendimiz, namazdan sonra olmasa bile, herhangi bir vesileyle bir araya gelip zikir ve tesbihle meşgul olan mü’minleri bile medhetmiştir.(Müslim, Zikir: 40.)

    Her ne kadar namaz tesbihatı Peygamberimizin (a.s.m.) zamanında cemaat halinde toplu olarak yapılmamış olsa dahi, daha sonraki müçtehid imamlar zamanından itibaren her namaz kılanın rahatlıkla yapabilmesi ve zikrin sevabından mahrum kalmaması için cemaat halinde yapılmasının daha faydalı olacağı esas olarak benimsenmiştir.

    Diğer bir hususta videoda bahsettiği hadis meali şöyledir:
    “İşte onlar da abdestten dolayı böyle sakar ve sekir gelecekler. Ben havuza onlardan önce varacağım. Dikkat edin ki, bir takım adamlar benim havuzumun başından kayıp develerin kovulduğu gibi kovulacaklar. Ben onlara: Hey, beri gelin! diye nida edeceğim. Bunun üzerine bana onlar senden sonra hakikaten dinde bidatler yaptılar, denilecek, ben de ‘(öyleyse) uzak olsunlar! Uzak olsunlar!’ diyeceğim.” buyurdu. (Müslim, Taharet, 38-39)

    İbnu Abdilberr: “Havuzdan kovulacak olanların, Hariciler, Rafıziler ve diğer ehli bidat ile dinde bidat çıkaranlar, zulümde ileri gidenler, haksız yere mal yiyenler, büyük günahları açıkça işleyenlerdir” der. (bk. İbrahim Canan Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, 134/516)

    Ayrıca hadiste geçenlerin cehenneme gidecekleri kesin değildir. Günahları kusurları sebebiyle Havzın yanından kovulmuş olsalar da, Allah’ın rahmetine mahzar olarak cennete girmeleri de muhtemeldir.

  3. seher Says:

    cahide hanım s.a kandil gecelerinde nafile namaz kılmanın faziletini ruhul beyan tefsirinden bakabilirsiniz diye aytrıntılı yorum yazmıştım iki defa fakat yayınlanmadı ben bu mevzuda malumatınız olmadığı için böyle düşündüğünüzü zan etmiştim ancak iki yazımda yayınlanmayınca istemeyerekte olsa kasıtmı var sorusu aklıma geldi.szinle pek çok mevzuda hemfikirim çokta beğenerek takip ediyorum ve çevremede tavsiye ediyorum vazifem icabı pek çok kişiye hitap ediyorum.sizi tavsiye ederken yemek tariflerinizi haram ve helale hasasiyetiniz ile tavsiye etmiştim yazılarınızın tamamını okumamıştım tavsiye ettiklerim benden daha ayrıntılı okumuşlar tarikatın hepsini red etmeniz ve bu kandil geceleerinde namaz mevzu beni hayal kırıklığına uğrattı daha doğrusu benim farklı yorumuma cevap vermemeniz..vaktiniz yoktur cevap veremeyebilirsiniz en azından yayınlayabilirdiniz benimde maksadım doğru bildiğim bir mevzuda ALLAH RIZASI İÇİN insanları bilgilendiirmekti neyse ben elimden geleni yaptım.

  4. seher Says:

    yorumlarım yayınlanmıyormu,benmi bulamıyorum?

  5. Cahide Says:

    Korkuyorum birgün derdinden çatlayacaksın. Yazma artık Allah aşkına, Rabbim sana doğru yolu göstersin canım kardeşim

  6. ilknur.01 Says:

    selamunaleyküm. Allah razı olsun abla .duvak mevlidine gittim.gelir gelmez açtım belki cevap yazmışsındır diye.orda önce evlilikle ilgili konuyu, peygamberimizin hadisleriyle anlatmaya çalıştım. sonra da kur’an okuyup dua ile kapattık.lokum dağıttılar yedik. tam kalkacak tık ki, görümce olan kişi 2 tane oklava getirdi.bir tarafa kız bir tarafa oğlan çocuğu tutturup.duvağı açtırdı.çocuklara üstündekileri çıkarttırıp gelinin kucağına,oda kayınvalidesinin kucağına, oda yatak odasına götürdü. oklavayı da eline aldı. kırma! bu yaptığınız yanlış hazır oklavaya yazık dedim. kadının da içi gitti en iyi oklavamı kırdın diye.o şaka etti tabi….
    bizim kur’an kursu hocası da yaptırıyor bu şekilde .örf-adettir, bir şey olmaz dedi.baktım kadın kendini çok bilgili zannediyor.
    sadece seyrettim.yapılana hep beraber güldük.komedi gibi……
    sonra dedim bu oklava meselesinide araştıracağım, yarın okuttuğum kişiler benden cevap bekliyor.
    neyse ablacığım.Allah’a emanet ol.

  7. ilknur.01 Says:

    Esselamünaleyküm.cahide ablacığım. 15 gündür giremiyordum ailecek sıradan hastalık.misafir. sürekli kitap okuma felan derken.maşallah çok ilrlemişsiniz.bir girdim 2 sattir okuyorum ancak buraya kadar geldim.benim kafamı karıştıran konuya el atmışsınız.bizim komşunun oğlu kız kaçırdı.bu gece sabaha kadar çalgılı düğün yaptılar.uyuyamadığımız bir yana.şimdide duak mevlüdü için çağrıyorlar. bende sadece kuran okuyup birazda evlilikle ilgili konu OKUYACAĞIM.bu duvak mevlidide biattır değil mi?. ablacığım okadar yanlışımız varki …….
    bu tarikata mensup arkadaşları, sayılarla tesbih çekienleri uyarmam mı lazım.
    bana bir savan verim sağlığımda hatim indir diyenlerde oldu.bende sana bir harf öğreteyim kendin kendine oku dedim.
    bir de eğer zamanın olursa doğru bilinipte yanlış yapılan bidatlar nelerdir? bu şekilde bir yazı yayınlaya bilir misin.sana zahmet olmazsa.internetten araştırıyorum ama kesin olduğunu bilmediğim için insanlara anlatamıyorum.
    ŞİMDİYE KADAR YAZDIĞIN YAZILARA TÜM İÇTENLİKLE KATILIYORUM.Allah senden razı olsun.
    diğer arkadaşlarada slm ve dua ile.

    • Cahide Says:

      Aleykum selam canım
      çok geçmiş olsun. Rabbim şifasız dertler vermesin.
      Duvak mevlidi veya mevlit gibi bir şey dinimizde yok canım.
      Bidatlere, hurafelere karışmamış bir tarikat varsa ona girilebilir bunda mahsur yok elbette. Ama
      öyle bir tarikat var mı ben bilmiyorum.Allah bilir
      Aşağıdaki sitede bidatler çok güzel işlenmiş.

      http://www.rahmet.org/index2.php

      Bu yazıları da okuyabilirsin.
      http://www.islam-tr.net/atalar-dini/13799-tarikat-mi-sakin-ha-mekale.html

      http://www.islam-tr.net/tevhid/12046-kandil-geceleri-bidatci-niceleri-kitap.html

      Huzeyfe b. el-Yamân’ın rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte: “ALLAH bid’at sahibinin orucunu, namazını, sadakasını, haccını, umresini, cihadını, sarfını (maddi yardımını), şehadetini kabul etmez. O, kılın yağdan çıktığı gibi İslâm’dan çıkar. ” (İbn Mace, Mukaddime, 7/49).

      Bu ikaz karşısında müslümanların dikkatli davranacakları ve bid’atın ne olduğunu araştıracakları muhakkaktır. Abdullah b. Abbâs (r.a.)’dan rivâyet edilen bir hadiste şöyle buyrulur: “ALLAH, bid’at sahibinin amelini, bid’atından vazgeçinceye kadar kabul etmez.” (İbn Mâce, Mukaddime, /50).

  8. esma Says:

    hayırlı gunler Cahıde hanım…hanım sahabeler muayyen gunlerınde nasıl ıbadet ederlerdı acaba?neler yaparlardı?bılgınız varsa paylaşır mısınız?ya da bır kaynak onerır mısınız?

  9. hülya Says:

    videoyu çok beğendim. paylaştığınız için teşekkür ederim. çok açık ve net.
    Hülya

  10. Giyasettin-Abuşak Says:

    eyvallah ablam allah senden razi olsun

  11. canifs Says:

    olulere kuran okumak yok, tesbih yok diyenler, vasiyet edin benden sonra arkamda kalanlar,benim icin hic bir sey okuyup gondermesin..Rabbim insaAllah hepimizi arka arkaya agir imtihanlarla imtihan eylemesin..
    sevgiler
    n.s

  12. rümeysa Says:

    Amelinizde rıza-yı İlahi olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul etikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara kabul ettirir. Onları da razı eder.”

  13. havva Says:

    Hz Peygamber veda hutbesinde size Allah ın kitabını ve sünnetimi bırakıyorum demiş.biz ne yapıyoruz aldık elimize ilmihalleri abuk sabuk kitapları ,tarikatleri şeyhleri onlara kanıyoruz.kim ne yapıyor kimin başı kapalı kim açık.başkalrının iyilikleri ile övünür oldukAllah bize acısın..Allah bize hidayet etsin

  14. nergiz Says:

    sevgili cahide kardeşim uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konuydu bu Rabbime şükürler olsun bu arayış içindeyken tesadüf sizin sitenizle tanıştm videoyu ve yazılarınızı okuduktan sonra içim rahatladı çünkü sohpetlere gittiğimde sünnette ve Kar´anda olmayan şeyleri yapmak istemediğimde vicdanım beni rahat bırakmıyodu hocanın anlattıklarından dolayı….şimdi doğruyu öğrendim içim çok rahat Allah sizden razı olsun…..videoyu ve sitenizi arkadaşlarıma tavsiye edicem dilerim benim gibi doğruları öğrenerek yaşamayı isteyen herkese ışık olur….Allaha emanet olun kardeşim

  15. Hak Yolcusu Says:

    Allah rizasi icin bu mesaji yayinlayin…
    Islami hukumlerin cikarildigi kaynaklar 4 tanedir;; 1:Kitap, 2: Sunnet, 3: Icma-i Ummet, 4: Kiyas-i Fukaha…

    Edille-i şer’iyye, dînî ve şer’î hükümlerin çıkarıldığı ve dayandıkları kaynaklardır ki, bunlar da dörttür:

    Kitap: Kur’an-ı Kerîm.
    Sünnet: Peygamberimizin mübârek sözleri, işle-dikleri ve başkaları tarafından yapılan işlerde o işi tasvip mâhiyetindeki sükûtlarıdır.
    İcmâ-ı ümmet: Bir asırda, Ümmet-i Muhammed’in müctehidlerinin bir mesele hakkında ittifak etmeleridir.
    Kıyâs-ı Fukahâ: Bir hâdisenin kitap, ve icmâ-ı ümmetle sâbit olan hükmünü; aynı illete, aynı sebebe ve aynı hikmete dayandırarak o hâdisenin tam benzerinde de isbat etmekten ibârettir.
    İctihad: Şer’î hükmü, şer’î delîlinden çıkarma hususunda olanca ilmî kuvvetini sarfetmektir.

    Müctehid: Herhangi bir şer’î hükmü âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerden çıkaran, kıyas yapabilen büyük âlimdir. Müctehid olabilmek için, bütün islâmî ilimlere vakıf olduktan sonra mevhibe-i ilâhî (Allâh vergisi) olan ledünnî ilme de mazhar olmak lâzımdır.
    Allah yar ve yardimcimiz olsun

  16. yasemin Says:

    cahide abla bu hocanin baska türkce alt yazili videolarini biliyormusun?

    • Cahide Says:

      Yok canım başkasını görmedim ama, bu kişi özel olarak program yapıyormuş sanırım. Adını google da arayıp bakmak lazım.

  17. emine Says:

    benim mesajımı neden sildin gerçekci olun lütfen ,işinize gelmeyeni hemen sil,daha şer i delilleri bilmiyon,şeriat tek kur an ve sünnetmi.CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ zamanın nasreddin hocasıdır.

  18. yasemin Says:

    Allah razi olsun cahide abla,Rabbim bizleri yalnisa düsmekten korusun 72 firkanin icinden cennete gireceklerden eyleisn ins

  19. yasemin Says:

    cahide abla su tefsirler güvenilirmi bir bilgin varmi,birde üstte güvendigin hadis kitaplarindan bahsetmissin yazarmisin hangi kitaplar bunlar

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=596568
    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=53529

    bu su hadis kitaplri var
    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=571672

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=586945
    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=125307

    suan kenidmi okadar kötü hissediyorumki kelimelre anlatmam mümkün degil kendimi koskoca bir boslukta hissediyorum :((

    • Cahide Says:

      Kitapların hepsini rahatlıkla alıp okuyabilirsin canım. Kendini bu kadar sıkmana ve üzmene gerek yok. Rabbimiz çok merhametlidir. Gayretini boşa çıkarmaz buna inanıyorum.

  20. Şenay Says:

    Cahide Hanım Video paylaşım için teşekkürler. Sonuna kadar izledim, çok faydalı oldu benim için. Sizden bir konuda yardım istiyorum, beni bilgilendirirseniz sevinirim.Benim sorum vakit namazlarımızla ilgili.Bir hocadan dinlediğime göre vakit namazlarını kılarken sünnet olanları terketmeyin, sünnetini ve farzını birlikte kılın, sünneti terketmek günahtır demişti. Ki bende elimden geldiği kadar vakit namazlarımı sünneti ve farzı birlikte kılıyorum. Ama bir başka hocadan dinlediğime göre de Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sünnet olan namazları cemaatle birlikte kılmamıştır. Onun için farz namazlarınızı kılın. Sünnet isteyen kılar ama mesela öğle namazında farz dört rekattir. Siz sünneti ile birlikte 10 rekate çıkarıyorsunuz.Dinde kolaylık vardır, zorlaştırıyorsunuz diyor. Bu konuda ne olur doğrusunu öğretiniz, yada bana tam öğrenebileceğim bir kaynak gösteriniz Şimdiden teşekkürler.

    • Cahide Says:

      Şenaycığım farz olan namazlar zaten belli. Onların terki zaten olamaz. Sünnetler mecburi değil ama bazı sünnetler var ki, bunların terkedilmemesi lazım. Çünkü Peygamberimizde terketmemişti.

      Sabah ve öğle namazlarının sünnetleri müekked sünnet olduğundan terketmemek gerekir. Terkedilirse günah olmasa da büyük sevab kaybıdır. Sebebsiz yere terketmek Peygamberimizin şefaatinden mahrum kalmaya sebeb olabilir. Namazlara bağlı olan müekked sünnetleri şu şekilde sıralayabiliriz:

      1. Sabah namazının farzından önce kılınan iki rekatlık sünnet: Bu namaz en kuvvetli bir sünnettir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Sizi atlar kovalasa da sabah namazının iki rekat sünnetini terketmeyin” (Ahmed b. Hanbel, II, 405). “Sabah namazının iki rekatı sünneti dünyadan ve dünyada bulunan herşeyden daha hayırlıdır” (Müslim, Misâfirîn, 96, 97; Tirmizî, Salât, 190). Hz. Âişe şöyle demiştir: “Hz. Peygamber, sabah namazının iki rekatı gibi başka hiç bir nâfile namaza devam etmemiştir” (Buhâri, Teheccüd, 27; Müslim, Misâfirîn, 94; Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 2; Ahmed b. Hanbel, VI, 43, 54, 170).

      Başka bir sünnet kaza edilmezken, yukarıdaki hadisler sebebiyle, sabah namazını kılamayan kişi aynı gün zevalden önce onu kaza ederken sünnetini de birlikte kılar. Diğer yandan ikinci rekatta bile imama yetişebileceğini anlayan kimse önce sünneti kılar, daha sonra imama uyar.

      2. Öğle veya cuma namazından önce kılınan dört rekat namaz. Hz. Âişe şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.s) öğleden önce dört, sabah namazından önce de iki rekat namaz kılmayı terketmezdi” (Nesâî, Kıyâmü’l-Leyl, 56).

      Yani sünnetleri terketmek günah olmaz ama bizim bu sünnetlere çok ihtiyacımız var. Ahiret gününde farzlarda yaptığımız eksikler nafilelerle tamamlanacak. Sonra sünnetleri eda etmemiz Pegamberimize olan sevgimizin bir göstergesidir.

  21. suzan Says:

    Cahide hnm bidatlar konusunda yazdıklarınıza bende katiliyorum.Boyle seyler sonradan icad dedigimizde sozde bile bizden daha musluman olanlarin tepkisine maruz kaliyoruz kucumseniyoruz.Bakin bilmeyen ne kadar insan varmis iyi oldu yazdiginiz
    gercekten.

  22. elif zeynep abdullah Says:

    hülya kardeşim benim yazdığım cümleler bizzat kendi sesinden videoda gösteriliyor linklere bakarsanıız, kimseyle uğraşmak hiç hoşuma gitmez davamın büyüklüğü yanında ne kadar zavallı uğraşlar kalır sadece samimiyetle sorgusuz inanan kardeşlerim ve tüm mü’ min kardeşlerim adına üzüldüğüm için vicdan borcum olarak görüyorum uyarmayı, Kur’an ve hadisten aktardıkları veya çelişmeyen doğru sözlere hiçbir diyecek sözümüz olmaz, ama yanlışa doğru demenin yada doğru göstermenin de sorumluluğu vardır takdir ederseniz. Rabbim bu zor zamanda hepimizin yardımcısı olsun, hakikatleri kalbimize duyursun, ilmimizi ( ki en cahili benim içinizde belki , zaten kağıttan diploma da , belge de sertifika da yok ) , irademizi, imkanlarımızı dosdoğru yolunda kullanmamızı nasip etsin. ……..

    • hülya Says:

      elif zeynep, beni yanlış anlamışsın. benim bu işlere aklım ermez. kendimi, bir tarikata yada bir cemaate mensup olacak kapasitede görmüyorum. bizde bilgili insanlar değiliz. yüzlerce kitapta okusam, yıllarımı öğrenmeye adasam, yine biliyorum diyemem.
      seninde dediğin gibi, Rabbim doğru yolundan ayırmasın canım.

  23. yasemin Says:

    …………………………..

  24. gül Says:

    cahide abla gerçk ten hergn bir kere dinlemek lazım sıkılmaz insan ezberlemek lazım bn şimdi her gn 1000 selavat çekiryorum kutlu dogm hafta sı için diye başlamış tım dvm etmelimiyim?

    • Cahide Says:

      Bu niyetle başlamışsan bırak canım. Çünkü böyle bir kutlamanın dinimizde yeri yok. Sen kendin istediğin kadar salavat çek. Ve bunu her zaman yap.belli günlere tahsis etme

  25. gulcan Says:

    birde sunu soylemeden gecemeyecegim tarikat ehli hadislere sunnetlere cok onem verir yasantisinda supheli gordugu seyleri takvayi gozeterek geri durur

    • gıdacı Says:

      KArdeşim doğru diyorsun, zaten Gerçek tarikat ehli ne Hadis-i Şeriften ne Kur’an-ı Kerimden Zerre şaşmaz. Tarikatin Özü Hak yolda Kur’an ve sünnetin ışığında ilerleyerek Allah’a ulaşmaktır. şayet En ufak bir İhmal olursa o yolu değiştirmek yada terketmek gerktir.

  26. gulcan Says:

    kisi bilmediginin dusmanidir derler maalesef muslumanim diyende zikir deyince durakliyor sanki kotu birseymis gibi geliyor bilmiyorki zikir in ne oldugunu tum kalbinle Allah demek Lailahe illallah demek veya estagfirullah demek ustelik bunlarin herhangi bir sayisida yok istedigin kadar soyle biz ler zikir meclislerin nasil oldugunu biliyoruz elhamdulillah on yargiyla davrananlara sozum biraz arastirin lutfen Allaha emanetiniz

  27. gulcan Says:

    zikir meclisi diyince sen oyle anliyon benim guzel kardesim ben herhafta olmasada arasira camiye giderim kadinlar ayri erkekler ayri aksam namazini eda ettikten sonra yasin tebareke vesayre okuruz peygamner efendimizin hayatindan hadisler isiginda kitaplar okunur sonra isteyen halka kurup esmaul husna dan zikir kelimeleri ornek Allah Lailahe illallah vesayre senin dedigin gibi elde tedbihle degil kendinden gecme gibi degil oyle taskinliklar dinimizde olmayan birsey zaten ama zikirde onemli olan sirf agzinla degil kalpten gelen birsefkle zikiri yapmak tum ibadetlerimizde olmadi gerektigi gibi

    simdi tekrar arastirdim Ramuz el Ehadis (hadisler deryasi)
    ordada suhadis var bir kimse ana babasinin veya birinin kabrini her cuma ziyaret eder ve otada yasin olursa Allah ona Yasinin her harfi miktarinca magfiret eder.
    Rabbim en dogrusunu bilir muhabbetle

  28. Fatma Yil. Says:

    Selamu aleykum… MasaALLAH ablacim sana ne kadar guzel dile getirmissin icinde bulundugumuz bu durumu. Videoda herseyi cok net bir sekilde anlatiyo bi soze gerek kalmiyor. Yarasi olan sahislar hemen saldiriya gecmis anlasilan bazi yorumlar bunu gosteriyor. Gercegi gormek istemeyene sen ne yaparsan yap farketmez ama burada dogruyu ogrenmeye ac kalmis kullar cok o yuzden sen yuregini ferah tut. oldukten sonra okunan 7si 40ki gunlerini vazgecirmek o kadar zorki, oyle kaliplasmiski. bende cozum olarak aileme vasiyet edicem arkamdam bu sekilde yapmayin diye belki bu sekilde engellemis olurum diye dusunuyorum.Cunku ne kadar dogrulari anlatsakta bazen insanlara bunlari uygulatmak cok zor. Bidatlar konusunda bende sunu paylasmak istiyorum;

    KUR’AN OKUDUKTAN SONRA YADA DINLEDIKTEN SONRA SADAKALLAH’UL AZIM DEMEK BIDATTIR…
    Kur’an okuyan kimseler bu sozu su ayete dayanarak soylamislerdir; Deki: “ALLAH dogru soyledi.” (Ali imran, 95) Ve insanlarda bu davranistan hoslanmislardir.Ancak bu hoslanma reddedilmesi gereken bir durumdur. cunku eger gercekten guzel bir davraniz olsaydi Peygamber(s.a.v), sahabeler ve tabii bunu soylemeyi ihmal etmezlerdi. Bu ayet; De ki: “ALLAH dogru soyledi.” (Ali imran,95) ALLAH(CC) eger bunu soylemeyi emretseydi peygamberimiz bize ogretirdi.ALLAH’U Teala soyle buyurmaktadir; “Oyleyse Kur’an okudugun zaman, kovulmus seytandan ALLAH’a sigin.”(Nahl,98)

  29. faesko Says:

    Cahide abla, böyle konulara değindiğin için Allah razı olsun. O videoyu çok önceden ben de izlemiştim ve oldukça etkilenmiştim.
    Şimdi yazacaklarım muhalefet amacıyla değil.
    Ölülere Yasin okuma konusunu Kur’an mealinde görmüştüm o yüzden araştırma gereği duymadım ama şimdi sen yazınca; İmam Nesai’nin Efendimizin dilinden dualar ve zikirler kitabına baktım. Ölüye ne okurdu diye bir bölüm var. Aynen alıntılıyorum:
    1074-Ma’kil bin Yesar radiyallahu anh’dan:
    Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Ölülerinize Yasin okuyun.”
    1075- Ma’kil bin Yesar radiyallahu anh’dan:
    Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Yasin, Kur’an’ın kalbidir. Allah’ı ve ahiret yurdunu isteyen herhangi bir insan bunu okursa mutlaka bağışlanır. Ölülerinize Yasin okuyun!”

    Bu hadislerin kaynağı için de kitabın son bölümüne baktım orada yazanları da aynen alıntılıyorum:

    1074. Bu hadisi Ahmed (V,26), Ebu Davud (No.3121), İbn Mace (No. 1448), İbn Hibban (No.720), el-Hakim (I,565) tahric etmiştir. Hadis illetlidir. İbn Hacer, “garib hadistir” demiştir(Telhisu’l- HabirII,104).

    1075. Bu uzun bir hadisin bir bölümüdür. Bu hadisi Ahmed (V,26) tahric etmiştir.

    M. İsmail Fındıklı’nın Faziletleriyle sureler ve dualar kitabında da Yasin Suresi bölümünde yazanları aynen alıntılıyorum:

    Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: ” Ölüleriniz için Yasin-i Şerif okuyun.”1

    Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ölmek üzere olanlarınıza Yasin okuyunuz.”2

    Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kim Cuma Günü anne ve babasının veya onlardan birisinin kabrini ziyaret eder ve orada Yasin okursa günahları bağışlanır.”3

    1Ebu Davud, Cenaiz, 3

    2Ebu Davud, Cenaiz, 20; İbni Mace, Cenaiz, 4; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/26, 27;Suyuti, Cami’ussağir,2/67,no.1344

    el-Menhel yazarı Hattab es-Subki(Rahimehullah), ölüm anında hastanın yanında Yasin süresinin okunmasıyla ilgili hikmet olarak şöyle der:”Hasta, o esnada kuvvetten düşer, gönül Allah’a yönelir. Yasin suresi oun yanında okununca kalbi kuvvetlenir. Dine inancı şiddetlenir ve o sürede anlatılan kıyamet hallerini duymaktan hoşlanır.”

    Tıybi (Rahimehullah) bu konuda şöyle der: “Yasin suresinde iman esasları, din temelleri, imana davet, geçmiş ümmetlerin halleri, kaderin isbatı, kulların fillerinin llah’a dayandığı, Allah’ın varlığı ve birliğinin isbatı, kıyametin alametleri, öldükten sonra dirilme, ahiretteki hesap, ceza gibi gerçekler beyan edilmektedir. Bu nedenle hastanın başında okunmsı meşru kılınmıştır.”

    3Suyuti, Cami’ussağir, &/141, No:8717ibni Abidin

    Hanefi mezhebinin tercih edilen kavline göre Kur’an okumak müstehabdır. “Dürrul-Muhtar” adlı eserin sahibi (Rahimehullah) da bu sözle ilgili olarak Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurmuştur: “Kabristana giren kimse oradaki ölülerin üzerin Yasin Suresini okursa, Allahu Teala okunan Yasin hürmetine onların azabını hafifletir. Okuyan kimseye de harfleri adedince ecir verilir.”

    el-Lübab şerhinde de şöyle denilir: Kabir ziyaret eden kişi, Fatiha, Bakara suresinin ilk beş ayetini, Ayetül-Kürsi’yi, Amener-Rasulü, Yasin, Mülk, Tekasür, sürelerini ve oniki, onbir, yedi veya üç defa İhlas suresini okur; sonr:”Allah’ım! Şu okuduğumun sevabını falana veya şunlara ulaştır” diye dua eder, denilmiştir.

     

    Benim kafam karıştı Cahide abla. Bu kadar hadis varken neden bid’at olsun ki?

  30. gulcan Says:

    o hadisleri interneten yazmadim kaynakcRiyazus salihin Buhari ve Muslim

    • Cahide Says:

      Gülcancığım yalnız zikir meclisleri demek hu çekilip insanların kendilerini yerlere attığı meclisler değil. Allah’ın anıldığı, islamın konuşulduğu yerler zikir meclisleridir. Biz zikir deyince hep elde tesbih toplu çekilen zikirleri anlıyoruz. Oysaki bu çok yanlış

  31. NNÇ Says:

    ben bu videoyu izleyince üstümden sanki çok büyük bir yük kalkmış,kuş gibi hafiflemiş hissettim.niye bilmiyorum.ama insan hiçte zor değil bende başarabilirim diye düşünüyor.adam ne güzel anlatıyor.ne kadar sade,basit,anlaşılır.

  32. zerdali mişmiş Says:

    CAHİDE canım bacım benim..yine birilerinin yarasına basmışken,birilerinin de nasırına basmışsın..sen üzücü yazıları boşver canım..inan senin sıratı müstakim üzere olduğuna kalpten inanan birçok kardeşin var arkanda..bidatlar konusunda çok haklısın..kardeşim bir hadisin sahih olması için o hadisin kuranla örtüşmesi lazım..madem peygamberimiz yaşayan bir kurandı o zaman onun sözleri kuranın kendisiydi.kurana ters bir hadis duyduysanız o hadisi eleyiniz,çünkü resul asla kendi nefsinden konuşmaz..iyiki ocu bucu değilim,rabbimin verdiği akıl,akledin ve anlayın dediği kitabı ve yaşayan canlı kuran örneği peygamberi yeter..fazlasını arayan varsın arasın,bize bunlar yeter,ve böyle düşünen şahsiyetli insanlar yeter..

  33. melike Says:

    ………………………..

    • Cahide Says:

      Kişi kendi kendisine istediği kadar Kur’an okuyup, hadiste geçen zikirleri söyleyebilir. Bunda hiç bir sınırlama yok. Örneğin: subhahallahi ve bi hamdihi birde uzunu var,Subhanallahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela guvvete illabillahil aliyyil azim, kelime-i şehadet, kelime-i tevhid, estağfurullah gibi zikirler söylenebilir. Dilin boş durması veya malayani konuşulmasındansa böyle zikirlerin çekilmesi elbette doğru olandır.Ama anlamından habersiz, gafilce söylenen sözler bir mana taşımıyor diye biliyorum.

  34. Ravza Says:

    birde dikkatimi çekti bazı cemaat mensublarına bakıp pes demenizi normal karşılıyorum.ama inanın tasavvufun özü bambaşkadir.tasavvuf asla kendinden olmayanı bidat ehli ilan etmek değildir.

  35. gulcan Says:

    zSevgili peygamberimiz soyle buyurmusturAllahin rizasini ve ahiret gununu arzu ederek Yasin suresini okuyan hic kimse yokturki Allah onu affetmesin onu olulerinize okuyunuz.

    herhangi bir olunun basucunda Yasin okunursa Allah ona derhal kolaylik verir. bu hadisi serifte gecen olunun basucunda kelimesine degisik sekillerde anlam verilmis bazilari olum anindayken bazilarida olunun kabri basinda Yasin okumak diye yorumlamis
    Birgun Enes(R,a) sevgili peygamberimize Ey Allahin Resulu biz olulerimiz icin sadaka veriyor hac ediyor ve dua ediyoruz bu onlara ulasirmi? Allahin Resulu evet ulasir onunla sevinir nasil biriniz kendisine hediye edilen bir tabak yemege sevinirse.

    baska bir hadisi serifte herkim anne vebabasinin veya bunlardan birisini
    n her cuma kabrini ziyaret eder ve basucunda Yasin suresini okursa her harfinin sayisinca ona magfiret olunur Akli selim insan biraz dusunur oluye yasin okunmaz sozu nu bu hadisler isiginda

    • Cahide Says:

      Gülcan kardeşim, internette her hadis diye gördüğün hadis olmayabilir kardeşim. O kadar çok zayıf ve uydurma hadis varki, ben bir kaç hadis kitabı dışında hiçbirine güvenemiyorum. Allah en doğrusunu bilir

  36. Ravza Says:

    kuran ve sünneti anlamak için bile başkalarının tercümelerine muhtaçken nasıl bu kadar kendinizden emin konuşuyorsunuz şaşırıyorum.birde sadece sizi alkışlayanların mesajlari yayınlaniyor sanırım.siz cevhere bakıp içindeki özü göremeden taş bu sadece taş diyorsunuz.ne diyim kardeşim istediğiniz gibi inanın.sadece ummetin vebalini almayın.ama hani aklınıza tarikatlerle ilgili bir soru takilirsa da msn im yukarıda.belki birşeyleri atlıyorsnzdur…

  37. gulcan Says:

    Muslim ‘in ebu hureyre(r.a)den rivayetinde Resuli Ekrem soyle buyurmustur:suphesiz Allahu Tealanin hafazadan baska melekleri vardirki bunlar zikir meclisllerini arastirirlar bu zikir meclislerini bulduklari zaman zikredenlerle beraber otururlar bunlardan bazilari bazilarina zikir meclisine gelmeylerini isaret ederler oyleki meleklerzikredenlerle dunyasemasinin aralarini doldururlar Ehli zikir dagildiklarinda melekler yedi kat semaya cikarlar peygamber efendimiz buyurfuki Allahu Teala zikredenlerin hallerini meleklerden daha iyi bildigi halde nereden geldiniz diye sorar meleklerde yeryuzundeki kullarinin yanindan geldik onlar seni tesbih ediyorlar seni tehlil efiyorlar(Lailahe illallah)diyorlar senden dileklerde bulunuyorlar derler.AllahuTeala:benden ne istiyorlar ?
    cennetini
    cennetimi gormuslermidir?
    hayir yarabbi gormediler
    cenneti gorseler ne yaparlar
    senden aman bagislanma dilerler
    benden hangi seyden aman diliyorlar
    atesinden yaRabbi
    atesimi gormusler midir
    hayir gormediler atesimi
    gorseler ne yaparlar
    senden af ve magfiret dilerler
    bunun uzerine Cenabi Hak
    beni zikredenleri affettim onlara dileklerini verdim ve onlari korktuklarindan emin kildim buyurdu
    Peygamber efendimiz buyurduki:melekler ya Rabbi zikir meclisinde bulunan falan kul cok gunahkardir sahsi bir maksat icin oradan gecerken ehli zikir ile oturmustur ihlasla zikretmis degildir dediler bunun uzerone cenabi hak onuda affettim onlar oyle mesut bir topluluktur ki onun feyiz ve bereketleriyle meclislerinde bulunan saki olmaz sevaptan mahrum kalmaz buyurdu
    iste camilerde toplanmanin topluca ibadet ve zikir etmenin biat mi oldugunu siz sorgulayin
    dilin zikri Allahin isimlerini anmak dua etmek Kurani Kerim okumak
    kalbin zikri Allahi gonulden anmak onun varligina ve azametine delalet eden seyleri dusunmek
    bedenin zikri vucuttaki organlarin her birinin Allahin kendilerine verdigi goervleri yapip yasaklardan kacinmalaridir
    zikrin hem kalp hem beden ile olmasi en makbuldur

  38. sevdenur Says:

    s.a. cahide abla videoyu izleyemiyorm kota bitiriyo ama bidatleer hakkındaki düşüncenize saygım var eve fotogrf koyma konusunda da katılıyorm eve suret koymak,içki kullanmak,evde köpek beslemek,ebeveyne asi olmak,misafiri geri kovmak bu durumlarda meleklerin evlerimize girmediğini biliyrm.lakin bi tarikat konunda ayrışıyorz biz 10-15 kişilik gruplar halinde ihvan kardeşlerimiz ve katılmak isteyen kardeşlerimizle sohbetler yapıyorz Resulullah Efendimizin hayatından,üstadımızın kitaplarından,bidatlerden,ölüm tefekküründen konular işleyip son olarak çay ikramıyla bitiriyorz.uygun olmayan bişey mi yapıyoruz?evet üstadımızın kitaplarını okuyorz yazının bitiminde dipnotları var herbiri ayet ve hadislere dayalı söylediklerinin o yüzden hiç bi şekilde itirazımız olmuyor elhamdülillah.Tarikat doğru yaşama biçimi diye düşünüyorm.büyüklerimiz bizlere ayetlerin,hadislerin,açıklamalarından, geçmiş peygamberlerin hayatlarından anlatıp yaşantımıza buna göre şekil vermemizi istiyorlar bu yanlışmı?

    • sevdenur Says:

      yanlış mı:?

      • hülya Says:

        ya bir kerede şu işin içine tarikat karıştırmayın be kardeşim. tarikat ehli olmak o kadar basit birşey değildir. bu konuyu çok araştırırsanız bunun ne kadar büyük ve ciddi bir konu olduğunu anlarsınız. eskiden tarikat ehli olmak çok zor birşeymiş. kolay kolay herkes o makama eremezmiş. tarikat ehli olanlara çok ayrı bir saygı duyulurmuş. bu iş okadar basit değil. gidip bir tarikat seçeyim, bende ona tabi olayım diye birşey yok. bu okadar da basite indirgenecek bir konu değil. ama malesef artık günümüzde öyle oldu. ve insanlar partiye üye olur gibi gidip tarikat üyesi oluyorlar. gerçekten Allah için birşeyler yapmaya çalışanlarda var ama sapık cemaatlerde çok. çok dikkatli olmak lazım. cahide kötü birşey demiyor. sadece, ben tarikatlere karşı değilim, ama bu devirde malesef iş artık tamamen gruplaşmaya ve maddiyata dönmüş vaziyette, o açıdan sırf Allah için birşeyler yapılmıyor. bu yüzden de ahir zamandayız ve sadece kur an ın ve hadislerin doğrultusunda hareket etmek lazım. çünkü hiç değişmeyen yalnız onlardır, diyor. ve bende ona katılıyorum..

        • sevdenur Says:

          yanlış anlamayın cahide hanıma kesinlikle katılıyorum ama tarikatında müşidin de hakikisi var sizi bilmiyorm ama benim bulunduğum çevrede kesinlikle var demek istedigim yaşın yanında kuruyu da yakmayın bilğilendirin ki sapıtmış, bidatlerle kişiye göre fetva vern kişilerden kaçınmamaız gerektiğini yazın ama biraz daha bu konulara hassas yaklaşın lütfenn

          • hülya Says:

            seni kesinlikle yanlış anlamadım sevdenur. söylediklerindede çok haklısın.bende zaten kurunun yanında yaşta yansın istemiyorum. yorumumdada belirtmiştim, gerçekten Allah için birşeyler yapanlar var, diye. benim eşim ve eşimin ailesi de tarikata tabi kişiler. ben kesinlikle karşı değilim. sadece çok dikkatli olmak lazım dedim. sende beni yanlış anlama kardeşim:)

            • sevdenur Says:

              anladım canım kardeşim saol anlayışın için seni üzdüysem özürdilerim

              • hülya Says:

                estağfirullah canım kardeşim ne demek, bende senden özür dilerim.

        • zerdali mişmiş Says:

          hülyam benim canım bacım,çok haklısın ki bize kuran ve hadis yeter..onları hakkıyla yaşarsak ne mutlu bize..eskiden tarikat ehli olmak zormuş diyorsun ya,madem ki islam kolaylık dini,Allahın bizm nefsimize kolay kıldığını kendi elimizle neden zorlaştıralım değil mi.rabbim bizi bizden iyi tanıyor ve nefsimiz ne kadarını kaldırır biliyor,onun bizden istemediği için kendimizi zorlamamız,dinimize yeni şeyler katmak değil midir..hiç bir cemaat vede tarikat rabbimizin bize zorunlu kıldğı yol değil..hakkıyla müslüman olmak,kuranı hakkıyla anlamak ye yaşamaktır..rabbim bu akılı kullanalım ve idrak edlim diye vermiş..koyun gibi güdülmek,aklı arka plana atmaktır ki,ALLAHIN istemediği şey de budur…

  39. hicret Says:

    Benim eşim öğretmen kutlu doğum haftası vesilesiyle çocuklara peygamber efendimizi daha fazla anlatıyor.Hadis siyer yarişmaları yapılıyor bu ibadet maksadıyla yapılmıyor.ayrıca ben uzun süredir sitenizi beğeiyle takip ediyorum Allah razı olsun

  40. Yasemen Says:

    Allah sizden razi olsun.Bu video en cok seyredilen televizyon kanalinda yayinlana bilseydi keske.ögrenilicek coook sey var daha…gercekten bu videoyu tanidiginiz herkese tavsiye edin.bir kisi dahi ögrense kardir,akmasada damlar…

  41. ramise-skran Says:

    bu arada cahide abla ellerinize sağlık herzamanki gibi harika görünüyo kalkıp yapasım geldi bu saatte:) çorba tarifi ararken sitenize rastladım.siteniz çok güzel (özellekle kuran ve hadisle ilgili yazılarınız ) allah sizden razı olsun.

  42. ramise-skran Says:

    gönül hanım yazınıza tekrar bakabilirseniz (ya mukallibel kulube sebbit galbi ale dinike) olacak

  43. nermin Says:

    kimisi hocalarının veya üstazlarının resmini büyütüp evlerine asıyorlar.buda bir bidattir değil mi?
    sizce nasıl uyarmalıyız?

  44. istanbul Says:

    cahil cesurdur sizde o kadar cesur cesur yazıyorsunuzki şeytanın oyuncağı olmuşsunuz.bilmediğiniz konular hakkında sallayın nasıl olsa sayfa da sizin istediğin yazıyı yaz istediğin yorumu göster istemediğin hoşuna gitmeyen doğruları gösterme gösterirsen cahilliğin ortaya çıkar
    okadar çok şeyleri inkar ediyorsunuzki hangisinden bahsedeyim ehli sünnetin dışında olduğunuz kesin sizi ehli sünnete davet ediyorum dünyada ehli sünneti de en iyi yaşayan cemaat Mahmud Ustaosmanoğlu cemaatidir. Biz bu zatı seviyorsak ve tabii oluyorsak Allah C.C. nü ve Rasülünü A.S. ve onların getirdiklerini bize en iyi bir şekilde anlattığı içindir.Bu zatın anlattıklarından Kuran,Sünnet dışından bir tane delil gösteremezsiniz. En iyi talebelerinden biriside Cübbeli Ahmed Hocadır.
    Bunları takip ederseniz doğru yola ulaşırsınız. Ama siz bunlara uymazsınız çünkü siz bunlardan kuranı ve hadisi şerifleri daha çok araştıyor ve yaşıyorsunuz he birde sizin aklınız var siz aklınıza ve nefsinizin hoşuna giden şeye tabii olursunuz.

    gösterdiğiniz hoca dediğiniz adamın videosunu izlemeden size söylüyorum bu adam bidat ehlidir nerden anladınız derseniz bir sakalı bir tutamdan kısa iki sarğını sarmamış bumu bize islamı anlatacak Mahmud Ustaosmanoğlu efendinin resimlerine bakın da kim daha çok Allaha C.C. ve Rasülüne A.S bağlı görün zahir batının göstergesidir. Biraz doğru kitapları okursanız ve doğru kişileri dinlerseniz doğru yolu bulursunuz ama siz şimdi yine nefis yapıp herzamanki gibi aklınıza uyacaksınız geri adım atamayacaksınız.

    • Cahide Says:

      Neresinden tutup neyine cevap vereyim bilemedim. En iyisi susmalı…………..

    • Halime Says:

      Ya nasıl bu kadar düşünmeden konuşursunuz? adamı sırf sakalı bir karış değil diyemi dinlemiyorsunuz?
      daha dinlemeden nasıl bidat ehli olduğuna karar verdiniz? her sakalı uzun olan Allaha bağlı demekmi? Yahudilerinde sakalı bir karış yani onları dinlersek doğru mu yapmış oluruz?
      Dinlesenz belkide kilitli kafalarınızın kiliti çözülürdü.Bu adam bidatlerle mücadele etmek için dil dökmüş hakkı anlatmış.siz ona bidat ehli diyorsunuz.ne diyelim ALLAH BASİRET VERSİN!

    • Busra Says:

      Vahiy kesildigi icin insanlari zahire gore degerlendiririz size aynen katiliyorum bununda en iyi ornegi cubbeli ahmet hocanizdir.bir hocayi tvye cikmis gorurseniz bilinki sapitmistir fetvasindan bikac yil sonra “cesurca” tv dunyasinin en sempatik hocasi olmayi basararak bunu kendisi en iyi sekilde gostermistir.sapitmis bi hocanin onunde diz cokup vaaz dinlieyecek kadar korlesmis olan sizlerinde zahiri ortadadir.sunneti en iyi yasayan(!) cemaate mensup oldugunuz icin bu kadar kibirli olmamaniz,hakaretvari konusmamaniz,seytanin oyuncagi olmussunuz diye ithamda bulunmamaniz,kardesimizin hakkinda isine geleni yayinliyo diye zan yapmak yerine husnuzanda bulunmaniz gerektigini soylememe gerek yok sanirim.Allah hidayet versin.

    • Belgin Says:

      Allah hidayet versin sana ve senin gibilere…

    • feray Says:

      Ya sizi tebrik ediyorum.Söylediğiniz şahsı tanımam belki doğru şeyler söylüyordur ama Cübbeli Ahmet hoca deyince şöyle bir güldüm.Benim de çok sevdiğim konuşurken verdiği örneklerden dolayı güldüğüm bir hocaydı.Hatta din konusunda hiç bir bilgisi olmayan yiğenim bile videolarını kahkahalarla izler izletirdi.En son yaptığını bilmiyor ya da görmediniz sanırım.hapis kararı alındı.Hatta yanlışmı hatırlıyorum bu insan nasıl fütursuzca bu kişiyi örnek verir diye google sordum.Doğruymuş.Bence cübbeli ahmet hocanın yaptıklarına bir bakarsanız diğer şahsı (belki ALLAH dostudur)küçük düşürdüğünüzün farkına varırsınız.A unutmadan ateş olmayan yerden duman tütmez.Boy boy televizyonlarda gezerken şimdi yok oldu.Doğru ise neden yok. Bence siz uyuyorsunuz.Çok sevdiğim bir söz vardır.UYUYAN İNSANI UYANDIRA BİLİRSİNİZ, AMA UYUYOR NUMARASI YAPAN İNSANI UYANDIRAMAZSINIZ.Bence sizde uyuyor numarası yapıyorsunuz.

    • elif zeynep abdullah Says:

      (tevbe haşa) bir zuhuratta ne diyor ; ete kemiğe büründüm mahmut diye göründüm; cübbeli ahmet hoca
      Tevbe haşa) Allah cc ‘dan başkasından yardım istemek caizdir
      eşiyle gece ters ilişkiye girdimi adam onu da bilir diyor efendi hazretleri, bu kadarına pes doğrusu ,ortak,, koşmak mı ararsın , ilah edinmek mi, başkasının günanını yükleneceğini iddia mı, Kur’an’ın Resulullah sav tarafından uydurulduğunu iddia etmek mi
      daha neleri,

      vimeo.com/35627987 by kutuluşa davet

      • elif zeynep abdullah Says:
        • elif zeynep abdullah Says:

          linki tam koymaya çalıştım koyamadım aranınca bulunur, sayfa açıldığında tasavvufçılar liderlerini ilah edinirler yazısı çıkıyor,
          ayrıca prof dr abdulaziz bayındır hocanın
          Kur’an ışığında aracılık ve şirk, tarikatçılığa bakış ve doğru bildiğimiz yanlışlar kitapları , tevhit nesli geliyor sitesinde risaleler ve mesnevi de ayrıntılı incelenmiş, faydalı ve doğru bilgi her zaman alınmalı ama körükörüne bağlanmaktan önce iyice araştırmalı KUR-AN SÜNNET gözüyle bakmalı yeniden iyice.

          aslında istanbul linkli kardeşimin altına yazıyorum ama daha altta çıkıyor anlamadım

          • elif zeynep abdullah Says:

            ayrıca atılan zina iftirasına inanmadım ayrıntılı incelemişler bir çok tezatlar varmış bu sadece işi bitene belden aşağı vurup gözden düşürme müslümanların içini bulandırma kampanyası daha önce suç üstü yakaladıklarınıda inanıyorum bütün tezgahları kendileri kurmuş, epey uğraşmışlardır , ahh birde asıl düşmanı tanısak

            • NNÇ Says:

              ya cüppeli ahmet hoca bikinili kadınların arasında jet ski ye binen değil mi?bir de habertürke çıkıp herkesi güldüren adam?ben tv de dinlemiştim.söylediklerinde yanlış bir şey görmemiştim,kıvırmadan her şeyi söylüyordu ama uslubu,tarzı hiç hoş değil.katıldığı programlar da öyle.din adamından çok şovmen gibi izliyorum ben onu.güldürmeyi iyi beceriyor.

              • hülya Says:

                zaten bu hoca efendinin tek yanlışı burada. söylediği şeyler çok doğru. sohbetleri çok güzel. çok doğru ve cesurca açıklamaları var. AMA, üslubu çok yanlış. kendi sohbetlerinde ve katıldığı tv programlarında takındığı tavır hiç güzel değil. bu şekilde davrandığında bütün ciddiyetini yitiriyor. gerçektende çok bilgili, iyi eğitim almış bir kişi, ama ne yapalım ki oda öyle bir insan..

    • hülya Says:

      niçin kimse kendi adına konuşamıyor anlayamıyorum. niye kimse kendi kulluğuyla ilgilenmiyor. kimse bireysel düşünemiyor. öldüğünde ve o kabre konduğunda tek başına olacaksın. ahiret gününde tek başına hesap vereceksin. kimse seninle gelmeyecek ve kimse seninle olmayacak. herkes o büyük günde kendi nefsinin derdine düşecek. orada ne cübbeli olacak yanında, nede bir başkası. çünkü oda Allah indinde bir kul olduğu için kendi hesabını vermenin derdinde olacak. ben kimsenin bildiğine ve büyüklüğüne laf etmiyorum. ayrıca gözümle görmediğim için bu kişi hakkında ortaya atılan iftiralara da inanmıyorum. bilgisine ve bazı sözlerine de saygım var. ama lütfen bunu yapmayın. bir kişiyi bu kadar ilahlaştırmayın. sohbetlerini dinleyin, içinden doğru olanları alın. ama bu kadar fanatik hale gelmeyin. nezaman cahide bu tip bir yazı yazsa, hemen içine cüppeliyi yada bir başkasını sokmayın. şu cu yada bu cu olmak zorunda değil kimse. bende bu fikirdeyim ve sadece kur an ı kerim in ve hadislerin dediğine bakarım. çok sohbet dinlerim. ama işime geldiği gibi değil , sağlam kaynaklardan doğru olanlara inanırım. bir kişinin arkasına bukadar takılıp, her kelimede her tartışmada onun arkasına sığınıp onun ağzından cevaplar vermek doğru değildir. günaha giriyorsunuz kardeşim. siz bir kulsunuz, oda bir kul, bildiğini aktarması çok güzel ve faydalı ama bu kadar bağlanmak çok yanlış..

      • esra Says:

        Tarikatsiz cennete giden coktur, imansiz cennete giden yoktur. Diyor asrin muceddidi.

    • Dosdoğru Says:

    • SelmaKerem Says:

      Sadece gülüyorum ve susuyorum.Yazık

  45. Belgin Says:

    Allah razı olsun kardeşim,ne güzel bir video ,ne güzel bir yazı.Rabbim hepimizi bidatlardan korusun amin.Kuran dan ve sünnetten ayırmasın.

  46. NNÇ Says:

    “HAYAT PLANI” tuttum bu tabiri.

  47. Cahide Says:

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir mezarlığa gitti ve:

    ‘Selam sizlere ey mü’min topluluklar yurdunun sakinleri! Şüphesiz bizler de inşallah size kavuşacağız’ dedi.

    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Keşke biz kardeşlerimizi görseydik diye arzu ettim’ dedi.

    Sahabeler:

    −Ey Allah’ın Rasulü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz? diye sordular!

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Hayır, siz benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise, daha sonra gelecek olanlardır. Ben, onlardan önce havuzun başına varmış olacağım’ dedi.

    Sahabeler:

    −Ey Allah’ın Rasulü! Henüz senin ümmetinden gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın? diye sordular!

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Sizden herhangi bir adamın, alnında ve ayaklarında beyazlıkları bulunan atları olsa ve bu adamın atları siyah atlar arasında bulunsa, adam kendi atlarını tanımaz mı?’ dedi.

    Sahabeler:

    −Elbette tanır, ey Allah’ın Rasulü! dediler.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Onlar kıyamet gününde abdest almalarından dolayı alınları, kolları ve ayakları parlak geleceklerdir.’

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözlerini üç defa tekrarladı ve şöyle devam etti:

    −‘Ben onlardan önce havuzun başına varmış olacağım. Dikkat edin aranızdan birtakım kimseler havuzumdan, kaçkın devenin uzaklaştırıldığı gibi uzaklaştırılacaklar. Ben onlara buraya geliniz, buraya geliniz diye sesleneceğim ve bana şöyle denilecek:

    −Onlar senden sonra bid’atlar yaptılar ve hep ökçeleri üzerine gerisin geri dönüp durdular.

    Bunun üzerine ben de:

    −O halde benden uzak dursunlar, benden uzak dursunlar diyeceğim’ buyurdu.”

    Ahmed 2/300, 408 Müslim 1/150, 151, Malik 1/49, 50, Nesei 1/35, İbni Mace 2/580, Beyhaki 4/78

  48. ysmn Says:

    nurettin yıldız hoca dediğiniz müziğin haram olmadığını savunuyor ve delil göstermeden bence diyor dinde bence yoktur delil vardır (Kur’anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere] Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı. (Begavi) (Bir zaman gelecek, zina, içki ve mizmarı [çalgıyı] helal sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]

  49. elif zeynep abdullah Says:

    bazı insanlar dinimizi ne kadar duru yaşıyor hayranım, aslında şöyle demeliyim; mübarek İslam dini saf haliyle ne kadar dupduru, fıtrata uygun, ne kadar harika , güzel, hayranlık artırıcı, mükemmel,….. yanlışlık, bozukluk, işi zora sokma , komiklik derecesinde saptırma, basitlik ayrılık gayrılık ise nefsimizden uydurduğumuz şeyler…. olduğu gibi alıp yaşamak ve sonunda dünya ve ahiret mutluluğu daha da önemlisi İlahi rıza yı kazanmak varken saçmalamakta ,uydurmakta üstümüze yok, korkuyorum yakında Kur’an ve Sünnet deyince insanlar a a o da ne ki diyecekler, korkuyorum Rabbimin gazabını haketmekten, cehennemin ateşini galeyana getirmekten, bu davaya bu kadar samimimiyetle hizmet edenlere vefasızlık etmekten ve de bu kadar pervasızca davranıp cümle hormonlu yiyecekleri yiyip sonra şifa bulmaz ……iflah olmaz ….. düçar olup canımızdan bezmekten , Yüce Rabbim sen bizi müslüman olarak huzuruna al ne olur.
    özlem kardeşimin tesbiti harika , konuyu çok güzel özetliyor, eskiden davam adına pasif kaldığım için üzülüyordum , şimdi hiç olmaz sa bu siteyi tavsiye ediyorum, ben anlatsam yanlış eksik olacak daha iyisi daha güzeli nasıl olur başka hizmetiniz daim olsun inşALLAH.

    • Özlem Says:

      Teşekkür ederim ama tesbit bana ait değil videodan alıntı yaptım. Ben bugün ilk kez aktifleşmek adına bir adım attım ama sonuç alamadım. 4444 Tefriciye çeken bir ablaya bu yazıdan yola çıkarak hafif birşeyler söylemeye çalıştım ama etkili olmadı. Cevaplar: “iyi niyetle Allah’a dua etmek için başlatıyorlar, benden de okumamı istiyorlar, bu duadan ben de nasibimi alayım diye verilen sayıda okuyorum.” ve “bu kadar kitaplar yazan alim bunu da yazdıysa bir hikmeti vardır muhakkak”. yani dinlemiyorlar anlamak istemiyorlar vesselam.

      • Cahide Says:

        Canım sen doğruyu söylersin ısrarcı olmazsın. Sana düşen sadece uyarmak, inandırmak değil

  50. esra Says:

    cahide abla benim yorumuma cevap yazmamışsın müsait değilsin sanırım sorularıma cevap verirsen çok sevinirim vermesende allah razı olsun.

  51. ysmn Says:

    müzik haram mıdır.benim bildiğim haram ama acaba yanlış mı biliyorum

    • Cahide Says:

      Hadislerde okuduğumuza göre haram olarak anlıyoruz. Fakat ihtilaf edilen bir konu. Bazısı üflemeli aletlere haram demiş. Bazısı şehvete ve isyana teşvik etmiyorsa, ibadetten alıkoymuyorsa dinlenilebilir demiş. En doğrusunu ALLAH bilir

      • nermin Says:

        şu devirdeki çoğu şarkı şehvete çağırıyor.
        Allah tüm müslümanları özellikle de gençleri bu illetten korusun.

    • hülya Says:

      çalgı dinlemenin sakıncalı olduğuyla ilgili çok hadis vardır. yalnız benim aklıma gelenler şunlar;
      bir adam ne zamanki çalgı ile sesini yükseltir, ona iki şeytan gelir ve biri bir omzuna, diğeri diğer omzuna oturur ve kalkmazlar. ona sürekli ayakları ile vururlar. taki, o kişi susuncaya kadar..
      muhakkakki çalgı, zinaya yaklaştırıcıdır..
      çalgı dinlemek günahtır, o mecliste oturmak fasıklıktır, o çalgıdan lezzet almak ise küfürdür..

  52. bir yabanci Says:

    Esselamü aleykum ve rahmetullahi ve berekatühü;

    Dul ve fakirlere yardim eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile ) oruc tutup, geceleri ( nafile ) ibadetle geciren kimse gibidir. ( Buhari, Nafakat1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizi, Birr, 44)
    O zaman biz burdan kesin ibadetler disinda ibadetlerin de yapilabilecegini ama x veya y nin dedigi gibi su miktarda veya su saatte yapilacak kattiyetinin olmadigini, icimizden geldigi gibi yapabilecegimizi mi anlamaliyiz? Yoksa Peygamber efendimiz su anda benim icimden gecen arzuladigim ibadeti yapmadi, yaparsam bidate düserim deyip geri mi durmaliyiz? Ya da peygamberimizin her an ne yaptigini dakikasi dakikasina biliyormuyuz?

    Peki bu hadiste bahsedilen sahsin kaza namazi ya da orucu varsa ( hani deniliyor ya kazan varsa nafile yapamazsin) bu iyiligi yapinca nafile ibadeti yerine gececek sevabi alamayacakmi?

    Allah a emanet

    • Cahide Says:

      Güzel kardeşim Peygamberimizin bize öğrettiğinden başka sayılı zikir yok. Mesela namaz tesbihatı gibi. Ya da “ben günde 70 kere tevbe istiğfar ederim” buyuruyor. Fakat bazı alimler bu 70 kelimesinin kesretten kinaye olduğunu yani çokluk ifade ettiğini söylerler. Hani bizde deriz ya, 40 kere şöyle yaptım diye. İşte onun gibi. Bunun haricinde istediğimiz kadar zikir çekebilir, istediğimiz kadar kuran okuyup, nafile ibadetler yapabiliriz. Bunda hiç bir sınırlama yok.

      Fakat ne zaman ki, Peygamberimizin tavsiye etmediği şekilde, şu kadar zikir çekmek lazım, şu kadar namaz kılmak lazım dersen o zaman İslama yeni bir şeyler eklemiş olursun. Çünkü farzlar haricindeki ibadetler nafiledir. Peygamberimiz onların mecburi görülmesini istememiştir. Biz elimizden geldiği kadarını yapmaya gayret ederiz o kadar.

      Kaza namazı denen namaz bilinç kaybı, uyuklama, bayılma gibi hallerde kılamadığın namazlar içindir. Asr-ı saadette müslüman olan insan hemen namaz kılmaya başlardı. Eski dönemi cahilliye dönemi olarak sayıldığı için o zamanki namazların kazası diye bir şey yoktu.
      Fakat sonradan gelen nesillerden müslüman olduklarını iddia ettikleri halde namaz kılmayanlar çıktı. Yıllarca bilerek namazı kaçırdıktan sonra yıllar sonra yaptığına pişman olup namazlarını telaffi etmek istedi. İşte burada alimler ihtilafa düşmüşler. Bazıları böyle durumda namazın kazası yapılmalıdır demiş. Bazıları ise namazın kazası değil, cezası olur bolca tevbe etmek gerekir demişler. Ben alim değilim, şu veya bu doğru diyemem. Bu yüzden bu konuda fikir beyan etmek istemiyorum.

      Sen farzlarını ihmal etme, yapabildiğin kadar da nafileni yap kardeşim.Bunda bir sınırlama yok

      • bir yabanci Says:

        ben de bunu bilmek istemistim, onikiden vurdun:) Allah razi olsun

      • ysmn Says:

        Birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
        (Bir namazı vaktinde kılmayı unutan, hatırlayınca kılsın. Unutulan namazın kazadan başka kefareti yoktur.) [Tirmizi, Ebu Davud, Nesai] beni yanlış anlamayın bende bildiğim şeyleri paylaşıp yardımcı olmak isterim mahzuru yoksa

      • bir yabanci Says:

        hangi ilmihal kitabinda yaziyor? ben de Ömer Nasuhi Bilmen in ki var

        • ysmn Says:

          benim dediğim tam ilmihal saadeti ebediyye

          • Cahide Says:

            Yalnız uyarmak isterim, bu ilmihalde çok hatalar var. Örnek vermek icap ederse:

            EVLİYAYA ADAK ADAMAK CAİZDİR. (s.479)

            Şarta bağlı olarak Evliyâya adak yapmak da, kendini, günâhı çok, düâ etmeğe yüzü yok bilerek, mubârek birini vesîle edip, Allahü teâlâya yalvarmak demekdir. Meselâ (Hastam iyi olursa veyâ şu işim hâsıl olursa, sevâbı (Seyyidet Nefîse) hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn okumak veyâ bir koyun kesmek nezrim olsun) deyince, bu dileğin kabûl olduğu çok tecribe edilmişdir. Burada, Allahü teâlâ için Kur’ân-ı Kerîm okunup veyâ koyun kesip, sevâbı seyyidet Nefîse hazretlerine bağışlanmakda, onun şefâ’ati ile, Allahü teâlâ, hastaya şifâ vermekde, kazâyı, belâyı gidermekdedir.
            *********************

            KURAN’I BİR TEK HZ. PEYGAMBER ANLAR. HATTA CEBRAİL’E DE O ÖĞRETMİŞTİR. (s.45)

            Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, yalnız Muhammed “aleyhisselâm” anlar. Başka kimse, tâm anlıyamaz. (s.44)
            (…)hattâ Cebrâîl “aleyhisselâm” dahî, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, esrârını, Resûlullaha sorardı.
            **********************

            ÖLÜLERİN RUHLARI ANDIĞIN YERDE BİTER ve YARDIM İSTEYENE YARDIM EDER (s.743)

            Melekler ve Peygamberlerin “aleyhimüsselâm” ve Evliyânın rûhları ve Sâlih mü’minlerin rûhları, herkim nerede ve ne zemânda ve her ne hâlde çağırırsa, orada bulunur, yardım ederler. Hızır aleyhisselâmın, sıkıntıda olanların imdâdına yetişmesi böyledir. Fahr-i âlemin “sallallahü aleyhi ve sellem”, ümmetinin her birine, hele ölüm zemânında, imdâda yetişmesi de böyledir. Azrâîl aleyhisselâm, rûh [cân] almak için her ânda, her yere gelmesi de, böyledir. Her Mürşid-i kâmilin, talebesine yetişmesi de böyledir ki, bunlar zemânı ve mekânlıdır.

            Ayrıca kitaplarının sonunda Muhammed aleyhisselam’ın hakkı için diye başlayıp kendi hocalarının isimlerinin bir bir sayıldığı uzunca bir dua var. Üstelik bu duanın ismi de “tevhid duası” (Bak. s.1248)

            DİŞİ DOLGULU HANEFİLER CENABETTİR. (s.133)

            Hanefî mezhebinde dişlerin arası ve diş çukuru ıslanmazsa gusl temâm olmaz. Bunun için, diş kaplatınca ve doldurunca, gusl abdesti sahîh olmaz. insan cenâbetlikden kurtulmaz.

            ********************
            “Oysaki diş dolgusu sağlık için yapılan mecburi bir tedavidir…”

            • ysmn Says:

              o sayfada başka şeyler de yazıyor mesela hazreti ebu bekr ve hazreti ömerin kuranı kerimi anlama dereceleri lütfen orayıda dikketlice okuyun

            • ysmn Says:

              orada.şarta bağlı olarak evliya ya adak yapmak da.kendini.günahı çok.dua etmeye yüzü yok bilerek.mübarek birini vesile edip ALLAHÜ TEALAYA yalvarmak demektir.

            • Cahide Says:

              Güzel kardeşim öğrendiğimize göre bu ilmihali yazan şahsın arapçası oldukça zayıftı.fıkıh kitablarındaki şu ibareyi yanlış anlıyordu;”bir adamın dişlerinin arasına bir metal parçası girer ve bunu çıkarma imkanı olursa bu şekilde yapılan gusül geçersiz olur” diyor fıkıh kitaplarında. saadeti ebediye yazarı bunu şöyl anlamış;bir adamın dişlerinin arası metalle kaplanırsa gusül caiz değildir, o zaman dolguda caiz değildir.. Osman Ünlü de bunu savunarak yanlış yapıyor. Hatta bu kitabın bir keramet eseri olduğunu söylemesi hayrete şayandır. Bu tür kitaplar kerametle değil, doğru ve tam bir ilimle yazılabilir.

              • ysmn Says:

                tam ilmihal seadeti edbediyye kitabı kerametle değil delil sunularak yazıldı.kitabı 1208,ci sayfasına bakarsanız bilgilerin nereden hangi kitaptan alındığını görürsünüz

              • bir yabanci Says:

                Cahide Abla ben Ömer Nasuhi Bilmen in neredeyse herkes tarafindan kabul edildigini saniyordum bizde dedemin babasindan kalma bile var, lime lime olmus neredeyse dili cok agir, ama bendeki sadelestirilmisi ve bana cok mantikli geliyor, siz ne diyorsunuz. Ne aci Kuran okumayi ögrenirken arapcayi ögrenememis olmamiz. Benim burda Sudan li bir arkadasim var ben Kur an okurken bana: “neredeyse benim kadar düzgün okuyorsun , seni duyan okudugunu anlamadigina inanamaz, niye türkler böyle yapiyor anlamiyorum” demisti de …simdi icime daha bi dokundu..

                • Cahide Says:

                  Ömer Nasuhi bilmen güvenilir diye biliyorum canım. En doğrusunu ise Allah bilir. Arapçayı anlayamamak benimde en çok sancısını çektiğim konu. Gideceğim yerde bunun derdine düşmek istiyorum İnşaALLAH

  53. sesasi selvi Says:

    ALLAH cc . senden razı olsun cahide hn sizinle tanıştıktan sonra (sayfanızla )hayatayımda çok şey degişti degişiyorda her gün bakıyorum sayfanıza nurettin yıldız hocayı hiç bilmiyordum sayenizden onunla tanıştım ilminden faydalanıyorum nşallah iyi ki varsınız …..

  54. zeynep Says:

    Söylediğiniz sözlere sonuna kadar katılıyolum ne yazıkki böyle aslı olmayan şeylere körü körüne gidenler oldukça fazla.Allah bize en büyük nimeti vermiş bizi yeryüzündeki bütün canlılardan üstün kılan cevher düşünce gücü aklımız ama bunu kullanmak kimilerine zor geldiği için sorgulamadan kabul etme yoluna gidiyorlar…

  55. kınalıkız Says:

    NE KADAR TESLİM OLDUK , NE KADAR MÜSLÜMANIZ?
    Bu konuda aynı düşünüyorum.Hatasız kul olmaz.Ama insanlar ardından koştuklarının hatalarını kör olup görmüyorlar.Zaten Allah’ın veli kulları kendilerine verilen nimetlerin birileri farkına vardığı zaman,onlar kendilerini gizlerlermiş.Şimdiki gibi ortaya çıkıp,ben mehdiyim,ben şeyhim diye yollara düşmezlermiş.Bizim saf ve duru olan Kuran ve Sünnet yolunda olmamız inşallah Allah yoludur.Bu dine din adına sokulan herşey zarardır bidattir.Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi demek ki hiç okunmuyor.Aklı başında bir insan zaten o mübareğin ‘Bugün dinimi kemale erdirdim(yani açıklanacak birşey bırakmadım.Eklenecek birşey kalmadı.)Şahit ol Yarab diye 3 kere deyip,Allah’ı şahit tutmasını okuyup anlasa,bugün bu eklemelere artırmalara açık olmayacaktır biiznillah.Kuran’da sayı yoktur.Belki 10000 kere zikir çekersiniz,gözünüz tv de veya akıl başka yerde, diğer yandan bir kez cani gönülden teslimiyetle Allah dersiniz milyarlara denk gelir.Zaten dikkat edelim sayıyla yapılan zikir belki nefse hoş da gelebilir,yani ‘oooo ben bugün ne kadarda zikir çektim bak sayı ne kadar olmuş ‘ diye riya da kalbe gelebilir.İnsanın kendini beğenmesi nefsine yenik düşmesi zarardır.Allah ım bizleri affet.Çok sevdiğim bir dostum şöyle derdi: Üzerine giydiğin elbise sende gurur yapıyorsa, kendini beğendirtiyorsa onu giyme derdi.Aslında islamiyet teslimiyettir.Müslüman teslim olmuş kimse demektir.Hadi bakalım ne kadar teslim olduk ki? Ne kadar Müslümanız?

  56. Özlem Says:

    Cahide hanım tebrik ediyorum bu yazınız için, Allah sizden razı olsun. Malesef bu bidatler toplumumuzda çok güçlü bir şekilde kabul görüyor. Allah hepimizi korusun. Videoda verilen ölçü çok güzel: “Dinle ilgili bir şey yapıyorsan bunu yapmak için delil getirmelisin, sosyal hayatla ilgili bir şey yapıyorsan yapmamak için delilin olmalı- yasak değilse yapabilirsin.”
    Yazıyı okuyanlar lütfen karşı saldırıya geçmeden önce oturup birazcık düşünsünler, bunları idrak etmek o kadar da zor değil.
    Selamlar…

  57. Yasemin* Says:

    Sonsuz sükürler olsun Rabbime ki sizi tanidim….Bu kadar mi yerinde olur insanin yazdiklari,gösterdikleri.Keskeler hic bitmez ama yinede keske uyansa müslüman alemi de görse bu dogrulari.Hep hurafeler yüzünden degilmi yasananlar.Sizi seviyorum Cahide hanim,Rabbim kaleminize kuvvet versin insaAllah.Allah sizden razi olsun.

  58. gül Says:

    vaalla bir nefeste okudum başta dedim yok okuyamam harikaydı daha fazlasını bekliyoruz inşallah

  59. gülten Says:

    Parmaklarınıza yüreğinize sağlık cahide hanım çok şey yazmak isterdim çok duygulandım yazamıyorum allah sizden razı olsun işte benim hemşerim sağlıcakla kalın

  60. Saziver Aktas Says:

    Selamünaleyküm Cahide kardes,
    yorumlariniza aynen katiliyorum. Yüreginize ve dilinize saglik. Cok güzel seyler paylasiyorsunuz bizimle. Allah razi olsun.

  61. esra Says:

    Selamün aleyküm cahide abla yine çok güzel bir konuya değinmişsin ben kandillerin bidat olduğunu bilmiyordum ilk senin yazında gördüm ve kafamda sorgulamaya başladım araştırdım ve bidat olduğuna kanaat getirdim.islam dinini maalesef çok değiştirdiler birsürü hurafeler eklediler üstelik bunu yapanlar din alimleri diye geçinenler.Ablacım bburalarda sohbetler yapılıyo ben hiç gitmedim ama giden arkadaşlarım bazı dualar getiriyorlardı namazdan sonra okunması için aile huzursuzluğu için borç için ve daha birçok dua acaba onlarda bidatmi?Siz doğru olanı yapıyorsunuz size öyle söyleyenler araştırsınlar gerçi bazı insanlara bildikleri gerçeğin aksini kabullendirmek çok zor ben kandillerin bidat olduğunu söylediğimde çok büyük tepkiyle karşılaştım ve sonra sustum ablacım ben sabah namazından sonra yasin ikindi namazından sonra amme akşam namazından sonra vakıa yatsıdan sonra tebarekeyi okuyorum bir yerde okumuştum peygamber efendimiz öyle yaparmış şimdi kafamda soru işareti oldu bidat olurmu acaba?Bu konuları eniyi hangi kaynaktan okuyabilirim? birde neden artık cuma günleri tefsir günü yapmıyorsunuz?ben yorum yapmasamda soluksuz takip ednlerdenim.ALLAHA EMANET OLUN RABBİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN…

    • Cahide Says:

      Esra’cığım sen Kur’an’da olan bir sureyi istediğin zaman istediğin kadar okuyabilirsin. Bu bidate girmez. Fakat Hadislerde belirtilmediği şekilde şunu şu kadar okuyacaksın deyip bunu mecburiymiş gibi göstermeye çalışırsan, bunu yeni bir ibadet haline sokmak yanlış olur.

      Tabiki bizler birbirimize devamlı olarak Hakkı ve hayrı tavsiye edeceğiz. Kur’an okuyalım, anlayalım, hadislerle hemhal olalım diyeceğiz. Fakat yaptıklarımız Peygamberimizin hadislerine ve Kur’ana uygun olacak.

      Mehmet Emin Akın hocanın, “kandil geceleri ve bin yıllık yanılgı” adında kalınca bir kitabı var. Bu kitaptan çok faydalanacağını düşünüyorum.

      Tefsir çalışmamızla ilgili insanların pek istekli olmadığını gördüm. Birde ben Tefsir ilmini bilmem ve haddimi aşmak istemem. Ne zaman doğru bir şeyler yapmaya kalksam, sonra içimde bir sıkıntı oluyor. Acaba yanlış yapar mıyım korkusu oluşuyor. Rabbim ayağımızı kaydırmasın

      • esra Says:

        çok teşekkür ederim cahide abla dediğiniz kitabı mutlaka alıp okuycam bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için allah sizden razı olsun iyi akşamlar…

  62. Kardelen Says:

    Insanlar bazen gercekleri görmek yada ögrenmek istemiyorlar. Islerine nasil geliyorsa o sekilde davraniyorlar. Rabbim sasirtmasin. Cok aydinlatici bir yazi olmus, ellerine saglik Cahide abla. Iyiki varsin, iyiki sana rastlamisim. Senin yazilarini okudukca huzur buluyorum. ALLAH senden razi olsun. RABBIM seni cennetiyle müjdelesin, bizleride sana komsu eylesin (amin insallah).

    • Cahide Says:

      Amiiin cümlemizi inşaALLAH. Hatalarımızı kusurlarımızı affeylesin, son nefesimizde bizi imandan ayırmasın. Ayaklarımızı kaydırmasın

  63. gönül Says:

    devir fitne fesat devri dünya etegindeki taslari döküyor iyiler kötülerden ayrilacak bunun yoluda agir bir imtahan Allahim bizi affet Ya mukallibe´l-kulub sebbit ala dinike amin

  64. gönül Says:

    Allah Teala razi olsun din adina yapilan o kadar cok sacmalik varki seytan bizleri saptiriyor Rabbim seytanin serrinden korusun amin amin amin

  65. serapdoygun Says:

    Cahide Abla,
    Tamamını izledim. Çok güzel bir videoymuş gerçekten. Paylaşımın için Allah razı olsun. Keşke bizim ülkemizde de böyle tv programları ve ne söylediğini bilen müslümanlar olsa.

    • Cahide Says:

      Ve bu kadar net, eğip bükmeden, dosdoğru değilmi…

      • gülten duymaç Says:

        s.a videoyu izledim. gerçekten çok düz geldi banada allah razı olsun bu kişiden.fakat sizin bu tutumunuz beni okadar yorduki kaç gündür yazılarınızı okuyorum ve alah diyorum neden bişey yaparken başka şetleri yıkarsınız ne cesaret diyorum siz nebiliyosunuzki allah nezdinde bu afiş ettiginiz insanlar belki sizden daha kıymetlidir bugün kaç kişi dinini kurandan ögrenebiliyo soruyorum size bir bilene sormak yokmu dinde şimdide kandil gününü yok saymışsınız cevşenden tarikattan sonra miraç günü yokmu dinde ban kızmayın lütfen mevlana ne olursan ol gel derken ne demek istedi acaba düşündünüzmü hiç selametleee

        • Cahide Says:

          Ben kimseyi afişe etmiyorum. Kimse için hüküm vermiyorum. Ölçüm bellidir, Peygamberim yapmadıysa bidattir.

          • gıdacı Says:

            Cahide hanım, sayfanızı ve dindeki hassasiyetinizi Allah için çok takdir etmiştim. Lütfen siz sadece o Güzel tariflerinizi Yayınlamaya devam edin. Genel olarak baktım ki konunun ucu Tarikatlara, Allah için yapılan Nafilelere, Zikirlere vs. gidiyor. Lütfen Allah için söylüyorum, siz sadece Enfes lezzetlerinizle Bilgilendirin bizi. O kadar cahil cuhala insan var (bende öyleyim ama bildiğimin zekatı olsun diye yazıyorum) Olur olmaz şeyler çıkarmışlar paylaşımlarınızdan, hayret ki ne hayret! Allah Kimseyi Sapıtmasın diyorum Sadece ! Ve lütfen her bildiğinizi söylemeyin, bazıları sadece size kalsın. Allah göstermesin ya siz kaybedersiniz ya da birinin felaketine sebep olursunuz. Ayrıca sizi sadece yemeklerinizle takdir etmek isterdim, fikirlerinizle çoğu konuda beni hayal kırıklığına uğrattınızı söylemeden geçemeyeceğim malasef ! Selametle, Allah’ a emanet olun..

      • Mehmet Aydın Says:

        Değerli Kardeşim;
        Allah Razı olsun.Yazıyı okudum.Ölü için kuran okumak bidat dedi.Fakat ölü için Kuran okuma hakkında Hz.Peygamberin tavsiyeleri vardır.

        Resulullah(asv) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:”Yâsin’i ölülerinizin üzerine okuyunuz.Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar.” (Müsned, 5:26,İbni Mace Tercemesi, 4:274)Peygamberimizin her yaptığı fiil sünnet olduğu gibi her söylediği ve tavsiye ettiği sözlerde sünnettir.

        4 mezheb devrinde de böyle birşey yokmuş dedi.Hanefî ile Hanbelî alimlerine ve Şafiî ve Malikîlerin sonradan gelen alimlerine göre, ölü yanında okunan Kur’an’ın sevabı ile Kur’an okumanın peşinden yapılan dua, orada bulunmasa da ölüye ulaşır. Kur’an okumanın akabinde dua etmek ise daha çok kabule şayandır ve kabul edilmesi daha çok umulur.

      • Mehmet Aydın Says:

        Değerli Kardeşim;
        Tevbe elbette Allaha yapılır.İslam’da tövbe etmek için birilerinin aracı olması şart değildir. Kendi kendinize de tövbe edebilirsiniz. Ancak bilgili ve kamil bir insanın size rehberlik etmesinin de sakıncası yoktur.Nitekim ayette Resulullah’a gidilmesi durumunda ve Allah Resulunun kişi için istiğfar dilemesi sonucu Allahında fazlasıyla affediciliği ön planda tutuluyor.

        ”Biz her peygamberi -Allah’ın izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileseler, Resûl de onlar için istiğfar etseydi Allah’ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.”(Nisa – 64)

        Resulullahın”Hac edip kabrimi ziyaret eden, beni diri iken ziyaret etmiş gibi olur. (Taberani, Dare Kutni, Beyheki, İbni Cevzi) sözünden hareketle Her insanın her günah işlediğinde Hz.Peygamberin Kabri Saadetlerine gitmesi ve ”Ben günah işledim tevbe ediyorum. Allaha benim için dua et Ya Nebi” demesi imkansızdır.

        İşte böyle bir durum hasıl olunca ; Kamil,büyük veli zatların tevbe hususunda kişiye rehberlik etmesinde,o velinin o kişi için dua etmesinde,istiğfar dilemesinde bir sakınca yoktur.

        Kadir gecesi hariç diğer tüm kandiller bidat değildir.Nitekim bu ayette sabittir.

        Berat Kandili ;
        ”Apaçık kitab-a andolsun ki, Biz Kur’an-ı mübarek bir gecede indirdik Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir”(Duhan, 44/1-4)
        Ayette geçen, ‘mübarek gece’den maksat; Alimlerin görüşüne göre Berat gecesidir. Kur’ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.

        Yüce Nebi(sav) şöyle buyurdu: “Şâban’ın 15. gecesi(Berat gecesi) geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:

        “İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. “Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
        “Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
        “Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.” (İbni Mâce, İkame, 191.)

        Regaip Kandili ;
        Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.” (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: “Nitekim Regaip kandili Recep ayı içinde bulunmaktadır.

        Nitekim Allah Resulu şöyle buyurdu :
        Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi. (İbn-i Asâkir)

        Diğer kandillere(miraç,mevlid) özel ibadet bulunmamaktadır.Fakat bu gecelerde olağanüstü olaylar yaşandığı için Miraç(Cebrail dahil hiçbir meleğe nasib olmayan zirveyi Yüce Allah ümmeti olduğumuz Sevgili Peygamberimiz(asv) e açıyordu.). Mevlid(Karanlıkların aydınlandığı,Kutlu nebinin doğup olağanüstü haller yaşandığı gündür) Dolayısıyla Asrımızda gafil insanların uyanmasına sebep olan bu güzel günleri hiç olmassa ”bir müslümanı ateşten kurtaralım” düşüncesiyle yaşamak,yaşatmak gerekmektedir.

        Bediüzzaman Hazretleri: “Mi’rac gecesi ikinci bir Kadir gecesi hükmündedir.”11 sözleriyle, bu gecenin Kadir gecesinden sonra en kutsal bir gece olduğunu belirtmişlerdir.

        “Ben mi’racdan daha güzel bir şey görmüş değilim”(Buhari, Salât, 1) diyen Peygamberler Sultanı, mi’rac yüceliklerinden –âdeta bir vefa duygusuyla– geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiştir.

        Mevlid Peygamberimizden (a.s.m.) üç dört asır sonra icad edilen İslâmî bir âdet olmakla birlikte, bid’atın hasene (güzel) kısmına girmektedir. Büyük hadis ve fıkıh âlimi olan İbni Hacer, mevlid merâsiminin meşrûiyeti hakkında şu hadisi zikreder:
        İbni Abbas’ın rivayetine göre, Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Medine’ye hicret ettiklerinde Aşure gününde Yahudilerin oruç tuttuklarını öğrenir. Oruç tutmalarının sebebini sorduğunda Yahudilerden şu cevabı alır:
        “Bu çok büyük bir gündür. Bugünde Allah, Mûsâ ile kavmini kurtardı. Firavun ile kavmini suda boğdu. Mûsâ da buna şükür için oruç tuttu. İşte biz de bugünün orucunu tutuyoruz.”
        “Bunun üzerine Peygamberimiz, ‘Öyleyse biz Mûsâ’ya sizden daha yakın ve evlâyız’ buyurdu. O günden sonra hem kendisi oruç tuttu, hem de tutulması için tavsiyede bulundu.” ( Müslim, Sıyam 127)

        İbni Hacer bu nakilden sonra şöyle der: “Bundan anlaşılıyor ki, böyle bir günde, mevlid gecesinde Allah’a şükretmek tam yerindedir. Fakat mevlid merasiminin Peygamberimizin doğum gününe denk getirilmesi için dikkat etmek gerektir.” (el-Hâvî fi’l-Fetevâ, 1/190.)

        Nitekim Resulullahı 70 kere mana aleminde gördüğü rivayet dilen büyük İmam Suyutî, konuyla ilgili olarak özetle şunları söylemiştir: “İnsanların mevlid-i nebevi için toplanıp Kur’an okumaları, Hz. Peygamber (a.s.m)’in veladetiyle ilgili haberleri/menkıbeleri seslendirmeleri, bu münasebetle yemek tertiplemeleri bida-i hasenedir/güzel bir bidattır. Çünkü, bu toplantılarda Hz. Muhammed (a.s.m)’e karşı büyük bir tazim, bir saygı, onun dünyaya teşriflerinden ötürü büyük bir sevinç söz konusudur. Bu ise, sahibine büyük bir sevap kazındırır.” (bk. Suyutî, el-Havî li’l-fetavî, 1/272-şamile).

      • Mehmet Aydın Says:

        Değerli Kardeşim;
        Videonun tamamını inceledik.Son olarakta son kısımlarda geçen cemaatle tesbih konusunu anlatmaya çalışacağız.Elbette Hz.Peygamber döneminde böyle bir uygulama yoktu.Sonraları insanlarda ihmal ve unutkanlıklar başladığı görülünce bugünkü cemaatli tesbihatın camilerde başlatıldığı anlaşılmaktadır.

        Şunu belirtmek gerekir ki ; Namaz tesbihatını tek başına yapmak mümkün olduğu gibi, cemaat halinde îfa etmek de mümkündür.Cemaatle yapınca günahtır diye bir kural yoktur.

        Nitekim Resul-i Ekrem Efendimiz toplu halde yapılan zikir, duâ ve ibadetleri her seferinde teşvik etmiş; Sahabîlerini toplu halde sohbet eder, zikreder ve ibadet eder halde görürse memnun olmuş ve onlara bazı müjdeler vermiştir.Görüldüğü gibi, Peygamber Efendimiz, namazdan sonra olmasa bile, herhangi bir vesileyle bir araya gelip zikir ve tesbihle meşgul olan mü’minleri bile medhetmiştir.(Müslim, Zikir: 40.)

        Her ne kadar namaz tesbihatı Peygamberimizin (a.s.m.) zamanında cemaat halinde toplu olarak yapılmamış olsa dahi, daha sonraki müçtehid imamlar zamanından itibaren her namaz kılanın rahatlıkla yapabilmesi ve zikrin sevabından mahrum kalmaması için cemaat halinde yapılmasının daha faydalı olacağı esas olarak benimsenmiştir.

        Diğer bir hususta videoda bahsettiği hadis meali şöyledir:
        “İşte onlar da abdestten dolayı böyle sakar ve sekir gelecekler. Ben havuza onlardan önce varacağım. Dikkat edin ki, bir takım adamlar benim havuzumun başından kayıp develerin kovulduğu gibi kovulacaklar. Ben onlara: Hey, beri gelin! diye nida edeceğim. Bunun üzerine bana onlar senden sonra hakikaten dinde bidatler yaptılar, denilecek, ben de ‘(öyleyse) uzak olsunlar! Uzak olsunlar!’ diyeceğim.” buyurdu. (Müslim, Taharet, 38-39)

        İbnu Abdilberr: “Havuzdan kovulacak olanların, Hariciler, Rafıziler ve diğer ehli bidat ile dinde bidat çıkaranlar, zulümde ileri gidenler, haksız yere mal yiyenler, büyük günahları açıkça işleyenlerdir” der. (bk. İbrahim Canan Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, 134/516)

        Ayrıca hadiste geçenlerin cehenneme gidecekleri kesin değildir. Günahları kusurları sebebiyle Havzın yanından kovulmuş olsalar da, Allah’ın rahmetine mahzar olarak cennete girmeleri de muhtemeldir.

  66. Dilek Says:

    Bravo Cahide Hanım! Sonsuz katılıyorum. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Şahanesiniz. Sevgiler.


Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: