kokosabla-kış-çocuklar-bitkisel

Onu en çok uyuyunca seviyorsun

En çok uyuyunca seviyorsun onu…
Sessizliğini sakinliğini,yaramazlık yapamayışını,sana karşı gelemeyişini, ağlayıp sızlanamayışını seviyorsun…

Gün içinde çok kez bağırıyor, kızıyor,görmezden geliyorsun onu. Sözlerine aldırmıyor, şakalarına gülmüyor,çok kereler gülümsemelerine karşılık vermiyorsun…

Asık bir suratla karnını doyuruyor,hızlı hareketlerle çekiştirerek üstünü çıkarıp giydiriyorsun.
Asla hata kabul etmiyorsun. Sıkça eleştiriyor, mütemadiyen konuşuyor, güya öğüt veriyorsun.
Ard arda sıraladığın yığınla sözü hemen anlasın, unutmasın istiyorsun.
Belki elinle değil ama, dilinle bakışlarınla,sözlerinle dövüyor, eziyet ediyorsun…

Gün boyu çekişmeler, mücadeleler.Yapma,etme,bırak,dokunma, dağıtma’lar…
Hiçbir yer bozulmasın, kirlenmesin, çekmeceler hep düzenli kalsın, yerler daima temiz olsun istiyorsun.

Tezgahın üzerinde bir boya kalemine, mutfak masasının üzerinde bir çift küçük ve kirli çoraba tahammülün yok senin. Duvara  çizilmiş masum bir resim,pencerede,sehpada el izlerine, saklanmış çikolatayı ararken kırdığı tabağa tahammülün yok…

Bir gün temiz,düzenli ama yalnız bir eve sahip olacağını unutuyor, onun büyürken  ellerinden nasıl kayıp gittiğini farketmiyorsun…

Yatma vaktine kadar harp ediyorsun onunla. En son başından gitsin, uğraştırmadan uyusun istiyorsun.

Uyuyor ya en nihayet… İşte o zaman bir sızı düşüyor,bütün bir günün  pişmanlığı oturuyor içine. “Yapmasaydım,etmeseydim,kızıp bağırmasaydım,eyvah! ne çok kırdım kalbini”… Gidip başını okşuyor, yanağına bir öpücük konduruyorsun…

Nasılda masum şimdi,nasılda tatlı…”Yarın” diyorsun,”yarın başka olacak.daha çok ilgileneceğim, daha çok oynayacağım onunla.”  “Gözlerinin içine bakarak,gülümseyerek konuşacağım” tıpkı psikoloji kitaplarında anlatıldığı gibi davranacağım…

Sabah oluyor nihayet.Her zamanki gibi erken kalkıyor.Geceden kalan vicdan azabı sabaha sirayet ediyor.Tüm planladıklarını uygulama yolunda hareket ediyorsun.Ama bu en çok iki saat sürüyor.Yine unutuyor aynılaşıyorsun…

Farkettin mi sen onu en çok uyuyunca seviyorsun…

CAHİDE SULTAN

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Çok doğru cahide abla bende her seferindebir daha kızmıycam bağırmıycam desemde, olmuyor kızım uyuyunca vicdan azabım başlıyor.çok bağırıyorum sürekli sinirliyim kızıma karşı rabbim bana o kadar güzel bir evlat vermişki öyle akıllı uyumluki farkındayım ama diyorum ben kızıma layık bir anne değilim,o beni haketmedi diyorum çok üzülüyorum ama sabah uyanınca yine aynıyım mesela kazağının kolunu ıslatıyor bağırıyorum,çizgi film aç diyor sinirleniyorum yani herşeyine sinirleniyorum , ne yapayım cahide abla lütfen destek ol bana

    1. Bu yaştaki çocukları kendimize çekmeliyiz siz ise tam tersi kendinizden uzaklaşıyoruz.
      Biraz daha büyüdüğünde sizin ona çok gördüğünüz huzuru başkalarında arayacaktır.
      Bu varsayım sizi ürkütmüyor mu??
      Kazak ıslansa ne olur??
      Bişey istese ne olur?? Niye bu kadar eriniyorsunuz??
      Başka kimden isteyecekti peki siz söyleyin..
      Başka annesi mi var tabiki sizden isteyecek.
      Ama emin olun ki siz böyle devam ettikçe o ileriki yaşlarda derdine derman birilerinin peşine takılacaktır.
      O zamanda kızım aksi söz dinlemiyor diye yakınırsınız.
      Bende size geçmiş olsun zamanında aynaya baksaydınız derim..

      1. Eleltirmek, suçlamak, seennn diye işaret parmağıyla azarlamak ne kolay zeynep hanım… Adaşım hatasının farkında.. Eleştirilmek, suçlanmak için değil yardım almak için yazmış…

        1. İlk çocukta ben de çocuğuna biraz sert davranan birini görünce eleştirel davranıyordum ama,Allah 6 yıl içinde çocuk sayısını üçe çıkartınca,herkesin tahamül düzeyinin farklı olabileceğini,annenin robot olmadığını,her saniye aynı ruh halinde olamayacağını,zaten yorgun ve sinirliyken dışardan verilen akılların insanın sinirini daha çok bozacağını (Allahın sopası yok yöntemiyle) anladım.Büyük konuşmamalı,şartlar öyle bir hale gelir ki beğenmediğinin beterini yapar hale gelebilir insan.Çok şükür gene de idare ediyorum ama insanı bir saniye boş bırakmadan 3 tane çocuğun üst üste sürekli ihtiyaçlarını görüp,isteklerini karşılamaya,çocukların kavgaları,bitmeyen çığlıklarını dinlemeye,bütün evin işini yetiştirmeye,ne ruhen ne bedenen yetişilmiyor.Bir de aman ağlamasın,aman psikolojisi bozulmasın diye en çok dikkat edilen ilk çocuk varya…en mızmız-en sorunlu-en çok ağlayan-en şımarık O oldu.İki numara ağladığında arada kaynadı,daha kolay sakinleşen,daha çok söz dinleyen bir çocuk.Üç numara henüz bebek..zavallı ablalarından kendisine sıra gelmesini bekliyor.Şİmdi ben bu çocuk psikolojisi diye hamileyken hatmettiğim kitapların yazarlarına,ilk çocuğu gördükçe küfrü basıyorum.

  2. Uzun zamandır takip ediyorum sitenizi. bu yazı da kendimi buldum malesef. ”Yarın” diyorum, ”yarın başka olacak.daha çok ilgileneceğim, daha çok oynayacağım onlarla.” “Gözlerinin içine bakarak,gülümseyerek konuşacağım” tıpkı psikoloji kitaplarında anlatıldığı gibi davranacağım…
    Ama olmuyor. 3 erkek çocuk çok zor abla. Allah yardımcım olsun:(

  3. bazen bağırıp kızsamda çok şükür bukadar kötü bir anne değilim evde yazılmayan duvar kalmadı boyadım gitti halılar koltuklar leke oldu sildim temizlendi yeri geldi kızımla saklmbaç oynadık top oynadık yeri geldi sinirlendim kızdım sonra bir gün kardeşi olsun dedik hamilelik zor geçti kızımı kucağıma alamadım sırtımda tşıyamadım oynayamadım ben bunları yapamadıkça kızım hırçın inat bir kız oldu nihayet doğum vaktı geldi kardeşiyle eve geldik kapıdan içeri girince kızıma baktım okadar büyümüştü ki hiç fark etmemişim boyu uzamış kilo almış sanki benim yanımda değildi sanki 9 ay onu hiç görmemişim gibi geldi.şimdi kızım okulda beni cezalandırırcasına bana yapmadığını bırakmıyor yorgunluktan olsa gerek çok inat olduğu için kızıyorum eskisi kadar sakin değilim ama yinede değerini biliyorum uyurken değil uyanıkken seviyorum sevdiğimi söylüyorum herks diyor çok sabırlısın çok şımartıyorsun olsun şımarsın bidaha nezama çocuk olacak rabbim daha iyi bir anne olmayı nasip etsin bana ve herkese….

  4. Ferdelka says:

    Benimde 7.5 aylık ikizlerim şu an mışıl mışıl uyuyorlar. Aynı anda uyudukları nadir zamanlardan biri. Ve nerdeyse onlar uyuyalı 1 saat olacak yapayalnız ve mutsuz hissediyorum kendimi. Uyusalar da şu işimi yapsam diyen ben değilmişim gibi sessizce izliyorum nefes alıp verişlerini. Ve Özlüyorum 11 yıl sonra anneliği bana tattıran ikizlerimi yanlarındayken bile.
    Onları bize emanet eden Rabb’ime hamdolsun binlerce kez.

  5. Shu an yavrum yataginda uyuyor ve ben onu dahada ozledim.annelik Allahin biz kadinlara verdiyi en buyuk odul.ama malesef cogu kadin bunun farkinda bile degil.okuduklarim bana yavrumu ilk kucagima alishimi,onu koklayisimi,shishkin olan suratini ilk aglamasini,ilk gulmesini,shimdiyse bazen anne,bazen mama,bazende aja(yavrumun agzindan benim adim) demesini shoyle film gibi aklimdan gecirdi.bunlarin yani sira bir olayida hatirlatdi.benim oglum 17aylik ve tam 10ay gece saat 1de uyanip sabah 8de uyudu.ve ben 10ay onunla geceler hic uyumadim.gece uyuyamamam,sabahlarida 4saat uyumam sinirlerimi bozmushtu,hizla kilo aliyordum,bas agrilarim hic dinmiyordu.ama bir kez bile gece uyumadigi icin ogluma kizmadim.ogluma kizarim elbetde ama dozunda ve bos sheyler icin deyil.onun buyumesinde temel olacak bir shey icin kizarim.kizginligimda onun aja demesiyle 3saniye sonra son bulur.ben mukemmel anneyim asla diyemem haddim deyil,ben oglunu buyuten deyil ogluyla buyuyen bir anneyim.oglum dogdugu gunden oglum icin ALLAH’tan bunlari diliyorum.Allahim oglumu dogru yoldan shashdirma kendini toparlayip fikirleri oturana kadar kotu emelli insanlari onun karsisina cikarma,Allahim oglum saglikli buyusun,saglikli yasasin,amin.annelerden de tek ricam onlari doveceyinizin yerine onlar icin dualar edin.Allahim her kesin,icindede benim yavrumu butun kotuluklerden korusun.amin.Cahide ablacim yazin icin sana defalarca tesekkur ederim.bu yazini okudum yine cok guzel bir gece gecirdim.Allah senden razi olsun.

  6. cok güzel yazılar Allah razı olsun bizlerle paylaşdığınız için

  7. çok güzelmiş gerçekten,savunmasız yavrucuklara anneleri kötü davranırsa başkaları neler yapmaz 🙁

    1. gönül says:

      kesınlıkle katılıyorum nıce anneler varr .ben bızzat kendım yasadım ınsanalr cok acımasız ..

  8. SelmaKerem.Adana says:

    ‘Anneciğim, lütfen vurma’ diyen incecik bir ses…

    Yalvararak bakıyor sesin sahibi… Duvarın köşesine sinmiş. Gözlerinden inci gibi taneler süzülüyor. Elleri yüzünde, ayaklarını karnına doğru çekmiş. Sanki minik bir tespih böceği! Bir yandan, elleriyle yüzünü korumaya çalışıyor. Bir yandan da; ‘Vurma, çok acıyor anne, söz, söz bir daha yapmayacağım anne’ diyor o incecik sesin sahibi.

    o –
    Şimdi sana, adresi yüreğin olan bir mektup yazsam da, anlatamadıklarımı anlatsam, dilimin ucuna gelip de, bir türlü söyleyemediklerimi söylesem okur musun acaba?

    Ben kim miyim?

    Hani her sabah gün doğarken, dünyanın en güzel sesiyle söylediğin ‘Nar tanesi, nur tanesi, annesinin bir tanesi’ var yaaaa!

    İşte ben o nur tanesi, yani ‘nur’dan bir buğday tanesi.

    ‘Şu an yeraltındayım, burası kapkaranlık ve çok soğuk.

    Korkuyorum, yapayalnızım’ derken, uzaklardan gelen O sesle huzur buluyorum. “Sakın ola korkmayasın. Endişeye mahal yok. Sana bir anne vereceğim. Güven ona. Yağmurun da, güneşin de rüzgarın da o olacak. Bakışlarıyla aydınlatacak yer altını ve ısıtacak içini” diyor o ses…

    O zaman, haydi, elimden tut annem!

    Bir gün gelecek ki, toprağı delip şahlanacağım yeryüzünde. Yükseleceğim arşa kadar. Ilık ılık esen rüzgarla, raks edecek filizlerim. Başaklar vereceğim. Ve başaklarımdaki onlarca buğday tanesiyle döneceğim yine sana

    Kabuğumu çatlatmak, sonra da filiz vermek istiyorum. İncitme annem! Kırma ne olur boy vermeye çalışan filizlerimi.

    Yağmura ihtiyacım var… Susadım annem. Kurak ve çorak toprağımı bereketlendirdiğin; döven değil, okşayan ellerine ihtiyacım var annem

    Hay Allah! Şimdi de üşüdüm. Elim ayağım buz gibi. Kaskatı kesildim. Güneşe ihtiyacım var, sarılır mısın? Yumuşacık sözlerinle ve gülen gözlerinle ısıtır mısın? Sadece vücudumu değil, yüreğimi, düşlerimi de ısıt, emi annem!

    Tüh, baksana, rüzgar fırtınaya çevirdi. Lütfen, sımsıkı tut beni, ama ne olur acıtma canımı annem

    Zora talibim. Büyüyünce ‘nimet’ olmak istediğimi biliyorsun. Bir süre sonra başaklar vereceğim. Başaklarımda bir sürü buğday tanesi olacak. Tek isteğim var senden. Beni yem olmak üzere ahıra değil öğütülmek üzere fırına götür. Götür de, sen gerisini merak etme.

    Son olarak;

    Bilmediğimi sanma sakın ha, derdin çoook. Farkındayım lakin, yapacak bir şeyim yok.

    Sırtına yüklenirsin dert çuvallarını, taşırsın tonlarca yükü. Omuzların çöker, bükülür belin amma, durursun dimdik ayakta. Kan ağlasa da için, yine de tebessüm eder o nurlu yüzün benim için,

    Biliyorum, biliyorum annem; ama sen de bilesin ki benim de ‘başka annem’ yok annem!

    o –
    Bu mektubu size ulaştıran postacı olarak ben de bir şey rica etsem sizden!

    Nur tanesinin doğduğu anı hatırlıyor musunuz? O mis gibi cennet kokan kokusunu, yumuşacık tenini, yumak yumak ellerini…

    Ne oldu, ne oldu da böyle oldu?

    Hepimiz insanız değil mi? Çeşitli nedenlerden ötürü hatalar yapan insanlar… Geriye dönüp bakınca ‘keşke’ deriz bazen… Bazen de bu hataları yapanın kendimiz olduğuna inanamayız. Üzülürüz, pişman oluruz da bazı kararlar alırız.

    Gelin bu gün bir karar alalım

    Daha önce el kaldırdıysak, önce evladımızdan sonra Mevla’mızdan özür dileyelim.

    Elimiz kalkınca önce o eli kalbimize koyalım. Sonra, yüreğimizin şifresini girelim. Yürek yolu açılınca da, hatırlayalım nurdan buğday tanesini ve söylediklerini…

    Gerisi size ait…

    1. gönül says:

      gozlerım dolarak okudum ben annesız buyudum nedemk oldugunu gayet ıyı bılırım ..yuvada yetısen bır anne olarak rabbım merhamet duyyguus versın ..anne demek hersey demektır

  9. VİLDAN says:

    ANNELİK…..
    HERŞEYİYLE BİR BAŞKA.
    YAZI GERÇEKTEN DOĞRULARI ANLATMIŞ. HERKES İÇİN BİR CÜMLEDE OLSA VAR. KIZMASAKDA UYUYUNCA BİR SIZI DÜŞÜYOR İÇİMİZE…ANNELİK BU OLSA GEREK.HERŞEYE RAĞMEN HERGÜN DAHA FAZLA SEVMEK..
    BENİMDE 4,5 YAŞINDA BİR OĞLUM VAR.ONUN SEVGİSİ DÜNYALARA BEDEL.İYİKİ YAVRULARIMIZ VAR HAYATTA. ONLAR OLMASA SANIRIM ÇEKİLMEZ OLURDU HAYAT. RABBİM HERKESE ANNELİĞİ TATTIRSIN..
    ALLAH HİÇ BİR ANNEYİ YAVRUSUZ, HİÇ BİR YAVRUYU DA ANNESİZ BIRAKMASIN.

  10. Benim bir kardeşim var en büyükleri benim evimizin düzgün olması için temizliyorum ama kardeşim dagıtıyo ben topluyorum bu beni üzüyo bıktım artık saten nişanlıyım evlencem busene

    1. merhaba ben bugun internette gezinirken böyle bir paylaşım bölümü olduğunu öğrendim.
      sizin yorumunuza bende katılıyorum.Güzel allah’ım herkeze annelik duygusunu tattırsın.ben 12 yıllık evliyim .41 yaşımdayım.iki tane kız çocuğum var.8 ve 9 yaşlarındalar.her ikisinide çok titizlenerek büyüttüm.okulları dersleri yüzme antremanları derken herşeyimiz onlara endeskli yaşıyoruz.çocuktur tabi yaramazlıkları olmuyor değil.önemli olan hatalarını anlasınlar ve bir daha yapmasınlar.biz ailemizde her kararımızı ortaklaşa verir ve uygularız.ikiz gibi büyüttüğüm için temizlikleri ve terbiyeleri çok önemlidir.cocuklarımı hiç dövmedim.sadece uyarıp bir daha yapmamalarını tembihlerim.yapılan hatanın tekrarıda olursa oda cezaları vardır.onunda süresini belirli bir zaman aralığı içinde uygularız.1 veya 2 saat gibidir zaten cezanın ne zaman geleceğini bildikleri içinde kendileri odalarına giderler.çocukları birazda kural koyarak yetiştirmek gerektiğini düşünen vede uygulayanlardanım. mesela kızların yatağa yatış saatleri hafta içi saat 20 cuma ve cumartesi akşamları 21 dir.eve misafirde gelse arkadaşlarıda gelse hiç değişmez.okuldan gelince saat 16:30 ile 19 arası derslerini yaparlar ve yardımcı ablamız ödevlerini kontrol eder eğer sınavları varsa onları mutlaka çalıştırır bu kuralımızda değişmez.hafta sonları biraz daha rahat olurlar istekleri varsa onları bizimle paylaşır ve uygulamaya alırız.Pazar günleri ise zaten temizlik günümüzdür evde geçer. önce okul yüzme antremanına giderler sonrada hamama sokar uzun uzun yıkarım onları. bu kuralımızda hiç değişmez ve programımızı ona göre yaparız .Güzel Allah’ım herkezlerin yardımcısı olsun ve herkeze benim evlatlarım gibi güzel uslu anlayışlı evlatlar versin AMİN

  11. zehrasunay says:

    🙁

  12. Bu yazdıkların altın değerinde ablacım..Haklsın kızımda bunları hiç yaşamamıştım ama oğlumda tahammülüm yok daha 2,5 yşında ama bazen kırılası ellerimle vuruveriyorum.O kadar kötüyümki şu an..Yıkansam,gözyaşlarımla günlerce yıkansam arınırmıyım acaba

  13. bu aralar uyku sorunumuz nedeniyle benzer durumlar yaşanıyor…Bir an önce geçip gitmesi dileğiyle…

  14. sinem şamlı says:

    Ağladım ağladım ağlıyorum….

  15. Selamlar…
    Yazılarınızı beğeniyorum. Ama bu yazı bana çok uzak. Yüreğimi acıtmadı. Varmı böyleleri diye kızdırdı aksine. Ben oğlum uyurken evin sessizliğini sevmiyorum. Onun evi keşfederken (ben yaramazlığı dünyayı keşif diye adlandırıyorum !!!) gözlerinin içinin güldüğünü, yemek yerken beğendiği her lokmayı alkışlamasını, yemekleri karıştırıp tanımak ve yemek için mücadele etmesini, yemek yaparken yanıbaşımda çekmeceleri karıştırmasını görmek istiyorum. İşte bu ve yazamadığım benzer sebeplerden ötürü geceleri çok rahat uyuyorum. Her çocuk bir kez yaşama hakkına sahip. Neden hepsinin yüreği şefkat dolu anneleri olmasın???

  16. Her gece yasadigim ruh hali..ancak bu kadar net ifade edilebilirdi,kaleminize kuvvet..

  17. medine abacı says:

    şuan o kadar isterdim ki o dağınık heryer döküm saçım oyuncaklar yerlerde ama allah nasip etmedi işte bunu bana yaşasaydı 2 yaşında olacaktı şimdi yumuk yumuk elleri yerinde duramayan heryeri dağıtan ve daha neler …….. sabır ve dayanma gücü istiyorum allahtan sadece herşeye rağmen ahiretde beni beklediğini bimek o bana birazda olsa güç veriyo .şuan 4,5 aylık hamileyim dilerim yüce rabbimden o acıları bize bir daha yaşatmaz … herkesden dua bekliyorum

  18. Pek çok kişi gibi ben de tesadüfen sitenize ve yazdıklarınıza vâkıf oldum Cahide Hanım. Bütün yazılarınız vicdan sahibi olanları etkileyecek muhtevada ama hele ki bu beni tam yüreğimden vurdu çünkü daha 1 saat önce sahurda yazınızın başlığındaki cümleyi kimbilir kaçıncı kez aileme karşı kurdum: “onu en çok uyuyunca seviyorum herhalde, doğduğundan beri vaktimin yarısı onu uyutmaya çalışırken geçiyor”. Aslında burada anlatıldığı kadar depressif biri değilim, bebeğimle çok gülüp eğleniyoruz ama aşırı hareketli (belki de normali bu) ve dediğim gibi çok zor uyuyor. Ortalama 1 saat emzirilmeden uyumuyor. Zaten tabiat olarak çok çabuk sinirlenip hemen pişman olan biriydim, şu anda 14 aylık olan kızım doğmadan hemen önce herhalde artık değişirim diye umuyordum ama daha beter sabırsız oldum ve daha şimdiden onun da öyle olduğunu esefle görüyor ve çok üzülüyor, her gece kendime sözler verip ilk zorlukta içimden çıkan sinirli ifrite teslim oluyorum. Sonra Allah’ın bir sürü insanı evladı ile ne kadar zor imtihanlara tâbi tuttuğunu hatırlayıp ya da annem tarafından uyarılıp silkiniyor ve şükrediyorum, hakikaten ben bu nimete hiç de lâyık değilim ama yüce Rabbim ne kadar lütufkâr diye düşünüyorum. Ben ne ona, ne bu melek yavruya layık değilim ve Bangladeşten yazan zâtın anlattığı korkunç hikaye gibi bir şey başıma gelecek diye de ödüm patlıyor… Allah bütün ebeveynlere sabır, yavrulara da iyi baht nasip etsin şu kadir gecesi hürmetine…

  19. zafer erciyas says:

    Merhaba hanımlar,
    Ben ailecek Bangladeşte yaşayan ve arasıra özlediğim anadolu lezzetlerini evimde denemek istediğimde bu siteye erişmiş bi
    risiyim. Yukarıdaki yazıyı cok beğenince şu tecrübemi sizlerle paylaşmak istedim. Amcaoğlu kuzenimin yavrusu 2,5 yaşında iken bilinmeyen bir sebeple sürekli uyumaya başladı. önce hastane sonra baş edemeyince evde 20 ay annesi bebek gibi baktı çocuğa burnundan girilen sondadan enjekte ettiği çorbalarla besledi. altını bezledi. çocuk yatakta uyuyarak büyüdü arasıra solunum cihazına bağlanacak kadar zorlandı. evin bir odası onun için yoğun bakım ünitesi idi. baba Ali Babacan ın koruması bir polis memuru idi. bu vesile sayın bakanın gittiği her ülkede elinde tahlillerle bir kurtuluş yolu aradı durdu çocuğuna. ve bulamadı, birgün Allah emanetini aldı. o gün bugündür çocuklarımı uyurken severken, hayırlısı ile uyansınlar diye dua ediyorum.

  20. Sürekli meşguldüm o kadar sene
    Seninle doyasıya oynayamadım.
    Sen beni çağırdın gel oyna diye,
    Ben bir türlü zaman ayıramadım.

    Giydirdim, doyurdum, seni kolladım,
    Sadece bunları yeterli sandım,
    Bana oyuncağını getirdiğinde,
    Ben seni çoğu kez, başımdan savdım.

    Yatağa yatırır seni okşardım,
    Sen uyur uyumaz hemen çıkardım.
    Şimdi o günleri çok özlüyorum,
    Keşke bir dakika fazla kalsaydım.

    Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk,
    Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk,
    ona dokunmak için uzandığımda,
    Ellerim boş kalır yüreğim buruk.

    Artık ne resimler, ne de oyunlar
    Ne “İyi geceler”, ne sarılmalar,
    Hepsi çok geride, ulaşmak zor,
    Yaşanmadı sanki o güzel yıllar.

    Artık hiç işim yok, yapayalnızım.
    Günlerim çok uzun üstelik bomboş
    Keşke istediklerini bir bir yapsaydım
    Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş.

    1. Çok severim bu şiiri. Hayatımızın bir bölümünde mutlaka pişmanlıklarımız oluyor. tamamen engellemek mümkün mü? sanmıyorum…

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: