kokosabla-kış-çocuklar-bitkisel

Kontrol Edilen Hayatlar

Her çocukla beraber rızık nasıl artar, bizzat yaşayarak gördüm. Ve çocuk sayısı arttıkça işlerin nasıl kolaylaştığını… Meğer en zoru tek çocuklu olmakmış…

*************************

“Geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.” (İsrâ, 17/31)

Böyle bir ayet bilirim ben. “Geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin” kısmında irkildiğim, “Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz.” kısmıyla rahatladığım bir ayet.

Nasıl öldürür insan evladını? Keser mi, biçer mi? Hangi şekilde öldürür? Biraz ardına düşüp, derinine dalınca ayetin, biraz tefsir karıştırınca anlıyorsunuz Rabbimizin ne anlatmak istediğini.

Çocuğun doğduktan sonra öldürülmesi en uç noktada yer alıyor. Daha çok cahilliyede öldürülen kız çocuklarını hatırlıyoruz. Günümüzde en çok yapılan öldürme anne karnına düşmüş bebeğin, ya zamansız(!) olması, ya ultrasonda problemli  olarak tespit edilmesi, ya da istenmemesi adına yaptırılan öldürmeler ki, yumuşatılmış ismi malumunuz “Kürtaj” dır. Çocuğun İslama ve ahlaki değerlere aykırı  yetiştirilmesi de çocuğu harcamak, bir nevi öldürmek anlamına geliyor.

Birde on yıllardır uygulanan gizli öldürmeler var ki buna da “Doğum Kontrolü” deniyor. Doğum kontrolleriyle sadece çocuklar değil, nice kadınlıklar, erkeklikler öldürülüyor. Birileri bu milletin çocuktan korkmadığını, çocukları için rızık endişesi taşımadığını görünce, gece gündüz uğraşmış, emek(!) vermiş. Ailemizi planlama işini gönüllü olarak üstlenmişler. İnsanlık adına, bizim rahat etmemiz adına insanüstü (!) gayretler bunlar!

Doğurganlığı engelleyen, vücudunuza aklınıza gelmeyecek kadar zarar veren çeşit çeşit haplar, rahim içi ne idüğü belirsiz aletler, iğneler, bantlar, kordon bağlatmalar… Aman Allah’ım insan düşmana vermez, düşmana reva görmez bunları. Yıllardır zavallı kadınlar bunlardan neler çekti. Spiral vücut düzenini bozar, haplar kilo yapar, tüylenme, baş ağrısı, ruhsal sorunlar… Kadını kadın olmaktan çıkarıp acayip bir varlık haline getirdiler. Erkeklere reva görülen uygulamalar ise utanç verici…

Amaç ne? Çocuk olmasın, nüfus patlaması yaşanmasın. Birileri “nüfus”umuzu azaltırken, kendi  “nüfuz”larını artırma çabasındaymış meğer…

Ne yalanlar söylendi bize. “Aman fazla çocuk yapmayın”, “Zaman kötü yetiştiremezsin”, “Bir maaşla geçim yapamazsın”, “Hayatını yaşa, çocuk dediğin ömrünü yer insanın”, “Çok çocuk cahillerin işi”… Hele o iğrenç “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme” zırvası, sanki kadınları çocuktan ve eşinden nefret ettirmek için söylenmiş planlı bir zırvaydı…

Nasıl kandık, nasıl aldandık bu yalanlara. Yeni evlenen gençler “aman en az iki sene çocuğunuz olmasın” diye öğütlenmedi mi? İlk doğumunu yapan kadına “Yeter, başka çocuk yapma!” diye telkinler verilmedi mi? İki taneden fazla çocuğu olanlar “Ne çok doğurmuş, kedi yavrusu gibi” deyip aşağılanmadı mı?

Zamanla genç kızların hayallerinden anne olmak, çocuğunu sevmek, eğitmek çıktı. Yerini başkaca hayaller aldı. Okuyacak, kariyer yapacak, mevki sahibi olacaktı. Evlilik ve çocuk  30 dan sonra yapılacak işlerdi. Hele bir tane çocuğu olsun, ikincisi asla olmamalıydı. Sadece çalışan kadın böyle düşünse yine iyi. Evinde oturan, dışarıda çalışmayan kadınlarda çocuk istemez oldu. Çocuk her şeye engel! Evi kirletir, örtüleri çekiştirir, misafirliğe gidersin durmaz, çarşı pazar gezdirmez. Arkadaş toplantılarında iki çift laf ettirmez…

Çocuk annelerin zihninde bir eğlence, eve gelen bir renk olmaktan çıkmış, bir işkence aletine dönüşmüş sanki. Her yaptığı batar, her hali sıkıntıdır çocuğun. Henüz bir çocuğu olup, ikinciye tövbe diyen anneler, çocuklarını nasıl yalnız, kolsuz kanatsız bıraktıklarının farkındalar mı? Çocuk tek başına büyür, her isteği yapılır. Odası ayrı ve odasında yalnızdır çocuk. Bir çok çocuk annelerinin gereksiz endişeleri ve titizlikleri yüzünden yalnız bırakılıyor. Hele birde büyüyüp kendisi gibi tek  olan biriyle evlendi mi, akrabalık mefhumu tümden kayboluyor. Onlarında bir çocuğu olunca, çocuk sap gibi ortada kalakalıyor. Ortada hala yok, amca yok, teyze, dayı yok!

Özendirilen ve dayatılan çekirdek aile kavramı, zamanla acı meyvelerini veriyor. Üzerine titrenmiş, bir dediği iki edilmemiş, sıkıntı çekmemiş, idare nedir bilmemiş, çoğu kez şımartılmış çocuklar, yeteri kadar olgunlaşamadığı için yeni bir aileyi yönetmek için de yetersiz ve zayıf kalıyor…

Bir kadına en çok annelik yakışır. Annelik duygusu fıtrattan gelen mükemmel bir duygudur. Bu duygu ve arzu aslında her kadında olan fakat birçok kadında bastırılmış bir duygudur. Bir kadın çocuklarıyla yeniden çocukluğunu yaşar. Çocuklar küçükken annenin eğlencesi, büyüyünce arkadaşı olurlar…

Tartışmaya mahal vermemek adına belirtmeliyim ki, çok çocuğu savunurken ki maksadım eğitimsiz ebeveynlerin elinde büyüyen, çoğu kez toplumun başına bela olan kuru kalabalıklar asla değil. Hatta bilinçsiz, insanlıktan, islamdan uzak ailelerin ne kadar az çocuğu olsa o kadar iyidir diye düşünürüm. Ruhsal sağlığı yerinde olmayan, asabi, tahammülsüz annelerin, mutsuz, birbirine saygı ve sevgisi olmayan anne babaların çok çocuğu olmasın elbet. Gün boyu dışarıda çalışan, evine çocuğuna zaman ayıramayan, çocuğu bir bakıcı elinde büyüyen kadınların, çocuğunun gözlerine bakmaktan, ellerini tutmaktan aciz annelerin çok çocuğu olmasın!

Fakat öyle tanıdıklarım, arkadaşlarım var ki, çocuk yetiştirme konusunda muhteşem bir kapasiteye sahip. Hem eğitimli hem bilinçliler. Fakat ilk çocuğun üzerinden 10 yıl geçmiş. Sonra  ikinci çocuk ya oluyor, ya da olmuyor. Konferanslara, seminerlere gidiyor kendini mütemadiyen geliştiriyor fakat bu bütün bilgi birikiminin sadece hamallığını yapıyor. Bu anne o kadar bilgi ve donanımla rahatlıkla 3-4 çocuğu büyütüp eğitemez mi? Ya da parasal bir sıkıntısı  olmadığı halde dışarıda çalışmak yerine kendi çocuklarını yetiştiremez mi?

( Söylemeden geçemeyeceğim; Şu an ki devlet politikası, çok çocuğa sözde, kuru kuruya teşvik ettiği kadar, fiilen de teşvik etmeli ve doğan her çocuk için, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tatmin edici yardımlar yapmalıdır. Yoksa halkın kafasında ki, “az çocuk iyidir” imajını değiştirmesi  asla mümkün olmayacak.)

Zaman kötü ve çocuk yetiştirmek zorsa, neden iyi yetişmiş bir nesil için çaba göstermiyor, toplumun düzelmesine yardımcı olmuyoruz?

Toplum bozuluyor. Eğitimden uzak çoğu ailenin, imtihanın bir sonucu olsa gerek çok çocukları oluyor. Bazı kadınlar yıllarca çocuk sahibi olmak için çırpınırken, tek seferlik gayri meşru ilişkilerden birçok çocuk doğuyor ve çoğu terk ediliyor. Çocuk esirgeme kurumları, hiç bir zaman olmadığı kadar terk edilmiş çocuklarla dolu. Bir taraftan gıdalarla, tohumlarla yavaş yavaş kısırlaştırılan bir nesil, diğer taraftan neredeyse her semtte bir tüp bebek merkezi.  Birileri çocuk sahibi olmak için, birileride doğmasını istemediği çocuklar için  ciddi paralar harcıyor. Bu karmaşıklaşan yapı içerisinde uyanık bir güruh da fark ettirmeden ceplerini dolduruyor.

Bizler türlü sebeplerle çocuk sahibi olmaktan kaçınırken, nüfusumuzda, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi   yaşlanma yolunda ilerliyor. Yeni nesil gençlerin ahlaki yapıları ürküntü verici. Buna karşılık eğitimli mutlu ailelerin artık çok az çocukları oluyor. Çok odalı, devasa büyüklükteki evlerde en çok iki çocuk büyüyor. Parasal hiç bir sorunu olmayan ebeveynler çocuklarının hayal kurmasına bile izin vermeden nimetlere boğuyor…

Toplumda iyi yetişmiş, ahlaklı gençlere çok ihtiyaç var. Bilinçli, eğitimli her aileye büyük sorumluluklar düşüyor. Özellikle Müslüman hanımlar, haftanın hemen her günü vakıflara, sohbetlere, arkadaş toplantılarına zaman ayırdıkları kadar, kendilerini çocuk yetiştirmeye adasalardı eminim topluma çok daha faydalı olacaklardı. Yazık ki Müslümanlar bile kendi içlerinde çok çocuklu olanları dışlıyor, küçümsüyorlar. Az çocuklu olmayı bir ayrıcalık olarak görüyorlar. Sonu gelmeyen arapça, ingilizce, bilgisayar kurslarına usanmadan devam edip, çok çocuklu olmayı büyük bir külfet sayıyorlar!

Her çocuk bir ahiret yatırımıdır. Dili dönmeye başladıktan itibaren öğrettiğiniz her zikri, her sureyi çocuk her söylediğinde sizde ecrini alırsınız. Küçük bir çocuğun ağzından bir duayı dinlemek, özel bir mutluluktur. Müslüman neslin artması demek, Allah için secde edenlerin sayısının artması demektir. Müslüman nesil, batılın zehrine karşı en etkili  panzehirdir!

Yenidünya düzeninin mimarları(!), doğum kontrolleriyle beraber,  kalabalık ve mutlu aileleri, kaliteli bir nesli, kardeşlik, akrabalık mefhumunu da kontrol ediyor. Ve bu yamyamlar, necis elleriyle annelerin rahimlerine kadar uzanıp geleceğimizi adım adım yok etmeyi planlıyorlar… Kuranın ve sünnetin hayatımızın tamamına yön vermesine izin vermeyen bizler, bir çok gizli dayatmayı kabul ettiğimiz gibi neslimizi kurutmak isteyenlerin dayatmalarınıda kolayca içimize sindiriveriyoruz.

Kadının en güzel oyuncağı olan çocuklarının yerine, başka oyuncaklar verdiler. Kabartmalı halılar, devamlı tozlanan mobilyalar, çocuksuzlara özel cafcaflı koltuklar, bir yürüyüş bandı, bir yalnız mekan… Dedeler, nineler evlerimizden çoktan gitmişti zaten…

Eskiden küçücük evlerde, kalabalık aileler yaşarmış. Şimdi kocaman evlerde çekirdek aileler… Demek ki ihtiyacımız olan şey geniş evler değil derya gibi geniş yüreklermiş. Ki cıvıl cıvıl çocuk seslerini baş ağrıtan uğultular olarak algılamayalım…

CAHİDE SULTAN

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. sinem şamlı says:

    Merhaba Cahide hanım.Yazılarınızın büyük bir bölümünü okudum.Benim oğluma hamileliğimden önce 7 senelik aktif bir iş hayatım oldu.Annem de uzun yıllar çalışmıştı ağabeyimi ve beni anneannem büyüttü.Annemin sıcaklığını yaşayamadım dolu dolu ta ki annem emekli oluncaya dek ki ben o zaman liseye gidiyordum..Anneannemin sevgi dolu kocaman bir yüreği vardı fakat anne yokluğunu dolduramıyordu işte.İş hayatının verdiği çetrefilli yaşamdan öylesine sıkıldım ki bir gün eşime artık ben çocuk sahibi olmak istiyorum ve hamileliğimi evde geçirmek istiyorum dedim.Bu konuda elinden geleni yapacağını söyledi ve gebelikle birlikte işimden ayrıldım.Gebeliğim çok iyi geçti fakat oğlum dünyaya geldikten sonra çok bocaladım.İyi bir annelik yapamadığımı düşündüm uzun süre.1,5 yaşına gelinceye kadar çok zorluk çektim çocuğa bakmak bana çok büyük bir külfet oldu çünkü anladım ki vücudumdaki dinmek bilmeyen ağrılar hayat boyu devam edecek bir hastalığın habercisiymiş. İltahaplı eklem romatizması olduğumu anladığımda oğlum 1,5 yaşındaydı o süre zarfına kadar geçen süreyi büyük bir kayıp olarak gördüm çünkü oğlumla hiç ilgilenemedim.İstiyordum ki çocuk televizyona dalsın ben de uzanıp kemiklerimi dinlendireyim.Fakat çok kötü bir şey yapmışım çocuk gün geçtikçe içine kapandı insanlarla iletişim kurmamaya başladı.Ağzından tek bir kelime çıkmıyordu.Çocuk nöroloğuna götürdük doktor bu çocuk otistik özellikler sergiliyor dedi.Beynimden vuruldum sanki.Gözlerim doldu.Doktor hemen telaşlanmayın henüz kesin değil ama çalışmayı düşünüyorsanız hemen bu düşüncenizden vazgeçin ve özel eğitime başlayın bir uzmandan yardım alın dedi.Bu kez çocuk psikoloğuna götürdüm psikolog otistik diyemeyiz fakat bu çocuk tv bağımlısı olmuş beyin tek düze gelişmiş buna psikologlar uyaran eksikliği sendromu diyorlar.Ben ağrılarımı düşünürken meğer çocuğuma bilmeden en büyük kötülüğü etmişim.Gözlerim yaşlı kaç gece geçti sayamadım.Önce kendime iyi bir romatolog buldum ilaçlara başladım ve tekrar hayata döndüm.Şimdi oğlumla evdeyiz.Evi anaokuluna çevirdim.Çok şükür Allah bana bir şans daha verdi ve eğitimsiz ve verimsiz geçirdiğimiz günlerin açıklarını kapattık.Artık oğlum gel diyor git diyor bana anne diyor.Konuşma çabalarını gördükçe Rabbime binlerce şükür diyorum.İş kariyer hayat derken zaman nasıl da çabuk geçiyor.Kendime yakıştıramadım uzun süre evde oturmayı. Köreliyorum diye düşünüp üzüldüm aylarca.Eşim annelik en güzel meslek hayatım takılma bu kadar diyordu sürekli.Çalışmak zorunda değilsin ben size bakarım diyordu ama şimdi düşünüyorum da oğluma benden başka kimse bakamaz.Onu en iyi ben anlıyorum.Arkadaşlarım kreşe ver oğlanı oturma evde sonra iş bulamazsın diye beni gaza getiriyorlardı bu sebeple 2 aylık kreş denemesinde bulunduk ama oğlumun o yuvada öğrendiği tek şey annesini kaybetme korkusu oldu.Yuvanın sahibi kadın da ağlaya ağlaya alışır demişti bana ama o yuvada çocuklara sadece çaresizce durumu kabullenmeyi öğrettiklerini anladım.Yazılarınızı okuduğumda çevremin bana benim bilinç altıma işlediği hayatın yani çalışma hayatının bana göre olmadığını bir kez daha anladım.Kariyer hırsından arındırdım ruhumu ve gerçekten neye ihtiyacım olduğunu düşündüm.Hayat çok kısaydı ve her anı dolu dolu yaşamaya değerdi….Sayenizde kafamda beni kemirip duran sorulara bir nebze de olsa yanıt bulabildim.Anladım ki bu çıkmazları yaşayan yalnızca ben değilim.Eskiden sabahın ayazında işe gitmek için yollara düştüğümde eşini işe uğurlayan balkondan eşine el sallayan kadınları gördükçe imrenir dururdum.Şimdi Rabbim bana bu hayatı sundu ben de oğlumla birlikte her sabah eşimi işine uğurlarken huzur dolu evimin kapısını oğlumla birlikte kapatıyoruz.Ben daha ne istiyorum ki Allah’tan diye düşünüyorum ve şükürsüz geçen günlerime lanet ediyorum.Sevgiyle kalın…

    1. Çok sevindim kardeşim. Rabbim bizleri evlatlarımıza hayırlı anneler etsin. Gayretlerimizi boşa çıkarmasın. Allah’a emanet ol güzel kardeşim

  2. zeynep türkan says:

    siteniz çok güzel yazılarınız çok güzel ama birşey dikkatimi çekiyor sürekli çalışan hanımları iğneliyorsunuz.Bende çalışan bayanım. Bayanlar çalışmasa, sözgelimi bayan doktorlar eczacılar olmasa biz mümin hanımlar nasıl erkek doktora rahat muayene olacaktık? veya erkek eczacıyla rahat diyalog kurup mahrem konuları danışabilir miydik?çocuklarıma karşı vicdanım rahat.aisenin görüşüne katılıyorum az da olsa niteliktir önemli olan.öyle ev hanımları görüyorum ki rahat etmek için çocukları şurupla uyutuyorlar eczanemde sıkça karşılaşıyorum fitil, şurup verip çocukları uyutmayı alışkanlık haline getirmiş cahil hanımları devamlı uyarıyorum.Ama cahil insana o şurubun fitilin yan etkilerini nekadar anlatsam da bazıları anlamıyor. işte böyle durumlarda böyle insanların az çocuk yapması daha hayırlı diye düşünüyorum.

    1. Süreyya says:

      ağzınıza sağlık…

  3. süheyla says:

    ben de sana katılıyorum cahide abla bizi çoçuklardan soğutup bencil bir yaşamı dayatıyorlar ve buna da modernlik diyorlar

  4. Cokluk ve azlik onemli degildir. Az da olsa niteliktir onemli olan. Ki nice savaslar kazanilmistir az sayida askerle bizinillah iman gucuyle…Aydinlar dogursun aydin yetistireceklerse, mutsuz anne mutsuz baba ve mutsuz cocuk baglamina cok inaniyorum. Ve herkes bir canlinin sorumlulugunu alabilicekse Allah’ tan cocuk istesin de ahir gunun de altindan kalkamadigi icin Allah’a hesap vermek zorunda kalmasin. Ayrica Allah herkesin rizkini kullarinin arayip calismasi seklinde dagitir taksim eder.

  5. Ablacım çok güzel yazmışsın çocuk özlemi çeken biri olarak sonuna kadar katılıyorum. kimi çocuk olsun diye uğraşır kimine de allah verir nankörlük yapar.ben çocuğum olsun dye çok büyük sıkıntılarıma rağmen hep istedim nasip demekki zamanı var heralde

  6. BERNA ERDEM says:

    BU ARADA YAZINIZDAN SONRA İNŞ RABBİMDE NASİP EDERSE 3 YAVRUM OLSUN İSTİYORUM…:)

  7. BERNA ERDEM says:

    SELAMÜN ALEYKÜM CAHİDE ABLACM…SİZE BAĞIMLI OLDUM BEN..YAZILARINIZ MUHTEŞEM…KİTABINIZ VAR MI BİLMİYORUM AMA DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞMAK İÇİN KİTAP ÇIKARMALISINIZ BENCE :)…BİR ÇOCUK SAHİBİYİM DAHA 4 AYLIK..EVLENELİ 1 YIL 2 AY OLDU.EVLENDİĞİMDE 2 YIL ÇOCUĞUM OLMASIN DEDİM AMA SANIRIM BÜYÜK KONUŞTUM…RABBİM BİR KIZ ÇOCUĞU HEDİYE ETTİ…HEDİYEMİZ O KADAR TATLI Kİ ANLATAMAM..ADI FATIMA ESLEM.. 1 ÇOCUK AZ 2 ÇOCUK FAZLA DEDİK EŞİMLE…EŞİM YETİŞTİRMEKTEN KORKTUĞU İÇİN İSTEMİYOR…AMA BEN ONUN KADAR DERİN DÜŞÜNEMİYORUM…EŞİM HAFIZ OLSUN İSTİYOR AMA BEN EN AZINDAN LİSEYİ BİTİRSİN SONRA HAFIZ OLUR DİYORUM…TABİ EŞİMLE BU FİKRİMİ PAYLAŞMADIM…NEDEN BEN NEFSİMİ YENEMİYORUM ..BİLMİYORUM …RABBİM GÖNLÜME DAHA ÇOK SEVGİSİNİ YERLEŞTİRSİN…SİZİ ÇOKK SEVDİM BEN ..ALLAHA EMANET OLUN ..

  8. merhaba cahide abla, 4 çocuğunuz varmış, peki hiç kontrol hapı yada vb ile korunmadınızmı ????

    1. Böyle özel konuları burada yazamıyorum malesef. Çünkü erkeklerde okuyor.

  9. sükran bozkurt says:

    cahide abla, ben 28 yasindayim ve üc tane cocugum var..elbette her ücünün isteklerini yerine getirmek her zaman kolay olmuyor…hem maddi hem manevi anlamda…ama ALLAHA hergün sükrediyorum, sonucta bana iki tane dünya güzeli kiz bir tanede dünya tatlisi oglan layik gördü
    saglicakla kal

  10. cahide hanim cok guzel bir yazi.haklisiniz ama olayin birde diger tarafi var,insanlar okadar cikarci.bencil olmuslarki..
    ben cok istiyordum hep dua ediyordum ALLAH im benim ikizlerim olsun diye su anda ikiz ogullaim var 13 aylik oldular.ve ben yurt disinda yasiyorum kimsemiz yok esimle. arkadas lar olsada fasa fiso,ben tek basima yetistiriyorum ve okadar cok yorulmama rahmen inaninki cocuklarimin mutlulugu onlarin humanist olmasi icin elimden geleni yapiyorum.asla isyan etmedim.cunku biz istedik cocuklarima simdiden dualar okuyorum ninni yerine ve dikkatle dinliyorlar, 🙂
    cevremde bakiyorum da cocuk deyine ayyyyy diyorlar.halbuki bilmiyorlar onlari yetistirmek,guzel seyler ögretmek bana göre duadan farksiz.
    tesekkur ederim….

  11. ne güzel hayat hikayeleri paylaşılmış,ibret aldım,hüzünledim,gülümsedim kimi zaman… Allah hayırlı kul etsin o yavruları,dini yolunda sabit kılsın kalplerini.. olmayanlarada göz aydınlığı olacak evlatlar nasip etsin Rabbimiz… analarımızın kalplerini kıran,patavatszca,cahilce konuşup rencide edenleride Allah ıslah etsin,öyle üzülüyorum ki bu duruma niye sanki düşünmeden konuşur insanlar,oysa bazı kelimeler vardır sarfettiğimiz ister şuurunda olalım isterse aksi,Rabbimzin gazabına (Allah muhafaza),yada rahmetine maruz kalabiliriz sarfettiğimz cümleler ile… yinede hadolsun ki müslümanız sabretsekte kazanırız,şükretsekte.. hani diyor ya Peygamberimiz ne güzeldir o kişinin hali,başına bir musibet gelir sabreder ve kazanır,yine başına güzellikler gelir şükreder yine kazanır,her halükarda kazanç elde eder… ,inşeallah kazananlardan oluruz bizde.. diyeceğim şuki incinsekte,kırılsakta,rencide olunsakta değiştirmeyelim istikametimizi,sabredelim,hiç biri öylesine, değil,hiçbiri boş değil ya makamımızı arttırır yada günahlarımıza kefaret olur herbiri.. Allah bizi sabredenlerden,çokça şükredenlerden eylesin.. amin…

  12. s.a cahide hanim sagolsun arkadaslar soylenecek pek bir soz birakmamislar.ama tum kalbimle onlarin ovgulerine katiliyorum.yaziniz moda tabirle super.inanin buraya kadar okumak 1 saatimi almistir.yukardaki bir arkadas gibi hemen hergun mutlaka sayfaniza ugrarim.guya yatmadan bi bakip kapatiyordum iyikide sonuna kadar okudum.bende hani kac cocumuz olacagini biz mi belirliyoruz?konusunda bikac kelime karalamak istedim.acizane mutevekkil bir itikada sahib(elhamdulillah) olmakla birlikte,kalabalik bir aileden gelmenin verdigi dusunce herhalde yada cehalet mi demeliyim bilemiyorum?hep 1 az 2 fazla dusuncesini benimsemistim.ha kalabalik aileden gelmekten de daima hosnut olmakla beraber,kendimin cok cocugum olmasini istemiyordum :)))))) (elimdeyis gibi) neyse daha fazla uzatmiyayim.evlendim tabi buyuklerim hemen sakin cok cocuk yapma!telkinlerinde bulundular ben zaten fikrim belli genede 3 yas arayla kizim ve oglum oldu bende oh tam istedigim gibi ikiside var derken kizim 6 yasina gelince bizim niye bebegimiz olmuyor gibi sozler etmeye baslayinca bizde evimizdeki eksikligi farkettik sanki!!! 1az 2 fazla diyen ben 7-8 ay cocugum ( yani hapi biraktik tan sonra)olmayinca eyvah dedim ki ALLAH tum kardeslerime tattirsin bu kutsal duyguyu amiin .sonraki ay hamile oldugumu anladim.ve 9 ay sonra nur topu gibi oglumu kucagima aldim sanki ilkez anne oluyordum ona her konuda cok ozeniyordum digerlerinde yapamadigim seyleri ona yapmaya calisiyordum hatta digerlerini uzun emzirememenin buruklugunu yasadigim icin ne yapip edip bunu 9 ay emzirdim.biliyorum cok uzattim ama sonunu dinleyin daha dogrusu okuyun:)bebgim 10 aylik olunca birde baktim hamileyim dusunun 1.5 yas arayla simdi herkes onlari ikz saniyor.ben 2 ye cok derken etti 4 daha bitmedi 2008 yilinda tam da izin hazirligi yaparken halsizlik bas donmesi ve usume belirtileriyle doktora gittim.doktor bazi testlere tabi tuttu her ihtimale karsi hamilelik testi de yapmasini rica ettim.aksama dogru telefonum caldi ginda doktorum titrek bir sesle hamile oldugumu haber veriyordu.sok olmustum kimseye duyurmadan izin yoluna ciktik esim (bu arada hacidir kendisi)TURKIYE DE caresine bakariz diyordu ALLAH ima sukurler olsun hirbir vakit onun dusuncesine bi an bile katilmadim.daima ALLAH-U TEALAYI REZZAK-I ALEM bilmisimdir.ama tabiiki yetistirme kaygisi daima icimdeydi.ama 3500 km lik yola cikarken de duserse,duser (ALLAH AFFETSIN) diye aklimdan gecmedi dersem yalan olur.velhasili kelam etti 5 hayat hikayesi gibi oldu beni maruz gorun.simdi soruyorum insanin cocuk yapmak elindemiymis??bazilarinizi duyar gibiyim tedbirini almazsan bole olur diye dusundugunuzu ALLAH biliyor elimde olsaydi 3 ten sonra istemezdim.yinede sukrediyorum evlatlarim hepsi simdilik saglam yarina ne olacagini kimse bilemez ve yine elimde olsaydi secme hakkim olsaydi CENAB-I HAKK in bana fazla degilde olmayan kardeslerime vermesini arzu ederdim.simdi toplumun dislamasina gelince bir topluluga girdigim zaman kilomdan dolayi hamile olup olmadigim sorulur hemen yada daha cocuk yapcakmisin sorusuna maruz kaldigim cok olmustur tabiiki bunlar cok rencide edn sozler kimi zaman guler gecerim kimi zaman da icime akitirim.ama ALLAH a her zaman sukrediyorum umidim o ki vatan a ,millete, dinine, diyanetine bagli hayirli evlatlar olsunlar.sizlerin cocuklariyla birlik te sabirla okuyan lardan ALLAH razi olsun haklarinizi helal edin.selam ve dua ile. leyla sultan

  13. Bütün yorumları okudum,güzel şeyler yazmış bir çok ablamız Allah razı olsn.benimde 2 oğlum var ,biri 2,5 yaşında diğeri 6 aylık henüz,çok şükür Rabbime ki bu güzel duyguyu bize tattırdı,hamdolsun.inşaALLAH bunlar biraz büyüyüncede 3.cüyü istiyoruz.Çok şükür çok blinçsiz bir anne değilim ama içimde hep bir yerde (acaba evlatlarımı Rabbimin istediği gibi yetiştirebilcek miyim ya yetiştiremezsem korkusu var) ..Bunu nasıl yenebilirim ? yada ne yapmalıyım ? Cahide abla Allah razı olsun kalemin sağlık,Dualarınızda benide unutmayın ne olur..Allah ın bereketi üzerinize olsun,sevgiler..

  14. sümeyye says:

    s.a.cahide abla. bu güzel yazı hakkında bende nacizane bişeyler yazmak istiyorum evliliğimizin 7. yılına yeni girdik . dün de kızım 1 yaşını bitirdi.elh.tam 5 yıldır çocuksuzluğun verdiği bereketsizlik, evlilik çatırdaması,insanların aşağılaması içinde geçdi ve daha neler neler… bebeğimin doğmasıyla berabet eviliğimize göz dikmişler çekildi. eşim daha çok kazanmaya başladı.bütün zamanım derslerde cuma sohbetlerinde geçerken şimdi küçük şirin bir varlığın büyümesini tefekkürle geçiyor. çocuk sevmek bir yana acısıyla tatlısıyla onun büyüdüğünü ve büyürken hem öğrendiğini hem de öğrettiğini görünce bir çocuk daha istedim. elhamdülillah ve bu ikinci çocukla en çok istediğim evimize kavuşmak için adım attık inş 1 yıl sonra yeni umutlarla evimize ğeçicez. şimdi 7. ayıma girmek üzereyim. maddi manevi o kadar güzel şeyler yaşıyoruz ki bırakın çocuk öldürmek, aldırmak,yada iki çocuğun arasını uzun tutmak sadece şunu düşünüyorum rabbim ne verirse güzelini veriyor ve sadece bizede o güzellikleri görmek müşahede etmek ve tatmak kalıyor. ve ayrıca kısa bi şeyden bahs edicem çok uzattım kusura bakmayın. 2. hamile kaldığımı öğrendiğimde kızımı emziriyordum sütümde bi bozulma olmadığı ve bebeğimde de herhangi problem olmadığı için doktor kontrolünde emzirmeye devam ediyorum.gerçekten büyük bi mucizeyi yaşıyorum. hem bir yaşındaki kızımı besleyip allahın izniyle hem de daha kucağıma almadığım diğer küçük kızımın gelişiminin iyi olduğunu bilmek allaha olan inancımı muhabbetimi artdırdı. O ki hiç bir mahlukatının maddi manevi rızkını kesmiyor.
    hakkınızı helal edin çok uzun oldu.ama belki bi faidesi dokunur ümidiyle yazmak istedim. selamet ve hayır sizlerin olsun

    1. tam bana göre bir yorum Sümeyye hanım bebeğim 1 yaşını geçti emiyor şu an gebelik şüphem var eğer gebeysem sütten kesmek istemiyorum yavrumu emzirebilir miyim sorun olur mu korkuyorum çocuğumun hakkına girerim diye

  15. Yaziniz gercekten cok guzel, elinize ve kalbinize saglik. Muslumanim diyen insanlarin kendilerine bir daha ben gercekten ALLAHin kulumuyum diye sormaları lazım. cunku ogle bi zamandayizki insanlar islam icin degil zevkleri icin yasiyorlar….

  16. Canım , canı gönülden katılıyorum..Çoğunluğunu Yanlız ve yaşlı insanların oluşturduğu bir topluma dönüştürülmek istemiyoruz..

    Allah basiret sahibi eylesin müslümanları..

    sevgiler

  17. yazılarınız çok güzel akıcı ve anlamlı .
    sizi tebrik ediyorum sevgilerimle

  18. CAHIDE HANIM LUTFEN BU SENE KURBANLARI OMRUNDE HIC ET YEMEMIS YAVRULAR ICIN SOMALIYE GONDERELIM BURDA BIR SEKILDE INSANLAR YIYEBILIYOR KIYASLAMAK BILE KORKUNC ORDA SU YEMEK HICBIRSEY YOK YOK HUZUN GOZLU ZAYIF COCUKLARA YARDIM…….

  19. Hanımlar işte instant mayalı böreği yapmış ve sonuçtan fevkalade memnun olmanın huzuru ile geldim aranıza.İki komşum mantı açıyorlardı bende bir uğradım çaya çağırdılar.Eve çıkıp börekleri aldım.Bayıldılar tadına .Birileri yaptıklarımı beğendiğinde iyice şevke geliyorum.Artık bu börek benim favorim olacak.Yapması çok zor deği sadece yufkaları açarken biraz zaman alıyor.En kısa zamanda yapın misafirleriniz için oldukça ideal bir tarif.Sevgiyle kalın

    1. Sevgili Gül hanım, güzel sözlerinizle asıl ben mutlu oldum. Yorumu okuyan arkadaşlar merak ederler diye link bile verdim. Elde açma börekleri bende çok seviyorum. Afiyet şifa olsun. Elleriniz dert görmesin…

  20. umutsuz says:

    Sanırım bunlar iman eksikliğinden oluyor yani tam teslim olamıyoruz yüce Yaradan’a.. Bilemiyorum..
    Biz 4 kardeşiz 2 kız 2 erkek. Hepsini çok seviyorum Allah eksikliklerini göstermesin. Ama çocukken çok sıkıntı çektik. Bir ayakkabıyı 4 sene giydiğimi çok iyi hatırlıyorum. Aslında daha da giyecektim ama lisedeki arkadaşlarım dalga geçiyordu erkek ayakkabısı diye ben de başka zamanlarda giymeye devam ettim çok ağladığım için babam ayakkabı almak zorunda kalmıştı 🙂 (sonra onunla da zengin akrabalarımız adi diye dalga geçmişti ama neyse) Akrabalarımızın eski kıyafetlerini giyerdik. Babam bir keresinde abime biraz para verdi. Dördümüz elele bakkala gittik 2 gofret aldık(50 lira mıydı 50 kuruşmu?) yarı yarıya bölüşüp dördümüz yedik, ne kadar sevinmiştik o gün.Allah affetsin inşaAllah; anneme neden bu kadar çok çocuk yaptınız diye sitem ettiğim oldu küçükken. Benim babam öğretmendi, belki sadece biz olsak yeterdi maaşı ama dedemlerin durumu iyi değildi(babamlar 8 kardeş ve en büyük erkek ve tek maaşlı çocuğuydu o zamanlar) sürekli onlara para gönderirdi. Babamın öğretmenlik yaptığı köy dedemlerin köyüne yakın olduğundan her cuma okul çıkışı toplanıp oraya giderdik, ertesi gün abimler hayvan otlatmaya biz tarlaya..Biz yürümeye başlayana kadar annem sırtında tarlaya götürmüş hep,büyüyünce evde babaannemle(babaannem sakat olduğu için tarlada çalışamıyordu) kaldık akşama kadar hiç anne yüzü görmedik aylarca. O yüzden sanırım şimdi bile hergün o kadar özlerimki annemi, herkes abarttığımı söyler ama elimde değil. Sonra biz büyünce şehire taşındık okul için. Neyse işte fazla uzattım.. şimdi benim bir kızım var ona annem bakıyor ben çalışıyorum. Eşimin durumu iyi olsa (yani onun maaşıyla ancak kira ve bir iki fatura ödenebiliyor..) bugün işi bırakırım…İkinci çocuğumun olmasından şu halimde çok korkuyorum.. Eğer imkanım olsaydı diyeceğim ama işte bu söz bile bu ayet karşısında çok anlamsız kalıyor değil mi Cahide Abla ;
    “Geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.” (İsrâ, 17/31)
    Sanırım dua gününde bizi de anarsın bu hafta…(geçen hafta yazamadım ama sabah erkenden dua ettim o kardeşlerimiz için). Neden anlamıyoruz ki Allah o kadar açık ayetinde söylemiş ama bizim gözümüz gönlümüz perdeli anlamıyoruz! Düzenin kölesi olmuşuz..Ne demeli şimdi nasıl dua etmeli?! Düzelir mi herşey daha doğrusu bu içinde olduğumuz karışık düzen bozulurda düzelir miyiz? Nasıl başaracağız, nerden başlayacağız…. Çok umutsuzum çooook…
    Cahide Abla, İzninle ismimi siliyorum bu seferlik

    1. Canımsın sen benim. Allah büyüktür. Bu söz sana yavan mı geldi bilmem ama kalbinde şüphe taşımadan Allah’a tevekkül edersen asla darda bırakmıyor. Yeterki bunun idrakinde olalım. Sonra özelden yazmaya çalışırım inşaallah canım kardeşim…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: