Yürekten bir dua için, aracıya ne hacet?

İyi bil ki, halis din yalnız ALLAH´ındır. O’ndan başka veliler edinenler şöyle derler: “Biz bunlara, sırf bizi ALLAH’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz”. Süphesiz ki ALLAH, onlar arasında, ayrılığa düştükleri şeyde hükmünü verecektir. (zümer suresi/3)

Dinimizi yaşamaya çalışırken belkide yaptığımız en büyük hata, Allah’ı yeterince tanıyamamaktır. Onun azametini, kudretini anlayamadan, ona ulaşmak için farklı sebepler arayıp durmuş insanlık.

Efendimiz buyurdular ki: Muhakkak ki, sözlerin en doğrusu ALLAH’ın Kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed’in (sallAllahu aleyhi ve sellem)’in yoludur. İşlerin en kötüsü ise sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulup dine sokulan her amel bidat, her bidat sapıklık ve her sapıklık da ateştedir.”

Bidatler dinimizin içine öyle sinsice yerleştirilmiş ki, biz onları dinden sanıyor aldanıyoruz. Sanki din eksik bırakılmış, sanki haşa Efendimiz yeterli hadis bırakmamış yada var olan hadislerin tamamı hayata tatbik edilmiş de yeni yeni bidatler uydurularak boşluk tamamlanmış gibi.

Bu memlekette para kazanmak uğruna, uydurma dualarla doldurulmuş, adına “yasin kitabı” denmiş nice sahte dua kitapları var. Allah’ın buyurmadığı, Efendimiz (s.a.v) in söylemediği, islamla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir dolu hurafe, bir dolu yalan…

Rabbimiz dosdoğru dini Rasulü aracılığla bize bahşetmiştir. Bize miras kalan bu dinde herhangi bir eksiklik yoktur. Bu dinin ilave kurallara adetlere ihtiyacı da yoktur.  Alimler,  dini ikâme etmek, ayakta tutmak için vardır. Dini sapasağlam ayakta tutamayan, sonradan ilaveler yapan, bidatler ekleyen ne alim, ne de şeyhlerin bu dine bir faydası olamaz.

Arap müşrikleri kendilerini Allah’a ulaştırsın, duaları daha çabuk kabul edilsin diye putları aracı yapmışlardı. Günümüze kadar gelen süreçte bu kalıntılar boyut değiştirerek devam etmiş. Şeytan her an aramızda dolaşıp görevini ifa etmeye çalışırken, insanların ibadet şekillerinde zaman zaman yanlış uygulamalar ve inançlar kendisini göstermiş.

Günümüzde bunun en bariz örneklerinden biri dua yaparken, duanın daha kolay kabul edilmesi için aracılar koymak, vesileler aramaktır. Evliyaları, şeyhleri, 444 kere okunan uydurma salavatları,  duanın kabul olması için aracı yapmak Allah’ı tek güç olarak tanıyamamaktan kaynaklanıyor.

“Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.”(Kaf/16)

Biz her “Ya Rab!” dediğimiz zaman “İste kulum!” diyen, biz bir adım atınca, bize koşarak gelen bir Allah’ın huzurundayız. Öyleyse aracılar koymak neden?

Siz hiç sahabelerin Rasulullahı  aracı kılarak dua ettiğine dair bir rivayet duydunuz mu? yada Efendimiz’in dua edeceğiniz zaman sahabeleri, evliyaları veya kendisini vesile kılmamızı istediğine dair bir hadis okudunuz mu?  Peki nereden çıkıyor bu uygulama.  Kabirlere gidipte medet umma çabası, adaklar adama, onlarsız dua edememe hastalığı nasıl bulaştı bize?

Hayatın son aşamasında insanın hangi halde öldüğü insanlara gizli bir sırdır. Bunu yalnız Allah bilir. Sizin evliya dediğiniz, kabrine yüzünüzü sürdüğünüz insan ya son anda kaybedenlerden olmuşsa. Cennetle müjdelenenler dışında hangi insana cennet garanti edilmiş ki, siz onu aracı yapıp dua ediyorsunuz?

Rasulullah (s.a.v)  Kızı Hz. Fatıma’ya ” Kızım baban peygamber diye güvenme” demiyor muydu? O bir peygamberken  Makam-ı mahmud’a ulaşmak için ümmetinden dua istemiyor muydu? Peygamber ümmetinden dua isteyecek kadar mütevaziyken, siz  hangi bilgiye dayanarak bir faniyi yücelterek, dualarınıza vesile yapıyorsunuz?

Allah erişilmez bir yerde değil, bize bizden yakın olan, içimizden geçenleri , biz içimizden geçirmeden bilen bir Rabbimiz var bizim.

Allah bizi bizden iyi bilip dururken, “bana dua edenin duasına icabet ederim”(Bakara 186) buyurmuşken neden O’na ulaşmak için vasıtalar arayıp duruyoruz?

Yazık ki sevgili Peygamberimizin, “Birbirinize temiz ağızlarla dua edin” hadis’ini unutuyor, kendisine bile faydası olamıyacak ölülerden medet umuyoruz.  Müminin , diğer mümin kardeşine ettiği dua ne önemliymiş, ne değerliymiş meğer. İhvan olmak birbirini dert etmektir. Kardeşin için gönülden dua etmektir.Bir olmak, beraber olmaktır…

Annelerin evlatlarını unuttuğu kendi derdine düştüğü o dehşetli kıyamet gününde, kendisi himmete muhtaç dedeleri, evliyaları, şeyhleri bırakalım kabirlerinde rahat yatsınlar. Onları hayırla yad edelim. Haklarında hayır dileyelim  ki Rabbim onlarında işlerini kolaylaştırsın.

Ayrıca ben duama şunu şunu vesile yaptım ve duam kabul oldu diyenler bilsinler ki bu Allah’ın bir imtihanıdır. Emin olun siz, sebebi Allah’tan mı, vesileden mi bildiniz diye sınanmaktasınız. Güç, kudret, azamet sahibi, dilediğine hesapsız rızık veren  bir Rabbimiz var bizim. El açıpta yürekten samimi bir dille istediğimizde, bizi karşılıksız bırakmayandır “O”. Sizin vesile dediğiniz insanlar, kimsenin kimseye fayda vermeyeceği kıyamet gününde kendi dertlerine düşecekler. Peygamberimiz bile Allah’ın izni olmadıkça şefaat edemiyecek.

Yıllarca sen Kur’an’ı okumakla anlıyamazsın deyip okumamızı engellemeye çalışanlar, sen günahkar bir kulsun, Allah’a aracısız ulaşamazsın deyip bizi sapıklığa cehalete sevketmeye çalışanların sinsi oyunlarının bir tezahürüdür bu. Allah oku diyor, birileri sen anlamazsın diyor, Allah iste vereyim diyor, birileri vesilesiz olmaz diyor…

Milyon günahlada huzuruna varsak, samimi bir kalple, nasuh tevbelerle edilen duaları geri çevirmez Rabbimiz. İstediğimiz şekilde olmazsa, başka şekilde, bu dünyada olmazsa, öte dünyada ama mutlaka bir şekilde dualarımızın karşılığını alırız.

Dupduru bir islamı yaşamak, islamı bidatlerden ayıklamak ve dini yalnız Allah’a halis kılmak, her müminin asli vazifesidir.

 Peygamberimiz (s.a.v) buyurmuştur ki : “Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetce asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın Kitab’ı ve Resulunun sünneti”.Muvatta, Kader

CAHİDE SULTAN

54 Yanıt to “Yürekten bir dua için, aracıya ne hacet?”

  1. Ayşe Says:

    Cahide hanim bu konuda size kesinlikle katilmiyoruz cok ynlis dusunuyosunuz efendimiz hurmetine de buyukler hurmetine de dua edilir.tevessul haktir

  2. baharat.ı Says:

    selamun aleykum kardeşlerim tek yol kuranı kerim ve peygamberimizin sünnetleridir.sizlerinde faydalanacağı baz site isimleri vermek istiyorum.www.yaratılışgayesi.com http://www.gurabayolu.com

  3. Sahyn Menek Says:

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

    ey kardeşler hepiniz gerçekten benden daha iyi insanlarsınız …
    cahide abla anlatmak istediğini cahil aklımca tefekkür ettim . kaynakların inkar edilmez keza rabbim korusun inkar eden kafirdir ki onlar sahih HADİS ve KUR’AN -I KERİM’de sabit ayetlerdir. ablacığım tarikat yol demek değilmi peki yol kimin ALLAH’ın değilmi oraya giden kimse zaten bizi şeyh kurtarır demiyor ki şeyh de zaten salih amelden başka bişey demiyor ki oraya gidenler toplu toplu ALLAH demenin ALLAH aşkının tadını paylaşıyor ki olaki bi günahkar kardeşimiz tövbe etmek isterse ALLAH’a ediyor tövbesini sonra yl arıyor yaşamak için dinini şeyhinin ağzından çıkan ALLAH’de evladım sözünü değer bilip seyhine sevgi besliyor çünkü hayatında iyilik gördüğü belki tek kişi belki ona EN YÜCEYİ ona anlatan tek kişi bu sebepten oda artık dualarında RABBİM seni tanıyan senin razı olduğun kullarının derecelerini yükselt beni de dergahında kabul eyle yanında sevgililerin hürmetine affeyle diyorki bu aracı sokmak değil aksine birebir RAHMAN’a YALVARMAKTIR..sonuçta şeyh e gidipte ALLAH’ a dua et beni affetsin demiyor KULUN elleri yine semada yine medet ya RAB diyor..istiyor kapıları zorluyor yalvarıyor sanıyorki kapı kapalı kendisine o yüzden diyor belli işlediği günahlardan pişman ama bu sebebten dualarının kabul olmayacağını düşünüyor ama yalnız ALLAH’tan istiyor..ki o şeyh o evliya yürekten bi kişiye bile LA İLAHE İLLALLAH dedirtmişse aşkla kainattaki herşeye bedel zaten(kainatta kabe’de yok mu) nereye baktığımız değil orada ne gördüğümüz önemli
    ahir zaman yeterince zor zaten canım ablacığım İNŞALLAH kim nasıl rabbini arıyorsa aramaya devam etsin nasıl dua edese etsin ama hep rabbine etsin yazılarda ister itemez iki grup oluşmuş sanki oysa herkes ihvan sözlerime ayet ve hadis katmıyorum dediğim gibi hepiniz benden iyi insanlarsınız sizin gibi alimlerin yanında bu görüşlrim kafi gelir hepiniz uğruna can feda selametle ALLAH yar ve yardımcınız olsun…

  4. ayşe Says:

    selamınaleykumverahmetullah cahide hanım sitenizi bu akşam keşfettim ve bu yazınızız okuduktan sonra biz acaba seninle tanışıyormuyuz diye aklımdan geçirdim yazdıklarınızı okuyunca nasıl sevindim nasıllll bilemezsiniz hemde nasıl sadece şunu soracağım hüseyin cinisli yi tanıyormusunuz?

    • onur Says:

      Hüseyin cinisli kendisi erzurumlu istanbulda yaşıyan birisidir. ehli sünnettir. sitesi tevhidvesunnet.com’dur

  5. password Says:

    Zübeyde televizyonda yararlı ve gerçekten eğlenceli programlar da var. Örneklerini de verebilirim: Annem; Televizyondan Kur’an-ı dinleyerek daha güzel okumaya başladı. Ben de televizyondan zaman zaman film, belgesel izliyorum ve burada yanlış bir şey göremiyorum.

    ……. dershanesinin yurtlarında zorla namaz kıldırırlardı. İlk önce namaz sonra yemek. Ben yemek için mi namaz kılacam. Böyle saçmalık var işte. Davet etmezlerdi özetle. İslam’da bile davet var, zorlama var mı.

    KPSS sorularını çalanlar,,, neyse 🙂 oralara hiç girmeyelim 🙂 siyasete gireriz sonra da işin içinden çıkamayız 🙂

    Sonuç olarak iyi yerlerde var demekki, iyi olmayan yerler de.

  6. zerdali mişmiş Says:

    cahideciğim çook güzel bir konu açtın ama kişileri hedef almaya başlayınca hoş olmamaya başladı.zübeyde hanım sizinle din kardeşliği bağımız var ama lütfen kendi görüşünüzü yazarken eleştirdiğiniz insanları canı gönülden seven insanlar olduğunu unutmayın.bir insanın babası onun hakkında eleştiri mektubu yazabilir.bu babasının doğru,oğlunun yanlış olduğunu mu gösterir.nerden biliyorsunuz hangisinin daha doğru düşündüğünü.ayrıca imanın ilk şartı la ilahe illallah tır.bunu özümsemiş ve sindirmiş olan kişi zaten diğer şartlara otomatikmen uyar.bazıları kuranı bir bütün olarak idrak edip ki öyledir.onu sayılara sığdırıp açıp okuma ihtiyacı bile hissetmemiştir.sayılarla sınırladığı şartlar kendisine yetmiş ve ve kuran güzel dantelli örtülerin içinde duvarlara asılmış,bazen indirilip ölenin arkasından okunmuştur.ben sizi aklınızın değil şu an duygularınızın peşinden gider görüyorum.lütfen bunuda yanlış anlamayın.ben asla körü körüne birine bağlı değilim.dinlemekle yetinmiyorum.araştırıyorum okuyorum.,’öyleyse akletmiyor musunuz.’ayetini örnek alıp aklımı da kullanmaya çalışıyorum.beğendiğim bir alimin görüşünü savunur,ama diğerini yermem.kimin salih yolda olduğunu yaradan bilir.biz müslümanlar araştırıp doğruları öğrenmekle mükellefiz.körü körüne birine bağlanmakla değil.hatatınızdaki değişikliklerden bahsetmişsiniz.ne güzel Allah daim etsin.hepimizi bu yolda sabit kılsın.

    • Cahide Says:

      Günlerdir bu konuyu düşünüyorum. Bir müslüman ne zamanki bir tarikata bir şeyhe veya bir hocaya alime bağlansa gözleri başkasına kör oluyor sanki. Tabi olduğumuz kişiye tamamen teslim olup, diğerlerini atmak taasupçuluktan başka birşey değil. Bir insanın beğenmediğimiz yönleri, fikirleri varsa bu bize onu kökten silip atma hakkıda vermez. Peygamberimizin vefatıyla başlayan tefrikalar günümüze kadar artarak devam etmiş. Şu fitnelerin ayyuka çıktığı dönemde, birbirimizi desteklemeye çok ihtiyacımız var.Çağımızda ölümüne sevmeyi veya ölümüne nefret etmeyi hakeden bir alim olduğunu sanmıyorum. Hatalar yaradılmışlar için. Güzel ve doğru yönlerimizi destekleyip, yanlışlarımızı farketmeye her zaman ihtiyacımız var. Benim hocam, benim gurubum, benim cemaatim doğru gerisi yanlış anlayışı müslümana yakışmaz.
      Müslüman duyduğu, okuduğu, gördüğü herşeyi ayetler ve sünnet ışığında akıl süzgecinden geçirmek zorunda. Günümüzdeki bir çok tarikat özellikle sahih kaynaklardan, hadislerden çok uzak. Kaynağı zayıf olan veya uydurulmuş hadislere veya efendimizin yaşantısına tamamen ters bidatlere farzlardan daha sıkı sarılınmış olması akıl sahibi her müslümanı dehşete düşürüyor. Buna bizzat şahit olanlardanım. Yüzlerce insanın itibar ettiği bir hanım hoca(!) nın, Buhari’yi, Müslim’i, Tirmizi’yi, Ebu davud’u tanımadığını öğrendiğimde hayretler içinde kalmıştım. Bu sahih kaynakları bırakıp, evliya Allah dostu diye tanımladığı insanların kitaplarından anlatıyordu ve akla sığmayan hikayeler anlatıyordu.Dinleyen insanlara bunun yanlışlığını anlatamadım, çünkü onun adı hocaydı!
      Her birimiz tabi olduğumuz insanları iyi seçmeli ve o insanı rahatlıkla sorgulayabilmeliyiz. Yoksa dikenlerle döşeli bu çetrefilli yollardan yüz akıyla çıkmamız hayli zor olacak.
      Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın. Son nefesinde pişman olanlardan etmesin…

  7. zübeyde Says:

    Ve aleykümselam Nisa Hanim, ben sahsa degil fikirlerine sapik dedim. Bunu zaten kendi babasida Ali Eren hocaya el yazisiyla yazdigi mektupta ifade ediyor. Internetten bakabilirsiniz. Ayrica kulaktan dolma yarim yamalak bilgi degil benimkiler, carpitmam da yok. Hele hele iftira masasi hic degilim. Bunlar Sizin benim hakkimdaki sui zannlariniz. Halbukki Efendimizin sav bu konu hakkinda uyarisi var. Ben yinede Receb-i Serif hürmetine Size hosgörüyle yaklasmak istiyorum.
    Bu siteye degisik görüs yazan herkes gibi Sizinde iyi niyetle dogrunun pesinde oldugunuzu düsünüyorum. Hepimiz günde en az 40 kere hidayet istemiyormuyuz Rabbimizden? Ama ahir zamandayiz, fitne fesat aldi basini gidiyor. O alim, bu profesör, su hoca farkli seyler söylüyor. Kafamiz karisiyor. Hangisi halis niyetli anlamak zor…
    Rabbime hamdolsunki bana bütün dünya Alimlerinin ve Seyyidlerin, zamanimizin Müceddidi olarak kabul ettikleri, ¨4000 sünnet-i Seniyyeden dördünü terkedersem bana uymayin¨ diyen Mahmut Efendi Hz.lerini farkettirdi. Ona ve onay verdigi hocalara kalpten inaniyorum. Gece gündüz yetistirdigi hocalarin sohbetlerini dinliyorum.
    Son bir senedir bu yüzden hayatimda güzel degisiklikler oldu. Gaflet uykusundan uyandim Elhamdülillah. Hergün ögleye kadar bol bol göz zinasi yaparak (arti kulak zinasi ve vakti bosa harcama) izledigim ¨sabah sabah günah¨ programlarini, kim kimi kiminle nerede nasil aldatiyor? icerikli dizileri, ¨cok güzel¨ oldugu koca bir yalan olan dini, edebi, ahlaki yikmaya yönelik ¨hareketleri¨ artik izlemiyorum. Tesettürün nasil olmasi gerektigini bildigim halde gitgide kisaltip altina da pantolon giydigim renk renk mantolarimi bu kis giymedim sükür. Alisveris merkezinde hristiyan bir adamin ¨ne kadar güzel cicek bahcesi gibi, siz türk hanimlari böyle ne kadar hossunuz¨ diye iltifatina mazhar olan pardüsemin yakalarindan iceri sokulmus modern! sekilde baglanmis basörtümü artik öyle örtmüyorum. InsaAllah daha da iyi olmaya gayret edecegim.
    Kulagima kablosuz kulakligi takiyorum hem evimin islerini yapiyorum hemde internetten sohbet dinliyorum. (Bunu herkese de israrla tavsiye ediyorum hicbirseye vakit yetiremedigimiz su zamanda essiz bir nimet bu kulaklik)….her sohbette bir sürü cahilligimin aslinda inandigimiz gibi degilde yasadigimiz gibi inanmaya baslamis oldugumuzun daha cok farkina variyorum. Ümmet üzerinde oynanan oyunlari da görebiliyorum. Elhamdülillah. Artik her hocayim diyen kandiramaz beni, adi dini olan kanallar da..
    Ümmetin ihtilafi rahmettir bu yüzden 4 mezhebe inaniyoruz ama su anda kim bir Imami Safi yada Maliki olabilir! Tefsirde 1400 yildir yapilmamis bir yorumu kim hangi akla hizmet yapabilir? Cocuklugumuzda ilk ögrendigimiz sey imanin alti sarti degilmiydi? Simdi nasil ikiye indi? Kurani bir bütün olarak degilde ayet ayet ele alip insanlari dalalete sürüklemek… ne büyük cesaret!!
    Bu sitedeki hic kimseyi tanimiyorum ama biz din kardesleriyiz. Kendisi icin istedigini din kardesi icin istemeyen bizden degildir buyuruyor Efendimiz sav. Bu mübarek ayda Rabbimden cümlemizi dogru yola iletmesini niyaz ediyorum.
    Ya Rabbi!Sen bildirmezsen biz bilemeyiz. Sen sevdirmezsen biz sevemeyiz. Sevdir bize hep sevdiklerini, yar et bize erdirdiklerini..
    ÖNEMLI NOT: Daha önceki yazimda siraladigim maddeleri ve daha fazlasini, alti kisiden olusan bir hoca grubunun da bunlara yaptiklari reddiyeleri Arifan yayinlarindan cikan Hak Söz adli kitapta bulabilirsiniz.
    EN ÖNEMLI NOT:Bu yazdiklarimi bir kalemde silip atabilirsiniz. Ama bir düsünün: YA DOGRUYSA! Allaha c.c emanet olun.

    • Nisa Says:

      Zübeyde kardeşim;inanın size çok şey söylemek istiyorum ama haddi aşanlardan olmaktan korkuyorum…sadece şunu söyliyim neden hep böyle oluyor bilmiyorum ama bahsettiğiniz grup zaten genel manada kendilerinden başkasına nefret ve kin dolu…zannetmiyorum hepsi böyle olsun ama benim tanıdıklarım en azından böyleler…sizde biraz bunu düşünün olur mu?dinleyip bağlandığınız insanalrı çok seviyor olabilirsiniz ve onların sözlerinden anlattıklarından şüphe etmeyi beğenmemeyi doğru bulmamayı(en azından üslubu)aklınızdan bile geçirmiyor olabilirsiniz.Sözlerimden bir ima çıkartmayın lütfen amacım size ve değerlerinize saygısızlık etmek değil.Ama neden hep böyle biraz da siz düşünün… neden Türkiyedeki neredeyse bütün alimler sapık yaftası yiyor, neden insanlar hiç tanımadıkları alimlerin kitaplarını okumadıkları din kardeşlerinin sohbetlerde gıybetini yapıyor?neden bırakın mezhebi bırakın itikadı bırakın tarikat ehli olmamayı,mutasavvıf olan gruplar bile dışlanıyor küçümseniyor horlanıyor?tek doğru Allah aşkına şu dünya üzerinde İsmailağa Cemaati mi?onlar dışında herkes sapık,cahil zavallı yada burun kıvrılacak insanlar mı ?hep mi yani hep mi?

      hayatınızdaki değişiklikler için çok sevindim inşallah gün geçtikçe daha muttaki bir hayat sizin olur…Allaha emanet…

  8. fatma Says:

    cahide ablacığım ve diğer site üyesi kardeşlerim, buradaki yazılarınızı çıktı olarak alıp sitenizden aldığımı da belirterek arkadaş ortamlarında okuma niyetindeyim .. az önce bir kısmını bu amaçla kopyaladım..
    küçük bir yerde yaşıyoruz herkes birbirini tanıyor burda bu güzel bişey aslında ama dedikodu içinde uygun bir ortam oluyor malesef.. arkadaşlarla bir araya gelindiğinde sizlerin yazılarından yola çıkarak hoş bir sohbet ortamı olur diye düşündüm, tabi izniniz olursa…bu konuda sizden helallik istiyorum…

    • Cahide Says:

      Sevgili Fatma, bütün yazılarımı faydalı olabilmek düşüncesiyle kopyalayan, çıktı alan kardeşlerime canı gönülden izin veriyorum. Bunun hiçbir mahsuru yok canım. Bir kişi faydalansa benim için yeter. Allah’a emanet ol kardeşim…

  9. zübeyde Says:

    Cahide hanim sizin ve sizi destekleyenlerin yazilarini okuyunca cok üzüldüm. Hayal kirikligina ugradim… Din düsmanlarinin bize yaptigi en büyük kötülük bu oldu bence: Sözde Alim, Prof. ve daha nice ünvanlilari yetistirdiler yada kandirdilar. Simdi onlar da bizim tertemiz inancimizi saptirmak icin var gücleriyle ugrasiyorlar.
    Kader tartismali bir fazlaliktir?!
    Hayizli kadin oruc tutabilir?!
    Peygamber de bizim gibi bir insandi biz de Onun gibiyiz???!!!
    Bir adam üvey kiziyla evlenebilir?!!
    Imami Safi kisinin zinadan olma kiziyla nikahlanmasina cevaz verir??!!
    Ehli beyt ve Ehli Sünnet iki farkli gruptur??!!
    Cinsi münasebette ters iliskiyi Ehli Beyt benimser??!!…
    Bunlari ve daha nice sapik fikirlerini caktirmadan saf müslüman kardeslerimin beyinlerine yerlestirdiler. Cok üzülüyorum. Allahim Sen bizlere yardim eyle…Din düsmanlarini kahreyle. Amin…

    • Nisa Says:

      Selamun aleyküm,zübeyde mübarek kandil gününde bahsettiğiniz din düşmanı ve sapık(!) herkesin aklına gelen isimse (ki o) bilin ki yazdıklarınız arasında çarpıtma şaheserleri bulunmakta!Neden ümmet kardeşinizi bir kere olsun dinlemek anlamak ve ona göre değerlendirmek varken kulaktan duyma veya yarım yamalak bilgilerle değerlendirip günahına girersiniz ki?neden biraz olsun bu ümmetin farklılıklarını rahmet olarak göremezsiniz ki?iftira maşası olmayın..hayırlı kandiller…

  10. zerdali mişmiş Says:

    sevde hanım örnek vermişsiniz.dünyalık bir işi yaparken koyduğunuz aracı ,sizin işinizi halletmeye çalışırken üst rütbedeki insanın ya inadını kırmaya çalışır,yada katılaşmış gönlünü yumuşatmaya.aslında sizin işinizi yapmayacaktır ama o aracının hatırına kendinden ödün verir..şimdi siz aynı şeyi yaradan için demi düşünüyorsunuz.haşa onun merhameti birilerinin hatırı ile mi tecelli ediyor.yaradan kendi sonsuz merhametinden bahsederken bu örnek tezat değil mi..

  11. zerdali mişmiş Says:

    cahideciğim senin söylediğin doğrularda benim kalbim mütmain.haddimize miki bu uğurda ömrünü feda etmiş insanları inkar etmek.biz onların yaşantısından ve eserlerinlerinden feyz ve bilgi alırız.ama asla felancanın hürmetine affet yada duamı kabul et demeyiz.ince çizgi bu.bu hatayı bende yaptım ama rabbime şükür terkettim.şuculuk ,buculuk din değil.dinin içindeki fırkalarda din değil.hepsi birer görüş.bunlara tabi olmayınca dinsiz mi oluyoruz.din kimsenin tekelinde değil.kuran her zaman canlı ve taze iken elbette onu yorumlayacak yeni alimler var olacaktır.geçmişin dar kalıplarına dini kimse hapsedemez.veda hutbesinde peygamber demiyor mu ‘duyanlar duymayanlara bildirsin.belki onlar benim ne demek istediğimi daha iyi anlar’diye.klasik ulemanın dışında fikir yürütenlere ya vahhabi yada başka şey derler.bu dini daha iyi anlayan çıkamaz mı.peygamber öyle demiyor mu..at gözlüklerini çıkarıp islamın gerçek mesajını anlamaya çalışalım.şirk konusu Allahın üzerinde en çok durduğu konu.bu konuyu en güzel şekilde öğrenip yaşamaya çalışsak ne iyi olur.rabbim doğruları öğrenmeyi nasip etsin

  12. sevde Says:

    Dua ederken aracı koymaya şirk diyorsunuz,pekii en basitinden günlük yaşamımızda ,sıradan işlerde birilerinden ,birşeylerin daha iyi olması için sözü geçen,itibarlı,şahsiyetleri aracı koyarız.O zaman direk Mevladan isteyelim ,Bu koca insanları hıçe saymaktır hurafe ve bidat.Gonul kardes size katılıyorum.

    • Cahide Says:

      Bazı teşbihlerde büyük hatalar olur Sevde’cim. Bir müdürle Allah’ı aynı konumda görmek imkansız. Biri yaradılmış biri YARADAN…

  13. Gönül Says:

    Dogru diyorsunuz Cahide Hanim, kim nasil isterse öyle dua etsin. Yillarca kimse kimsenin benimsediyi seyleri degistirememis, bunu ne siz nede bizler basarbiliriz…ALLAH herkese dogruyu görmeyi nasip etsin. Insallah ben dualarimi bildigim gibi sizlerin degimiyle araci kullanarak devam edecegim…Bunda bir sakinca görmüyorum, cünkü yapilan dualar istekler araciya degil bizzat ALLAH u Teala ya dir…Selametle insallah…

  14. sevde Says:

    SA şirkten bahsederken lütfen biraz dikkatli olalım ,Allah dostlarını ve Velileri inkar etmek bu tür düşünceler tamamen vahhabilerin görüşüdür.maalesef bizim Türkiyedeki müslümanlardan bu sele kapılanlar var.Müslüman acık göz ve uyanık olmalı.Kuran ı Kerime ,ve Sünnete muhalif ,Allah dostuyuz diye gecinen zavallılar zaten ,bu dünyada helak olmuşlardır.Ama Kur ana ve Sünnete kenetlenmış büyükleri görmezden gelmemek lazım diye düşünüyorum.

    • Cahide Says:

      Ahh Sevde’ciğim ahh! Ne diyeyim, ben Allah ve Rasulü bize yeter diyorum siz yok illede başkası olsun diyorsunuz. Bu vahhabilik suçlaması veya yaftası cahil insanların ağızlarındaki sakızdır.
      Biz fukahayı, alimleri, müfessirleri, atarsak, yok sayarsak o zaman vahhabi oluruz. Biz onları yok saymıyoruz zaten buna hakkımız yok. Demek istediğim dualarda başka birilerini aracı koymaya gerek yok.
      Konuyu çarpıtmayalım lütfen. Sen illede ben aracı koyacağım yoksa Allah benim duamı kabul etmez diyorsan, buyur kardeşim. herkes bildiğini yapsın.

      Kalıplaşmış yanlış fikirleri, bidatleri kim yıkabilmiş ki, bende yıkabileyim….

  15. Gönül Says:

    selamun aleyküm, sizi yaklasik yarim senedir takip ediyorum ve yazilarinizi cok begenerek okuyorum. Ama bugünkü yaziniz beni hayal kirikligina ugratti, bende Hanife ve Sevde hanimin dediklerine katiliyorum. Dualarda, velilerin evliyalarin hürmetine demenin sirk oldugunu anlatmaya calisiyorsunuz. Peygamberimiz s.a.v. Yetimlerin yüzü suyu hürmetine diye dua etmisti diye biliyorum….ALLAH bizleri dogrudan ayirmasin, insallah herkese dogruyu bulmayi nasip etsin…amin…

    • Cahide Says:

      Gönül kardeşim, niyetim kimseyi hayal kırıklığına uğratmak veya kimseye sataşmak değil. Binlerce insanın takip ettiği bir sayfada doğru bildiklerimi anlatmak. Bu böyleymiş, yapılabilirmiş diyen kardeşlerimin hiç biri, bu konuda bir delil getiremiyorlar. Oysa ben size ayetler ve sahih kaynaklı hadisler sunuyorum.Falan hoca, filan şeyh de olsa bunu söyleyen, bana kaynak getirsin kardeşim. Mişli muşlu sözlere, akıl sahibi insanlar itibar etmemeli.
      Önümüzde taptaze kur’an ve Peygamberimizin sünnetleri dururken, bidatlere, hurafelere şahsen benim kapım kapalıdır.Rabbimiz bize iste vereyim demiş, onu bunu araya koy öyle gel dememiş.Vesselam…

      • Gönül Says:

        Peygamber efendimiz de aracı kullanmış ve aracı kullanılmasını tavsiye etmiştir. Gazalarda ve sıkıntılı anlarda da, muhacirlerin fakirleri hürmetine dua ederdi. Yani aracı kullanırdı. (Taberani, Ebu Nuaym)

        Yine Resulullahın bir duası şu mealdedir:
        (Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için, senden istiyorum.) [İbni Mace]

        Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
        (Çölde yalnız kalan, bir şey kaybederse, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin; [aracı kullansın] çünkü Allahü teâlânın, sizin göremediğiniz kulları vardır.) [Taberani]

        Hazret-i Âdem, çok dua ettiyse de kabul olmadı. Aracı kullanarak, yani Peygamber efendimizi vesile ederek, Onun hürmeti için dua edince duası kabul oldu. Allahü teâlâ, (Ya Âdem! Habibimin ismiyle her ne isteseydin kabul ederdim, O olmasaydı seni yaratmazdım) buyurdu. (Beyheki)

        Şefaat, aracılık demektir. Ahirette, Peygamberler, âlimler, şehitler ve daha niceleri şefaat edeceklerdir. Günahkârlar şefaat isteyecek ve şefaatçiler [aracılar] tarafından kurtulacaktır. Bu husus, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle açıkça bildirilmiştir.

        Bu yaziyi okuduktan sonra yAzacak baska bisey bulamadim cevap olarak…Hayirli aksamlar…

        • Cahide Says:

          Güzel kardeşim, bunlardan bazıları kaynağı ya sahih olmayan yada uydurma hadislerdir. bazıları ise senin anladığından daha farklı anlamlar içerir. Aracı kullansın gibi parantez içinde verilen açıklamalar. Çeviri yapan kişinin şahsi görüşüdür. Elbette peygamberler ve salih kişilerden şefaatçiler bulunacaktır ama bu salih kişileri bizim bilmemiz mümkün değildir. zaten bilsekte bize onları aracı yapmamız hususunda bir tavsiyede bulunulmamıştır.

          Birşey istediğinde Allah’tan iste. Yardım istediğinde yine Allah’tan iste. (Tirmizi )

  16. zerdali mişmiş Says:

    mademki namaz müminin miracıdır ve secde anı rabbine en yakın andır,o zaman rabbine yaklaşmak için neden allah dostu dediğimiz insanların aracılığına gerek duyarız.salih bir amel,salih bir dua sonsuz merhamet sahibine bizi yaklaştıra mazmı.?madem üstünlük takva iledir, ki öyledir,takvanın kimde olduğunu yaradan bilir..rabbim bizi şeytanın ve nefsin vesvesesinden muhafaza eylesin..amin

  17. ugur Says:

    Bir gün bir derviş,
    Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…

    Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..

    “Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
    Diye sormuş derviş.

    Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
    “Sevdiğim çalışıyor orada…
    Ona elma götürüyorum.”

    “Kaç tane” diye soruvermiş derviş.

    Kız… şaşkın:

    “İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..

    Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!

    Yürekten, tüm ruhun sarsılırcasına,anne kucağına sığınmışcasına,yanaklarına dökülen yaşlar seni yakarcasına kalbin aşktan ağrırcasına en büyük sevgiliye ettiğin dua için aracıya ne hacet hele ki O en büyük dost en yüce Yar ben sana şah damarından daha yakınım buyurmuşsa…Tüm kalbimle yanındayım Cahidem.En doğruları söylemiş yazmışsın.Allahım senden hoşnut olsun..amin

  18. zerdali mişmiş Says:

    eger yaradan ‘size apaçık bir kitap indirdik’diyorsa onu anlamak ve yaşamak için bir aracıya ne hacet.aracı peygamberdi oda en güzel örnekti..Allah kainatı kimsenin yüzü suyu hürmetine yaratmadı.peygamberimizi son peygamber olduğu için kainata rahmet olarak yarattı.Allah kimseye şefaat hakkıda vermedi.ancak sevdiği kulu elinden ,kendi şefaat ettiği kullarına o şefaati müjdeleme hakkı vermiştir.aksini düşünmek sonsuz merhamet sahibi yaradana küstahlık olur..

  19. ebru Says:

    selamun aleykum güzel kardeşim bir kaç gündür siteye girmedim ancak bu gün baktım da çok güzel ve ince çizgideki bir konuyu yorumlamışsınız tüm takipçi arkadaşlarla.yazdıklarına son noktasına kadar katılıyorum zaten katılmamk ta mümküm değil hepsi ayetlerden hadislerden örnekler .bende allah ulaşmak için temiz bir kalple yönelmekten daha iyi bir yol olmadığını ve aracıya da hiç gerek olmadığını düşünüyorum.ama çevremde de” bu dini yaşamak artık çok zor o nedenle nasılki sürü çobansız olmaz insanlarda birine bağlanmalıdır “sözünü çok düymuşumdur.ben hep şuna inandım islamı yaşamak için yada içinde din inancını allah inancını kuvetlendirmek için salih kitaplara hadislere bağlanmalıyız onları kaynak olarak araştırmalıyız ama bunun yanındada insanlarla paylaşmalıyız.mesela bir arkadaş toplantısında yada misafirlikte boş boş konuşulacağına enazından bir zaman ayırıp hadisleri ayetleri anlamaya çalışmalıyız .ben böyle bir arayış içindeyim.allahıma çok şükür başım kapalı namazımı kılıyorum, ama okadar eksik yanlarım varki artık dünyalık bazı şeyler sıkıcı gelmeye başlıyor , emin kaynaklar kimlerdir nereden ve nasıl başlamak gerekir bunları bilmiyorum.çevremde bir çok cemaate bağlı tarikata bağlı insan var bir kısnı sohbetlerinde hadisleri yorumluyormuş cevşen açıklıyormuş ben nekadar doğrudur bilemediğim için katılmıyorum.az önce cevşenle ilgili yazıyı okudum ,yıllardır cevşeni üzerimizde taşımamız gerektiğini söyleyen kişilerle buyuduk bunu sorgulamak lazım .ne anlam geliyor neden diye .aslında insanların sana bağlanmasındaki asıl sebepte bu burası sadece yemek sitesi değil verdiğin bu güzel bilgilerle aslında uyuyanları uyandırıyorsun bu yüzden allah için seni çok seviyorum ben bir arayış içindeyim ve sende bana dikkat çektriyorsun allah yardımcımız olsun

    • Cahide Says:

      Ebru’cuğum biz farkında değiliz ki, her hocayım diyen doğruları söylemiyor, her adı dua kitabı olan doğru kaynaklardan bilgi vermiyor. Şeyh di hocaydı, ne kadar Allah ve Rasulunün emirlerini doğru olarak yaşayıp anlatıyorsa o kadar güvenilirdir. Bizi ne bir evliyayı duamıza vesile yapmak ne de cevşen takmak kurtarır. Herkes kendi elleriyle yaptıklarının cezasını çeker veya mükafatını alır.

  20. hayatcemresi Says:

    yukarıda bahsettiğim mağarada mahsur kalanlar hadis-i şerifle bize haber veriliyor.

  21. hayatcemresi Says:

    “Gerçekten insan için, çalıştığından başkası yoktur.”
    (Necm suresi 39.ayet)

    dua da vesileyi ancak kendi amellerimizle yapabiliriz,mağarada mahsur kalan üç kişinin salih amellerini vesile ederek Allah’tan yardım istemeleri gibi.

    Varsa salih amelleriniz onları vesile ederek Allah’dan isteyin,bunun dışında bir şey olmadığı yukarıda ki ayet-i kerime ile sabit.

  22. yagmur99 Says:

    Selamün Aleyküm herkese.
    Çok güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler.
    Önemli bir noktaya, güzel ve anlaşılır bir dille değinmişsiniz. Ölülere dua etmek ayrı, fayda beklemek ayrı. Ölülerden bir şey istemek ayrı, ALLAH’tan bir şey istemek apayrı. Artık öyle bir noktaya geldiğini görüyoruz ki, belki de bunu farkında olmadan yapan insanlar bile olabilir.

  23. sevde Says:

    S A.sızı yaklasık 4,5aydır takıp edıyorum.Takıp etmemdekı neden,zaman zaman Islamı konulara degınmenız.Lakın bugun yazınızı okuyunca cook uzuldum. Yuce Allah buyuruyor kı *Velılerım kubbelerımın altındadır,bunları benden gayrısı bılemez.* Vesıleye gerek yoksa o zaman ,bırbırımıze nıye dua edıyoruz.herkes kendıne dua etsın.Bırde lutfen tefrıcıyenın manasını okursanız ıcınde yanlıs bırsey olmadıgı anlasılır.Rabbım razı olacagı ıslerde bızı oncu olmayı nasıb etsın.Ilımden Amelden Ihlastan ayırmasın. selametle.

    • Cahide Says:

      Aleykumselam Sevde, öncelikle belirteyim. Kaynaksız, mesnetsiz konuşmayı yazmayı sevmem. Bu bahsettiğin güya bir kudsi hadis ve hiç biryerde kaynağı yok. hem doğruysa bile, madem insanlar bu velileri bilemez, nasıl olupta birilerine veli diyeceğiz?? Evet aracıya gerek yok, çünkü böyle bir şey emredilmemiş. Fakat Peygamberimiz, birbirimize dua etmemizi emretmiş.
      Tefriciyenin manası:
      “Allahım! Bizim Efendimiz Muhammed’e (sav) kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et.”

      Tefriciyenin manası güzel gibi gözüksede, başlı başına şirk içermektedir. Allah’ın, hiç kimsenin hatta bu peygamberi bile olsa,yüzü suyu hürmetine yaratmaya, olayları gerçekleştirmeye ihtiyacı yoktur. O Allah’tır.
      En güzel salavatlar, efendimiz’in buyurduğu Salli-Barik’lerdir. Kaynağı sabit hadisler varken, kaynaksız hadislere itibar etmek, veballi bir iş olur.
      Vesselam.

  24. Banu Says:

    Selamün Aleyküm Cahide Hanım ve arkadaşlar ben kesinlikle şirk konusunu en iyi şekilde öğrenip ona göre amel etmemiz gerektiğini düşünüyorum.Sizin konunuz yalnızca bir tanesi ve Cahide Hanıma gönülden katılıyorum.ALLAH RAZI OLSUN.

  25. zeynep Says:

    Selamun aleyküm cahide Allah(c.c)bütün insanların yardımcısı olsun. Gerçekten müslümanın işi zor.Ne yazık ki bazılarımız kim ne derse ona inanıyor,acaba diyor.Bence bu bilgi ve iman yetersizliğinden kaynaklanıyor.bir kul rabbinden bir şey istediği zaman vasıtaya gerek yoktur.İyi niyetli olup temiz bir kalple Allah’a yönelirsek üzerimizde kul hakkı da olmadan, haram lokma yemeden,kur’anı iyi bilip bize anlatılmak istenen ne onu iyi anlayıp,peygamberimizin o güzel ahlakına uygun olup onu düşünerek onun gibi imanı yaşamaya çalışıp,sünnete,sahih hadis’lere uygun olarak yönelelim rabbimize ozaman ki, durur işte oan rabbini yaşarsın ve dileğini dilersin kimselerin olmadığı tenha gösterişsiz,riyasız seccadende oturup kıbleye doğru yönelip,boynunu büküp gözyaşları içinde samimi bir kalple yapılan her dua kabul olur.Peygamberim(a.s)diyor ki;günün birinde dinimiz yetmişiki fırkaya ayrılacaktır.Bunlardan yalnız bir tanesi benim yolumdan gidendir.Baştada belirttiğim gibi müslümanın işi zor onun bunun ne dediği değil,rabbimin ne dediği peygamberimin hadis’leri önemli müslüman için.bunları araştırmalı ona göre davranmalıyız.çaputlar bezler hepsi boş …………SEVGİYLE………MUHABBETLE…….(Yine güzel bir konu güzel insan, insanları aydınlattığın için ALLAH(c.c) razı olsun dilerim bu konu hakkında doğru bilgisi olmayanlar nasiplenmişlerdir)

  26. zerdali mişmiş Says:

    seni yaradana kurban olurum cahidem.ben seni boşuna sevmemişim inanki.benim tefsir dersinde okuduğum ve benimsediğim kalp ile tastik ettiğim konuya tam benim düşüncemle yazı yazmışsın.allah senden binlerce kez razı olsun.şirk o kadar ince bir konu ki rabbim bizi muhafaza etsin.rabbimin merhameti niye kısıtlımı ki birilerinin hatırına duayı kabul etsin yada şefaat hakkı versin..peygamber bile kendi akıbetinden ürperirken biz nasıl olur da evliyalara şeyhlere el medet deriz.din kimsenin tekelinde değil..rabbimin kitabı ve resulünün sahih hadis ve sünneti yeter.bu konu tefsirde üzerinde uzun uzun durduğumuz konu.biz evliyadan şeyhten hocadan medet değil feyz almalıyız.kimsenin içini yarıpta göremeyiz..doğruyu rabbim bilir.hristiyanlar gibi zatları yüceltmemeli onların hayatını örnek almalıyız.müşrikler putları bazzılarıda şahısları vesile yapıyor aynı şey..benim bu konuda kalbim mütmain.bana KURAN SÜNNET yeter.bu yolu hakkıyla yaşarsam ne mutlu bana..rabbim sırat ı müstakim den ayırmasın..amin..

  27. ranuna Says:

    Allaha ulasmak icin uc vesile vardir.dua,esmaul-husna,salih amel dorduncusu yoktur. guzel bi konuya deginmissin cahide hanim tesekkurler.hem araya koyulan insanlarda bizim gibi insan degilmi?SIRK

  28. Cahide Says:

    Sevgili Kardeşlerim, malesefki ne demek istediğim anlaşılamamış. Efendimize sahabeleri sana nasıl salat getirelim diye sordukları zaman, uzun uzun bekledikten sonra, salli-barik’leri öneriyor.

    Efendimizin tavsiye ettiği bu salavatlar bize neden yetmiyor da sonradan çıkarılmış bir duayı bu kadar vazgeçilmez hale getiriyoruz?

    DİN HADİS’LERDE VE KUR’AN DA OLANDIR. Sonradan eklenenler BİDATTİR biz bunu anlıyamıyoruz.

    Bir çok hoca halk indinde itibar kaybetmemek için doğruları gizliyorlar. Bidatlere BİDAT demiyorlar.
    Yazık Wallahi çok yazık!

    Salavati tefriciyeyi Peygamberimiz bize tavsiye etmiş olsaydı tamamdı. Ama bu dua sonradan çıkarılmış ve adına salavat denmiştir.

    BU DİNE EN BÜYÜK ZARARI, DİNİ BİLMEYENLER DEĞİL; YANLIŞ BİLENLER VERİYOR!!

  29. hülya Says:

    hayırlı günler cahidecim, öncelikle bu mükemmel yazı için allah senden razı olsun. rabbim e edilen dualarda aracı kullanmak, sanki sen onun kulu değilmişsin gibi araya başkalarını sokmak çok yanlış gerçekten.. çünkü, rabbim in katında yarattığı tüm kullurı eşittir, aralarında duası kabul olanlar yada olmayanlar gibi bir ayrım yoktur.. din ile ilgili konularda merak ettiği sorularının cevabını , artık neredeyse her gündüz kuşağı programda bulundurulan dini konulara kafasına göre cevaplar veren şahıslar tarafından öğrenmeye çalışan bir toplum olduk ne yazıkki.. halbuki, bütün cevaplar peygamberin s.a.v. hadislerindedir, bunu araştırıp bu yoldan ilerlemek bu kadar mı zor.. yalnız çok yaygın olarak okunan salat-u tefriciye hakkında benimde kafam karıştı kardeşim, bu konuda hiç bir fikrim yok ama ben tıpkı senin gibi yüce rabbimden aracısız ve tüm kalbimle dua edip af dilemek taraftarıyım.. çünkü rabbim bütün kullarına karşı bağışlayandır merhamet edendir.. rabbim dualarımızı kabul tövbelerimizi makbul eylesin kardeşim.. allah a emanet ol….

  30. Hülya Says:

    O kadar güzel bir noktaya parmak bastınız ki yazmadan edemedim. İman eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Allaha dua edilip sığındıktan sonra hala şeytandan kötülüğünden niye korkarız mesela. Allaha sığınmak yetmez bir de yatırlara çaput bağlarız.
    Sevgiler
    Hülya

  31. ayşegül Says:

    cümleten selamün aleyküm.ablacım cuma gün sıkıntıda olan hatice kübra kardeşime tavsiye amaçlı yazdığım bir mesajı makaslayıp bazı bölümlerini kaldırıp yayınladığında anlamıştım yanlış anlaşıldığımı ve bekliyodum ALLAHiçin bugun bu yazıyı yazacağını.o yüzden dersimi çalışıp geldim.ben başta şunu belirteyim kesinlikle hurafelere beze çaputa inanan ömrü hatatında bu tarz şeylerden medet uman bir kere bile bir dileğim için gidip ağaca bilmem neye bez bağlayan yada böyle şeyleri yapanları hoş karşılayan biri değilim.bu sebepten yazdığın şeylerin şüphesiz çoğuna katılıyorum.itirazım şunadır,daha doğrusu yanlış anlaşıldığım konu şudur,benim bahsettiğim silsile-i aliyye büyükleri zaten peygamber efendimiz.s.a.v.başında bulunduğu ve onun sohbetinde bulunan sahabelerinin talebelerinin olduğu bir topluluktır.daha aydınlatıcı olması için rica ediyorum kesmeden yayınlarmısın.ne demek istediğim daha rahat ve kolay anlaşılsın istiyorum.Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri

    Sual: Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri sırasıyla nasıldır?
    CEVAP
    Şöyledir:
    1- Peygamber Efendimiz
    2- Ebubekr-i Sıddık
    3- Selman-ı Farisi
    4- Kasım bin Muhammed
    5- Cafer-i Sadık
    6- Bayezid-i Bistami
    7- Ebul Hasan Harkani
    8- Ebu Ali Farmedi
    9- Yusuf-i Hemedani
    10- Abdülhalık-i Goncdüvani
    11- Arif-i Rivegeri
    12- Mahmud-i Encirfagnevi
    13- Ali Ramiteni
    14- Muhammed Bâbâ Semmasi
    15- Seyyid Emir Gilâl
    16- Seyyid Muhammed Behaeddin Buhari
    17- Alâüddin-i Attâr
    18- Yakub-i Çerhi
    19- Ubeydullah-i Ahrâr
    20- Kâdi Muhammed Zâhid
    21- Derviş Muhammed
    22- Hâcegi Muhammed Emkenegi
    23- Muhammed Bakibillah
    24- İmam-ı Ahmed Rabbani
    25- Muhammed Masum Faruki
    26- Seyfeddin Faruki
    27- Seyyid Nur Muhammed
    28- Seyyid Mazhar-ı Can-ı Canan
    29- Seyyid Abdullah Dehlevi
    30- Mevlana Halid-i Bağdâdi
    31- Seyyid Abdullah Şemdini
    32- Seyyid Tâhâ-yı Hakkâri
    33- Seyyid Muhammed Sâlih
    34- Seyyid Sıbgatullah-i Hizâni
    35- Seyyid Fehim-i Arvâsi
    36- Seyyid Abdülhakim-i Arvâsi
    37- Hüseyin Hilmi Işık Efendi

    Silsile-i aliyye ne demektir?

    Sual: (Silsile-i aliyye) ne demektir?
    CEVAP
    Silsile kelimesi, (Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, halka) anlamına gelir. Mürşid-i kâmil yani âlim ve evliya olan zatlar, yetiştirdikleri ve artık başkalarını yetiştirebilecek hale gelen talebelerine, halifelik ve icazet verirler. Sonra onlar da talebe yetiştirip, onlar da yetişen talebelerine böyle icazet verirler. Böylece, âlimler silsilesi meydana gelir. Bu halka, Peygamber efendimize kadar ulaşır.

    Behaeddin-i Buhari, İmam-ı Rabbani, Mevlana Halid-i Bağdadi gibi zatların da içinde bulunduğu silsileye, (Silsile-i aliyye) yani yüksek silsile denmiştir. (Silsilet-üz-zeheb) yani altın silsile de denir.

    İslam âlimi yerden ot gibi, mantar gibi bitmez. Hocasız, icazetsiz, âlim olmaz. Mutlaka Resulullaha dayanan bir silsilesi olur. Mesela, İmam-ı Rabbani ve Abdülkadir-i Geylani hazretleri gibi her Ehl-i sünnet âliminin, Peygamber efendimize kadar bütün hocaları bellidir. Ancak böyle bir zata bağlanılır ve Onun kitapları okunur. Yazdıkları doğru bile olsa, rast gele kimselerin kitapları okunmaz. Böyle bir zat bulamayan, yine böyle yetkili olan, yani silsilesi belli ve icazet sahibi olan bir âlimin yazdığı kitapları okuyarak, onu kendine rehber kabul etmelidir.

    Günümüzdeki silsilelerin farklı olması ise, hocaları halifelik, icazet vermediği halde, ayrı bir kol tutmalarındandır. İmam-ı Rabbani hazretleri daha dört asır önce buyuruyor ki:
    Bu yüksek yolun yolcuları garip oldular, azaldılar. Şimdiki tarikatçıların yoluna bid’atler karıştığı ve bu yolu bozdukları için, Resulullahın sünnetine sarılmış olan büyükler, tanınmaz oldu. Bu bilgisizlikten dolayı, çoğu da, kısa görüşlü oldukları için, bu yüksek yola bid’atler karıştırdılar. Milletin kalblerini bu bid’atlerle kazanmaya çalıştılar. Böyle yapmakla, İslam dinini olgunlaştırdıklarını sandılar. Bunlar, bu yüksek yolu yıkmaya, uğraşıyorlar. (2/62)

    Yolun sonunu başa koymak
    Sual: (Silsile-i aliyye’de yolun sonu başa konmuştur) ifadesi, ne demektir?
    CEVAP
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Bu yol, tam Eshab-ı kiramın yoludur, çünkü o büyükler, Resulullah efendimizin sohbetinde, daha birinci günde, öyle şeylere kavuştu ki, sonra gelen en büyük evliya, en sonda, ancak bundan bir parçaya kavuşabilmiştir. İşte bunun içindir ki, Hazret-i Vahşi, Hazret-i Hamza’yı şehid etmişken, Müslüman olunca bir kere Resulullahın sohbetiyle şereflendiği için, Tabiin’in en üstünü olan Veysel Karani’den daha üstün oldu. Resulullahın sohbetinin başlangıcında Hazret-i Vahşi’ye nasip olanlara, Veysel Karani, o kadar yüksek olduğu halde en sonda bile kavuşamadı. Demek ki, zamanların, asırların en iyisi, Eshab-ı kiramın asrıdır. İşte büyüklerimizin yolu da, altın silsiledir. Bu yolun başka yollardan üstünlüğü, Eshab-ı kiram zamanının sonraki zamanlardan üstünlüğü gibidir. Bu yolun büyükleri öyle kimselerdir ki, Allahü teâlâ bunlara fazilet ve merhametiyle, daha başlangıçta, en sonun tadını tattırdı. Bunların derecelerini başkaları anlayamaz. Bunların vardığı makamlar, başkalarının vardıkları makamların çok üstündedir. (1/66)

    Silsile-i aliyye okumak
    Sual: Silsile-i aliyye isimli büyük âlimlerin isimlerini okumak faydalı mıdır?
    CEVAP
    Çok faydalıdır. Özellikle şu üç faydası vardır:
    1- Feyz gelmesine sebep olur.
    2- Sıkıntı ve üzüntüyü giderir, ferahlandırır.
    3- İhtiyaçların ve isteklerin hâsıl olmasına sebep olur.
    işte sıkıntıda olan kardeşime tavsiye edip duası için vesile kılamasını tavsiye ettiğim zaatlar ve sebepleri bunlardır.zaten sizinde dua ederken kendisinden şefaat istediğinizde peygamber efendimiz değilmi onun yoldaşlarını talebelerinin öğrettiklerini tavsiye etmiyormusunuz.yanlış anlaşıldığım konuyu aydınlattığımı sanıyorum.ablacım kesmeden yayınlarsan sevinirim.ilginede teşekkürler.çünkü farkında olmadan güzel şeylere vesile olduğumu sanıyorum.muhabbetle.

    • Cahide Says:

      Ayşegül’cüğüm keşke karşılıklı konuşma imkanımız olsaydı.
      Güzel kardeşim, başta efendimiz olmak üzere sahabelerine tabiine inanmamak karşı gelmek zaten haddimize değil. Benim itirazım buna değil.

      Din adına yaptığımız herşey, efendimizin bize bildirdiği, tavsiye ettiği ve Kur’an da da olması gerektiği gibi olmalıdır.
      Sonradan eklenen şeyler, bidattir.

      Biz dualarımızda ” Şefaat ya rasulallah” demeyiz. Çünkü Peygamberimiz Allah’ın izni olmadıkça şefaat edemez. Bunun için ” Allahım, Efendimizin şefaatine bizi nail eyle” deriz. Çünkü onun izni olmadan hiç bir şey olmaz.

      İnternetten aldığımız bilgilerinde kaynaklarına çok dikkat edelim çünkü din konusunda bilende bilmeyende ahkam kesiyor.

      Samimi bir kalple Ellerini Allah’a açıp dua ettiğinde hiç bir aracıya gerek kalmadan, kimseyi vesile kılmadan da dualarımız Allah’a ulaşır. Vesselam…

  32. GAMZE Says:

    CAHİDEM BU ARADA BEN DE HANİFE KARDEŞİME KATILIYORUM..EFENDİMİZ (SAV) VE ALLAH YOLUNDA YAŞAMIŞ EVLİYALAR ENBİYALAR VELİLER YÜZÜ SUYU HURMETİNE DİYE DUA EDİLEBİLİRMİŞ BUNDA BİR SAKINCA YOKMUŞ.DOST TV DE İZLEMİŞTİM BU KONUYU…AYRICA MEVLÜTLERDE KANDİLLERDE DUA EDEN HOCALAR İMAMLAR BU ŞEKİLDE DUA EDİYORLAR…BİZ ORDA ZATEN YİNE ALLAH DAN DİLİYORUZ.ONLARIN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE DİYEREK…
    AMA DİREKT OLARAK AĞAÇLARA BEZ PARÇALARI TAKARAK TURBE TÜRBE DİLEKLERDE BULUNMAK V.S. ZATEN HURAFEDİR.DÜŞÜNEN Bİ KUL İÇİN BUNDAN ÇIKACAK ÇOK DERS VARDIR.ALLAH HEPİMİZİ AFFETSİN…

  33. GAMZE Says:

    CAHİDEME
    DAĞA,TAŞA,KUŞA, BÖCÜKLERE
    AÇMAK İÇİN RABBİMİZDEN EMİR BEKLEYEN TOMURCUKLARA
    DALDA ZEYTİN TANESİNE
    YAZ YAĞMURUNA
    OKYANUSLARA , DENİZLERE KARIŞAN MİNİCİK DERELERE
    BULUTLARA GÜNEŞE
    HERŞEYEEEEEEEEEEEE AMA HERŞEYE SELAM OLSUNNNN…
    ALLAH IN RAHMETİ BEREKETİ SELAMI HEPİMİZİN ÜZERİNE OLSUNN.
    ELHAMDÜLİLLAHHHHHHHHH SABAH UYANDIM SEVDİKLERİM YANIMDA, KARNIM DOYDU…
    CAHİDEMMMMM ALLAHIN RAZI OLDUĞU KULLAR ARASINDA OLASIN İNŞAALLAAHHHHHHHHHHHH…..
    BENDE EN ÇOK BU HIDIRELLEZ VAKTİ YERLERE EV YAPAN BUNDAN MEDET UMAN VE AĞAÇLARA BEZ V.S. ŞEYLER BAĞLAYAN EVLENMEK İÇİN TÜRBELERDE YATANLARA DUA EDENLERİ GÖRDÜM VE DUYDUM…HEP YADIRGAMIŞIMDIR…
    BİLMEDEN BU ŞEKİLDE DAVRANAN İNSANLARA RABBİM YOLU BULDURSUN İNŞAALLAH…
    GÜNÜN HAYIR DOLSUN CAHİDEMMMMMMMMMMMMM

  34. Kadriye Sarı Says:

    Selamun Aleyküm Cahide Hanımcığım, Allah sizden razı olsun. İşyerime gelince ilk işim sayfanıza bakıp yazdıklarınızı okumak, yakın olsanız gelip tanışmak yüzyüze uzun uzun konuşmak isterim.İnşallah bir gün kısmet olurda tanışırız. Allah emanet olun.

  35. Saliha Says:

    Resulullahın Salatımı yoksa Salât-i Tefriciyemi ?

    “… Bu sebeple peygamber size ne verirse ve ne getirirse onu alın ve sizi neden sakındırırsa ondan da elinizi çekin.” (Haşr: 59/7)
    “Ve o peygamber kendi arzu ve hevesine göre de konuşmamaktadır. Onun size aktardığı sözler kendisine indirilen ilahi haberden başkası değildir.” (Necm: 53/3-4)
    “Ey peygamber de ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah’ta sizi sevsin günahlarınızı bağışlasın.” (Al-i İmran: 3/31)
    “De ki: Allaha ve Peygambere itaat edin. Şayet onlar, davet ettiğin şeyden yüz cevirirlerse onlara söyle, şüphesiz ki Allah, bile bile hakkı inkâr eden o kâfirleri sevmez.” (Al-i İmran: 3/32)
    “Gerçek şu ki Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın peygamberinde güzel örnekler vardır.” (Ahzab: 33/21)

    “Kim o peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş demektir.” (Nisa: 4/80)
    “… Ey peygamber şüphesiz ki sen insanları Allah’ın dosdoğru yoluna ulaştıracaksın.” (Şura: 42/52)

    ”Muhakkak ki, Allah ve melekleri, peygambere hep salat ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydi ona teslimiyetle salat ve selam getirin!” (Ahzab 56)

    Allah bize Resulullaha ( aleyhi vesellem) salat getirmemizi emretmiş. Bu ayet indiğinde, sahabeler salatın ne şekilde olacağını merak ediyorlardı, çünkü bu ayet inmeden önce bu durumla karşılaşmamışlardı. Bunu öğrenmek için yapacakları şey Resulullaha sormaktı.

    Ebû Mes’ûd el-Ensârî şöyle demiş: Rasûlullah (Sallu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) yanımıza gelmiş ve bizimle beraber Sa’d b. Ubâde’nin meclisinde oturmuştu. Derken Beşîr b. Sa’d -ki O, Ebu’n-Nu’mân b. Beşîr’dir- O’na; “Allah bize, sana salât getirmemizi emretti, ya Rasûl. Peki sana nasıl salât getireceğiz?” diye sormuştu. (Ebû Mes’ûd) dedi ki, bunun üzerine Rasûlullah (Sallu Aleyhi ve Sellem) o kadar sustu ki, biz, keşke O (bunu) O’na sormasaydı diye temenni etmiştik. Sonunda (Rasûlullah) şöyle buyurmuştu: “Şöyle deyin: Allahumme Salli Alâ Muhammedin ve Alâ Ali Muhammed Kemâ Salleyte Alâ İbrâhime ve Ala Ali İbrahim. Allahumme Bârik Alâ Muhammedin ve Alâ Âli Muhammed Kemâ Bârekte Alâ İbrâhime ve Ala Ali İbrahim. Inneke Hamîdun Mecîd. Selâm getirme ise bildiğiniz (veya “size öğretildiği”) gibidir. (Buhari)

    (”Allah’ım, İbrahim’e salât ettiğin gibi, Muhammed’e ve Muhammed’in âline de salât et. Şüphesiz Sen kul*larının hamdlerine bol sevapla karşılık veren, dilleriyle övülen Hamîd ve sonsuz şeref ve büyüklük sahibi Mecîdsin.
    “Allah’ım, İbrahim’e bereketini indirdiğin gibi, Muhammed’e ve Muhammed’in âline de bereketini indir. Şüphesiz Sen kullarının hamdlerine bol sevapla karşılık veren, dille*riyle övülen Hamîd ve sonsuz şeref ve büyüklük sahibi Mecîdsin.”)

    Bu Hadis farklı ravilerden, ve bazı farklı lafızlarla gelmiştir. Fakat tümü hemen hemen aynı. Ve bizde bugün ”salat nasıl getirilir” diye merak ediyorsak, yine Resulullaha danışmamız lazım, ve onun cevabı – ”Şöyle deyin: Allahumme salli Ala Muhammedin……” olurdu.

    Maalesef Resulullahın bize önerdiği Salat ile yetinmeyip farklı farklı tavsiyelerde bulunuyorlar. Bunu yaparak nasıl düşündüklerini çok merak ediyoruz. Nitekim Resulullahın bize tavsiye ettiği Salatlerden daha güzel Salat olabilirmi ?? Bu kişiler dini dahamı iyi biliyorlar ? Resulullahtan ve Sahabelerden dahamı güzel amel edebilirler ? Resulullahın getirdiği din ile yetinmeyip, bunu yeterli bulmayanlar herzaman Bidatler uydurmuşlar, ve bu bidatler dini eninde sonunda bozar. Nitekim Hristiyanların ortaya attığı bid’at, İsa (as) peygamber olmadığı Allahın oğlu olduğudur. Resulullah ”sonradan orta*ya atılan her iş bid’attır ve her bid’at sapıklıktır” dedikten sonra bunun güzeli ve çirkinide sözkonusuda değildir, çünkü HER bid’at sapıklıktır.

    Salât-i Tefriciye denen Salat 1200 yıllarında ortaya atılan bir Bid’attır.
    İmamı Kurtubî Hazretleri şöyle buyurmuş: “Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için “Salât-i Tefriciye”yi (4444) defa okuyup, bu mübarek Salâtü Selâm ile Yüce Peygamberimizi vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, okulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir sebeb yaratır ve ona muradını verir.”

    Yukarıdaki Salatın ismini Salât-i Tefriciye koymuşlar, ve gördüğünüz gibi her isteğinin hiç şüphesiz yerine geleceği deniliyor. Bunun mümkün olabilmesi için 4444 defa tekrarlanması gerekiyor. Bunun için bilgisayar programları var, ve kaç tane çekildiğini takip edebiliyorsun.

    Halbuki bu ameli Resulullah yapmamış, bize yapmamızı söylememiş, tavsiye etmemiş ve bunun için hiçbir Sahabe (radiu anhuma) bunu yapmamış, ve başkalarınada tavsiye etmemişler. Halbuki Resulullahın görevi bize tebliğ etmekti, bize dinimizi öğretmekti.

    ”Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun.” (Maide 67)

    Bukadar önemli bir ameli eğer dinimizde yeri olsaydi, mutlaka Peygamberimiz Sahabelere öğretirdi ve bu bize ulaşırdı. Ve mademki dinimiz tamamlandı, ozaman Resulullahın vefatında dinimizde olmayan bugünde dinimizde yeri yok.
    ”Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.” (Maide 3)

    Ve bu Tefriciye denen Salat, hiçbir Hadis kitabında yok. Salât-i Tefriciyenin kökeni bazı Şia kitaplarından ve Mağripte bazı dua kitaplarında vardır. Türkiyede dua kitaplarını yazanlar da bunu oralardan almış ve kitaplarına koymuşlardır.. Bu kitapları yazanların, kitaplarının satışını artırmak için kaynağını araştırmadan, bunu şu kadar okuyan şöyle olur, gibi ümit verici müjdeler zikretmeleri bunun yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Eğer hele bir de 4444 defa okunacağına dair biri iddia da bulunmaktaysa, onların delil getirmesi gerekir. Bu ümmetin dinde ki usülüdür, kişi ibadet ettiği amelini ve duasını eğer delille yapıyorsa ne ala makbuldür, fakat delillere dayanmadan eda ediyorsa, bu durum o amelin bid’at olduğunu ortaya koyar. Rasulullah (s.a.v.) Buhari ve Müslim’de gelen hadiste ”kim bir amel işler o amel emrimizin dışında olursa o amel merduttur buyurmuştur.” En Hayırlı ameller Resulullahın bize öğrettiği amellerdir, ve bu amelleri bize öğrettiği şekilde yapmaktır.

    ”Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr 7)

    Kim ”Her Bidat bir Sünneti ortadan kaldırır” demiş ise doğru demiş. Çünkü tefriciyeyi yayarak, tefriciyeyi okuyarak onu kitaplara ekleyerek ve sayıyı tutmak için bilgisayar programları yaparak ve zamanlarını bu Bid’at amellerle geçirerek, Resulullahın bize tavsiye ettiği Salatları kücümser durumda bıraktılar. 4444 defa müjdesi insanları tefriciyeye çekiyor, halbuki bunun hiçbir delili yok.

    Bize düşen görev Resulullahın Sünnetine bağlı kalmak ve insanları bu yola davet etmek. Bidatlerden uzak durmak, Sünnete sarılmak bizi dosdoğru olan yolda ilerlemek. Burada Ümmetin en büyük alimlerden bir kaç hatırlatmalar:

    Ebu Hanife: Allah’ın kitabına ve Resûlullah (s.a.v.)’in hadislerine muhalif bir söz söylersem, sözümü terkedin.
    İmam Malik şöyle diyor: Resûlullah (s.a.v.) dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Resûlullah (s.a.v.) ise müstesnadır.
    İmam Şafii: Müslümanlar, Resûlullah (s.a.v.)in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.

    Sahabenin büyüklerinden İbn Mesud (radıyu anh) der ki:
    “Ey insanlar! yakında siz rivayet edeceksiniz, size de rivayette bulunacaklar. sonradan ortaya çıkarılmış bir bidat gördüğünüz zaman ilk duruma (sahabenin üzerinde olduğu yola) sarılın.” (Darimi ,Hakim)

    Son olarak Resulullahtan bir tavsiye ve bir sakındırma.
    “Birgün Rasûlullah (s.a.v) bize namaz kıldırdı. Sonra bize dönüp çok te*sirli bir va’z etti. Bu va’zdan dolayı gözler yaşarıp kalpler ürperdi. Der*ken bir konuşmacı: “Ey Allah’ın rasulü (senin) bu (vaa’zın yolculuğa çıka*cağı için kalanlara) veda eden bir kimsenin va’zına benziyor. Binaenaleyh bize neyi tavsiye edersiniz?” (söyleyin de bilelim), dedi. (Fahr-i kainat efendimiz de):
    “Size Allah’dan korkmanızı (başınızdaki idareciler) Habeşli bir kö*le olsa bile (onları) dinleyip, itaat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü benden sonra sizden kim yaşarsa o, pek çok (dini) ihtilaflara şahid olacaktır. Binaenaleyh size gereken, sünnetime ve doğru yolum üze*rinde bulunan halifelerimin sünnetine sarılınız. Bu sünnetlere (adeta) dişlerinizi (bir daha çıkmamak üzere iyice) hatırınız. Sizi (din adına) sonradan ortaya atılan işlerden sakındırırım. Çünkü sonradan orta*ya atılan her iş bid’attır ve her bid’at sapıklıktır” buyurdu. (Ebu Davud)
    Allah’ın salât ve selamı peygamberimiz Muhammed’e, âl’ine, ashabına ve din gününe kadar onlara güzellikle uyanlara olsun.

  36. Hatice Says:

    Hayirli sabahlar cahide hanim. Yazdıklarınıza tümüyle katılıyorum. Aksini iddia etmek imkansiz zaten. Yalniz bir yalnış ifade dikkatimi çekti. 444 tane çekilen uydurma salavat demişsiniz. Burada okunan tefriciye çok makbul bir salavattir ve asla uydurma degildir. Problem burada bir sayıya sabitlemektir. Yapılan yalnişlik budur. Halis niyetle okunduktan sonra bir de aynidir bin de aynidir. Dua ve muhabbet ile kalbinizin sahibine emanet olun. …………

  37. hanife Says:

    Ablacım yazdığın hemen her konuda sana katılıyorum ama bu yazınının bir bölümüne katılmıyorum ve doğru bulmuyorum sebebi şu ablacım ben din bilgisi çok yüksek bir kişi değilim benim çok güvendiğim tarikat ehli bir büyüğüm vardı bundan 5 yıl önce hakka yürüdü bize derdiki Allah yolunda çalışıp kazanmış kişileri vesile edip onların hürmetine Allahtan istenilebilir demişti çünkü onlar Allah katında kazanmış insanlar biz vefat etmiş kimselerden bir şey istemiyoruz hakka yürümüş ebedi hayatı kazanmış insanların hürmetine Rabbimizden istiyoruz nasılki ahiret hayatında bizim afolmamıza sebep olup bize şefaat edecek kimseler olacak bu dünyadada vesile olacak zatlar olur diye biliyorum.
    Batıl düşünceler konusunda bize öğretilen okadar çok şey varki çocukken gece tırnak kesme,sakız çiğneme,yıkanan çamaşırları ipe ters asma ve çoğu günah diye anlatılırdı büyünce gördükki bir çok şey yanlış anlatılmış Rabbim bilerek veya bilmeyerek yanlış yapmaktan korusun.
    Allaha emanet ol ablacım

  38. yeşim Says:

    günaydın sultanımmmm
    Allah razı olsun içimden geçen ne düşünüyorsam hepsini bir bir en ince ayrıntısına kadar atlamadan yazmışsın.ben seni boşuna bu kadar çok sevmiyorum demekki…
    peygamberimiz(sav)veda hutbesinde size 2 emanet bırakıyorum
    1.si Allahın kitabı
    2.si sünnetlerim diye buyurmuştu.:
    bundan gayrı olanlara sarılanlar oturup iyice düşünmeli…
    benimde nacizane diyeceğim şu ki:
    mümin kardeşim
    al güzel bir abdest sonra kalbini temizle …
    yönel yaratanına …
    nasılda aciz bir kul olduğunu hissederek…
    aç ellerini bir dilenci gibi boynu bükük …
    yanında peygamberin olduğunu düşünerek…
    iste Rabbından ne dilersen dile …
    VE DUANIN O AN KABUL EDİLDİĞİNİ İYİCE DÜŞÜNEREK …. wallahi Allahın izzeti üzerine yemin ederim ki açılan elleri geri çevirmeyecek kadar hayalı olan yüce Allah tüm duaları lütfedip kabul eder…
    kulunun kendisine yönelmesine çok hoşnut olur …
    yeterki istemesini bil başı boş olmadığının bilincinde ol ve kul olduğunu yaratmiş olduğu mahlukatın ve insanların üzerinde olanın Allah olduğunu asla unutma…
    tabii kul Rabbini unutmuşsa Allahta ona kendini unutturur…zavallılarda makarayada sarılır,çaputada,şekerede ölüyede böceğede,taşada,toprağada….
    yazık çok yazık kendilerine nasılda eziyet edip zulmediyorlar bir bilseler keşke…
    Rabbim tüm kullarına hidayet versin inşallah-u teala…
    bacım hayırlı bir hafta olsun cümlemize.öpüyorum çok muhabbetle…

  39. Filiz Bircan Says:

    Canim benim, Allah bin kere razi olsun senden bu güzel paylasimin icin…. Dualarinda su garip kardesini de unutma…. Hayirli geceler….


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: