Kokoshabla_com_ad_banner

Erkekler Erkekliğinden Utanç Duyacak!


Yıllardır kadını korumak adına feminist baskılar sonucu biri gidip, biri gelen yasalarla beraber aile kurumunun cılkı çıktı. Şimdi bardağı taşıracak son bir damla düşmek için vekillerimizin elinden onay bekliyor.
“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” tarafından TBMM’ye sunulan “Kadınları şiddetten koruyacak yeni yasa tasarısı” ndan söz ediyorum.

Ayrıntıları çok incelemedim fakat, Sema Maraşlı Hanım, Şurada ve Şurada  yasanın ilk ve son halinden ayrıntılarıyla bahsetmiş.

Özetleyecek olursak, bu yasa onaylanırsa neredeyse erkekliğin hükmü ortadan kalkacak. Kadının ya da komşusunun şikayet etmesi halinde bir tokat, iteleme, bağırma bile şiddet olarak algılanıp koca hakkında işlem yapılacak. Yani ipler tümüyle kadının eline verilecek. Kadının canını sıkanın vay geldi başına!

Eğer bu yasa şu haliyle bile onaylanırsa erkekler erkekliğinden utanç duyacak…

Hükümet sularında yanlış giden veya yolunda gitmeyen birşeyler var… Aile düşmanı kadın dernekleri üstün(!) gayretleriyle aileden sorumlu bakanlığı baskı altında tutuyor. Ailenin korunması değil, kadının özgür olması gerektiğini savunuyor. Aslında bu tür dernekler aile mefhumuna da karşı çıkıyor.

Dikkat edin, kadın hakları diye çığırtkanlık yapanlar müslüman hanımlar, anneler değil. Kendilerini çağdaş, laik olarak tanımlayan kadınlar.

Erkeklerden daha üst konumda olmayı ayrıcalık olarak gören kadınlar. Çoğuna göre bir kadının evlenmesine bile gerek yok. Günü birlik yaşasın, canı sıkıldı mı eş değiştirsin. Onlar evliliğin bir tutsaklık, kocaya itaatin kölelik olduğuna inanan, eşcinsel evliliklerin normal görülebileceğini savunan kadınlar.

Tıpkı Lut kavmindeki gibi bir toplum istiyorlar. Ben bu kokoşların istekleri yerine gelirse, yakın zamanda ülkemizde, tıpkı bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, eşcinsel evliliklerin yasallaşacağına da inanıyorum. Ne de olsa AB ye uyum sürecinde bazı fedakarlıklar yapmamız lazım!!

Uzmanlara göre, bu tarz sapık ilişkiler toplumda yaygınlaşıyor. Aile mefhumunu ortadan kaldırmak için elinden geleni arkasına koymayanlar var. Zaten yıllardır TV dizileriyle bu topluma yön veriliyor. Tüm sapkın ilişkiler bu dizilerde işlendi ve gençlere örnek oldu. Şu an senaristler ve bu kepaziliklere yazarak, oynayarak, yayınlayarak, seyrederek destek verenler toplumdaki utanç tablolarını da zevkle izliyorlardır sanırım.

Genç erkeklerin çoğu artık evlenmek istemiyorlar. Çünkü onlar için evlilik kısıtlayıcı, köleleştirici bir kurum. Hangi erkek, her an şikayet edilme, hapse atılma korkusuyla, kadın baskısıyla yaşamak ister? Mevcut yasalarda bile bir çok yanlışlar varken, onay bekleyen bu yasa aile kurumunun dibine incir ağacı diker…

Ne asabi, tahammülsüz, saygısız kadınlar var şu toplumda. Pireyi deve yapan, bu yasaya göre en ufak bir tartışma da eşini şikayet edebilecek çok kadın var. O halde erkek niye böyle bir kadına tahammül etsin? Bu tasarı yasalaşırsa boşanmaların, kavgaların, huzursuzlukların artması muhtemel… Bu yasa 8 mart kadınlar gününden önce onaylanıp çağdaş kadınlara hediye olarak sunulmak isteniyor.

************************************

Ben yine Yaratan ve Yaşatan Rabbimizin gör dediği yerden görmek istiyorum…

“… İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” (Maide:44)  “…Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.”(Maide:45)

En son hangi hocanın, hangi din adamının sohbetinde duydunuz bu ayetleri? Diyanetin hazırladığı hangi hutbede açıklanmasına şahit oldunuz?

Bir yerde Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmedilmiyorsa, orada zulüm var demektir. Yasa üstüne yasa, kanun üstüne kanun çıkartılıyor. Yapboz tahtası gibi sürekli kanunlar değiştiriliyor. Bir kesimin işine gelen, diğer kesimin işine gelmiyor. Güç kimdeyse onun sözü geçiyor, onun istediği oluyor. Yaptırım gücü olanlar istediği gibi kanun çıkartıp atını oynatıyor. Allah’ı ve O’nun kanunlarını işlerine karıştırmayanlar her ne kadar adil davranmaya çalışsalar da başarılı olamıyor.

Allah’ın hükümleri bir toplumda hiçe sayılıyorsa, o zaman her kafadan bir ses çıkıyor, her aklına esen bir tasarı oluşturuyor. Onaylanıp onaylanmaması bir grup insanın insafına bırakılıyor.

Sonra ellerimiz böğrümüzde bekliyoruz; acaba ne olacak? Bu kez hangi değişik uygulamalar hayatımıza yön verecek diye…

**********************************

Erkeklerimiz kendilerine yakışan duruşlar sergilemeli. Kendilerine karşı bir haksızlık yapılıyorsa önce kendileri ses çıkarmalı. Gereken mercilere şikayetler ulaştırılmalı… Maaşlarımızdan 3 kuruş indirim yapılsa yollara dökülür, hakkımızı ararız. Bir toplum ifsad ediliyor. Aile mefhumu yok edilmeye çalışılıyor. Okullar, o okullarda yetişen çocuklar din, edep, ahlak yoksunu. Kendi inançlarımıza göre çocuklarımızı yetiştiremiyoruz

Amaaan kimin umurunda sanki değil mi? Yerlerimiz sıcak, ceplerimiz dolu, dondurucular, kilerler tıka basa… Semirdikçe semirdik. Dünya tüm varlığıyla avuçlarımızda artık. Tıkayın kulaklarınızı, kapayın gözlerinizi, ve alabildiğine susun. Rahatsız ettiysem afedersiniz, lütfen uyumaya devam edin….

Cahide Sultan

Uyumayanlar, sesini duyurmak, bu yasaya karşı olduğunu belirtmek isteyenler için bir hatırlatma:

Başbakanlığa şikayet için mail adresi: bimer@basbakanlik.gov.tr

Aile Bakanı Fatma Şahin’ in mail adresi: fsahintbmm@gmail.com

Anlayamazsin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Bir Müslüman ablamın böyle bir yazıyı yazma şerefine nail olduğu için Allah’a şükrediyor, şahsınıza da teşekkür ediyorum. Yorumların tamamını okumaya sabrım el vermese de benim için okuduğum kadarıyla iki mülahazaya varmak mümkün. Birincisi –ki Allah’a şükür- yazınızın omurgasını teşkil etmekle birlikte Kur’an ve sünneti merkeze alan ve bu merkezden muhite doğru yayılan bir bakış açısına sahip olmanızdır. İkincisi ise maalesef yorumların ekseriyeti gösteriyor ki sizin birçoklarına birkaç gömlek büyük geliyor olmanızdır. Hâsılı kelam milletimizi yakinen ilgilendirdiği aşikâr bir mevzunun bu kadar uzamasına rağmen okurlar/yorumcular nezdinde bir mutabakata varılamamış olması sanki benzer bir takım dini konulardaki gibi durumu çözümsüzlüğe mahkûm edecek gibi gözüküyor. Ve şairin yazılarından bir kesit aklıma geliyor.
    Atasözleri arasında bu derece sürrealist olanına hiç rastlamamıştım. “ Horozu çok olan köyün sabahı geç olur” da ne demek? Açıp Ö. A. Aksoy’un Atasözleri sözlüğüne bakınca karşıma şu açıklama çıkıyor: “Bir konu üzerinde söz söyleyen çok olursa sonuca varmak gecikir”… (İsmet Özel. Neyi Kaybettiğini Hatırla s.53)

  2. yorumları okuyunca tuzu kuru olanları görebiliyoruz zaten.bizim gibiler feminist oluyor.sizin gibi iyi kocaya sahipler tokadı savunuyorsunuz.o kadınların gördüğü şiddeti görseniz yinede böyle bir yazı yazarmıydınız Allah için düşünün bakalım.ben hamile karnı burnunda olduğu halde kocası tarafından karnına tekme atılan,dövülen kadınlar tanıdım bir iki değil hemde.yolda herkesin önünde saçından tutup sürüklenen kadınlar.sebepleri bile yok.erkekler erkekliğinden utanacak diye yazarken bütün erkeklerin sizin etrafınızdaki iyi erkekler gibi olmadığını düşünseydiniz keşke.birazda yanlış düşünmüş,yazmış olabilirmiyim diye düşünün anlaşılmadığınızı düşüneceğinize!yazdıklarıma kızmayın lütfen ama böyle sağa sola sataşmak yerine insanlara faydalı olacak yazılar yazsanız,kalpleri yumuşatacak,Allaha yakınlaştıracak güzel yazılar..daha güzel olurdu hem sizin hem bizim için.

    1. Bir sonraki yazıyı okusaydınız böyle düşünmezdiniz

  3. ayrıca bu kadar ön yargılı yaklaştığınız kadınlarımız merak etmeyin bu yasa çıksada çoğu oturup yinede kocam çocuklarımın babası diyerek dayak yemeye devam edeceklerdir herzaman olduğu gibi.insanlara biraz daha hüsnü zanda bulunsanız olmaz mı?

  4. cahide hanım efendimiz eşlerini hiç itelemiş,tokat atmışmıdır?kuran büyük bir hayasızlık dışında buna izin verir mi?herkesin korktuğu hz.ömer gibi sert bir adam bile karısına yumuşak alttan alan bir kocayken siz neyin mücadelesini veriyorsunuz anlamadım.kadınların çoğu şiddet görür şiddet sadece fiziki değildir!bakın sizin bir ev hanımı olarak böyle bir yazı yazamayacağınızı söyleyen adamda size ruhsal şiddette bulunmuştur.bu kişinin veya benzerlerinin eşlerine nasıl davrandıklarını tahmin edebilirsiniz.güçlünün güçsüze hafifte olsa şiddet uygulaması adilmidir?hangi sahabe tokatlamış eşini ki tokatı basit görüyorsunuz!sizin yemeği beğenmeyip kadın döven erkeklerden haberiniz yok galiba.hergün dayak yiyen kadınlar çocuklar var bu ülkede!bunları görüp sessiz kalan komşular var!kocasıyla sorunu olmayan,ondan şiddet görmeyen,normalde mutlu olan bir kadın da bir kavga sırasında hemen polise gitmez herhalde!evin reisi erkek diyor Rabbimiz ama kadınlara nasıl davranılması gerektiğini de rasulüyle bize gösteriyor.size tavsiyem yazılarınızı yazarken biraz daha düşünmeniz Allah bu yazdıklarımın hepsinden razımıdır acaba diye?
    selametle..

  5. gulmisali says:

    cahide hanim tebrik ediyorum.. sonuna kadar size katiliyorum…

  6. MERHAMETLİ İNSAN.
    Merhamet sahipleri, diğerlerinin yaşadığı ıstırabın ne kadar acı verici olduğunu tahayyül edebilen insanlardır. Merhamet sahipleri ötekinin acısıyla acı duyan ve onun acısıyla ahlaklanan soylulardır ve adalet ancak merhametle kaimdir.
    Etrafınızda ISTIRAP çeken insanlarla ne kadar ilgilendiğimiz, kalbimizi onların iniltisine ne kadar açtığımız, ruhumuzun ve içinde yaşadığımız toplumun ne kadar sağlıklı olduğunun bir aynasıdır..
    Biraz daha merhamet sevgili kardeşlerim..
    Allaha emanet olunuz.

  7. Sevgilİ Mine kardeşim,”Dinle ve itaat et”Bir kadının dini bakımdan sakıncalı olmayan her konuda kocasına itaat etmesi lazımdır.Çünkü kocanın hanımı üzerinde pek çok hakları vardır.Peygamberimiz (sav) “kocasının memnuniyetini kazanmış bir kadın ölünce Cennete girer”Hadisi şerif ile itaatkar hanımlara ebedi mükafatı müşdelemektedir.Şu hadisi şeriflerde de”Bir kadın beş vakit namazını kılar,Ramazan orucunu tutar,namusunu korur ve kocasına itaat ederse,RABBİNİN cennetine girer.ve”Ben bir kimsenin diğer kimseye secde etmesini emredecek olsaydım,kocaların hanımları üzerindeki haklarından dolayı kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim”buyurulmuştur.Artık koca hakkının ne kadar büyük olduğunu düşünün. İslamiyet hanımın kocasına itaatine o kadar önem vermiştir ki bir kadın nafile oruç tutmak istese,kocasından izin almak mecburiyetindedir.Sadece komşuya ,çarşıya pazara giderken değil,camiye bile giderken kocasından izin almak lazımdır.Peygamber efendimiz”kocasından izinsiz çarşıya çıkan kadına eve dönünceye kadar melekler lanet eder”buyurmuştur.ALLAH IN rızasını kazanmak için kocasıyla güzel güzel geçinmek isteyen bir hanım,kocasının sözlerini dikkatle dinlemeli ve emirlerini dikkatle dinlemeli ve emirlerinide anında yerine getirmelidir.”Kadınlar erkeklere,CENAB-HAKK IN birer emanetidir.”Erkeklerin kadının üzerinde hakkı olduğu gibi kadınlarında erkeklerin üzerinde hakları vardır.Birinci olarak kadınla iyi geçinmek şarttır.CENAB-I HAK “Hanımlarınızla iyi geçinin”diye buyurmuştur.Kısacası kadın ve erkek RABBİMİN emirlerinden dışarı çıkmadığı sürece hem bu dünyasını hem ahiretini kazanmış olur. Sizleri.RABBİME EMANET EDİYORUM…

    1. Allah razı olsun Gül kardeşim,ben de seni Rabbi Rahime emanet ediyorum canım.

    2. Gül kardeşim,
      bu yazdıklarınız kaç kadının kanının akmasını engelledi ondan bahsedin..Bütün bunları biliyoruz..Kim uyguluyor bana ondan bahsedin..Kadın olarak,şiddet gören kadınlar için üzülmezsek, birşeyler yapanlara köstek olmaya çalışırsak, kaç kadının kanı daha yerlere serilecek onlardan bahsedin..Erkek çocuklara bunları öğretmeyen daha da kötüsü tam tersini uygulasın diye uğraşan nice aileler var bunlardan bahsedin..Allahın rızasını kazanmak için bütün yukarıda dediklerinizi uygulayan kaç kadın var dövülen, şiddet gören, öldürülen bunlardan bahsedin. Bunlar kopyala yapıştır bilgiler. Burada fikirlerinizi paylaşın. Çözümlerinizi paylaşın, “kadın kadının düşmanıdır” olmasın artık.
      “Kadınlar kardeştir” olsun. Ne dersiniz?
      Kadınlar itaat etsin, erkekler onları sevsin..DÖVMESİN.. ÖLDÜRMESİN..
      Benim derdim bu..Bir müslüman olarak asıl derdimizin bu olması gerekmezmi? Burada müslümanım nidaları atarak, sonrasında kadın itaat etmezse şiddet görüre kadar varan sözler çok üzüyor beni. Aile birliğinin korunması için sadece kadının itaati yeterli ise, neden onca şiddet, neden onca öldürülen kadın..Hepsimi itaatsizdi? Ya da biz henüz öldürülmemiş, dövülmemiş olanlarımız hepmi itaatliydik?? Çok acı sorular değilmi bunlar?
      BEN değil, BİZ demeliyiz. İşte ancak o zaman gerçek müslümanlar olabiliriz..
      “O itaat etmiyor dövülsün, ben ediyorum dövülmüyorum..Oh iyi oluyor!”
      Bu mu?
      Tekrar tekrar düşünün bizler bu muyuz??
      Allaha emanet olunuz..

  8. Anlayamazsin says:

    selamun aleykum

    Cahide ablam yazdiklarinda cok haklisin.iyice koyun olduk,birileri guduyor iste.insanlari alisveris manyagi yaptilar.surekli moda prgramlari,diziler,vicik vicik programlardan baslarimizi kuranimiza,hadislere ceviremedik.dusunemiyoruz cunku vaktimiz yok.oyle bos islerle mesguluzki,tefekkure zamanimiz yok.nasil muslumaniz bilmiyorum.

    yeni yasaya karsiyim.eger ortada kadin haklari varsa niye dinim islama gore yapilmiyor?ben en cok buraya takiliyorum.birileri yine bizlerin uzerinden yararlaniyoz,kullaniliyoruz.rabbim yardim etsin.hidayete erdirsin.

    diyanet ne ise yariyor anlayamiyorumki!sanki din ve devlet islerini birbrinden ayiranlarin ekmegine yag surmak icin ayarlanmis usak gibi geliyor bana!kaldiki dini konularda sesini yukseltip laik devletimize sistemimize karsi ciksin!nerdeee.

  9. Canim herkesin yorumunu okudum feministlik almış başını gidiyor!Fatma Yil.ve gül arkadaşlarıma canı yürekten katılıyorum.Allah razı olsun onlardan da senden de Cahide cim.Rabbim sonumuzu hayır etsin.Ben de derim ki dişi kuş yuvayı yapar;kadın ne olursa olsun daha hoşgörülü oldu mu herşey yoluna giriyor.14 senenin tecrübesi diyeyim:)Yok ben alttan almam ,ben haklıyım diye inada binildi mi;eşlerin başına gelecek felaketlere şeytandan başkası mutlu olmaz!

    1. Belgin hanım kardeşim,
      kadının şiddet görmemesi istemek ne zamandan beri feministlik oldu. Müslümanlıkta şiddet ne zamandan beri hoşgörülür oldu. Sizler memlekettemi yaşıyorsunuz anlamakta zorlanıyorum. Hiçmi haber okumuyor, hiçmi etrafınızı gözlemlemiyorsunuz. İçiniz elveriyormu, üst kat komşunuzun her akşam dayak yerken çıkardığı sesleri , sonrasında ağlamasını dinlemeye. Böyle müslüman olunmaz, bananecilik dinimizde yoktur. Kadın alttan alacak , hoşgörülü olacak ve herşey güllük gülistanlık olacak öylemi? Gerçekten sizin dünyamızdan uzakta bir yıldızda yaşadığınıza kanaat getirmeye başlayacağım. Siz hoşgörülü olabilirsiniz eşinize karşı, oda size güzellikle yaklaşıyor olabilir. Ama eşinizi sildiniz attınız işte böyle diyerek bir kenara. Yani sizin eşinizin bir karakteri yok öylemi. Siz ona tatlı dilli olunca , hoşgörülü olunca oda iyi oluyor vahhh ki vahh.. Ayrıca nice hoşgörülü tatlı dilli olup kötek yiyen kadınlarımızı, ben nasılsa yemiyorum diye tü kaka ilan edemezsiniz.. Eşlerimizden şiddet görmeyelim diye nice haksızlıklara da göz yummamızı da bekleyemezsiniz ..Göz yummayanları da feminist ilan edemezsiniz..İslamda kadın haklarını bence açın bir defa daha
      okuyun. Kadına sus, konuşma, hep alttan al diyormu? Sonra da burada paylaşın lütfen. Gelenekçi, görenekçi yaklaşımlarla, hoşgörülü olun, durmadan kocanızı idare edin demeyin..Hem kendinize hem eşinize haksızlık etmiş, karaktersiz ilan etmiş olursunuz farkında olmadan..
      Allaha emanet olunuz kardeşim..

    2. “Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızın. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler, ihanet eder.” (el-Camiu’s-sağir, c.2, sh.ll, Hadis No:4012) HAYIR VE İYİLİK KADINA OLAN DAVRANIŞLA ÖLÇÜLÜYOR!
      Yani iyilik veya kötülük vardır. Tatlı dille iyi olan kadın-erkek, kötü dille kötü olan kadın-erkek yoktur…Kimse kendinde bulmasın kardeşim marifeti..İyi olanı kötü, kötü olanı da iyi yapmaya Cenab ı Allah’tan başka kimsenin gücü yetmez..Bizler sadece Cenab ı Allah tarafından emredilenleri yapmakla yükümlüyüz vesselam. Sadece vesile olabiliriz. Ama”ben hoşgörülüyüm, idareciyim o yüzden herşey güllük gülistanlık ” dersek her hikmeti kendimizden bilmiş oluruz. Bu da tehlikeli sularda yüzmek demektir.

      Allaha emanet olunuz..

      1. Mine hanım ikametim Almanya.Kadın hakları mevzusu burada tam tamına görülüyor,sadece Almanya değil diğer batılı ülkelerde de aynı mevzu!
        Kadın hakları diye buralarda nice yuvalar yıkılıyor.Koyulan kanunlar nedeniyle, boşanma sayısının ,erkeklerin haklarının ezilmesine göz yumarak halkta kışkırtmaya ve ateist zihniyetin temeline zemin hazırlamaya çaba sarfediyorlar!
        Bu kanunlardan fırsat bulup kocasını istedikleri gibi kullanmak ve dünyada rahat yaşama gayesiyle, o yetmemiş gibi, çocuklarını da babalarına düşman yapmaları ve ileriye doğru hatta,nesillerini yabana bırakıp icabında yurtlara terkedip veya evlatlarını öldürme gibi olaylar çıkıyor.Kadın hakları diye aynı bu uygulamalar Türkiye’de de olursa;ileri zamanlarda aynı olaylar yaşanacak ve hatta Türkiye’de yoğunluk kazanacak. Bu bakımdan eş diye bahsedecek olursak, aslında kadın hakkından ziyade iki tarafa yerine göre kısıtlama getirilmesi daha mantıklıdır.Bunların en önemlileri ahlaki kural çerçevesinde olmalı.
        Gerçekten dinimizdeki kurallara bakacak olursak ne erkek kadına el kaldırabilir, ne de kadın kocasına baş kaldırabilir!
        Kadınlar tek başına çarşıda gezme konusunda, dinimizde verilen kısıtlamada sadece kadınların emniyeti hesab edilmekte ve bu şekilde ailenin başına gelecek musibetler den bahs edilmekte. Burada çeşitli ikazlar tavsiyeler ve kurallar bulunur.

        Şu bir gerçek, evlenecek olan damadın ve gelinin ahlakı imanı bilgisi mesleği değil apartmanı 117 ekran televizyonu kapının önündeki arabasının markası cebindeki touchscrean ve ıpotu soruluyor. Din ve ahlak konusundaki ihmaller, cahillikler ve moderen denilen gözü kara geleceği boş gaflet içerisindeki zihniyetler aslında şiddete ve manşeti olaylara sebebtir. Temeli o zamanlarda atılmaktadır.
        Daha çocuk iken dinimizin gayeleri karalanmaya uğraşılıyor, batıl ideolojiler öne sürülüyor ve bilhassa Allah korkusu ne demektir hiç gösterilmiyor aksine aşiretmiş tarikatmış falan filan masallar uyduruluyor icabında batıl zihniyetler aşılanıyor.
        Diğer yandan boşanma konusunda dinimizin getirdiği şartlara bakılmıyor ve sorulacak olursa İslamiyette böyle birşey yok diye aslında dinimizi kötülemek maksadı ile örtpas ediliyor. Bu haklar çerçevesi ve şartları göze alınırsa ve temelden eğitim verilirse aslında ne sokaklarda kadınlar dayak yer ne kadınlar zulüm görür ve en önemlisi Osmanlı zamanındaki örf ve adetler doğru şekilde devam yaşansa bu tip kadın hakları kanunlara gerek kalmayacak, ihtiyac olmayacak ve hatta akla gelmeyecek olur.
        Ne yazıkki zaman geçtikce millet dahada cahilleşiyor ve okumadan araştırmadan imam uzman ve filozoflar oluyor. Aslında bizler genelde okuma tembeli millet olduğumuz için duyduk fikirlere kanıyoz ve en tehlikelisi gazeteden medyadan dinimizi öğrenmeye uğraşıyoruz. Dinimizde ne feminizime ne de maskulizime yer var. Zaten kelimeler avrupaca ( latinceden ).

        1. Belgin hanım kardeşim,
          benim size verdiğim cevabı anlamamışsınız. Diyorum ki;”ben hoşgörülü davrandım 14 yılın tecrübesi ve hiç sıkıntı yaşamadım” diyorsunuz. Bu şekilde bir konuşma şekli, marifeti kendinizde bulma halidir. Belki farkında değilsiniz , farkında olmadan eşinizin kişiliğini, karakterini, iyiliğini bir kenara atıp. Ben hoşgörülüyüm o yüzden de sorun olmuyor diyorsunuz..Herşey karşılıklıdır. Siz istediğiniz kadar iyi olun, hoşgörülü olun, tatlı dilli olun, karşınızdaki erkek şiddet eğilimli ise hiçbir işe yaramaz. Sizin eşiniz çok şükür iyi bir insanmış ki, sizin tatlı dilinizle onun insanlığı pekişmiş. Sadece kadında, ya da sadece erkekte marifet aramak, sorunun ana kaynağıdır. Tek taraflı hiç bir şey olmaz. Bir terazinin iki kefesi vardır değilmi. Tek tarafına yükü
          koyun ne olur? İslamda kadının da erkeği üzerinde hakları, erkeğinde kadının üzerinde hakları açıkca belirtilmiştir. Kadınlar için bir çok sahih olmayan hadislerde yok değildir. Bunlarda kendi çıkarlarını düşünen erkekler tarafından ortaya atılmıştır büyük ihtimal..Sadece erkeğe yaptırım olmayacak zaten bu yasa tasarısında şiddet uygulayan kadın içinde bu yasa. Hem kadına hem erkeğe..Ben şiddet karşıtıyım. Kim olursa olsun..Şu anda memleketimizde kadınlar daha çok şiddet gördüğü için o konu üzerinden gidiliyor..Erkekler görüyor olsaydı o zaman o noktadan yola çıkılacaktı. Ahlaksızlık almış başını gidiyor diyorsunuz. Tek taraflımı? Yani kadın itaat etmediği içinmi ahlaksızlık diz boyu oldu. Ateist nesiller kadınlar yüzündenmi oluşuyor sadece. Ailedir her işin çıkış noktası. Bize ailemiz ne verdiyse onu aldık belki üzerine birşeyler ekledik belki ekleyemedik. Bizde çocuklarımıza ne verirlerse onu alacaklar, belki ekleyecekler belki ekleyemeyecekler. Ama ailesi tarafından korunup kollanamayan İNSANLAR var ise. Bir tanesi bile bu çıkacak kanunla kurtulursa, ben bir mümine olarak yüreğim pıt pıt ata ata sevinirim. Sizleri bilemem..Bu şiddetin son bulmasının tek çözümü eşe itaat değildir. Eşine itaatte kusur etmeyen ama sonunda öldürülen nice kadın var bu memlekette.
          Şimdi soruyorum size..Herşeye rağmen o kadınlarımızın da dövülmesini, öldürülmesini istiyormusunuz? Hala itaat etselerdi, hoşgörülü olsalardı ölmezlerdi diyebilirmisiniz?
          O yüzden diyorum siz nerede yaşıyorsunuz diye, Almanya da yaşıyormuşsunuz . Bizim memlekette akan kadın kanları bizi tutmaya başladı, oralara davulun sesi hoş geliyor galiba hala..
          Ailelerin yok olması döndürülüp dolaştırılıp sadece kadının beline bağlanamaz..Çiftler sorumluluklarını bilecekler ve birbirlerini sevip sayacaklar..
          Ben feminist değilim, ama feminist değilim diye bu şiddete gözümü yumamam. Müslüman olarak içim elvermez. Kadın erkek eşitliğini değil, adaletin eşit dağıtılmasını isteyen biriyim sadece o kadar..
          Hem aile birliğini korumaktan bahsedip, hem eşimi “ben onu idare ediyorum, hoşgörülü, tatlı dilli olarak “diyerek saf dışı bırakmam , bırakamam. Bunun adı itaat değildir. Bunu adı kenara itmektir.. Erkeği pasifize etmektir..Erkekleri koruyacağım derken, rezil ediyorsunuz farkında olmadan.
          Allaha emanet olunuz..

  10. beyine itaat et rahat et.hanımlar konuşmalarına dikkat ederlerse beylerde hanımlarına efendi olur.erkek evin reisidir hanımlar bunu kabul etmediği sürece .başına gelenlerede katlanmak zorundadır. sizleri rabbime emanet ediyorum

    1. Ne.Şe. says:

      Bir yerde bu konu üzerine yorum vardı ha sahi verilen linkteydi galiba.
      İtaat denilince aklıma geldi.Evlilik içinde taciz olabileceği bunun normal olduğunu savunan bir adam (adam olduğu tartışılır) vardı.
      Yanlış istekleri olan erkeklere de katlanılmalı her isteği yerine mi getirilmeli asla dinimiz de yeri yok mesela.
      Dayağı ya bu yüzden yiyorsa kadın. Eskiden duymuştum böyle birşey eşi öldü de kurtuldu kadın ya ölmeseydi.
      Eşinin isteklerini yerine getirmiyor itaat etmiyor mu olacaktı.. Dayak hakkımıydı yani…:(((
      Vesselam çok geniş konu.
      ”Allah ım eşlerimizi salih bizi saliha eylesin, Yavrularımızı da bu yolda yetiştirmeyi ve salih ve saliha insanlarla karşılaşmalarını nasip etsin inşallah.”

    2. Gül hanım, yaşamayan bilemez. O yüzden döndürüp dolaştırıp her fenalığı kadınlara yakıştırmayın. Siz nerede hangi alemde yaşıyorsunuz bilemedim. Hiçmi hanım hanımcık edepli bir kadının şiddete maruz kaldığını görmediniz. Nasıl bu kadar kadın konuşmasına dikkat ederse erkeklerde efendi olur diyebilirsiniz. Sizin eşinizin efendi olması sizdenmi kaynaklı sanıyorsunuz. Kimse kimseye yaftayı yapıştırmamalı. Genelleme yapmak mümkün değil bu konuda. Hatta cazgır kadınların el üstünde tutulup, sessiz sakin kadınların pata küte dövüldüğünün hiçmi farkında değilsiniz..Bu yasa mazlumdan yana olmalı, mazlumu korumalı. Bir kaç feminist kadının işine yaracak diye, geride kalan binlerce mazlum göz ardı edilemez..Ben kendi adıma söyleyim Cahide kardeşimin ne demek istediğini çok iyi anladım. Ama toplum içinde iyi aile kavramı oluşmadan, aile kavramıda yoktur zaten. Olmayan bir kavram için şimdiden üzülmenin de manası yoktur. Şiddetin çözümü sizin sözünüzde gizli değil asla, “kadın konuşmasına dikkat ederse, erkek efendi olur” Çok basit bir avuntu bu. Hatta kuruntudan gelen bir avuntu. Tabiki şiddet gören kadınlar için diyorum bunu. Sessiz sakin olup “susma be sen sustukça daha fazla sinirleniyorum” deyip yumruğu gözüne indiren erkekler var bizim memleketimizde. Aile mevhumu yok olacak diyor Cahide kardeşim, evet haklı. Ama sadece kadınların omuzunamı yüklenecek bu yük yine..Erkeklerin rolü ne olacak ailenin korunmasına yönelik? Önce bana bunların cevabını verin. Şu anda da var evden uzaklaştırma hali. Kaç gariban kadın gidip kocasını şikayet edip evden uzaklaştırıyor, evde dayak yiyip oturup kocasını uzaklaştırmaması aile değerinimi koruyor. Kimi koruyor ? Aileyimi? Kadınımı ? Erkeğimi? Ben feminist filan değilim, okumuş, kültürlü, çalışan bir kadın olduğum halde eşime sıkı sıkı itaat ederim. Ama bana bu halimle şiddet uygulamaya kalkarsa bir,iki, üçüncüde devletten yardım isterim. Ben görevlerimi yerine getiriyorum. Eşimde öyle. Ama bunun tam tersini yaşayan kadınlar var. Onlar için içim sızlamazsa ben nasıl müslümanım diyebilirim.
      Allaha emanet olunuz kardeşlerim..

      1. Çiçek says:

        Gerçekten, çok güzel yazmışsınız sizi tebrik ederim. Duygu ve düşüncelerime tercüman oldunuz çok teşekkür ederim.

  11. Kadına şiddete hayır.kaıdnlar şiddet görmesin

  12. SETENAY says:

    Bence bi kez daha okuyun.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: