Bazen Kazandım sanarken Kaybeder insan!

“Ben sizin Rabbiniz  değil miyim?”

“Evet Rabbimizsin!”

Taa en başta ikrar ettiği şu ağır sözün idrakinden zamanla nasıl da uzaklaşmış insan. Bir evet ne  çok şey barındırır içinde.  “Tamam” dersin, “Olur” dersin, “Her şeye rağmen kabul ettim” dersin bir evetle… Söz vermişsindir çünkü. Karşındaki güvenmiştir, inanmıştır sana…

Allah’a söz vermek ne çetin iştir. Birliğine Evet, Rabliğine Evet, kulluğuma Evet,  her emrine  Evet Allah’ım…

Bu Evetle putlara, tağutlara Hayır, dayatılan türlü ilahlara, senin adını, dinini malzeme yapıp kandırmaya çalışanlara, din için dinden çalanlara, İslam için, İslamdan harcayanlara, dünyalık payeler için, emirlerini arkaya atanlara HAYIR! demiştir insan…

Zamanla unutulan, unutturulan bu söz insanları hangi buhran ve bataklığın içine sürüklemektedir farkında mıyız?

“Evet, İslam ama mecburum…”

“Allah’ın emri olsa da hizmet için…”

İslam’dan taviz verilerek yapılan hizmet, kime ve neye  hizmettir?

Allah’a verdiği sözü unutan bir Müslüman’sa eğer, verdiği tavizlere hangi bahaneleri kılıf yapabilir ki?

Son iki yazıma gelen yorumlarda dikkatimi çeken bazı bölümler vardı: ” başını açarak çalışan biri belki başka insanlara faydalı olur”  “Asker eşleri başlarını açmasa sonumuz Suriye gibi olurdu” “Bu meseleler derin meseleler, her şeyin bir sebebi var, biz her şeyi anlayamayız”

Evet alim değilim, din konusunda ihtisas yapmadım. Birçok konuya vakıf değilim belki ama Rabbimin emrettiğini, sünneti seniyyeyi, İlahi emir ve yasakları  anlayamayacak kadar da idraksiz değilim! Müslüman basiret ve feraset sahibidir.

Rabbine boyun eğmiş ve Rabbinin  kendisinden ne istediğini idrak etmiştir.

Allah’ın emirlerini çiğneyerek, Allah’ın rızasına ulaşmayı nasıl ümid edersiniz? Müşrikler peygamberimize davasından vazgeçmesi için türlü vaatlerde bulunduklarında ” Bir elime güneşi, bir elime ayı verseniz yine de davamdan vazgeçmem “ buyurmuyor muydu? Size bunlardan daha büyük ve değerli şeyler mi vaad edildi ki kolayca davanızdan tavizler veriyorsunuz?

Müslüman genç bir kızı, bir hanımı hizmet için başını açması, müslüman bir genci, belli bir yere geleceksin diye namazı bırakması yönünde ikna etmeye çalışarak hangi dünyalık makamı Rıza-yı ilahi’ye  tercih ettiriyorsunuz?

“Zirveye tırmanacağım”, “köşeleri tutacağım”, “muhkem yerleri ben dolduracağım” derken atılan yanlış adımlar asıl gayeyi unutturdu, dava aşkını bitirdi, dünya hırsı imana galip geldi.

“Eğer efendimiz(s.a.v) kabrinden kalkıp gelebilseydi, sanırım günümüzde, Ben Müslüman’ım! Diyen birçok insanı İslâm’a davet ederdi…

Bugün İslam anlayışının rengi gerçek İslam’ın rengine uymuyor. Siyah ve beyaz dururken gri tonları öğretildi bize. Bilgisi bulanık olan birisinin, eylemi duru olamaz. Müslüman’ın din anlayışı; Âsiye’ye değil Firavunun din anlayışına, (İbrahim’in sancısına değil Nemrutun kamçısına özenen bir din anlayışına benziyor. İnsanların, bir parça Müslüman, bir parça gayri Müslim olduğu bir inanç ortamındayız.”

Oysa Allah’ın, “emirlerimden taviz vererek bir yerlere gelebilirsiniz” gibi bir emri veya Resulün böyle bir tavsiyesi yoktu. Bilakis emirler hiç bir halde İslam’dan taviz verilmemesi yönündeydi.

Yıllardır hizmet için taviz verilebilir diye cevaz verenler, ılımlı İslam adı altında yeni bir din oluşturmaya çalışanlar, İslama sığmayan “yahudi ve hıristiyan kardeşliği”, “diyalog” söylemlerini zihinlere pompalayanlar toplumun bozulma sürecine önayak oldular. Düşmanlarını kazanmaya çalışırken, dostlarını kaybettiler.

“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.”(Maide,51)

İyi niyetlerle yapıldığı söylenen bol tavizli  uygulamalar, İslamı ayakta tutmaya yönelik hiç bir katkı sağlamadığı gibi, birçok kalpte itikadi zayıflamalara yol açtı.

Bir din adamı nasıl olurda birilerine hoş görünmek için ve bile bile nasıl kendiside hakikatleri gizler?

“Kitapta insanlara indirdiğimiz ve beyan etiğimiz beyyineleri ve Hüdayı gizleyenlere hem Allah lanet eder hem de lanet edebilenler lanet eder.” Bakara 158

“İnsanlardan korkmayın; Benden korkun. Benim âyetlerimi az bir karşılıkla satmayın. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.”(5/Mâide, 44)

Bir gurubun sayılarının hızla artıyor olması, her zaman hayra alamet olmayabilir.  İnsan yükseldim sanarken, giderek alçaldığını fark etmeyebilir.  Sizin İslam’dan verdiğiniz tavizlerle iyi bir yerlere geliyoruz dediğiniz hal sonu felaket olan  yanlış bir gidiş olabilir.

Bazen gözler hakikate bağlanır. Bazen kazandım sanarken kaybeder insan…

“Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden,
Din de gitti dünya da gitti elimizden.”

Cahide Sultan

45 Yanıt to “Bazen Kazandım sanarken Kaybeder insan!”

  1. eda Says:

    tarikatların iç yüzünü bilmeyen kalmadı sazanlar hariç insan bir merak eder bu kadar insan niye çırpınır

  2. elif zeynep abdullah Says:

    dün gün boyu babamın kaza atlattığı ufak tarladaydık, neler kaçırmışım meğer, kızım ve teyzesi, biraz da ben ve küçük eymenimiz böceklerden huylansa da oğlum çok eğlendi, toprağa ayak basmayalı uzun zaman olmuştu, aklıma hep tavizler geldi özellikle toprakla konuştum çok zaman avuçlarıma alıp, ayaklarımı alnımı değdirerek , unutma nefsim yarın bu toprağın altına gireceksin dedim. ablacım bu yazını da çok beğendim, arada çok eskilerden link verilmesi güzel oluyor, ayrıca yazıda verilen linkler de faydalı bilgilerdi, Allah cc hepimizden razı olsun.

  3. ablan Says:

    Esselamu aleykum.
    Tarhananı biraz önce aldık,ne kadar çok göndermişsin,
    hakkını helal et,ellerin dert görmesin,
    bize en az 2-3 yıl gider 🙂 çok teşekkür ederim,
    Allah’a emanet ol.

  4. Anonim Says:

    selamünaleyküm aklıma takılan bir konu var bildiğim kadarıyla çok konuşulan bir konu merak ediyorum aslında doğrusunu hocadan duydum ama herkes kabul etmiyor herkes yorum yapıyor bakalım siz ne söylüyceksiniz ,malum konu sokakta takılan başörtüsü çoğu insan açık insanlardan daha çok dikkat çekiyor diyor,giymiş dapdar kıyafet heryeri belli oluyo birde başörtüsü takıyor diyorlar, birde makyaj yapıyor açık olan insandan daha çok dikkat çekiyor diyorlar bense diyorumki hocanın dediğini ve kabul etmiyorlar .Hocanın dediği o beğenmediğin insan başını açsa dahamı iyi olurdu. bence tamam ortada giyim kuşam yanlışı var ama başörtüsünü çıkarsa dahamı güzel olur? gönül isterki peygamberimizin zamanında ne giyiyorlarsa o giyilsin ama kişideki nefs insana o kadarını giydiriyor o kişilere hidyet etsin Allah demek lazım kötü eleştirmk yerine umulurki tam anlamıyla kapalı giyinir diymi.saçı açık olandan çarşaf giyinene kadar herkes alim kesiliyor neden hocaların söyledikleri dikkate alınmıyorda kişisel fikirler dikkate alınıyor giyim kuşam konusunda anlamıyorum yani giyim konusunda kimse kimseyi beğenmiyor birde meşur olan bir konu daha var benim kalbim temiz demeleri ya zaten kalbinide Allah sorguya çekecek giyim kuşam konusunuda bazı açık kadınlarında savunması bu ben başörtü örtmüyorum ama benim kalbim temiz bi çok kapalıdan daha iyiyimdir onlar giyimkuşam islama göre bilmiyor diyesim geliyor o zaman sen biliyosunda neden o zaman giymiyorsun yoksa saçı açık olana Allah tesettürden sormayacakta saçıkapalı olandan mı soracak. Son olarak insanlar kendisine bakmalı ben islama karşı ne derecede sorumlu davranıyorum demeli,neler yapsam ahiretim için bu dünya için sevilirim demeli selametle kardeşim ben tesadüfen buldum bu siteyi savhur vakti uyandım hamileyim ilaç kullanıyorum ve bazen bayılcak gibi oluyorum oruç tutamıyorum inşALLAH kaza edecem reyyandan girecem alışkanlık işte bu saatte uyandım dün marketten turşuluk malzemeler aldım bilmiyorumki yapayım yazdım ve karşımda bu siteyi buldum ALLAh aşükür iyiki uyanmışım meğer ne değerli din kardeşlerim varmış meğer ne güzel işler yaparmış çok şükür kavuşturana selametle.

  5. zehra Says:

    Bismillah Essalamu Aleykum degerli kardeşlerim. Şimdi fazla hatırlayamadığım, sanırım ilahi idi SONRA BU DEVRAN GİDER diyen
    sözleri bana halimizi yansıttı. Şuncuyu, buncuyu bilmem ama, genel olarak kendini İNANÇLI ZANEDEN kesimin, (hulasa bizler) bakan degil , gören gözlere perişaniyetini anlamak hiçte zor degil.Bu gerçek müslüman olmaktan uzaklaşmamızın bedelini inşaAllah hasarsız atlatırız .Yoksa bu seçimdende inananlar GALİP çıktı sözü maalesef dilde kalır. İktidar olur ama, MUKTEDİR olamayız. Hülasa SEÇİM sonuçları kimseyi gaflete, rehavete düşürmesin.Bizlere VATANIMIZIN Hanelerimizin SAADETİ selameti için, dili tesbihli, yüzü nurlu, (tonikle temizlenmiş degil) gerçek müminler mümineler lazım.Vallahi bizler din iman inancımız, yolunda tavizsiz yürümezsek. Bu DEVRAN acıklı şekilde gittigi gibi, ŞEYTANIN maskarası olmaktan başkada elimize bir şey geçmez. Kardeşlerim, lütfen sözlerimi basit HEZAYAN olarak nitelendirmeyiniz, zamane müslümanı, ya milimetrik menfaat peşindedir, ya SÜS ve LÜKS peşinde, hele hele, bir kaç kuruş dünyalığı fazla ise. Eee , kendi aile bireylerine dahi babanın PEYGAMBER oluşu seni aldatmasın diyen, RESULA (s.a.v.) inanmışsak, (ki inanmışız) bizim REFERANSIMIZ GÜVENCEMİZ başka kim olabilir. Lütfen ALLAH RIZASI İÇİN, tekrardan gümürtüye gitmemek için özümüze dönüp FIRKAYI NACİYEDEN OLALIM İNŞAALAH. AMİN. Esealamu Aleyküm.ALLAHA DAYAN İBADETE SARIL, HİKMETE RAM OL. YOL VARSA BUDUR. BİLMİYORUM BAŞKA ÇIKAR YOL. Rabbim bizleri son anda kaybedenlerden eyleme.Amin.

  6. Hakka Says:

    bu site daha dune kadar guzel ve tarafsiz dini yazilarin, guzel ev yapimi helal tariflerin mekani idi. su an siddetle saldirilan, hakaret edilen, sapiklikla suclanan, haksiz ithamlarda bulunulan ‘o cemaate mensup ve o hocaefendiyi seven’ milyonlardan sadece biri olan ben siklikla bu siteye ugrar, istifade ederdim. hayret ki simdiye kadar tvden gazetelere her mecrada reytingleri patlatan ayni konu burada da islenmis. Burada da yine hakaretler suclamalar havalarda ucusmus. Cok yazik. Lakin..
    Yukarida gurbet kuslarinin dedigi gibi merak ettim ben de, acaba bir kafire, bir din dusmanina, ulkemizin ve dinimizin arkasindan isler ceviren, irticayi bitirme planlari ile hem mileti hem de muminleri bolme planlari yapanlara hic bu kadar icten bugzettiniz mi? Yapilan isleri ne kadar yerinde gidip gordunuz? Koskoca hizmetleri sadece ogrenci evi ve de istifade edemediginiz hanim sohbetlerinden ibaret mi sandiniz? Dunyanin her tarafina kendi rizasi ile gitmis insanlardan kacini bizzat tanidiniz? Kac ulkedeki hizmet mekanlarini gezdiniz? ‘O hocaefendi’nin’ kac vaazini dinlediniz de onun tum kisiligi ve gorusleri hakkinda ‘yanlistir’ hukmune varabildiniz? cok sasirdim, cok da uzuldum. Yorumlardan anladigim kadariyla yapilan savunmalara site sahibi israrla kulak tikiyor, hayir efendim benim dedigim dogrudur, ben bunu anladim, gerisi yalan mantigiyla yaklasiyor. Yani kimsenin kimseyi ikna edebildigi ya da ‘isin asli budur, bakin ben bu isin bizzat icindeyim, boyle degil’ diyerek dogrusunu anlatabildigi yok. Tartismak beyhude. Insanlarin dusuncelerini yargilamak,degistirmek, ‘dogrudur yada yanlistir’ diye kesin hukme baglamak yalnizca Allah’a mahsustur. Ben hak-hukuk olayini her seyi goren ve bilen Rabbim’e havale ediyorum.
    Bu site sahibine de soyle bir onerim olacak: ilerleyen gunlerde sitenizde sucular, bucular diye bi kategori acin. ‘mahmutcular,suleymancilar, ismailciler, nurcular, okuyucular,fethullahcilar’ gibi `cemaatlerin bilinmeyen yonleri` vs tarzi konulari da masaya yatirarak yuksek reyting alacak her seyi tartismaya acin. bakalim insanlar neler diyecek, nasil saldiracak-savunacak. madem ki cemaatler konusuna basladiniz, digerlerine de hak gecmesin, esit olsun. size de yuksek reyting olsun, bol bol yorum gelsin.
    vesselam.

    • Cahide Says:

      IP ler, isimler değiştirelerek yorumlar yapılıyor. Üzülsemde anlamaya çalışıyorum. Benim ve birçok kardeşimizin yıllarca cevapsız kalan soru ve sorunlarını dile getirip cevap aradım. Heyhat ki, bir tek soruma bile açıkça, lafı dolandırmadan cevap verecek biri çıkmadı. Her eleştirel yazıda mutlaka birileri alınıyor. Yürekten bir dua için, aracıya ne hacet adlı yazımda da bazı tarikat ehli kardeşlerim alınmıştı.
      Bazen düzeltmek için yıkmak gerekir. Acı versede gerçekler gün yüzüne çıkmalıdır.
      Efendimiz bile nefsine garanti vermemişken,hiç bir önderin tabulaştırılması söz konusu olamaz. Ve siz sevdiğiniz insanların yaptığı bariz yanlışları ve toplumun din anlayışına zarar verecek açıklamalarını hoş görüp içinize sindirebiliyorsanız, sizin bile cevap veremediğiniz soruları yok sayabiliyorsanız bu anlayışı acilen gözden geçirmeniz gerektiği kanaatindeyim. Ortada kocaman bir yara var ve siz bu yarayı imkansızda olsa kapatmaya, görmemeye, göstermemeye çalışıyorsunuz.

      Benim reyting gibi bir derdim yok. Sadece tarif vermek gibi bir misyona da sahip değilim. Müslümanım ve islamın özüne ters gördüğüm konuları gücüm yettiğince yazıp farkındalık oluşturmaya çalışıyorum. Hiç bir cemaatin tarikatın, veya liderin tabulaştırılmayı haketmediğini düşünüyorum. Adı ve kim olduğu hiç farketmez.
      Her türlü riski göze alarak, dost bildiklerimi kaybetmek pahasınada olsa bu konuları dile getirebiliyorsam ve derdim, ızdırabım hâlâ anlaşılamıyor ve reyting kaygısına bağlanıyorsa ben bu sığ düşünceyi Allah’a havale ediyorum.

      “…Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar, Allah, onlarda bulunan hâli değiştirmez…” (er-Ra‘d, 11)

      De ki: «Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’ım! Kullarının ayrılığa düştükleri konularda ancak sen hüküm verirsin. Zumer 46»

  7. papatya68 Says:

    Selam aleyküm bacım ben geldim Türkiye deyim çok şükür haber veremedim bağlantı yoktu şimdi ancak fırsat buldum 3 gün önce evimize geldik yol bir hayli stresli geçti ama Rabbim hayırlısı ile dönmeyi de nasip etsin inşaallah bacım sağlıcakla kal yüce yaradana emanet ol

  8. Anonim Says:

    gurbet kuşları kardeşim papanın o sözünü şu büyük gazetelerden birinde okudum.2-3 günlük haber.ayrıca o sözü yazarken kişi veya grupları eleştirmek adına değil,müslüman toplumun ne kadar yozlaştığını vurgulamak adınaydı.

  9. nuran hatice bal Says:

    Çinli Muhammed

    Medine’de Cennetül Baki’yi görünce Çinli Muhammed’i hatırladım?.. Bugün onun hikâyesini paylaşayım sizlerle…
    Çin‘in değişik bölgelerinden on kişilik bir grup İstanbul‘a gelir.. Umre için İstanbul üzerinden kutsal topraklara gideceklerdir.. Hepsi de yeni Müslüman olmuşlar.. İslâmi bilgileri yok denecek kadar az.. Umrede ne yapacaklar, onu bile bilmiyorlar.. Bir rehber bulup yola çıkarlar.. Fakat namazda okuyacakları Fatiha sûresi dahil hiçbir şey bilmiyorlardır.. Tek bildikleri “Elhamdülillah, La ilâhe illallah, Allahü Ekber”dir..
    Önce Mekke‘ye giderler.. Kâbe onları çok etkiler.. Bu arada isimlerini de değiştirirler.. Çan Çing, Muhammed olur, ötekiler de diğer Allah dostlarının isimlerini alırlar.. Fakat en farklıları ismini Muhammed olarak değiştiren Çan Çing’dir.. Sürekli rehbere sorular sorup İslâmiyet hakkında daha da bilgi öğrenmek ister.. Muhammed aynı zamanda Şanghay‘ın en zengin kişilerindendir..
    Bir gün Muhammed sorar; içki nedir, içkiye dinimiz nasıl bakar?. Cevap verir rehber: “Rabbimiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması ve satılması yasaktır!.” Bunun üzerine otele gelirler; Muhammed telefonla Çin’deki kardeşini arar ve şöyle der: “İçki fabrikamızı kapat!.. Allahımız öyle emretmiş, bize de bu emre uymak düşer!.”
    Kardeşi karşı çıksa da Muhammed kararını vermiştir.. Fabrikayı kapattırır.. Ve diğer İslama uymayan işlerini kapattırır..
    Her seferinde söylediği şudur: “Rabbimiz emretti ise, bize uymak düşer..”
    Grup daha sonra Medine’ye geçer.. Muhammed ve diğer arkadaşları bir sabah Mescidi Nebevi’deki “cennet bahçesi”nde sabah namazının farzına dururlar.. Muhammed rehberin yanındadır.. İlk secdeye varılır, secdeden kalkılır ardından kıyama kalkılır!. Fakat Muhammed hâlâ secdededir.. Arkadaşları selâm verir, ama Muhammed hâlâ secde vaziyetindedir. . Namaz biter.. Rehber heyecanla elini uzatır, Muhammed’in omuzuna, hafifçe çeker onu, ama heyhat!.. Sağ tarafının üzerine yuvarlanır Muhammed!.
    Evet, Muhammed secdede Rabbine kavuşmuştur..
    Muhammed’i, ambulansa koyarak hastanenin morguna kaldırırlar.. Arkadaşları hastanenin önünde üzüntü içinde dönüp dururlar.. O sırada lüks bir araba belirir. İçinden herkesin hürmetle karşıladığı bir Medineli yönetici çıkar..
    Yetkililere sorar:
    “Bugün burada ölen bir Çinli var mı?.”
    Evet, cevabını alınca önce Elhamdülillah der ve ardından şu açıklamada bulunur: “Dün gece Efendimiz (sav) rüyamda bana göründü ve buyurdular ki: Yarın benim Mescidimde bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin!.”
    Bir anda her şey değişir.. Muhammed‘i morgdan alırlar ve Cennetü’l Bakî’ye defnederler.
    Ne diyordu Çinli Muhammed?.
    “Rabbim emrettiyse, bize uygulamak düşer!.”
    Ne muhteşem bir iman..
    Ruhu için El Fatiha!..

    Mutlaka bilenler vardır, bu hikaye beni çok etkilemişti okuduğumda.RABBİM EMRETTİYSE BİZE UYMAK DÜŞER yorum yapmak değil…….

    • Cahide Says:

      Allah Razı olsun Nuran hanım. Daha önce bildiğim bir hikayeydi ama okuyunca yeniden tüylerim diken diken oldu. Evet tartışılacak çok konu, doğruya ulaşmak için eleştirmemiz gereken çok kişi var ama eğer islama zarar verenler bizim içimizden çıkıyorsa bence çok daha fazla konuşulması gerekiyor. çünkü bu din bize emanet. Biz sahip çıkmazsak, biz birilerine yaranmak için islamdan ödünler verirsek başkalarına söyleyecek sözümüz kalmaz.
      Hele bir farzı nasıl yaparımda yumuşatırım diye açık kapılar arar durursak, şu çok mühim, bu daha az mühim diye kategorilendirirsek islamı hiç bilemeyenlere anlatacak sağlam bir din kalır mı Allah aşkına?

      • nuran hatice bal Says:

        Her kelimenize katılıyorum,HAKKA teslimiyetin tam olması düşüncesindeyim bu yüzden RABBİM EMRETTİYSE BİZE UYMAK DÜŞER yorum değil…… diye yazdım.Bundan dolayı o hocaymış bu hocaymış……hocaların yorumu kendilerine kalsın…..Bizi Yaratan var,Efendimiz var,dinimizi düzgün yaşayıp müslüman olmanın keyfini çıkaralım…

  10. gurbet kuslari Says:

    Ülkemizde önyargılı, ideolojik saplantılı ve maksatlı yaklaşımlar ve saptırmalardan dolayı bazı konularda konuşmak oldukça zor. Bilhassa Müslüman olarak, sarf edilen sözlerin Allah adına telakki edileceği ve bugün ve yarin için insanlarda bırakacağı müspet veya menfi tesirlerin yani sıra, Ahiretteki yerinizi de hazırlayan bir öneme sahip olduğu göz önüne alındığında, bu zorluk daha da artıyor.

    Başörtüsü, 1979 yılının CHP azınlık hükümeti tarafından imam-hatip liselerinde mesele yapılmıştı. Daha sonra, zaman zaman askıya alınmakla birlikte, bilhassa sayın Evren tarafından ülke gündemine taşındı. Nihayet, kanaat-i acizanemce, 1983-87 ANAP iktidarında İslam’a verildiği düşünülen resmi ‘tavizler’in geri alınma surecinin ateşleyicisi olarak 1986 ve 87 yılında büyük bir problem halinde ortaya çıktı.

    Türkiye’de resmi sistem, halk oyuna dayalı ve muhtaç sivil-demokratik yönetimler zamanında kendini tehlikede hissetmiş ve daima bir kavga ortamında kendini yeniden sağlama alma yolunu tercih etmiştir. Sistemin veya onun koruyucusu ‘derin devlet’in, belki de, Türkiye’nin cankeş halde kalmasını isteyen ‘global’ güçlerin halk oyunun yönetime kısmen yansımasına tahammülü hiçbir zaman 4 yılı geçmemiş, DP için 1954’ten sonraki 6 yıl, AP için 1969’dan sonraki yıllar, ANAP için 1987-1991 arası, adeta zehir içip, kan kusma dönemleri olmuştur. İste, başörtüsüne, 1987’den bu yana gelinen süreçte, Türkiye’yi yeniden şekillendirmede gerekli görülen kavga ortamının sembolü ve ateşleyicisi olma fonksiyonu yüklenmiştir. Meselenin herhalde bu yönden ele alınıp, ona göre tavır belirlenmesinde büyük faydalar olsa gerek.

    Başörtüsü meselesinde Fethullah Gülen Hocaefendi’nin tavrı, her iki tarafça da zaman zaman yanlış anlaşılmış, yanlış değerlendirilmiş ve maalesef bazen de kasıtlı olarak yanlışa alet edilmiştir. Fethullah Gülen, başörtüsünün İslam’ın furuata dair emirlerinden olduğunu söylemiş ve ülkede bir kavga sebebi yapılmaması gerektiğine dikkat çekmiş ve böylece, başını örtmekle, okumak veya resmi vazife yapmak arasında kalan hanımlar ve bu konuda söz sahibi alimler için karar ve değerlendirmelerinde önemli bir kıstas ortaya koymuştur. Bilindiği gibi, İslam’ın bütün hükümleri usul ve furuat diye iki grupta mutala edilegelmiştir. Usul, kişinin İslam dairesinde olup olmadığının temel ölçüleri mesabesindeki imani esaslar için kullanılırken, furuat ise, diğer bütün sorumlulukları, emir ve yasakları içine alır. Ayrıca, tesettür, Kur’an’ın kesin bir emri olmakla birlikte, İslam’ın şartlarından da değildir. Fakat bu, hiçbir zaman bu hükmü küçümseme manasına gelmez. Sadece, Allah neye ne kadar değer vermiş ve neyi nereye koymuşsa, ona o kadar değer vermek ve oraya koymak gerektiği konusunda bizi dikkatli olmaya çağırır. Aksi halde ölçüler kaybolur ve maalesef bilhassa son asırlarda İslam dünyası olarak çok zaman maruz kaldığımız üzere, “Belki bir şey kazanırız; ama bizden pek çok şey gider.”

    İkinci olarak, Fethullah Gülen’in, “Okumak veya görev yapmak için kızlar başını açabilir veya açamaz” gibi bir görüş veya fetvası da hiçbir zaman kendisinden sadır olmamıştır. Bu olmadığı gibi, öyle fısıltı gazetelerinde veya bazı basın organlarında iddia edildiği üzere, güya kendisiyle irtibatlandırılan okullarda başların açılması gerektiğini de söylemiş değildir. Bu noktada o, meseleyi, yukarıda sözünü ettiğimiz ölçüler çerçevesinde vicdani kanaatlere, kişinin sorumluluk duygusuna ve Kur’an-i Kerim’de geçtiği üzere, Allah’ın şiarlarını on plana almaya dayalı kalplerin takvasına havale etmiştir.

    Esasen, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu konudaki tavrı eğer iyi anlaşılıp, her iki tarafça da maksatlı yorumlara tabi tutulmamış olsaydı, belki bu mesele, su andaki ölçüsünde bir problem haline gelmezdi. Evet, bir yandan bu konu, kasıtlı olarak bu yük bir problem, hem de bir kavganın sembolü olarak sürekli gündemde tutulurken, öte yandan, çözümün her şeye rağmen vicdani kanaatlerde ve kalplerin takvasında yattığını belirtmeden edemeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki, hiçbir problem, tek boyutlu, tek maksatlı ve sadece kendisinden ibaret değildir.

    • Cahide Says:

      Gurbet Kuşları: Değerli kardeşim Fethullah Gülen’in, “Okumak veya görev yapmak için kızlar başını açabilir veya açamaz” gibi bir görüş veya fetvası da hiçbir zaman kendisinden sadır olmamıştır. demişsiniz. Peki bana açıklar mısınız: “Bana göre okumayı tercih etmelidirler.” sözünden biz ne anlamalıyız?
      Biz ki küçük bir açık kapı görsek, onu sonuna kadar açmak isteriz, alim telakki edilen ve binlerce insanın kendisine tabi olduğu bir kişi bu sözü söylerse insanlar “Okumak veya çalışmak için başınızı açabilirsiniz” den başka ne anlar?

      Ayrıca her akıl sahibi bilir ki, hanımların okuması veya çalışmasıyla ilgili hiç bir ayet yokken ve başörtüsüyle ilgili ayetler kesin ve apaçıkken baş açılarak okunup çalışılması Allah’ın rızasına uygun amel değildir. Ve bunu en çok alim hüviyetindeki bir insan bilmelidir.Ki asıl olması gereken açıklamaları bu videoda http://h5c.anadoluweb.com/video/?id=1086# dinlemiştik. Peki Hocaefendi daha sonra neden bu konuyu eğip bükmüş ve önceki gibi rahat ve net bir açıklama yapamamıştır?
      Bilinki aklımızda çok ama çok soru işaretleri var ve üzülerek söylüyorum, bu sorulara kesinlikle tatmin edici cevaplar alamıyoruz.
      Allah kalplerimizi dini üzerinde sabit kılsın.

    • gurbet kuslari Says:

      arkadsim video da cok anlamsizca olimpiyatlara baglaniyo konu. diger soylediklerini anliyorum, zorla dayatilmasini ama olimpiyatlar dunya capinda. Turkiyeyi dunyaya tanitmak dilimizi , kulturumuzu, dinimizi, onlara ogretmekle alakali bi basari. yurt meselemizle bunun hic bir alakasi yok. anladigim kadariyla sadece yine yapilan bi emek hor goruluyor. Yazik.

      • slingstone Says:

        Yeni bir dünya kuruyorlar: “Vur patlasın çal oynasın”(kaynak: http://www.cihadruhu.net/index.php?option=com_content&view=article&id=1943:yeni-bir-duenya-kuruyorlar-vur-patlasn-cal-oynasn&catid=297:cihad-kueltuerue&Itemid=559 )

        Gündemi uzun süredir meşgul eden, şu meşhur Türkçe Olimpiyatlarını bi gözden geçirelim… Sapla samanı birbirinden ayıralım, inşaAllah.

        Bozuk düzenle dost olanlar diyebilir ki: “Bu işte bi gariplik mi var? Her olayın altında bir hesap arıyorsunuz.” Evet, en az 30 İslam beldesinin işgal altında olduğu bir zamanda, milyonlarca mensubu olan bir cemaat çıkıp ta Irak’lı gence “Yeni bir dünya, barış, huzur, mutluluk” şarkıları söyletiyorsa, bunu da dolambaçlı yollarla “İslam’a hizmet” için yaptığını iddia ediyorsa, koskoca bir ülkenin gündemini 3-5 şarkıcının bağırtıları-patırtıları meşgul ediyorsa, bu işin altında bir hesap aranmalıdır.

        Bunu düzenleyen, tertipleyen kişiler, kurumlar veya cemaatler bunun, maddi çıkar amaçlı “şarkı yarışması-eğlence” olduğunu ve amacının insanlara “Türkçe” öğretmek falan bile değil, “eski Osmanlı topraklarında yaşayan Müslüman halkların Osmanlıya olan hayranlıklarından istifade ederek, demokratik ılımlı İslam anlayışını o beldelere yerleştirmek” olduğunu erkekçe söyleseler, sorun yok ama “Cihad (mücadele) ve Tevhid” çağrısı yapanları “fitnecilikle, ergenekonculukla, istikrara zarar vermekle” suçlayan milyonlarca insan, Tarkan’ın konserinden farkı olmayan türden şarkı yarışmasıyla barış ve huzur dolu yeni bir dünya çığlıkları atıyorsa, o zaman “Nasihat vericiler” devreye girmelidir.

        1. Buradaki ilk saçmalık ve sahtekarlık, isimde başlamaktadır; “Olimpiyat” kelimesinin Türkçe ile uzaktan-yakından alakası yoktur.

        2. Gençlere göbek attırılıp, devlet büyüklerinin de bunu sırıtarak izlediği bu faaliyetlerin amacı şuymuş:

        Önce Türkçe öğretilecekmiş, Türkçe öğrenince de Türk kültürünü öğreneceklermiş, Türk kültürü de İslam kültürü olduğu için dinimizi öğreneceklermiş, dinimizi öğrenince de İslam’a hizmet edilmiş olunacakmış… Saçmalığa bak! Zaten şimdiye kadar hep böyle dolambaçlı yolları seçtiler. Çünkü makam ve para hep dolambaçlı yollardadır. “Neden Irak’ın işgaline yardım edildi?” sorusuna “Başka ne yapılsaydı, böylece biz de güçlenmiş oluruz” cevabı veren insanlardan, anca böyle bi cevap beklenirdi zaten. Hem Türk kültürü nerede İslam kültürüymüş Allah aşkına? En güzel Türkçe’nin konuşulduğu T.C devleti tam 90 yıldır işgalci kâfir devletlerle işbirliği yapan, Allah’ın kanunlarını tanımayan, Allah’ın yasak ettiği her şeye teşvik eden bir rejime sahiptir, Türkçe’yi en iyi konuşan milyonlarca insan da rejimin destekçisidir, nasıl bi İslam kültürüdür bu?

        3. Hadislerde buyruldu ki:

        (Bir zaman gelecek, zina, içki ve mizmarı [çalgıyı] helal sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]

        (Şarkılar, içkiler yayılınca, yere batmalar görülür.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace]

        (Gözün zinası [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

        En modern ve en güzel(!), aşka-meşke-sevişmeye-oynaşmaya teşvik eden şarkılarla elalemin kızlarını fingirdekçe oynatan adamlar diyorlar ki:”Eğer 12 yaşındaki çocukların Türkçe şarkı söylemesinden cinsel olarak etkilenip, tahrik oluyorsanız ve bunu da utanmadan ifade etmeken çekinmiyorsanız, bu sizin ayıbınızdır” Ey ahmaklar! Yukarıdaki hadislerde yaş mı belirtilmiştir yoksa önemli olan, hükmün uygulanması mıdır? Allah (cc) Kuran-ı Kerim’de kadınlara “Örtünün” diye emrederken, yaş mı belirlemiştir, yoksa önemli olan hükmün uygulanması mıdır? Yoksa fıkıhta “Örtünme zamanı geldiği hâlde, bir kızın yaşı 12’den küçükse ve insanlar tahrik olmuyorlarsa, bu kişiler örtünmeyebilirler” diye yeni bi kural mı icad ettiniz? Yoksa siz yukarıdaki hadisleri inkar mı ediyorsunuz?

        4. Bu çocuklara madem İslam kültürünü öğreteceksiniz, amacınız budur, İslam kültüründe şarkı ve şarkıcılığın haram olduğunu, yetiştirdiğiniz şarkıcılara nasıl anlatacaksınız?

        5. Kendi memleketinde, kardeşliğin “K”sinden söz edilemezken, şarkıyla-türküyle dünyada kardeşliği tesis etmeye çalışmak, ahmaklık değil de nedir? Bugün Türkiye’de A partisi mensubu bir topluluğun yanında B partisi aleyhine konuşursanız, oradan linç edilmeden çıkamazsınız.

        6. Cemaatten toplanan zekât paraları bu etkinliklerle çar-çur ediliyorsa, artık oraya zekât verilemez.

        7. ABD bayraklarıyla Türk bayraklarını çoluk-çocuğun eline vererek, insanlara ABD’yi meşru, şirin ve cici göstermeye çalışmak, alçaklıktır.

        8. Uğruna milyonlarca lira harcanan bu organizasyon İslam’a hizmet ise, Afganistan’da Türk askerlerinin himayesinde, Müslümanları katleden kâfirlere karşı mücadele eden Mücahidlerin yaptığı nedir?

        Madem Türkçe Olimpiyatlarıyla İslam’a hizmet edilecek, bu gençler Türkçe şarkılar söyleyince, halklar Türk kültürünü de öğrenip İslam’ı öğrenecekler, o zaman hiç amatörlerle uğraşmaya gerek yoktur. Fetullah Hoca, Tarkan’ı ve Hadise’yi Pensilvanya’daki villasında ağırlasın, iyi bi organizasyon tesis etsinler, çocuklardan daha iyi iş çıkaracaklar, daha fazla kişinin “Türkçe” öğrenmesine vesile olacaklardır. Hem daha coşkulu, daha etkili olur. Fetullah Hoca’nın yakında “demokrat Halife” olarak Türkiye’ye gelmesi de kolaylaşır. Ne uğraşıyosunuz Endonezya’dan, Nijerya’dan çocukları getirmekle…

        Velhasıl: Hz. Peygamber (sav) (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani] buyurduğuna göre, Türkçe Olimpiyatlarını da ilk şeytan başlatmıştır, diyebiliriz. Bu organizasyondan olsa olsa “Tağuti düzenin şeytani kardeşliği” olabilir…

        Cihad Ruhu / http://www.cihadruhu.net

  11. nuran hatice bal Says:

    (Yıllardır hizmet için taviz verilebilir diye cevaz verenler, ılımlı İslam adı altında yeni bir din oluşturmaya çalışanlar, İslama sığmayan “yahudi ve hıristiyan kardeşliği”, “diyalog” söylemlerini zihinlere pompalayanlar toplumun bozulma sürecine önayak oldular. Düşmanlarını kazanmaya çalışırken, dostlarını kaybettiler.) Nasılda güzel yazmışsın kardeşim ağzına sağlık Rabbim(c.c) ömrüne kalemine bereket versin……

    • gurbet kuslari Says:

      Musluman kardeslerim, yukaridaki yorumlari icim buruk okudum malesef. Buyuk muceddidlere, cemeatlere ne kadar pervasizca saldiriliyo. bu saldirinin yuzde birini bir kafire yapmamissinizdir heralde. Allah rizasi icin atilan adimlari hor gormeyin lutfen, yurt ici ve dislarinda para mal mulk itibar gozetmeksizin , anadan babadan, yardan , vatandan uzak, hasretle yanan kalpler sadece Allahin adini duyurmak icin calisiyorlar. yuzlerce musluman kardesimizin bu gayreti sonucu sadece bir kafir La ilahe illallah , Muhammeden Rasulullah dediyse ki ;akin akin musluman oldular elhamdulillah, bu emeklerin hepsine deger.
      Karsidaki insani elestirirken dikkat edeim lutfen.
      Ayrica taviz vererek yola devam eden arkadaslarimiz Rabbim effetsin ama sadece kendileri bu karari verebilirler. ben bi cok kisi taniyorum basini acmak zorunda kalmis ama tepeden tirnaga ortulu baska bi arkadasimdan takva yonuyle kat kat ustun haldedir. kisileri oldugu gibi degerlendirmek gerekir, koca bi cemeatle beraber degil.Kalpleri ancak Allah bilir Hukum de Allahin elindedir.
      Allah rizasi icin musluman kardeslerimize birer din dusmani imisler gibi haksizlik yapmayin, vebali agirdir.
      Son olarak, bende 6 yildir amerikada yasayan biriyim, oradaki hayati cok iyi biliyorum, topuguma kadar giydigim pardesum ve basortumle unuversite okuyorum. papanin boyle bir soz soyledigini duymadim bana kanitlayin lutfen. orada yuzlerce turk arkadasim var. muslumanlarla hristiyan kadinlarin arasindaki farki yasayarak goruyorum.
      sadece el insaf diyorum, musluman muslumana boyle zulmetmez! biz onlara kendimizi tanitamazsak, malesef
      bizim musluman terorist oldugumuzu saniyorlar. tanidikca anliyorlarki musluman terorist dedildir, terorist musluman olamaz. islam hakkinda ne kadar on yargilari varsa biz kiriyoruz ,bazilari gibi yerinde sayip ahkam kesenler degil…..
      selam ve dua ile
      bu mubarek gun ve gecelerde vebale girmissek Allah affetsin……

  12. mine çelik Says:

    Cahide cim,

    Mirac kandilin mübarek olsun, dua ile..

  13. zerdali mişmiş Says:

    Ebu Cehiller Ölmedi

    Dün vardı, bu gün var,
    Yarın da var olacak,
    Bu bir denge,
    Biri bir uçta, diğeri bir…
    Bir tarafta zulüm,
    Diğerinde tekbir..
    İster zamanı susturmak,
    Belki de Peygambere saldırmak,
    Bazen de İmanı rafa kaldırmak,
    Müslümanı vurmak,
    Tarihe ters durmak…
    Onlar var diye hayıflanma,
    “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”,
    Hakkı söyle, Hakkı savun, yılma…
    Ebu cehiller ölmedi,
    Kıtaları aşıyor..
    Onun görevi aldatmak,
    Doğruları gizleyip, şeytana bağlatmak..
    Üzülme, ağlama, bu günler geçer,
    Göz yaşları her zaman mazlumu seçer…
    Akan her yaş, şeytana tuzak,
    Cennete müjde, Cehenneme uzak…
    Geceler bizleri bekliyor;
    Ağlamak, yalvarmak için,
    Dua etmek, haykırmak için,
    Zalimlerin zulmünü durdurmak için..
    Ebu cehillerin şerrinden kurtulmak için…

    Kazım Öztürk

  14. Anonim Says:

    ”’ılımlı İslam adı altında yeni bir din oluşturmaya çalışanlar” lafı fazla ağır olmamış mı acaba?

    • Saliha Says:

      İslamın temellerini değiştirmeye yönelik faaliyetleri ve sinsi planları farkedince, Cahide hanımın ifadeleri, bana çok hafif geldi doğrusu

  15. zerdali mişmiş Says:

    s.a cahide.dün bir haber okudum.vatikandan papa açıklama yapmış demiş ki’ hristiyan kadınları boynunuza haç takın,çünkü artık müslüman kadınlarıyla ayırt edilemiyorsunuz’ diye.bu söz ne kadar mana yüklü ne kadar hazin…bu sözü uzun uzun yorumlamaya gerek yok çünkü bu söz artık sözün bittiği yer..tamamen onlar gibi olmuşuz bu durum onları bile rahatsız ediyor.mekke dönemi..davetin ilk yılları.bütün ekonomik ,siyasi otorite müşriklerin elinde.bir avuç müslüman ezilmiş halde,her türlü ambargoya maruz durumda.müşrikler peygamberimizi çağırıp güç,iktidar,mal,kadın..vaadleri türlü türlü tevhid davasından vazgeçsin diye..ama o kesinlikle reddediyor.demiyor kabul etmiş görüneyim de onların vaadettiklerini alınca güçlenirim sonra onları daha kolay ele geçiririm diye..güneşi ayı bile verseniz hayır diyor..tavize asla hayır..örneğimiz yüce insan..onun hayatı bütün çağlara örnek..rabbim bizi sırat i müstakimden ayırmasın ve bizi o yolda sabit kılsın..

    • Cahide Says:

      Bir çok müslüman hanımla onların kadınlarının arasında görüntü olarak fark kalmadığı kesin. Dün bir kardeşim mailinde ablasının başını açıp çalıştığını gerekçe olarak hizmet için dediğini yazıyordu. Ve soruyormuş ablasına: Başını açman hizmet için, peki saçındaki sarı boyada mı hizmetin bir parçası?

      Gerçek şu taviz tavizi doğuruyor ve insanlar inandığı gibi yaşamayınca, yaşadığı gibi inanıyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki elinizde içi boşaltılmış, hayatımızda hiç bir hükmü olmayan bir garip din kalıyor…

  16. Belgin Says:

    Cahidecim canım bütün yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum canım.Allah sonumuzu hayır etsin İnşaAlah.Ayrıca arkadaşım Nimet in de sana çoook selamı var.Senin selamını ona söylemiştim.Günlerdir yazmak istiyorum,kısmet bugüneymiş demek.Ayrıca Miraç kandili senin ve bütün müslümanların mübarek olsun.Duana bizide kar kardeşim Allah a emanet olun.Belgin

  17. BTS Says:

    Cahide Ablacim,

    “başını açarak çalışan biri belki başka insanlara faydalı olur” kismini uzerime alinmamdan oturu aciklama yapiyorum: Aslinda yorumumdan o sonuc cikarilmamali. onceki yorumlarimda da dedigim gibi bas ortmek farzdir. Benim demek istedigim boyle bir insan goruldugu vakit “dinden cikti, yandi bitti mahvoldu, artik onun yeri cehennemdir” diye dusunmek yerine “Allah gunahlarini affetsin, bekli niyetinin halisliginden Allah onu hayra ulastirir bu gunahini da affeder, o merhametlilerin en merhametlisidir” diyerek husn-u zanda bulunmak gerekir demek istemistim (uyarmak hus-u zanda bulunmaya engel degildir).

    Ote yandan, basini acan kisi tum gunahi ustune alarak aciyor, kimsenin bu konuda fetva verip de “yapabilirsiniz” dedigi yok. Ben bizzat ayri ayri Ahmet Kurucan ve Ismail Buyukcelebi’yle gorusup (A. Kurucan’la yuzyuze, I. Buyukcelebi’yle dolayli yoldan) o zamanlar (yil 2007) “boyle bir fetva verdiniz mi” diye hayretle sormustum, fakat ikisi de boyle bir fetvanin kesinlikle verilmedigini, verilemeyecegini, bunun cok acik farz oldugunu soylemislerdi. Yani yapanin gunahi kendine (Allah affetsin) Bizzat kendi kulaklarimla ben bunu isittim. Hatta ben o zamanlar basimi ortmuyor idim de Ismail Buyukcelebi’nin o soruya cevaben yaptigi konusma sonrasi (bir kac etken daha var) bu farzi yerine getirmeye basladim (ins getirebiliyorumdur)

    Yorumumu Hocefendinin bir duasina amin diyerek bitireyim: “Allah’im, Ummet-i Muhammed’in (SAV) birlik ve duzenini temin eyle! Allah’im bize dirlik ver! Allah’im kalplerimizin arasini te’lif buyur ve bizlere vifak ve ittifak bahseyle!” (AMIN) (Bir Kirik Dilekce’den alintidir)

    • Cahide Says:

      http://h5c.anadoluweb.com/video/?id=1086#
      Şu ses kaydında ki vaazları yapan hocayı çok severdim. vaazlarını dinler feyz alır, ağlardım.
      Fakat aşağıdaki açıklamaları yapan hoca önceki açıklamalarıyla tamamen ters düşüyor. Cemaate bağlı diğer hocalar ne demiş bilemem ama ben olasaydım asıl hoca olarak kimi kabul ediyor ve tabi oluyorsam, onun sözlerini dikkate alırdım. Tıpkı şu andaki cemaate bağlı birçok hanımın yaptığı gibi.

      Üstteki vaazdan yıllar sonra yapılan açıklamalar

      Şekilcilik İslam’ın Ufkunu Daraltır[1]

      Kadın tecrit edilerek örtünmesi isteniyor. Kezban Hatemi, Kur’an’da baş örtme yoktur diyor. Örtünme var mı, yok mu? Bu konudaki dayatma nedir?

      — Kezban Hanım’ı ben de dinledim. Kur’an’da örtünmeden bahsedilir, ama nasıl örtünüleceği, şekli açıklanmaz. İran’daki gibi çarşaf mı giyilecek, peçe mi takılacak, bunlar net değildir. Şekil üzerinde durmak, İslam’ın geniş ufkunu daraltmak olur, zevksizlik olur. Hatta İslam dinini bir kostüm dini haline getirmek olur ki, bunlar yanlıştır. Başörtüsü de aynı şekilde üzerinde durulacak usul, yani imanın ve İslam’ın esaslarından, şartlarından değildir. Bunlardan dolayı, insanın adeta dinin dışında tutulması dinin ruhuna aykırıdır. Bu konuda dayatmalar, ısrarlar ifrattır ve zorlamadır. Hatta nefret ettirmedir. Gönülde sevgi önemlidir, sevdirme önemlidir. İşin kaynağıyla irtibat önemlidir. Herkes hoşgörü ister, ben de kendi telakkilerim, kabullerim içinde hoşgörü isterim. Benim de buna ihtiyacım vardır. Ancak böyle olursa, toplumun değişik parçaları bir araya gelebilir. Aynı ölçüde ben de herkesi bağrıma basmalı ve kabullenmeliyim. O kadar çok müşterek yanımız var ki, teferruatta bölünüp parçalanmamalı. Caminin içinde birbirimize düşeceksek, şekilden önce ruh veya muhtevayı öne alıp avluda barışacaksak, orada barışı sağlamalıyız.

      Türban Meselesi[2]

      ‘Okullarımızdaki başörtüsü sorunu, çok hassas hale geldi. Ancak şu kadar söyleyeyim, okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı’ Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı’ Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli’ Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. Bana göre okumayı tercih etmelidirler.

      [1] Yeni Yüzyıl, Fethullah Gülen’le New York Sohbeti, 20 Temmuz 1997
      [2] Akşam, Orhan Yurtsever’in Fethullah Gülen’le Yaptığı Röportaj, 13 Mart 1998

      Devamıda var tabi. Konuyla ilgili diğer görüşleri BURADAN okuyabilirsiniz.

      Niyetim hep dediğim gibi kimseyi karalamak veya hedef göstermek değil ama dün öyle bugün böyle konuşan din adamları insanlarda güvensizlik ve şüphe oluşturuyorlar. Efendimiz bugün yaşasaydı kızların başörtülerini açmalarını ima ederek, “bana göre okumayı tercih etmelidirler” dermiydi acaba?

      • Saliha Says:

        Çelişkileri okuyunca kanım dondu resmen!!! Ama Ahir zamandayız değilmi?

        Ebu Hureyre’den RasulAllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
        “Karanlık gecenin (zifiri) karanlıklarına benzeyen fitneler zuhur etmeden amellere rağbet edin; (zira o fitneler zuhur ettiği vakit) kişi mü’min olarak sabahlayacak, kafir olarak akşamlayacak, yahud mü’min olarak akşamlayacak kafir olarak sabahlayacak dinini bir dünya metaı mukabilinde satacaktır.” Müslim İman: 186

        Hz. Peygamber (s.a) kalbin acaipliklerine ve değişmesindeki Allah Teâlâ’nın garib sanatına muttali olmasından ötürü bununla yemin ederek şöyle buyurmuştur:

        -Ey kalpleri evirip çeviren Allah! Benim kalbimi dinin üzerinde sabit kıl!
        Bunun üzerine ashâb-ı kirâm Hz. Peygamber’e şöyle sordu-lar:
        -Ey Allah’ın Rasûlü! Sen korkar mısın?
        -Bana teminat veren ne vardır? Kalp Rahmân’ın (kudret)parmaklarından ikisi arasındadır. Onu dilediği gibi evirip çevirir,( Tirmizi)

        Rasulallah( A.S) bile kendisine teminat verememişken, biz başka kime şeksiz şüphesiz inanıp güvenebiliriz ki

      • BTS Says:

        Cahide Ablacim, su bir gercektir ki basortusu farzdir ama imanin sartlarindan degildir. Yazidan benim cikardigim, “insanlara once imanin sartlarini anlatin sevdirin, futurat (imanin sartlarindan olmayanlari) hele ki kendilerine bu denli zor gelen seyleri hemen diretmeyin, sirasiyla yapin” ana fikridir. Namazini kilmayan, hatta Allah’a bile dogru duzgun inanmayan birine “basini orteceksin” demek, onu bu isten sogutmak olur. (sekilcilik derken de “herkes su sekilde baglicak” aciklamasina sekilcilik deniyor, herkes “basini baglicak” aciklamasina degil). Irandan cok arkadasim oldugu icin dogrusu hocaefendinin “once imanla dolsunlar gerisi zaten gelir Allah’in izniyle” niyetiyle yaptigi bu aciklamaya hak veriyorum. Yillarca dogru duzgun bi sey ogretmemisler, sadece sekilci olarak, ici bos baslarini ortturmusler, simdi amerikaya gelen hepsi dinlerinden nefret ediyor ve en buyuk gerekceleri de zorla baslarini ortturmeleri!
        Video’da kac yilinda soylenmis bilemiyorum ama o zaman kanunlarda “basin acilmasi zorunlulugu yok muydu?” diye dusundum, video sonunda “kanunlarda carsaf cikarilmistir manto giydirilmistir” diyor. Oysa 2000li yillarda ben lisemizin duvarinda asili olan “kanunen basina bi sey takmak (vb) yasaktir” mihvalinde bir yazi hatirliyorum.

        Insallah herkesin dinlerinin geregini ozgurce yapabilecegi gunler gelir, ki duamizdadir umudumuzdadir gelecektir insAllah.

        Mirac kandiliniz mubarek olsun. Ben evimden cok cok uzaklarda ilk defa boyle yalniz basima bir kandil gecirecegim, oysa Far Far Away’de dahi kendimi yalniz hissetmedim ben.. Neyse, bu aksamki dualarinizda kendime yer istiyorum.AEO

        • Cahide Says:

          Canım kardeşim, Allah bu iyi niyetini ve güzel görüşünü her daim hayra tebdil eylesin. Gözlerimizi hakikatlere karşı kör yapmasın.

          Hoca efendi videoda başın her ne sebeple olursa olsun açılmamasını savunurken, daha sonraki beyanatında açıp açmama konusundaki sıkıntıdan bahsedip, “Bana göre okumayı tercih etmelidirler.” diyor. Yani başlarını açıp okuyabiliyorlar diyor. Hangi taraftan bakarsam bakayım farklı bir mana çıkaramadım doğrusu.
          Şüphesiz Allah her şeyin en iyisini bilir.
          Her daim dualarımdasın inşaallah…

        • Mücahid Says:

          bts kardeş f.gülenin kitaplarıyla ilgili yazılmış şu yazıyı http://www.islam-tr.net/tevhid/11950-tasavvuf-buyuklerinin-kendi-eserlerinden-kufur-akideleri-kitap-4.html kesinlikle okumalısınız zira delilleriyle beraber özenerek hazırlanmış bir yazı …
          selametle

  18. Serap Uzun karakazandan Says:

    iLLE DE SERIAT,ILLE DE SERIAT,BASKA CÖZÜMÜ YOK BU ISIN. ILER KI ZAMANI DÜSÜNDÜKCE ICIM ACIYOR “ALLAH’IM COCUKLARIMIZI VE BIZLERDEN GELECEK NESILLERIMIZI SEN MUHAFAZA ET HABIBIN HÜRMETINE YA RABBIM, BAGISLA BIZI SANA SIGINIYORUZ”
    HER ZAMAN YANINDAYIM CNM UNUTMA,ÖNCE ALLAH SONRA BEN,ELHAMDÜLILLAH…

  19. Sibel Says:

    Selamun Aleykum Cahide hanim,
    Oldukca ses getiren diger yazinizla bu yazinizi okudum cunku daha yeni tanidim sitenizi ve biliyorsunuz genel kaidedir, dogruyu soyleyen dokuz koyden kovulur derler. Cok uzulerek yazilariniza gelen tepkileri okuyorum. Ne kadar hazimsiz bir millet olmusuz meger. Ben inandiklari sahislari ya da akimlari sorgulamiyorum ama bu kadar kesin sanki peygambermiscesine bir sahsa baglanmalarina ve neredeyse putlastirmalarina inanamiyorum. Mubarek Kur’an-i Kerimimiz de gecen Lat, Uzza ve Menat putlarinin gecmis zamanlarda yasamis birer salih zat olup daha sonra putlastirmaya kadar gidildigi cok net bir sekilde belirtilirken bu insanlar nasil korkmuyorlar ve Islam adi altinda belki de sirk e dustuklerini dusunmuyorlar. Ben yillar once sizin bu gectiginiz yollardan cok daha zorlu bir sekilde gectim, kimi zaman hata yaptim, kimi zaman dogruyu buldum ama beni yolundan ayirmamasi icin tek dua ettigim Allah (C.C) dir. Tabii ki ilim sahibi bazi sahislardan yardim alinmali, derslerine gidilmelidir ama asla putlastirmadan. Hani bir hocaya talebesi “Hocam ucuyormussunuz?” demis, hocasi da kendisine “Evladim ben ucmuyorum ama etrafimdakiler beni ucuruyorlar” diye cevap vermis. Peygamberimiz (S.A.V) sirk kosmayi “gece karanliginda yuruyen bir karincanin ayak sesinden veya izinden daha gizli” diye anlatiyor. Bizse putlastirma ya da sirk kosma deyince sanki bir putun onunde durup tapinma olarak anliyoruz. Ne diyeyim, daha Peygamberimizin (S.A.V) hemen ardindan hiziplesmeler ve fitneler baslamis, herhalde bu da bu ummetin buyuk imtihani. Bu kadar Islam a direk saldirilar varken biz hala benim seyhim senininkinden daha mubarek tartismalari yapiyoruz. Gecen yaziniz da belirttiginiz carpikliklara bire bir sahit olmus biriyim. Allah yar ve yardimciniz olsun.
    Kanada dan selamlar.

  20. MERYEM Says:

    canim kardesim uzun bir süredir yorum yazamadim.kac gündür üzülerek takip ediyorum.yazdiklarindan dolayi haksizsin demiyorum ama Bediüzzaman ve risaleinurlara karsi yapilan o yorumlari okudugumda fesübhanallah ne oluyor bu insanlaraki ömrünü iman davasina adayan dünya zevki namina bir sey yasamayan bir zata insafsizca yorum yapabiliyorlar.üzülerek söyleyeyimki bu tarz yorumlari yayinlamani beklemiyordum senden.diger noktalarda sana katiliyorum kardesim .bir kisim insanlarin hizmet deyip akla hayale sigmaz tavizler vermelerini aklim almiyor.sunuda söylemeden gecemeyecegim bediüzzaman hz ömrünü adadigi islam harflerini muhafazaya calisan tesettür risalesinde belirtilen sekilde tesettürüne takva derecesinde dikkat eden risaleyi Kuranin tefsiri olarak okuyan yanisira her türlü ilim kitabindan istifade eden kollar var.cenabi hak dogrulardan ayirmasin.halisane gayeleri sirf hizmet olan samimi kardeslerimin Allah yardimcisi olsunallaha emanet olunuz

    • Cahide Says:

      Kardeşim daha önce tanışıyormuyduk bilmiyorum ama yazılar çok okunduğu için her türden insan yorum yapabiliyor. Hakaret edilmedikten sonra her düşüncedeki insanın da yorumunu yayınlıyorum. O fikir o kişiyi bağlar. Bu açıdan kısıtlayıcı olmamak lazım… Selametle…

  21. emell Says:

    Cahide ablacım.kaç gündür merakla sitenizi takip ediyorum.değindiğiniz konular ve yazılan yorumlar için.Allah sizden razı olsun açık yüreklilikle yazdığınız doğrular için.yazılarınıza tüm kalbimle katılıyorum.hepsi doğru bence ama anlamayan anlamıyor yada işine öyle geliyor.
    herşey açık ve net ortadayken (kur’an ayetleri,hadis-i şerifler vs)insanlar nasıl bir kılıf uydurup aksini yapıyor yada istekleri doğrultusunda saptırıyor anlam veremiyorum ne kadar üzülüyorum bilemezsiniz.
    Peygamberimiz(s.a.s) zamanında islamı yaymak için öyle mi yapmış.öldürülmeleri pahasına islamdan taviz mi vermişler.
    Allah anlamayı nasip etsin hepsine inşallah….
    doğruları yazdığın için herzaman yanındayım.gerçekten Allah biliyor ya sizi tanımayı çok isterdim.İslamı doğru kaynaklardan öğrenmeye devam etmek için.
    Allah sizden razı olsun……

  22. GAMZEEEEEEEEE Says:

    CANIM CAHİDEM,KINALI KUZUM,KEKLİĞİM,MUTFAK CİMCİMESİ, SAMİMİ YÜREKLİ İNSAN.SELAMLARIN EN GÜZELİYLE SELAM OLSUN SANA SELAMÜN ALEYKÜM….

    BU DÜNYADA ALLAH IN RIZASINDAN BAŞKA HERŞEY BOŞ ASLINDA BUNU BİLİR DOĞRULUĞUNDAN ŞÜPHE DUYMAYIZ ELHAMDÜLİLLAH….BUNA RAĞMEN YİNE DE GÜNAHA DALABİLİYORUZ NE GARİP TEZATTIR…ALLAH BİZİ KENDİ YOLUNDAN AYIRMASIN EFENDİMİZİN (SAV) ARZUSU GİBİ GÖZ AÇIP KAPAYINCA YAKADAR NEFSİMİZE UYDURMASIN BİZİ İNŞAALLAH…

    • Cahide Says:

      ve aleykumselam gülüm benim
      Bilerek veya bilmeyerek yaptıklarımızın şerrinden Allah’a sığınalım. Dualarına amiiin diyorum can kardeşim…

  23. GÜLO Says:

    NAMÜTENAHİYE GİDEN YOL ADETİ DE NAMÜTENAHİDİR VE NAMÜTENAHİ UZUNLUKTADIR, NAMÜTENAHİ ADETTEKİ YOLLARIN HEPSİ GÜZELDİR. BİR KİMSE DİYEBİLİR Kİ BENİM MEŞREBİM GÜZELDİR VEYA EN GÜZELDİR FAKAT HİÇ KİMSE DİYEMEZ Kİ SADECE BENİM MEŞREBİM GÜZELDİR.. GERİSİ BOŞ. VESSELAMM

  24. Cahide Says:

    Bir söz yeter rumuzlu kardeşim:
    Yazımı yayınladıktan sonra kendimce yanlış bulduğum kısımları düzelttim. Bu yüzden silinmiş kısımlar üzerinden yaptığınız yorumu yayınlayamadım. Ayrıca hangi din adamı neler söylemiş, hangi hakikatleri gizlemiş veya ılımlılaştırmış internette doğru kaynaklardan veya kendi kitaplarından bulabilirsiniz. Herkese aşikar olan alenileştirilmiş konuların açıklanması gıybete girmiyor ki ben kimsenin ismini vermedim.Bunu kim yaptıysa vebal ona aittir. Bana bir mümin olarak doğru bildiklerimi anlatmak düşer…

  25. Simla Says:

    Sevgili Kardeşim,
    Uzun süredir siteni ve yazılarını takip ediyorumBöyle bir ortamda, insanların eleştirilerinden yılmayarak doğruları yazdığın için Allah senden razı olsun.Rabbim bütün müminlere doğru yolu göstersin.

  26. hayatcemresi Says:

    Yazdıklarına aynen katılıyorum,gerçekler,doğrular acıdır,nefse dokunur,ama meyvesi tatlıdır,asıl karşılığı ahirette alınır.

    Müslüman bir kadının başını açıp okuyup doktor vb.olmasına,örtüsünden taviz vererek çalışmasına müsade etmeyen dinimiz,müslüman bir kadının,kadın doktor bulamazsa erkek doktora muayene olmasına izin verir,
    nasıl namaz,ramazan orucu bir farzsa, müslüman kadın için tesettürde aynıdır,dünyalık dereceler,mertebeler,meslekler için örtüden vazgeçilemez.

    Gönlümüz tesettürü ile okuyup insanlara faydalı olacak dereceler kazanmış mü’min kadınların da olmasından yanadır,
    ama,
    tavizden yana değildir,bu bizim görüşümüz değil,dinimizin gereğidir.

    “İnandığı gibi yaşamayanlar,yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar.”

    Rabbim bizleri, İslam üzere yaşayıp bu uğurda can veren salih kullarından eylesin(amin).

  27. L.S. Says:

    Cahide Ablacım yazılarına hayranım çok beğeniyorum yine çok güzel bir yazı yazmışsın tebrik ederim seninle tanışmayı çok isterdim sağolasın .ALLAH senden razı olsun.bizim razı olduğumuzdan kat kat fazlaca….


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: