Sevgililer günü nereden çıkmış?

Tarihçesi Roma İmparatorluğu’na dayanan Sevgililer Günü, yıllar geçtikçe yavaş yavaş sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika’da Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi.

Bu günle ilgili ilgili en yaygın görüş şöyle:

Sevgiler Günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

Aziz Valentine günü

İmparator 2. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ı Hıristiyan şehitliğine gömüldü.

Aynı zamanlarda Roma’daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı’nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seremoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hıristiyan Kilisesi’nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı’nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar.

Saint Valentine ve sevgililer günü

Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının ondördünde kutlanan Sevgililer Günü’nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş çeşitli efsane ve hikayeler var. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hıristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine’nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine’nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine’i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496’da Papa Gelasius Aziz Valentine’i onurlandırmak için Şubat 14’ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir.

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 5 Comments »

5 Yanıt to “Sevgililer günü nereden çıkmış?”

  1. Urfa Tutkunu Says:

    Ablacığım bu güzel yazı için sağolasın. Böylece nereden geldiğini tam olarak öğrenmiş olduk. Yine ne kültürümüzle ne de dinimizle alakası olmayan tuhaf bir gün!
    Bu yıl Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) doğum günü olan Mevlid Kandili de aynı güne denk geldi. Yazık ki bu konuda talihsiz bir açıklama yapıldı. Şokla dinledim. Bize ne elin adamının valentines day’inden. Biz Mevlid’i kutlayalım, Efendimiz’e dualar edelim, salevatlar getirelim.
    Bir de şu var ki, bu tip günlerin toplumda giderek yaygınlaşması ile maalesef bencillik de artıyor. Herkes adeta kendini düşünüp etrafını görmez hale geliyor. Böyle günlerden haftalarca önce başlayan reklamlar-satışlar-duyurular-kampanyalar tamamen para tuzağı olup insanları sömürmeyi amaçlıyor. Adamlar işinin gereğini yapıyor, buna bir diyecek yok. Peki ama bizim Allah’tan korkar kuldan utanır halkımız bu tuzaklara nasıl düşüyor? Ben asıl onu anlamıyorum. Şöyle ki bu insanlar anneler günü safsatasını cici gösterip yaymaya çalışırken hiç mi düşünmezler bebek sahibi olamayan bir kadının acısını. Ya da evladını yitirmiş bir ananın üzüntüsünü. Ya da Sevgililer günü. Sevgilisi(yani eşi) olmayanların iç geçirebileceği-üzüleceği hiç mi gelmez kimsenin aklına. Ya da sevdiceği eşini vatana şehit vermiş bir kadının yürek yangını mesela. Hiç mi akıllara gelmez bunlar? Allah cümlemize hidayet versin…

    • Cahide Says:

      Çok yerinde tespitler olmuş canım. Aynı fikirdeyim. Bu konuda bir yazı yazmak istiyorum ama çok tepki alırım diye düşünmeden de edemiyorum. Çünkü öylesine benimsemişiz ki bu günleri aksini iddia etmek bile ayıp olmaya başladı 😦

      • Urfa Tutkunu Says:

        Haklısın Ablacığım. Anneler gününde annemize hediye almadığımız için toplumda adeta annesini sevmiyormuş gibi görülüyoruz mesela 😦 Umarım milletimiz uyanır bir an evvel.

        • zehra Says:

          Bismillah
          Sevgili Cahide, ilk kez yazının hepsini okumuyorum. Gerçekten bazı şeyler belirli zamandan sonra insana dayanılmaz geliyor. Hele bu tür olumsuz icatlar, yetişkin çocukları
          olan inançlı anneleri daha derinden yaralıyor. Erkek çocuk annesi olarak bu durumlardan öyle bizarımki , kız annelerindeki rahatlığa şaşıyorum. ( istisnalar hariç tabi )
          Bu konuda yazacak çok şey var amma , Rabbimden, bize
          çocuklarımızı ve uğraştığımız her şeyi göz aydınlığı gönül
          sevinci, bizler için iki cihanda övünç vesilesi etmesini diliyorum. Amin.

  2. yakut Says:

    teşekkürler kardeşim yazı güzel olmuş. kutlayanların dikkatine…


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: