Çekiştirip Duranlar, Biriktirip Sayanlar


Rahmân Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.

1. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! 2. O ki, toplamış ve onu sayıp durmuştur. 3. (O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder. 4. Hayır! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır. 5. Hutame’nin ne olduğunu bilir misin? 6. Allah’ın, tutuşturulmuş ateşidir. 7. (Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkar. 8. O ,onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir. 9. (Bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar. (Hümeze suresi)

Allah’ın selamı, Rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Cumamız mübarek olsun

Tefsir, çok çetin ve sorumluluk isteyen bir konudur. Bu yüzden ayetleri yazıp karşılarına aciz kelimelerimi eklemek benim haddim olamaz…

Yalnız bu mübarek sure bana neleri hatırlattı, biraz bundan bahsetmek istiyorum.

Sureye adını veren “hümeze” kelimesi arkadan çekiştirmek, alay etmek, koğuculuk etmek gibi anlamlara geliyormuş. “Lümeze” de aynı veya ona yakın bir manada imiş. Düşünüyorum da bizler hâlâ şu çekiştirme hastalığından kurtulamamışız. Tam olmuşuz, mükemmelmişiz, en özel insanmışız  gibi, işimiz gücümüz başkalarıyla uğraşmak.  Vay ki bir hata görmeyelim, yerden yere çarpar, didik didik ederiz… Hakikaten çok müsrif insanlarız. Sevaplarımızı bir çırpıda en sevmediğimiz insanlara verirken hiç içimiz acımıyor yazık ki… Biraz diğergamlı olmak, onun yerine kendimizi koymak, anlamaya çalışmak, idare etmek gibi hasletlerimiz zayıfladı. Egolarımızın tatmini için ezebildiğimiz herkesi ezmeyi, acımasızca çekiştirmeyi, yargılamayı adet edindik…

“Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın  Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.” (Hucurat Suresi, 12)

Toplayıp sayanlar, biriktirip yığanlar… Neyi toplar, neyi sayar ki insan? Biraz altın, biraz para, oğlum için, kızım için, bu yarına, bu yaza, bu kışa… Geleceğinden emin olamadığımız günlere yatırımlar yapıp duruyoruz. Tevekkülsüzlüğümüzün en büyük göstergesidir bu aslında. Tam olarak Allah’a dayanamamak, yarın ki rızıktan emin olmamak…

Ne çok toplanmış, birikmişimiz var bizim. Dolaplar dolusu kıyafetler, çekmece dolusu eşarplar, çantalar, ayakkabılar, mutfak dolusu tabaklar, bardaklar, tıka basa buzluklar…

Bazı kıyafetler sadece yılda bir iki kez giyilir, misafirden misafire çıkar bazı tabaklar. Yıllarca birkaç kezden fazla giyilmemiş ayakkabılar işgal eder rafları…

Kimi diplomalarını plaketlerini sayar, arsalarını evlerini sayar. Tahvillerini bonolarını, şöhretini,makamını sayar. Kravatlarını, gömleklerini, takım elbiselerini, kol düğmelerini sayar…

Kimi parfümlerini, eşarplarını, çantalarını, tabak çanaklarını toplayıp sayar…

Kimi ibadetlerini, sadakalarını, oruçlarını sayar… elinde zikirmatik! salavatlarını sayar…

İnsan bilmez ki Allah hesapsız rızık verendir. Hesapsızca, sayamadığı nimetleri önüne sermiştir. Sayılmadan emanet verilmiş nimetleri, gafilce biriktirip sayar…

Hutame’nin ne olduğunu bilir gibi yapsa da, aslında bilmez insan. Ufak bir yaz sıcağına dayanamaz ama, ebedi cehenneme dayanacağını sanar. Aslında çoğusu inanmaz da inanmış gibi yapar. Hoyratça, nankörce  savurur yılları…

“Resulûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dinine verdiği zarardan daha fazla değildir.” [Tirmizî, Zühd, 43, (2377).]

İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir keresinde, “Hanginiz, vârisinin malını kendi malından daha çok sever?” diye sordu. Cemaat: “Ey Allah’ın Resûlü içimizde, herkes kendi malını vârisinin malından daha çok sever” dediler. Bunun üzerine: “Öyleyse şunu bilin: Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da vârislerinin malıdır.” Buhârî, Rikak 12; Nesâî, Vesâyâ 1, (6, 237-238).

*********************

NOT: Bundan sonra ki dersimiz Yusuf suresi olsun. Bu sure çok uzun olduğu için, bir ay çalışma süresi olsun. Yusuf suresi ile ilgili bir başlık açayım. Sureyle ilgili bütün paylaşımlarımızı o konu başlığının altına yapalım.

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. selamünaleyküm ablacım? Nasılsın?
    2014 senesı olmalı ama tam emın degılım burda yazdıgın bır yazının altına tekasür suresı ıle ılgılı bır vıdeo paylasmıstın. Dogru hatırlıyorumdur ınsaallah. Vıdeoda bır mezarlıkta hocanın bırı, ölü defnedılırken tekasür suresını okuyup tefsırını yapıyordu. O vıdeoyoya nasıl ulasabılırım bulamadım ben bı türlü. Kuran hocama göstermek ıstıyorum.

  2. Abla 1 ay geçmiş

    1. Kimse umursamadı, kimse sormadı canım. En iyisi okuyan kendi okusun ne yapalım…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: