Kokoshabla_com_ad_banner

Olur muyuz yarında, bugün ki gibi…

An be an değişiyor kainat.Dünya saniye durmuyor yerinde.
Ya ben, duruyormuyum,kalıyormuyum aynı yerimde.Her saniye,kendi içimde savaşanlardan,binlerce ölüp,binlerce dirilenlerden haberim var mı?

Sıradan gibi görünen hayatıma bakıyorum.Hep aynı telaş,aynı koşturmaca.
Her sabah neredeyse hiç değişmeyen işler,her akşam aynı yorgunluklar…
Basit can sıkıntıları,çok iyiyken bile sıkıntı yapacak bir şeyler üretmelerim…

Hep böyle sürer sanıyorum.Hiç değişmez, hiç bozulmaz bu düzen. Hastalıklar,tökezlemeler, acılar olmaz sanıyor yada öyle umuyorum.
Kıymetini bilemeden geçirdiğim yığınlarca gün, sayısız dakika, ihanet ettiğim saniyeler…

Aklımdan çıkardığım, farketmeden harcadığım onca nimetler…
Yarın da bugünkü gibi mi olurum yine?
Sağlıklı okula yolladığım çocuklarım yine sağlıkla dönerler mi evlerine?
Her akşam elinde sıcak ekmekle işten gelen eşim, yarında gelir mi aynı şekilde?

Zamansız sık sık aradığım sevdiklerimin, yarında sağlıkla duyar mıyım seslerini?
Bu yazda babacığımı fidan dikerken, anneciğimi ekmek yaparken bulabilir miyim her yaz olduğu gibi?
Bugün güvenle yürüdüğüm sokaklardan yarın ölü bedenleri atlayıp geçmeyeceğimden emin miyim? Yada onların içinde olmayacağımdan.

Tıpkı Irak’taki, Gazze’deki, Libya’da ki gibi…Bir gece uykudayken, geceyide benim gibi uykuda sanarken…

En ince ayrıntıları kaçırmayan keskin gözlerim, yarında görür mü bugün ki gibi?
Kulaklarım hep böyle hassas mı olur? Ellerim sıkıca tutabilir mi yarında?

Sabah akşam ocakta kaynayan çaydanlığım hep kaynar mı usul usul?
Çok sevdiğim sıcak çayın tadını yarında aynısı gibi alır mıyım?

En gafletli hallerime rağmen, istemeye bile gerek kalmadan bana verilenlerin sahibi hep ben mi olurum? Sahibiyim sandığım bir çok şeyin yarın el değiştirmeyeceğinden emin miyim?

Yağmurlar hep incitmeden mi yağacak, güneş doğudan mı doğacak her zaman? Ummadığım bir zamanda gökten taş yağmayacağından, güneşin batıdan doğmayacağından eminmiyim sahi?

Farketmeden geçirdiğim nice mutlu günlerin hesabını, yarın bir dolu pişmanlıkla vermeyeceğimden emin miyim?

Bu yağmur hep böyle vurur mu pencereme, aynı gökkuşağını görür müyüm yarında…
Bir 35 yıl daha yaşar mı, bu kez o yılların içini özenle doldurabilir miyim?

Hep nankör,hep umarsız, hep doyumsuzdur insan. İllede kaybedince anlar sahip olduklarının kıymetini.

Çok vakti varken, bir tatlı sözü söylemeyi erteler durur daima. Hep yanında, hep yakınında olacakmış gibi sevdikleri…

Hoyratça savurduğumuz yılların, hep devamı gelecek, hiç bitmeyecek sanırız.

Dünleri çoktan öldürdük. Bugünleri farketmeden çiğneyip geçmeye devam ediyoruz.

Ve sonra oturup avucumuzda olmayan yarınlar için, şımarık hayaller büyütüyoruz…

CAHİDE SULTAN

fatma için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bir Yorum Bırakın :)

  1. sevgili kardeşim cahide malesef senin siteni yeni buldum okadar hakkaniyetli okadar samimisinki sitenin müdavimlerinden oldum yazılarını takip ediyorum çok güzel irşad görevi yapıyorsun seni allah için çok sevdim allah yardımcın olsun

  2. Selam aleyküm Cahidem
    Allah razı olsun yüreğine sağlık yazını okuyunca kendi düşüncelerimi dile getirdiğini gördüm yorum yazmak için açtım amaaa yorumlarda yazılanları okuduktan sonra yazacak bir şey bulamadım???
    Rabbim dertli kardeşlerimizin ve cümlemizin yar ve yardımcımız olsun bizi nefsimizin eline bırakmasın AMİN
    Allah bize yeter

