Çocuğunuzun Resmini İnternete Koymayın

Bazı arkadaşlarımız sadece çocuklarının büyüme sürecini anlattıkları, bir anı veya günlük mahiyetinde blog yazıyorlar. Bir çok arkadaş çocuklarının resimlerini hiç bir kapatma yapmadan yayınlıyorlar.Halbuki bu resimleri sadece kendileri veya çevreleri değil binlerce, yüzbinlerce insan görüyor. Sapkın eğilimli insanlar, pedofiller internette kol geziyor. Barış Çiçek adlı araştırmacının bu konuda yaptığı deneyi hepiniz okumuşsunuzdur mutlaka.

Pedagog Barış Çiçek, yıllardır sürdürdüğü araştırması için herhangi bir cuma günü öğleden sonra internet sohbet sitelerinden birine girdi. Takma isim olarak Begüm10’u kullanan Çiçek, kendisini 10 yaşında ve beşinci sınıf öğrencisi olarak tanıttı. Şüphe çekmemek için de klavyeyi yavaş kullandı ve kasıtlı imla hataları yaptı. Devamını okuyun

İstiridye Mantarı İle Kelle Paça

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎”Vallahi bir zaman gelecek, insanlar Kur’anı öğrenecek ve okuyacaklar. Sonra, ‘Biz okuduk, öğrendik. Bizden hayırlı daha kim var?’ diyecekler. İşte onlar cehennem odunudur.”[Taberani]

***ZEHRA ABLA’DAN MANTARLI KOLAY KELLE PAÇA TARİFİ***

Yine zehra ablamızdan özel bir tarif. Sakatat sevmeyenler için değişik bir alternatif.Sakatat yemeyen bazı arkadaşlar sebep olarak Peygamber efendimizin (s.a.v) sakatat yemediğini örnek gösteriyorlar. Oysaki Efendimiz (s.a.v) soğan ve sarmısak da yememişlerdir.

Hz. Peygamber (sav) hiçbir yemeği kötülemezmiş. Ancak hoşuna gideni yer, gitmeyeni terk edermiş. Eğer midesi bir yemeği almazsa, o yemeği başkasına kötülemezmiş. Peki sakatat yemek haram mı veya eti yenen bir hayvanın nereleri yenmez: Devamını oku

Yenmektesin Türkiye!

Takipçilerimizden sevgili Uğur, tv kanallarından birinde çıkan bir yarışmadan bahsetti. Yarışmanın saçmalığından söz edip bu konuyla ilgili bir şeyler yazabilir misin diye sordu. Hiç izlememiştim. Youtube’dan bir kaç jenerik izlemek program hakkında fazlasıyla fikir sahibi olmama yetti.

Özel tv kanalları çıktığından beri, garip, saçma sapan, asla özgün olamayan, yabancılardan ithal,tamamı taklit yarışmalardan başımız döndü. Eskiden tek kanallı yıllarda bir kelime bir işlem vardı mesela. Pek keyif alırdık. Beyin jimnastiği yapardık. Yıllar sonra özel tvlerle beraber bbg evleri çıktı, gelin kaynanalar, şimdilerde izdivaçlar, yemekteyizler,cartlar curtlar…

Saygı ve sevginin, fedakarlığın zerafetin öldürüldüğü, tahammülsüzlüğün, görgüsüzlüğün ve dahi görmemişliğin ayyuka çıkarıldığı yarışmalar bunlar. Yarışmadan çıkınca ruh sağlığı bozulanlar, tedavi görenler, intihar edenler oldu. katılanlara öyle boyalı, öyle şaşalı hayatlar sunuldu ki,bu programların ardından insanlar normal hayata adapte olamadılar. Devamını oku

İşkembe dolması (Kibe) Mardin mutfağı

5489677832_006a219869_z

Onlar cehennemde: “Rabbimiz, bizi buradan çıkar, önce yaptığımızdan başkasını yapalım” diye feryat ederler. O zaman onlara şöyle cevap verilir: “Size düşünmek isteyen herkesin düşünebileceği kadar uzun bir ömür vermedik mi? Ve üstelik size uyarıcı da gelmişti, öyleyse yaptığınız kötülüklerin meyvelerini şimdi tadın bakalım. Yaratılış gayesi dışında yaşayanlar, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.” (Fâtır: 35/37)

***İŞKEMBE DOLMASI, MARDİN YÖRESEL YEMEĞİ***

İşkembe dolması, öğrendiğim kadarıyla Mardin’li süryanilere ait bir yemek. Mardin ve ilçelerinde sıkça yapılan değişik bir dolma türü. Adı sanırım şiveden şiveye değişiklik gösteriyor. Kibbe, kibe, kibbeh diyenler var. Hangisi doğru çözemedim. Kibe veya kibbeh diye arapların içli köfteye dediklerini öğrendim. Bumbar dolmasınada kibe diyenler var. Daha doğrusunu bilenler beni ve izleyenleri aydınlatabilirlerse çok mutlu olurum.

İşkembeyi sevenler, bu yemeğe bayılacaklar. Fakat yapımı oldukça uğraştırıcı. Ben özellikle dikme aşamasında zorlandım. Olmazsa olmaz bir yemek değil. Her zaman da yapılamaz ama bu yemekler bir kültür zenginliğidir. Bu tatların unutulmaması adına arşivimizde bulunsun istedim.

Yapılışında anlattım ama tekrar vurgulamak istiyorum. sakın içini çok doldurmayın. Pişerken hem işkembeler küçülüyor, hemde iç şişiyor. İçini gayet az koyun. Ayrıca burada içine daha çok pirinç koyuyorlar ama ben özellikle yöresel dolmalara bulguru daha çok yakıştırıyorum.Buyrun işkembe dolmasına: DEVAMINI OKU

Ispanaklı mantı çorbası

ALLAH’ım, atmasına izin verdiğin şu kalbim; Aşkınla atsın Aşkınla dursun…

Taslaklara baktım da çorbalar birikmiş. Kışın çorbalar sofralarımızın ayrılmaz bir parçası oluyor. Allah başımızdan eksik etmesin. Evde olan malzemeleri harmanlayıp yeni çorbalar türetmeye bayılırım. Dondurucuda öncelerden kalma biraz mantı vardı. Bende yine elimde mevcut olan ıspanak kökü ve havucu da ekleyip leziz bir çorba elde ettim. İşte bol vitaminli  sağlık bir çorba tarifi daha… DEVAMINI OKU

Pedofili nedir?

Kayseri’de yaşanan ve üç masum yavrunun ölümüyle sonuçlanan korkunç olay en yakınımızdakilere dahi güvenmememiz gerektiğini bir kez daha öğretti bize.Yakın zamana kadar adını hiç duymadığımız bir hastalığın adı son günlerde sıkça konuşulur oldu. Pedofili nedir,pedofiller kolayca tanınabilir mi? Mutlaka okuyun:

PEDOFİLİ (Çocuk istismarcılığı)

Ergenlik yaşı öncesindeki bir kız veya erkek çocuğa yönlendirilmiş cinsel davranışlarda bulunma durumuna pedofili adı verilir.

Pedofillerin genel özellikleri şunlardır;

Bazı pedofiller kızlar yerine erkekleri tercih ederler, bazıları ise her iki cinsi tercih ederler. Hem çocukları, hem yetişkinleri taciz eden durumda olabilirler. Pedofil cinsel ilişkiyi çocukla da denemek ister. Bazı Pedofiller normal görünmelerine rağmen cinsel tercihini çocuktan yana yapmış olanlardır. Asla bu eğiliminden söz etmez ve eğilimini açıkça sergilemezler. Bu tarz pedofili bütün sosyo-kültürel çevrelerde ve sosyal sınıflarda meydana gelebilir. Bu tür Pedofiller, gözlerden uzak, karanlıkta avını yakalamaya çalışan kimseler değildir. Aksine, bu kişi herhangi birinin çok iyi bildiği arkadaşı, topluma iyi entegre olmuş, şüphe uyandırmayan biri olabilir. DEVAMINI OKU

Kremalı Pasta Süsleme Teknikleri

Birthday Cake with Chocolate and Cream Cheese

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

“Hiç bir ana-baba evlâdına iyi bir eğitimden, iyi bir ahlâktan daha değerli mîrâs bırakamaz” (Taberâni)

Bizim zamanımızda okullarda toplu olarak birtek yerli mallar haftası kutlanırdı, artık anaokularından başlayarak doğum günü partileri âdetten oldu. Yurtdışında yaşayan müslümanlarlar için ise durum daha da vahim! vahim diyorum çünkü elinden geldiğince islâmi hassasiyet içerisinde yaşamaya çalışan aileler bile doğum günü partileri söz konusu olunca, noel-christmas, sevgililer günü, şükran günü, cadılar bayramı gibi kutlamaların yanında, pastanın üzerine mum yakarak dilek dilemeyi çocuğun gönlünü hoş etmek adına yapılan masumâne bir davranış olarak düşünüyorlar. “Her çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra babaları ve anneleri onları Yahudi, Hıristiyan ve Putperest yaparlar” hadisi şerifininde bildirildiği üzere çocuk, öğrendiği ile şekillenir. Çocukların kişiliğini etkileyen davranışlar üzerine bir tespit yazısını da yeri gelmişken paylaşmak istiyorum.

Continue reading →

Çocuklarda Boy Uzaması

Eski yıllara göre yeni nesil daha uzun boylu olsada bazı aileler bu konuda çok dertli. Konuyla ilgili mailime gelen bu yazı benim ilgimi çekti. Sizinlede paylaşmak istedim.( Cahide)

Çocuğunuz 3 Yaşından Sonra Yılda 5 cm’den Az Uzuyorsa Dikkat!

Türkiye’de her yıl yaklaşık 1200 çocuk, büyüme hormonu eksikliği ile doğuyor. Bu hormonun eksikliği ise çocuklarda boy kısalığının en önemli nedenlerden biri. Sevindirici kısmı ise büyüme hormonu eksiliğinin tedavisinin artık mümkün olması. Avrupalı kulüplerin peşinde olduğu Türkiye’nin gelecek vaadeden futbolcusu 16 yaşındaki Muhammed Demirci, büyüme hormonu tedavisi sonucu 3.5 yılda tam 32 cm uzadı ve uzamaya devam ediyor. Barcelona’da top koşturan dünyaca ünlü futbolcu Messi de büyüme hormunu tedavisiyle uzamış. Büyüme hormonu eksikliği ile ilgili merak edilenleri Çocuk Endokronoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz’e sorduk. YAZININ DEVAMI

Artık şeker toplamasın çocuklar…

Tam 17 ay olmuş. Ne kolay yazılıyor 17 ay… O anne baba nasıl geçirdi o zamanları kimbilir…17 ay beslediğin umutlar, çocuklarından kalan  bir poşet kemikle yıkılsın. Nasıl kapanır bu yürek yarası?

Bayram gelmiş, mutlularmış,cicilerini giymişler. Şeker topluyorlarmış.Onlar şeker toplayamadan, toplamış götürmüş bir zalim onları. Kendi apartmanlarında komşularıymış zalim… Anneleri, babaları acımıştı belki o adama, yemek bile vermişlerdi, “bekar adamdır” diye… Hiç acımamış, hiç vefa bilmemiş, gözünü kırpmamış hiç. Almış götürmüş onları… Dilim varmıyor neler yaptığını anlatmaya. Çok incitmiş, kırmış, can almış haddi olmadan. Eli nasıl varmış, yüreği nasıl dayanmış bilemedim. Şeytana mı uymuş, yoksa şeytan o’muymuş bilemedim. Şeytan bu tür insanlardan daha masum gibi geldi bana…

Ama 3. sayfa haberleri gibide bakamadım bu olaya. Bir evden iki can gitmiş, birde komşunun kızı. Keyfince öldürmüş. Ortada suçlu yok, tahrik yok, canı istemiş öldürmüş. Yakalandı da ne oldu, üç öğün yemeği hazır önüne gelecek. Sıcak yatağı, temiz elbiseleri olacak. Devletin eliyle bakılacak. Oh ne alâ memleket…

Ben idam cezası geri gelsin istiyorum. Yaşamasın böyle insanlar. Üç masum cana kıyıpta, rahat yüzü görmesin, bakılmasın! Toplumun bu insanların hiç bir haline ihtiyacı yok…

Artık şeker de toplamasın çocuklar. Kültürümüzün belkide en masum geleneği unutulsun artık. Bayramlar evlerde kutlansın. Yan komşuya, karşı komşuya hiç güvenilmesin.En yakınından bile şüphe duysun insanlar.Katiller yaşasın, besiye çekilsin, sonra bir af gelsin dışarı salınsın. Sonra yine yapsın yapacağını.

Yok yok, çocuklar bir daha gitmesinler şeker toplamaya…

Cahide Sultan

Mardin Usulü İçli köfte

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: “İnsanlar yalnızlıktaki (mahzuru) benim kadar bilselerdi, hiçbir atlı tek başına bir gececik olsun yol yapmazdı.”
Buhârî, Cihâd 135

Her zaman duyardım Mardin içli köftesini. Bizim köftelerden ne farkı var acaba diye merak ederdim. Hele ağız kısmını düz kapatmaları pek ilgimi çekerdi ama kendi usulümle yaptığım köftelere bu şekli veremezdim. Geçenlerde burada tanıştığım tatlı kardeşim Zeynep’e davetliydim. Hanımefendi annesi, bize Mardin içli köftesinden yapmıştı. Nasıl oluyor, özelliği ne iyice sordum öğrendim. DEVAMINI OKU

Maş Çorbası

Mung Beans Soup

Mung Beans/ Maş Fasulyesi

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

“Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himayesindedir. Dikkat et, ey Ademoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin.” (Müslim, Mesâcid 261-262. Tirmizî, Salât 51)

Altı veya yedi yıl önce istanbuldaki organik ürünler fuarında ilk kez görmüştüm maş fasulyesini. Yaşlı, güngörmüş bilgili bir amca, kumaştan yapılmış şirin keseciklerde baklagiller satıyordu, maşı elime aldım ve “amca bu yeşil mercimek mi?” diye sordum. Amca; “Yok kızım, bu bizim yörenin yani Gaziantepin maşıdır” dedi ve faydalarını sıralamaya başlayınca, bilge amcanın vakarlı sakin sakin anlatımını hayranlıkla dinlerken, bir an sanki yemekten değilde ilaçtan bahsediyormuş gibi hissettim, Rabbim binbir türlü devayı hizmetimize sunmuş da haberdar değiliz.

Continue reading →

Pancarlı Makarna Salatası

Pasta Salad with Beet

dekorlu salata

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Müminler ancak kardeştirler, onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, rahmete layık olasınız! (Hucurât/10.Ayet)

Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini (mü’min) kardeşi için de istemedikçe tam mü’min olamaz! (Buhârî, Müslim)

Yakında Dallas’da yapılacak olan Türk festivalinin, hummalı hazırlığı nedeniyle bir süredir bloğa uğrayamadığım için sayfamızdaki son gelişmeleri takip edemedim. Sanırım candostum Cahidem’in biraz canı sıkılmış. Blog dünyasının içinde olmayan kişiler açısından, üzüntümüz belki abartılı hattâ anlamsız gibi görünebilir ama sanal alemde işini ciddiyetle, fedakârlıkla, menfaat gözetmeksizin, alkış toplama kaygısı olmadan, rekabet hırsından uzak, yüklendiği misyona saygı ve sorumluluk gösteren, gerçek anlamda iyi niyetle paylaşım amacındakiler bilirler ki, yüz yüze hiç görüşemediğin, ellerinden tutup dertleşemediğin, sımsıkı sarılamadığın, başını omuzuna yaslayamadığın ama… Rahman’ın ol demesiyle, kopmaz ve görünmez bir zincirle gönül gönüle kilitlendiğin ve yürek sızısının, kendi sinende sancı yaptığını hissettiğin öyle dostlar vardır ki, yanıbaşındakilerin 10’una bedeldir. Gönlümü doldura doldura Candostum! diyebildiğim Cahidem de benim için böyledir. O, benim: “Mekândan ve zamandan münzzeh Yâ Vedûd!  Beni, sevdiklerine yakınlaştır, sevmediklerinden uzaklaştır, ruhumu dostlarınla buluştur” duamın karşılığı olarak Rabbimin bir ikrâmıdır hamdolsun. Onunla o kadar çok ortak noktamız var ki, ruh ikizi derler ya işte öyle. Ve hâl böyle olunca, biz etrafımızdakileri de kendimiz gibi görerek, eksiğimizle gediğimizle sevdiğimizi çıkarsızca Allah için sevme derdine düşmüşken, gelebilecek olumsuzluklara sipersiz kaldığımız için duygusal patlamalar yaşayabiliyoruz.

Bu konuyu uzatma niyetinin aksine, tatlıya bağlanması çabasındayım ve bu yüzden bu yazıyı ayrı bir post başlığıyla değil de bir tarifle birleştirdim. Sıkıntımızın muhatâbı olan kişinin: “Müslüman, müslümanın kardeşidir; ona hıyânet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz Müslümanın herşeyi; ırzı, malı, kanı müslümana haramdır. Takvâ işte burada (kalpte)dir. Bir kişiye, müslüman kardeşine hakâret etmesi, kötülük olarak yeter.” hadisini hatırlatarak, elle tutulur bir sebep göstereceğini ve duyarlı olacağının hüsnû zânnı içindeyim.

Kalplerimizin bir tek kıbleye yöneldiği, bâki muhabbetlerin olduğu hayırlı cumalar diliyorum.

Continue reading →