  3. her gülümsememin,her kaygılı yüz ifademin,her sevincimin,her hüznümün,her şaşkınlığımın, aldığım her muhteşem güzel bir şeyin ya da felaket haberinin altında hep şu soruyu sorarken bulurum kendimi,taa babamı ani bir şekilde kaybettiğim o haziran gününe gidip gelip,gidip gelip..saatime bakarım ve “bu kadar heyecanlandım/ sevindim/üzüldüm/ ve sair ..şimdi ölsem kaç saat sonra gömülürüm acaba..” diye sorarken bulurum kendimi..:(

    ömür dediğin nedir.. ” hiçbir şey için bu benimdir deme!de ki,bu benim yanımdadır..” hepsi bu…

    yüreğinden öpüyorum kardeşim..daim muhabbetle..

  4. zerdali mişmiş says:

    TUT ELLERİMDEN EY UMUT

    içimde büyütürüm seni,
    dualarla beslerim…
    çektiğim besmele ninnidir sana..
    bir bebek gibi başını beklerim..

    ey umut,arala kapıları,
    göster yüzünü…
    bir çıkmaz girdaptayım,
    tattım hüzünü…
    dayandığım dalımsın,ağacımsın
    yüreğime sal kökünü…

    kanatlarından tutunayım,gökkubbeye çıkar beni,
    bir tebessümün de yeter,yoksa bu ah yıkar beni…

    sus..sakın söyleme varsa bile,
    bildiğin gerçekleri…
    ben sana güvendim sana dayandım.
    karlı boranlı benliğimin..
    yeşillensin etekleri…

    ey umut söyle,
    büyütmeli miyim seni…
    yoksa üstüne basıp,
    ezmeli mi…

    sevgili cahide ,cahide diyorum yaşının 35 olduğunu öğrendim canımsın..yükünü,kahrını bir kambur gibi sırtımızda taşıdığımız,telaşı ile hiç bitmeyecek sandığımız ömrü tükettiğimiz,imtihanda olduğumuzu unutup her daim mutluluğunu aradığımız şu dünya elbet birgün sırtını bize dönecek.dünya sırtını bize dönmeden ,rabbimin rahmeti ve mağfireti bize dönsün inşallah..sesini duymadım,yüzünü görmedim ama ben seni sevdim canım kardeşim.mümin müminin aynasıdır.belkide sende kendimi gördüm.selam ve dua ile..

    1. Seni seviyorum can kardeşim benim…

  5. sa cahide ablacgim bu yazini okurken sanki benim yasadigim ama bir türlü kelimere dökemedigim duygularimi kaleme almissin tam 4 yil olacak kardesimin dügünü icin bin br hevesle hazirlik yapiyorduk bir heyecan bir hevs sormayin gitsin hele annem ogluma öyle bir dügün yapacagimki diyordu dillere destan cok istemistik ilk gelinimiz olacakti ilk zaman lar italyan oldugu icin babamgil kabul etmemisti gecinemezssiniz dedi zamanla bize uyum sagladi müslümanligi secti hersey cok güzel gidiyordu hazirliklar tamamlandi gün sayiyordukki bir kac hafta kalmisti dügüne kardesim bir anda yikiliverdi yere ambulansin gelmesi 6 dakika sürmüs babam icin bir ömür gibi kardesim o girdigi uykudan cok uzun zaman uyanamadi bitkisel hayattan 4 ay sonra kalkdiginda her sey ama herseyini yitirmisti yutkunmasini bile sadece gözlerini hareket edebiliyordu allah bunlari kimseye yasatmasin ama mevlam sabretmeyi ögretiyor ögrendik hem sabretmeyi hemde her halimize sükretmeyi o günden beri hep derim ne kadar sey var sükredebilecegimiz aldigimiz nefes bile bir nigmet elimiz ayagimiz aslinda tüm hayatmiz simdi her gün dua ediyorum hem kardesime hem de tüm din kardeslerime nerede olursa olsun rabbim tüm hastalara sifa dertlilere deva versin ve herzaman derim rabbim büyük görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler diye kusura bakmayin uzun oldu ama kendimi tutamadim bi an hakkinizi helal edin

    1. Helal olsun canım ne demek. Kardeşin şimdi düzeldi mi? Rabbim şifalar versin. Herşey bizim için…

      1. Bismillah
        Ahh Degerli Cahidem, yukardaki Zerdali Mişmiş rumuzlu kardeşimizi , acizane tesellide bulunayım derken, Seher kardeşimizin yazdıklarına karşılaştım. Ve benim sözlerime gerek kalmadığımı düşündüm. Rabbim hepimizin narını NUR çöllerimizi GÜL GÜLİSTAN eylesin, çıkmazlarımızı göz aydınlığı, gönül sevincine çevirsin ki , onun gücü her şeye yeter. Ey, 2 dk da karayı denize, denizi, karaya katan Rabbim, bütün acziyetimizle sana yalvarıyoruz. Yıllardır sana açtığımız ellerimizi, artık boş çevirme. Bizlere edecegin yardım önce dinimizi, sonra hem dünya ve ahretimizi mamur etsinki, bulupta azmayalım.Veee yardımların ümmeti Muhammede sonsuza dek sürsün.Amin.

  6. Yine bizi kendimize getiren bir yazı yazmışsın. Allah razı olsun. Herşey bazen o kadar rutin geliyor ki sıkılıyoruz. Aslında o rutini bozacak olan şeylere gerçekten hazır mıyız? Hazır mıyız sızlanarak sabahın erken vaktinde kalktığımızda bir sallantıyla evimizin dünyamızın başımıza yıkılmasına? Bilseydik hayatımızın bu rutin hali ne büyük mutlulukları gizliyor sıkılır mıydık hiç? Hiç şikayet eder miydik değil mi? Rabbim haline şükredenlerden eylesin cümlemizi. Ama bu düzen bir gün mutlaka bozulacak ve herkes için bir gün kendi kıyameti kopacak. Rabbim bunun bilinciyle yaşamayı nasip etsin.

  7. yazınızı içim titreyerek okudum.hatta bir kaç cümlesini not aldım helal edin.paylaşımlarınız için Allah (c.c.) razı olsun.

  8. yemeklerrinizi nve yazılarınızın yakın takipcisiyim.Son yazınızı içimi titreterek okudum ellerinize ve yüreginize sağlık diyorum.Allah (c.c ) razı olsun.

  9. çok güzel yazmışsın ablacım artık sıkı takipçinim:)

  10. Cahide Ablacim, itiraf etmem gerekirse bana en cok dokunan yazin bu oldu.. hayatin hizli akisi karsisinda hep korkuyla bakakaldigim icin, ve acizligimi bildigim icin ve belki de artik kendimi yaslaniyor hissettigim icin ben de cok sorgular oldum.
    oylesine harcadigim herbir saniye aslinda ne kiymetli. Badem hep der “her sey bir anlik” diye, yani kazalar felaketler her sey bir an icinde oluverir. sabahlari saglikla kalkiyoruz ama hep boyle olmayacak (Allah omur verirse tabi)..

    uffff, Allah ne merhametli di mi, “hep mutlu-saglikli olma, ebedi hayat yasama” ihtiyacimizi karsiliyor. Kulaga komik geliyor ve bencilce ama “Allah’im iyi ki varsin” derim. Iyi ki var, yoksa zaten biz olmazdik ama onun otesinde kime siginirdik ki bu kadar dagdagali dunya icinde..

    1. İyi ki kulum, iyiki Allah’ın kuluyum. Ona kul olmak ne saadet…

      1. bencede allahım iyiki sana kulluğu nasib ettin bize belki tam manasıyla yapamıyoruz ama en azından müslümanız ve ONUN kuluyuz sonsuz şükürler olsun.,

  11. Rica ederim.

    Ez cümle biz teşekkür ederiz.Her ne kadar bayan takipçilerin çoğunlukta olduğu bir sayfa olsada,islami paradigmayı ilke edinerek sunduğunuz gerek görsel,gerek yazım alanında yaptığınız paylaşımlar takdire şayan.Bu gözlemlerimi epeydir dillendirmek gibi bir isteğim vardı lakin,zamanım kısıtlı olduğu için ancak sayfanızı tilavet ederek bu beğenme eylemini gerçekleştirebiliyorduk.

    Bu raddede içten bir duâ’yı hak-ettiniz,Rahman sizden razı olsun.

    Takibimizdesiniz.

  12. Kardelenler gibi kısa bir güzelliktik biz.Kışlar ömrümüzün baharında kışlamaya başlayalı çok olmuştu-eski zaman ahitlerini gözden geçirmeli bazen-.Kırlarda koşma hayalini çoktan unuttuk biz.Üzerimizdeki kar yığınlarının suyuyla büyüdük,bu gerçekten de bir gerçek.Fakat bizim güzelliğimiz kısa sürer,az görünür ve fazlaca boy veremeyiz fotojenik manzaralara.

    Biz hiçbir bahçe içerisinde yerimizi alacak kadar değerli değildik.Güllere diken olmak ne demek çayırlara çimen de olamadık.Bu gafletin içinde kendimizi kandırmak ne yaman bir çelişki oldu hesap görüldüğünde!

    Arada sırada filizleneceğimize yok olmak gerekliliğini düşündük beraber.Yok olmak,ya çok acı yada çok sıradan bir durum olsa gerek,aslında bir sürü cümlecikler içerisinde her koru alevleyebilirdik bir kaç nefesle.Sözü uzatmak gerekmez bir çok gerekliliğe rağmen,ennihaye söyleyebileceğimiz tek söz;Söz Neydi?

    1. Oooo! Çok güzeldi. Teşekkür ederim kardeş…

      1. Ehlisunnazeyneb says:

        Bu saatte bu gecmise dair hikayeleri okurken kendi Aci dolu cocukluguma gittim. Icim huzunlendi,ama devamli olmamali bu yoksa bu huzun bana iyi gelmez.Bu sayfa yetmez belki bana,Yada ben kisa anlatmaya useniyorum. Evet guzel seylerd yasadim o hayatin icinde. Belki zamani gelirde anltirim bir Gun… Oyle Ya eskisi gibi kolAy gelmiyor anlatmak,eskiden fazla dusunmeden anlatirdim yakin hissettiklerime ama simdi duygularima Hakim olmam lazim. Belkide eskisi gibi kolAy guven olusturamiyorum,iyi geceler

        1. Ehlisunnazeyneb says:

          Uzulmekten yoruldum,uzulmek istemiyorum.. Uzulmenin pek faydasi yok,dozunu bilmeli insan yoksa insani yipratir..

  13. zerdali mişmiş says:

    SON PAPUÇLAR (Gerçek bir hayat hikayesi)

    İçi kıpır kıpır hayat dolu bir çocuktu küçük kız.mavi gözleri yaşama sevinci ile doluydu.o kadar hayat doluydu ki annesi,sen hiç oturmak bilmezmisin derdi.patenlerini giyip sokağa çıktığında saatlerce eve uğramazdı.küçük kızın büyük hayelleri vardı.üstü açık kırmızı bir araba alıp bütün dünyayı dolaşmak gibi..evlenecekti hem de iki çocuğu olacaktı…masum çocukluğunu pembe hayellerle yogurup bütün samimiyetiyle şekillendiriyordu küçük kız.bir görenin maaşallah demeden geçmediği kadar güzel,ah benimde böyle bir kızım olsa dedirtecek kadar saf ve temizdi küçük kız.

    O yaz dayısı evlecekti küçük kızın.okulun kapanmasını iple çekiyor,harcamaya kıyamadığı harçlıklarını dayısına hediye almak için biriktiriyordu.belki 3 yada 5 liraydı ama onları çok seven dayısını bu değerdeki hediye bile mutlu ederdi,bunu biliyordu küçük kız.okulun kapanmasına bir ay kalmıştı ve anne babası ona yeni bir ayakkabı almıştı.ama o düğünde giyeceği mor kıyafetinin altına vitrinde gördüğü babeti almak istiyordu.anne ve babası ikinci bir ayakkabı almayı israf olarak gördüğünden yanaşmadılar bu fikre.düğün günü yaklaştıkça o ayakkabıya olan isteğide artmıştı küçük kızın.dolu gözlerle annesine bakınca annesi dayanamadı onun gözyaşlarına.gidip aldı o çok sevdiği ayakkabıyı.nasılda mutlu olmuştu küçük kız.sanki bütün dünya ona bağışlanmıştı.elbisesini ve ayakkabısını giyip aynanın karşısında bıkmadan prova yapıyordu.

    Gitme günü geldiğinde elbisesini,ayakkabısını özenle yerleştirdi valize küçük kız.vardılar gidecekleri yere..düğün günü de gelip çatmıştı.düğünün olacağı şehire giymek için tekrar yola çıktılar.son bir kez ayakkabısını kontrol etti küçük kız.ne kadar da güzeldiler.hayatı da aldığı en güzel ayakkabıydı belki..giyip bütün bakışları üzerinde toplayacağını düşündü çocuk masumiyeti ile..

    Arabada bunları düşünürken beklenmedik birşey oldu.araba takla atmaya başladı.bağırışmalar,feryatlar..hastanede açtı gözlerini küçük kız.hissetmiyorum bacaklarımı,ayaklarımı dedi.doktorlar ümit vermedi küçük kıza.artık yürüyemez dediler..ailesi yıkıldı kahroldu küçük kızın.aylarca yoğun bir tedavi gördü küçük kız.annesi o ayakkabılara bakıp ağladı hep..bir zaman sonra kendisini biraz toparladığında annesinin kulağına eğildi ve
    -Anne o ayakkabıları kardeşim giysin.çünkü o ayakkabıları ben artık giyemem.yürümedikten sonra giymenin ne anlamı var..
    bir kez daha yaraladı annesini küçük kız..ve annesini derin düşüncelere sevk ettirdi.

    Yarını düşünmeden her zaman mutlu olacakmış gibi yaşıyoruz..acıları,çileleri,hastalıkları kendimize layık görmüyoruz.nefis ölmeyecekmiş gibi hep bir koşuşturmaca da..neden biz kaygısızca yaşıyoruz.hırsımızla dünya sevgsiyle geçirirken hayatı,hayat ellerimizden kayıp gidiyor farkında değiliz..gurur,kibir,hırs,haset nefislerimizde sütunlar gibi yükselirken,benliğimiz dibinde bir gecekondu gibi kalıyor.mutlu etmeyi,mutlu olmayı,bir tebessümle gönül almayı beceremiyoruz..galiba bizler ölmeyecekmiş gibi dünya için çırpınıyoruz.kendi adıma ne acı ne acı dedi küçük kızın annesi.çünkü acı artık yüreğinin bir köşesinin sahibi olmuştu.sevmediği bir konuk ama kovsada asla gitmeyecek baş köşede bir konuk….

    1. Söyleyecek tek bir sözüm bile kalmadı sanki. Bu olayı kendim yaşamışım gibi hissettim. Ciğerim yandı 🙁

    2. Allahım sabır metanet versin. Diyecek bişey bulamıyorum.

  14. *****

    1. Bismillah
      KULA KULDAN NE GELİR
      HALİKİ REZZAKINA BAK
      Diye boşuna söylememiş büyüklerimiz çevremizde olup bitenler, tecrübelerimizi sıfırlıyor.Ve iyiki inandığımız RABBİL ALEMİN var diyoruz. RABBİM teklik şanına mahsus, bizi hiçbir konuda yardımsız bırakma.HAMİMİZ, VELİMİZ, olki, sevincimiz , övüncümüz sonsuza dek sürsün. AMİN.

  15. hatice ısın says:

    Her aksam eslerimiz ve cocuklarımız aksam eve dondukleri zaman Allaha hamd etmeliyiz.Her sabah tekrar uyanabildigimiz ve nefes alabildigimiz icin,soframızda sıcak corbamız oldugu icin buyuklerimizin kıymetini bildigimiz icin ve en onemlisi Allaha secde edebildigimiz icin Hamdediyor olmalıyız…..ALLAHIM SANA SUKURLER OLSUN……

  16. Bir gece sapasağlam yattım. Sabahı bile bekleyemeden gecesinde nefessiz-hasta kalktım. Değil yarın, bir saniye sonra nasıl olacağız acaba?…

  17. iyiki varsın

  18. funda karahan says:

    sizi sürekli takip ediyorum ama bu yazı beni aldı götürdü …..BAYILDIM
    ALLAH RAZI OLSUN

  19. Allah razı olsun.Beynimizin bir tarafında hep hissettiğimiz ama dillendiremediğimiz endişeleri dile getirmişsiniz.
    Hep gözümüzün önünde olmasına rağmen,başkalarının başına gelen ve bizim de karşılaşabilmemiz çok muhtemel olan tüm hüzünleri ya görmüyoruz ya da gördüğümüzü çok çabuk unutuyoruz.Aslında benzerlerini yaşamaktan korkuyoruz.Ben bazı durumlarda unutmanın da Allah tarafından insanoğluna verilmiş bir lütuf olduğunu düşünürüm,zira hiç bir şeyi unutmasaydık ne acılarımıza katlanabilirdik ne de yarınlara umut besleyebilirdik.Yarınımızı bilseydik; zaten kimse yaşamak istemez,herkes,aman bir günaha bir kötülüğe bulaşmadan diyerek ölümün yollarını arardı.Rabbim doğrudan ayırmasın,doğru insanlarla karşılaştırsın, hayırlı ömür,hayırlı amel nasip etsin.

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: