Kokoshabla_com_ad_banner

Madem terkedemiyoruz,insan eti yemeye devam(mı)!!

“Ey imân edenler! Zannın çoğundan kaçının. Şüphesiz ki, zannın bir kısmı günahtır. Birbirinin gizli hallerini araştırmayın. Birbirinizi gıyabında çekiştirmeyin. Sizden biriniz, ölen kardeşinin etini yemek ister mi? Ondan tiksinirsiniz. Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çokça kabul edendir. Çok merhametlidir.”(Hucurat/12)

********************

Pasta,börek,etkinlikleri,sevgililer gününe özel, aşk kokan tarifler etkinlikleri gırla gidiyor.Hepimizde bir gayret bir çaba. Etraf alabildiğine,şeker hamuru,jelatin,çikolata kokuyor! Yalan değil  hepimiz çok maharetliyiz.Elimizden gelmeyen,bilmediğimiz bir şey yok şükür!

Tüm bunlara mukabil bizde, aklımıza gelen,bize göre parlak bir fikirle  Gıybeti terk et  kampanyası başlattık.Wallahi yola çıkarken,hayırdan başka bir şey murad etmedik.

Günlük ortalama 5000 kişinin takip ettiği bir blogta böyle bir kampanyanın yapılması çok hayırlı olur düşüncesindeydik. Zaten takip eden çok, diye kapı kapı dolaşıp duyurma gereğide duymadık.İlgilenen/ilgilenmeyen,sayfalarında duyuran/duyurmayan,kampanyaya katılan/katılmayan tüm arkadaşlarımızdan Allah ebeden razı olsun.

İtiraf edeyim; Kampanyaya katılım fazla olmadı.

Kendi adıma söyliyeyim,ele,bele sahip olmak, en kolayıymış.Dile sahip olmak kadar zor bir iş yokmuş meğer.Bu süreçte nasıl zorlandım,nasıl kasıldım anlatamam sizlere. Hani her zamanda dikkat etmeye çalışıyordum ama asla tam olmuyormuş.Kampanyayı başlatan olarak, her konuştuğum kişiyi uyardım, evde azami dikkat etmeye çalıştım.

Bazı arkadaşlarımı gıybet yaparız korkusuyla arayıp soramadım (aczime bakar mısınız:( ) Ama kendi kendimin hakkını yemiyeyim, oldukça büyük bir aşama kaydettim.Gıybetin gerçekten bir alışkanlık olduğunu farkettim.Kendinizi bu konuda engelledikçe,zamanla gıybet etmek size daha kötü bir iş gibi geliyor ve gıybet ettiğiniz zamanda suçluluk hissediyorsunuz.

Gelelim sizden gelen mesajlara; her ne kadar beklediğim kadar olmasa da buraya alıntılamayacağım kadar mesaj geldi.

Beni üzen ise, gelen mesajlardan bir tanesinin bile “başardım” diyememesiydi.

Örneğin Feride Rumuzlu bir arkadaşımız:

“Selamlar arkadaşım ben bu 21 gün içerisinde kendime dikkat etmeye çalıştım Genel olarak dedikodu yapmamaya ve yaptırmamaya çalışırım ama ne kadar çabalasamda malesef dertleşme adına dedikodu yapılıyor.
Hani para biriktirmek için kumbaraya her gün ufak miktar para atarız belli zaman sonra bir bakarızki ne kadar büyük miktar olmuş dedikoduda ben bunu gördüm arada bir kaç kelime derken toplamında ne yazıkki bayağı bir çok oluyor.
Ve şunuda daha iyi anladım ki dedikoduyu önlemek gerçekten zormuş karşında sevdiğin biri en yakınını dertleşmek için sana anlatıyor sus diyemiyorsun bazen aynı yanlışı kendimde yapıyorum.” Demiş.

Rabia rumuzlu kardeşimizin maili çok uzundu kısaca:

“sen bi kampanya başlattın.gıybete hayır diye.gerçektende öyle gıybete hayır.bir kaynanam ve iki eltim var.aynı apartmanda oturuyoruz.oturmasak dahamı iyi olurdu diye düşünüyorum bazen.çünkü kaynanam inanılmaz derecede dedikodu iftira ve laf taşıma konularıyla meşgul.benden alıp öbürlerine söylüyo öbürlerinden alıp bana diyor.iftira atıyor.yapmadığım şeyleri yaptı etti diyor.insanların arkasından onları gülüyor dalga geçiyor.ben bu kadınla nasıl baş edicem bilmiyorum.

Evdeyim namazımı kılıyor oruçlarımı tutuyor kuran okuyorum.ama ille biri gelip ki bu genelde kaynanam olur bana başkalarını anlatır anlatır gider.geriye ne kıldığım namaz ne tuttuğum oruç ne okuduğum kuran kalıyor”

Bunlar onlarca mailden seçtiğim,sadece iki tanesiydi.Ve maillerin hemen hepsi gıybeti terk etme konusunda başarısız olduklarını,kendileri yapmasalarda,yapanlara engel olamadıklarını anlatıyorlardı.

Tamam anlıyorum,biliyorum,bende farkındayım ki; bu iş çok zor.Peki ne olacak? Ne yapacağız yani,terkedemiyoruz,bu iş zor deyip insan eti,daha kötüsü kardeş eti yemeye devam mı edeceğiz? Karşımızdakini kırmamak adına engellemeyip,yalnız gireceğimiz kabri,ahiret yurdunu berbat mı edeceğiz?

En iyisi ben susayım Efendimiz (s.a.v) konuşsun:

Dilin afetleri

Ebu Said el-Hudri r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : İnsan oğlu sabaha vardığı zaman bütün uzuvlar dil’e yalvararak şöyle derler : Bizim hakkımızda Allah’tan kork ; çünkü biz ancak seninle kaimiz, doğru olursan doğru oluruz, eğri olursan eğri oluruz. TİRMİZİ : 4.C.2518.N

Ukbe b.Amr r.a’dan.Dedi ki: Rasulullah s.a.v’e,Ya Rasulallah ! Kurtuluş nedir ?  S.a.v buyurdular ki : Diline hakim ol …)TİRMİZİ : 4.C.2517.N

Muaz İbn Cebel r.a’dan. Dedi ki : Bir sefer de Peygamber s.a.v ile beraberdim.Yürümekte iken Resulü erkeme yakın bulundum……. Dedim ki ; Ya Rasulallah ! biz konuşmalarımızdan dolayı da hesaba çekilecek miyiz ? Resulullah s.a.v buyurdular ki : Annen hasretine yansın ey Muaz ! İnsanları yüz üstü cehenneme sürükleyen dillerinden başka bir şey midir zannediyorsun .
TİRMİZİ : 4.C.2749.N

Allah Resulü s.a.v’e “……..Ya Rasulallah ! insanları en çok cehenneme sürükleyen şey nedir?, diye soruldu. Rasulullah s.a.v : Ağız ve ferc’tir, buyurdular “ )
TİRMİZİ : 3.C.2072.N

Sufyan b. Abdullah es-Sekafi r.a’dan. Dedi ki : Ben Rasulullah s.a.v’e ; Ya Rasulallah ! … Benim için, kendisinden en çok korkacağım şey nedir ? diye sordum. Rasul-i Ekrem dilini tutarak “ işte budur “ buyur-dular.
TİRMİZİ : 4.C.2522.

Dilini tutana cennet müjdesi
Sehl b.Sa’d r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : “Kim bana iki çenesi arasındaki ile, iki bacağı arasındaki hakkında teminat verirse, ben de ona cenneti teminat ederim.”
TİRMİZİ : 4.C.2520.N

Akıllı insan, konuşmalarını hafife almayan kimsedir… Ve yine akıllı insan dilin afetinden çokca korkan insandır.

Ve nihai  söz:

Küçük beyinler kişileri konuşur, orta beyinler olayları, büyük beyinlerse fikirleri konuşur!

Cahide

ardeşen meslek yüksek okulu için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Biz toplum olarak hatayı başkasına yüklemekte ,kendimizi de dev aynasında görmekte çok becerikliyiz ki dedikodu da bizi felakete götüren bu tür davranışlardan sadece birisi. Dedikodu gibi hastalık belirtisi olan bir davranışı yaparken elimize ne geçer daha doğrusu elimizden neler alınır basitçe bunu bile kavrayamıyoruz.Oysa ki her insan hata yapma özelliğine sahiptir beşer şaşar. Dolayısıyla bu empatiyi yapabilmeli insanlar.Tabiki toplumu ve sosyal hayatı etkileyen kitlesel suçlar ve hataları insanlar tedbir almak açısından konuşabilmeli. Diğer türlü gıyabi Konuları küçük bir beyin aktivitesi olarak değerlendirmek adaletli olur. Çünkü hata yapma özelliğinden insanı soyutlamak fıtrata kafa tutmaya benzer .Karşınızdaki sizi kızdıracak davranışlarda bulunsa bile size iftira bile atsa zaten siz öyle olmadığınızı bildiğiniz için kendinize güvenip yola devam edersiniz ki kötülük yapan her durumda kendisi kaybeder. Şöyle düşünün sizinle kaliteli,Allahcc.’un rızasını kazanmak üzere bir sohbet edebilenve davranabbilen ve her insan hata yapar diye düşünen biri olmak yerine sizde kusur aramak için yola çıkıyorsa bir insan o insana ancak acınıp dua edilebilir. Tabi ki siz bunları yaptığınızdan ya da yapmadığınızdan ne kadar emininiz? Bu durumda nefis objektif bir ayrımı ne kadar yapabilir? Dolayısıyla o kişi bile olsa suçlu zaten Allahcc.katında zarar edenlerden oluyor siz de onun dedikodusunu yaparsanız onunla aynı seviyeye düşmüş olur ,Şeytanı sevindirir,hem bu dünyanızı yok edip psikolojinizi bozar hem de öteki dünyanızı yok edersiniz.dedikodu etmekle kendine güvenmeyen aciz bir kişilikte olduğunuzu kanıtlamış ve Allah’ın emirlerini Açıkça çiğnemekten öteye de gitmediğinizi ilan etmiş olursunuz.Çünkü illaki etrafınızdaki kişilerle sorun yaşarsınız bunu engelleyemezsiniz. Karşımızdakine söyleyemeyeceğiniz düşüncelerinizi arkasından zikretmek sizin cesaretsiz ve korkak olduğunuzu gösterir.yüzüne söylemek de kalbini kırar.çok kötülük görüyorsanız anlamıyorsa iyilikten o zaman mesafe koymak ve ağzı kilitli tutmak kendi eksiklerimize daha çok meşgul olmak en mantıklısıdır.bazı insanlar krizleri çok iyi yönetirler biz de bunu islami şekilde uygulayabilmeli ve hemen sahabe bu durumlarda ne yaparmış Peygamberimiz sav. bu durmaları nasıl aşmış diye düşünüp başkasının ayıbını dillendirmek yerine kendi eksik bilgilerimizi tamamlamak için fazla fazla İslam ahlakını okumalıyız.Ancak ahmak olan insan kendisine kötülük yapmış kişinin gıybetini yaparak onun bir de günahlarını kendi hanesine yazdırır. Üstelik gerçek kötülüğü bizim yapmadığımız ne malum. Sadece bize kötülük yapanın değil herkesin ,toplumların ,ırkların geneline laf Söylemek de ayrı bir konu. Mesela Amerikan halkı engellilere saygılı onları düşünerek biz kesinlikler saygıyı bırakın engellerine engel katmakta ustayız. Aslında düşünüldüğünde ne kadar bencil olduğumuzun en büyük göstergesi de engellilere olan duyarlılığımız. NAMAZI kılıp orucu tutunca Kapımızı kapatıp dedikodu etmeyince de bitmiyor bu işler. Eğer toplumsal bir yara varsa ona kulakları tıkamak en büyük Günahlardan değil mi? Genellikle hep namaz , Oruç, , zekat gibi bahislerden konuşulur konuşulmalıdır da ancak toplumumuzun kanayan Yarası engelliler hiç bir Müslüman kardeşimizde konu edilmez. Internet sitelerinde gezinirken bile islami konularda hiç bahisleri Geçmiyor. Oysa yol açmak bizde sadakayken daha hastanelerimizde bile rampa yok. Engelli çocuklar Okullardaki erişim eksikleri Yüzünden okula bile gidemiyorlar. Acaba kaç anne engellilere ilişkin bilgi edinip çocuğunu nasıl eğiteceğini öğretiyor çocuğuna? Eğitimimiz “Evladım yaşlı bastonlu amca görünce elindeki eşyaları al , onu Karşıdan karşıya geçir ” demekten öteye gitmiyor, yol açmanın sadaka olduğunu bilmek de yoldaki Taşı kaldırmak anlamını taşıdığını düşünmekten öteye gitmiyor. Ne kadar sığ ve sabit fikirliyiz ki Amerika’da 7 yaşındaki bir çocuğun engelli ve yol açmakla hakkında bildiklerinin 10’da birini bile bilmiyor bir de kendimizin Yaşlılara muhtaçlara onlardan daha çok sahip çıktığımızı iddia edebiliyoruz.Orada engelli olmayan biri bir rampanın kenarı aşınmış diye hemen yetkilileri Arıyor hemen o saatlerde sorun çözülüveriyor. Bizde bizzat engelli olan eşim yasalarda ön görülmesine rağmen rampa yapılmayan apartman girişini baş varmadığı mercii kalmamasına rağmen 7 aydır rampa yapılacak diye bekliyor. Kaç defa yere Düşüyor. Geçenlerde bir hoca dinliyorum, aslında reddiye yazılmalı o hocaya diyor ki ” engelliler sakatlar şikayet etmesinler, devlet bize yardım etmiyor diye laf söyletmesinler hallerine şükretsinler daha kötü olabilirler her zaman” gibi birebir aynı değil yazdıklarım fakat ilk baştaki söylediği iki unsur birebir aynı. Bu durumda ben ne düşünmeliyim. Elbette benden daha zor durumda Olanları düşüneceğim de böylesine hassas bir konuda insanın bu ne perhiz bu nelahana turşusu diyesi geliveriyor. En basit bir rampayı bile hastane gibi bir sağlık Alanında beklemek de mi devletten beklemek? Ne heykeller ne kuleler ne dinazorlar dikiyorlar da bir engellinin evinin önüne zaten yasal Hakkı olan istediği bir rampa mı onları yoruyor? Aile ve sosyal politikalar bakanlığının resmi sayfasında Kanunların ön gördüğü şekliyle binaların nasıl engelli erişimine uygun olması gerektiğini rampanın eğiminin derecesine kadar verip nasıl yapılması gerektiği yazılıyor ama ne evlere ne de devlet kurumlarının önlerine rampalar yapılmıyor sonra engelli insan bunları hatırlatınca suçlu oluyor.Biz de vergi veriyoruz iş o kadar çirkinleşecekse. Bu benim hem yasal hem insani hakkım. Eşim ne markete ne hastaneye ne de her hangi bir özel ve tüzel bir kurumun binasına giremiyor kendi ülkemizde. Ama tüm Amerika’yı tek başına dolaşabiliyor. Anlamıyorum sırf bunun için bir devlet kurumu kur, sonra o kadar şube aç ama okullara bile rampa yapılmasın, bir hastanenin önüne bile rampa yapılmasın bir de biz şöyleyiz biz böyleyiz deyip kendilerini ölsünler halk da ülke de .Bir hoca bile bizde sadaka olan bir durumu böyle anlatırsa cemaat ne yapmaz. Ki zaten cemaat de (halk) aynı hoca ve devlet kurumları gibi duyarsız. Eşim bir markette bastonuyla Yürürken yemin ederek söylüyorum ki istisnasız herkes gelip eşimin bastonuna çarparak eşimin sendelemesine neden oluyor yol vermiyor.bir Tesettürlü bile bunu yapıyor. Ya yeri geliyor bir arkadaşın bile beraber bir yere gittiğimizde senden sıkılıyor yavaş yürüdüğünde de basıp gidiyor birdaha seninle bir yere gitmiyor. İşte bir Amerikalı tek bir Amerikalı arkadaşımız bile bunları yapmadı bize. Arkadaşımız olsun Olmasın istisnasız herkes bize aynı saygıyı gösterdi de bir marketin hastanenin koridorundan bir geçerken yanda geçecek kocaman alan OLMASINA rağmen bizi geçip gitmedi hiç biri. Bir çocuktan bile bunu görmedik. Bizdekiler yanında ben olmasam eşimi yere düşürecek kadar aceleleri var o kadar insanlıktan çıkmışlar ve saygısızlar. Ama Amerika’da bir kişi bile bize bu saygısızlığı yapmadı ha yaptı nerede yaptı biliyor musunuz helal et almaya gittiğimiz bir Arap marketinde ve bir camide.şimdi biz çok ahlaklıyız ama o ülkeler çok Ahlaksız öyle mi? Adamlar istisnasız tüm kaldırımlarını binalarını okullarını her yeri rampalı ya da dümdüz girişli yapmışlar her yerde engelli park yeri ve mutlaka park yerinin yanında engellinin tekerlekli Arabasının inebileceği ve rahat hareket edebileceği kadar 2 metrelik bir boş alanla birlikte engelli park yeri yapılmış. Amerika’da bir caminin önündeki engelli park yerinin o 2 metrelik alanı yok zaten o park yerine de engelli olmayanlar park ediyor .bir dahaki gidişimizde de camiyi telefonla arayıp Geleceğimizi ve park yerine engelli olmayanın park etmemesini söylediğimizde de orası bir sandalye konularak kapatılıyor. Hiç bile amerikalının marketinde okulunda hastanesinde böyle Saçma ilkel bir tedbire gerek kalmıyor çünkü zaten engelli olmayan oraya park etmiyor. Zaten engelli olmayan park etmişse fotoğrafını çekip polise maille gönderiyorsun plakadan çok büyük meblağda bir ceza veriyorlar. Biz yine de orası bir cami olduğundan bunu yapmadık. Ama aslında yapmak gerekirmiş. Ülkemize döndüğümüzde de zaten bırak hariçten 2 metre Alanlı engelli park yerini engelli park yerini bile bulamıyoruz.tek engelli park yerlerini alış veriş merkezlerinde görebiliyoruz. Bir de ne yazık ki o İsrail filistini bombaladığı zamanlarda gündemimizde olan malum firmaların bahçelerinde görebiliyoruz. Bu durumda suçu kimseye bulmamalıyız. Ne apartmanların önlerinde ne okullarda ne hastanelerde ne marketlerde . Bir komşu bile Arabasının iniş çıkışını daralttın diye kışın karlar sular dağılmasın diye apartmanın girişine koyulan Halılar eşimin ayağına takılıp düşürdüğü için çektirdik diye bize ayağı ıslandığı için söylemediği Lafı yapmadığı imayı bırakmıyor.Avm lerdeki park yerleri ise ayrı işkence,önüne aynı Amerika’daki camide olduğu gibi başkası park etmesin diye kuka konuluyor ya da zincirle kilitleniyor engelli bile oraya arabasını park edemiyor vs. Vs. Kısaca ülkemiz hudutlarına girerken “dikkat engelli yaşayamaz “Yazısı asılmalı ki engelli bu ülkelerden daha “Ahlaksız “olan gelişmiş Ülkelere kaçsın.amerikada bir hastanede 65 tane engelli park yeri vardı saydık. Hayır Amaçlı kilise hastanesinde bile ben , Ülkemde görmediğim hörmeti ilgiyi alakayı ve öz veriyi gördüm . Her halukârda hangi konuyla kıyaslamam biz daha saygısız yalancı ve ikiyüzlü görünüp bizim dinimizdeki emirleri Fazlasıyla yapanların onlar olduğunu görüyorum. Bunların sonucunda da bizim Müslüman olduğumuzdan şüphe duyuyor, ne kadar Allah’a karşı nankör olduğumuzu görüyorum. Ya Katolik Medical Center diye bir hastane de bir form vermişlerdi hastalıklarımızda alakalı alakasız tepeden tırnağa tüm vücudumuzu inceleyen sorular vardı, bir saat filan sürüyordu doldurmak onu evde unutmuşuz. Görevli kadına evde unuttuğumuzu söyledik o da ne desin utana sıkıla ” tekrar doldurmanız gerekiyor, bunun için özür dilerim ” dedi.bizde olsa o gün gider başka gün gelirsin sırf o kağıt Yüzünden. Sürat asar seni azarlar vs. Bir hastayı 60 dakika muayene ediyorlar. Hiç para almıyorlar. Fakirlere bile ülkelerinde onlar bizden daha çok sahip çıkıyorlar , fakirler için her markette bir sandık var oraya insanlar marketten aldığı yiyecek içeceği bırakıyor ne veren belli ne alan,insanları ne arabalarından ne giyimlerinden zengin mi fakir mi anlaşılmıyor ,hastanelerindeki doktorlar bilgisayara yazı yazarken hastasından”sizinle göz teması kuramadım”diye özür dileyecek kadar nazik ve saygılı ,hastanelerindeki her Görevli sanki siz Dünya’nın en önemli insanıymışsınız,bir başbakanmışsınız gibi hizmet veriyor size ,eğer masrafları ödeyemeyecekseniz hastane ,7yıldızlı otel hizmeti gibi verdiği hizmetten hiç para almıyor.bizim ülkemizde para alınmadan nereye ? en başta para istenir, orada ise en son evinize gelince para istenir Çünkü insan orada daha değerli. Bir meclise elinizi kolunuzu sallayarak girebiliyorsunuz ve bir millet vekilinin size espiriler yapabildiğini gayet normal ve halktan biri gibi giyindiğini ,bizdeki 1 milyoncu gibi 1dolarcıdan Çorap aldığını, sizin yemek masanıza gelip boşsa oturabilir miyim diye izin alabildiğini,hiç birinin korumasının olmadığını Görüyor ve şaşırıp kalıyorsunuz, adamlar seçimler geldiğinde bile ne bayrak dikiyor ne de ben bunu yapacağım diye kafa ütülüyorlar . zaten herşeyleri yapmışlar da engellileri filan aşmışlar millet vekilleri yılda sadace ikiyüz dolar Maaş alıyor yani sembolik Maaş Alıp ülkesi için çalışıyorlar.artık siz yorum yapın.tepeden tırnağa herkes mütevazi . Adam çok zengin ama eski model ekranı kırılmış Nokia telefonu hala çalıştığı için kullanıyor çünkü bizdeki gibi şekilci değiller. Çarşaflı kadınlar her halde Dünya’da en rahat orada yaşayabilirler. Sigara içen sadece üç beş kişi görebilirsiniz ,a dan z ye her konuda saygılı insan oranı bizim toplumumuzdaki saygılı insan oranından fazla demek bile az kalır. Bizde saygılı güzel ahlaklı sakin Sabırlı otokontrollü insan parmakla gösterilir oralarda yüzde 90 öyle hatta desek daha yerinde olur. örneğin trafikte kuyruk olsa bile o insanlar korna çalıp Başkasını rahatsız etmekten imtina ediyorlar. Bir trafikte insan rehabilite olur mu işte orada olur.En azından kendi içlerinde bunu yapabilmişler biz daha kendi içimizde bile bunu yapamıyorsak bir de onları nasıl eleştirelim ki? Herkes tembel tembel oturuyor bütün teknolojik gelişmeleri onlar yapıyor,herkesin ağzında bir sigara bir de dedikodu onlar ise kendi işleriyle uğraşıyorlar. Bunu söyleyince de onlar üretiyor o sigarayı ama buralara satıyorlar diyorlar içme kardeşim içmemek senin elinde. Onlar bozuyor bizim ahlakımızı, diyorlar Öğren kardeşim dinini sıkı sıkıya sarıl bakalım. Allahu Teala ayetinde bildirmiş eğer dinimden vazgeçerseniz ibadet ederken bile kalplerinize korku salarım diye. Ama müjdesini de vermiş eğer sabah namazlarını cuma cemaati kadar doldurursanız dininizi taviz vermeden yaşarsanız sizden önceki kavimlerde olduğu gibi güçlenirsiniz diye. Yani kısacası bizim Güçsüz olmamamızın tek nedeni biziz. Eğer ki engellilerden tutun da her konudaki görgümüz bilgimiz biz dinimize nankörlük etmeseydik Örnek teşkil ederdik de Şu Hristiyan ve yahudilerden korktuğumuz kadar Allah’tan korksak ,onları suçladığımız kadar kendimizi suçlasak zaten dedikodu da yapmazdık. Tesettürlü Bir tanıdığım bile Çarşaf giymeyi eleştiriyor rüzgarda orana burana yapışıyormuş diyor sonra da tabi giyebiliyorsan güzel diyor kendi kendini ifşa ediyor da taa kutuplarda nasıl Çarşaf giyinirmiş soğuktan donmadan nasıl çarşafla yaşanırmış bunu soruyor, facebookunda da namaz kılmaya örtünmeye davet ediyor kişileri, onun bunun sözünü kopyalayıp yapıştırıyor. Ben de o da şu da bu da hepimiz hep bir eksik bulma peşindeyiz. o zaman bilim Adam’ı olun kardeşim üretin rüzgarda yapılmayanını sıcak tutanını da artık Çarşaflı Kardeşimi rahat bırakın. Bir Amerikalı bunu dese ceza alır kimlikle alakalı eleştiri yaptığından. Televizyonlarda her gördüğünüze inanmayın . Bütün filmlerinde sigara içerler başörtü eleştirirler ama o filmler sadec Dünya’ya Göstermelik uyanık olun arkadaşlar. Ülkelerin başlarındaki Kişilerin suçlarını da tüm insanlara atfetmeyin. Bizim dinimizin emirlerini biz yapalım artık .Irkçı mırkçı olaylar diyeceksiniz eminim.işte yine kendi kusurumuzu görememe diyeceğim ben de.Daha bugün Urfa’da Suriyelileri istemiyoruz diye miting yapmak isteyen insanlar olmuş,bir suriyeliye bıçaklamışlar.Kürtlere desek suçlu suçsuz hepisini hemen ne kadar kolay yaftalayıveriyoruz.türk halkında vatanına ihanet eden onun bunun ayağını kandırmaktan tutun da her bir kötülüğü yapan en basit halktan en tepedekine kadar her türlü insan çeşidi yok mu? Balık baştan kokar deniliyor ezberlenmiş. Balık her yerden kokuyor bizim ülkede. Biz nasılsak öyle yönetiliriz (hadis) Bizim toplumumuzda bir ırkçılıktır gidiyor ama kimse bunun farkında değil. Çünkü her olayı televizyondan öğrendik diye kendimizi kandırıyoruz.televizyon size o haberi nasıl vermek isterse o beyninize öyle işleniyor. suriyelilerden jipleri olanlar varmış Eee halkı savaş altındayken ,fakir o kadar memleketlisi varken o kişiler nasıl o jiplere binerlermiş. Şimdi de bu dedikodu almış başını gidiyor,sanki moda gibi. Hemen birisi bir kuyuya bir taş atıyor diğerleri de peşinden gidiyor ama kimse İslam tarihini okumuyor peygamber efendimizin Irkçılık hakkında ne düşünür ne yapar ne söyler, gayri Müslimlere ne yapar diye düşünmüyor. El insaf ya kendimizin dışındaki her insan haksız biz HAKLI, her millet suçlu biz suçsuz . Kimsenin de aklına bizim ülkemizde de bir Kısım insan jiplere binerken ,köşklerde villalarda,saraylarda otururken Diğerlerinin sefalet içinde bir hayat yaşadıklarını aklına getirmiyor. Kimse bir çok konuda bir Hristiyandan bile daha geride bir ahlaki kültür içinde olduğunu düşünmüyor.Aman düşünürse de nefsinin incileri dökülür. Dolayısıyla da dedikodu yaparken de başına gelen musibetleri kendinin hak edebileceği ya da hak etmese bile Allah’tan gelen bir imtihan olduğunu ya da belki suçlu olanın kendisi olabileceği fikrini üretemiyor. O nedenle bence fikir üretebilmek o meşhur sözdeki gibi en büyük beyin davranışı. En kolayı dedikodu yapmak, en zoru size kötülük yapılsa bile hayır dua edip bir imtihan olduğunu Hatırlamak ve o insanı hata yapmaması için doğruya yöneltmek . Ama daha kendisi doğru değil ki çünkü kendini peygamber gibi Hatasız sayıyor bizim insanımız. Karşımızdakine ders vermek yerine kendimize ders vermemiz nefsimize haddini bildirmemiz gerekiyor. En kolayı bir Hristiyan Alman, Suriyeli,Kürt vs. Toplumu suçlamak en yapılması gereken se onları Müslümanlığa davet etmek . Ama adam bir kendi ülkesindeki temizliğe düzene saygıya bakacak bir de bize , Müslüman olur mu? Vallahi arkadaşlar o kadar Amerikalının sofrasına oturdum bol bol vakit geçirdim daha ne bir dedikodu duydum ne de rahatsız edici bir ima gördüm.elbette istisnalar var ancak onlarda mumla ararken bizde .. Kendi ülkedaşlarımla buluşmalarında ise genellikle hep dedikodu duydum. Çok büyük bir gafletteyiz. Ne olur şu kendimizden başka herkesi suçlama huyumuzdan HIZLA vazgeçelim. En son olarak
    “Kula bela gelmez hak yazmadıkça
    Hak bela yazmaz kul azmadıkça
    Hak kulundan intikamın kulu eliyle alır
    İlm-i ledün bilmeyenler anı kul yaptı sanır.
    Diyerek bu mısraları da eklemek isterim. Öyle bir devirdeyiz ki ne peygamber ahlakından ne de Dünya’dan ,en önemlisi ne de kendimizden haberimiz var.Bizde sadaka olan şeyleri Hristiyanlar yaparken , biz , bize sığınanlara bile sahip çıkamıyorken acaba o dünyevi güç bizim elimizde olsa biz ne suçlar işleyeceğiz bundan bile emin değilim.Allah cc. bizi aciliklerimizden haberdar edip en kısa zamanda bu hastalıklarımızı tedavi etsin.

  2. Ben de yazı için teşekkür ederim, İsmimdeki linke ve o linkteki yazıları okumaya sizleride beklerim. Sağlıcakla kalın.

  3. Cahide Ablam en buyuk kanayan yaramiz giybet maalesef. Zinadan alkolden uzak durma noktasinda ne kadar titiz de olsak giybet hayatin icine alinabilirligi acisindan cok daha tehlikeli ve gerekli hassasiyeti gosterme adina surekli tazelenmek, yenilenmek, imanimiza iman eklemek gerekmekte. GEcen haftalarda sohbet konumuz giybetti. Ablalarimizdan bir tanesi o zaman dagda yasayip kimseyle konusmayalim deyince anladim ki uygulama noktasindaki esas sikinti baska konularda konusamamaktan belki de baska konularda cok da fazla bilgi sahibi olmamaktan geliyor. En son cumlen bunu ne kadar da guzel acikliyor. Rabbim ilmimizi arttirsin. Ilim asigi etsin bizleri. O kadar ki insnalar hakkinda konusmaktan haya edelim ilim muhabbetleri dururken.
    Allah kabul etsin insallah. Hissesini alan almistir eminim ki. Rabbim yasaklari konusunda hassasiyetlerimizi arttirsin. Takvamizi korusun.
    Muhabbetlerimle.

  4. bri karakterin oturmasi icin 40 gun gerekirmis Cahide Abla, tekrar baslat kampanyayi bence.

    Biz burda genclerle giybet ve yalani hayatimizdan cikarmaya yonelik haftalik cizelge hazirladik. Kimse kimseyle gunahini paylasmiyor ama giybet ederse ya da pembe dahi olsa yalan atarsa kendi o gunu isaretliyor. Boylece, agzimizdan “kaciveren” sozlere karsi daha duyarli olmayi amacliyoruz. tabi bi de bu dunyadaki ceza olarak da, para veriyoruz. coook oldu baslayali aslinda ama hayatimizdan kaldirabildik mi tamamen? ne yazik ki hayir, ama en azindan farkindalik sagladik, yani teshis ettik, hangi durumlarda daha cok bu gunahlara girdigimizi gorup o ortamlardan uzaklasmaya calisiyoruz. en onemlisi “arkadas” buna karar verdik. biri hakkinda olur da giybete dusersek (konusma ve dinleme) ilk firsatta gidip helallik istiyoruz. zaten o helallik isteme durumu nefse agir geliyor, bir dahaki sefere daha cok dikkat ediyoruz.
    Allah cumlemizin yardimcisi olsun!

    1. Canım benim,aynı konuyu sürekli tek başına dillendirip sevimsiz gibi görünmekte istemiyorum. Ben bu konudan beri değilim.Bu hataya bende sıkça düşüyorum.Bu yüzden en başta kendim için böyle bir şey düşündüm.Takip edenlere karşı, bu konuda vazifemi az buçuk yerine getirdim diye düşünüyorum.ısrar edince kendim çalıp kendim söylüyor gibi oluyorum.
      Şahsen ben dediğim gibi epeyce yol katettim bu konuda.En azından gıybet edildiği vakit,rahatsızlığım hat safhaya çıkıyor.Bu da bir aşamadır inşaallah.

      Kalbin günahtan acıyorsa doğru yoldasın, kalbinde hâlâ beyaz yerler var demektir.
      Gayret eden, dert eden,yüreği sızlayan herkese Rabbimiz yardım etsin…

  5. Uyarıların için teşekkür ederim kardeşim.yalnız şu “herkes ayeti anlayamaz” sözüne kesinlikle katılmıyorum.Zaten hep “kuranı sen anlayamazsın,illede açıklanması gerek” sözleri yüzünden Kur’an’dan bu kadar uzaklaştık. Kur’anı herkes anlayabilir,yeterki gayret etsin okusun,anlamaya çalışsın. Ayetler Rabbimizden,hadisler Efendimiz’den (s.a.v).ben burada o yüce sözleri aktarıyorum sadece.
    Herkesin bir uslubu var.Benim gayet yumuşak yazılmış duygusal yazılarımda var. Hepte yumuşak olmuyor maalesef. Bazen sertçe bir tokatla kendine geliyor insan.

    Gurur kibir bizden uzak olsun.Bu hasletlerden Rabbim’e sığınırım.

    Güzellikler, doğrular Rabbimden,hatalar bendendir.Wesselam…

  6. bu eski bir kampanya aslında 14 asır önce başlatılmış.. 🙂
    imam-ı gazali’nin “dil belası” adlı kitabını öneririm. özellikle gıybet nedir,ne değildir tanımı önemlidir. “gıybet değil ki bu konuştuğumuz biz olanı söylüyoruz” gibi yaklaşımlar içinde olanlar varsa özellikle okumalı:) bir de beni en dehşete düşüren şey,sadece konuşurken toplulukların gıybetinin yapılması..”falanca yerden adam çıkmaz,falancalar da hep böyledir şöyledir” gibi bir lafın ya da önümüzden geçen birine “sırık gibi boyu var” demenin bile gıybet olması..
    aslında gıybetin ne olduğunu kendimize ve çocuklarımıza anlatmak ne kadar zor bu ahirzamanda..:( tv programlarıyla bile normalleştirilirken gıybet..
    ateşi elinde tutmaktan daha zor diyor ya hani..işte öyle..
    Allah hepimizin yardımcısı olsun kamil iman nasib etsin..hepimizi affetsin inşallah..verdiği söze,ettiği tövbeye sadık olanlardan eylesin hepimizi..amin..
    hakkınızı helal edin gözlerinizi yordum..
    saygılar ,sevgiler..

  7. bu eski bir kampanya aslında 14 asır önce başlatılmış.. 🙂
    imam-ı gazali’nin “

  8. selam kocaman yüreklim Allah senden razı olsun
    bende bu süre içerisinde eskisinden daha fazla dikkat ettim ama ne derece başalıyım onu Rabbim biliyor inşaallah çoook başarılı olup ahiretimi garantilemek gibi güzel düşüncelerim var:))
    şaka bir yana bacım sana mail bile atacak vaktim olmadı misafirlerimiz var Türkiye den yengem ve yeğenlerim geldi onları uğurladıktan sonra bir güzel yazarım inşaallah sen de kampanyayı uzat derim ben?
    sağlıcakla kal öptüüüm

  9. ARZUGULER says:

    SELAMUN ALEYKUM ABLACIGIM RABBIM KARDEŞIMIN ETINI YEMEKTEN ALIKOYSUN INŞALLAH ELIMIZDEN GELENI YAPIYORUZ

    1. Bismillah
      Arada bir mevzuyu dile getirip, bizleri uyarmanda inan fayda var sevgili Cahide
      Hiç degilse mecbur kalıp, azda olsa giybet ettiysek, içimiz burkuyo
      Niçin fazla ödeyelim. Degilmi ama ?

  10. Ablam Allah (cc) razı olsun gayretlerin/hatırlatmaların için. Cenab-ı Hak cümlemizi bu illetten kurtarsın/korusun.

  11. değerli kardeşim ben gerçekten anlayamadım onun için biraz açarmısınız dedim. fikirler ve olaylar arasındaki farktan ne anlıyorsunuz açıkçası bazen kafam karışıyor bazı şeyleri anlamakta zorlanıyorum.teşekkürler

    1. Aslına bakarsanız,bu sözü alıntılarken,vurgu yapmak istediğim gıybet eden,devamlı insanlardan bahsedenlerin küçük beyinler olduğuydu.
      Orta ve büyük beyin kısmına pek takmamıştım.Derin düşününce bu sözde kastedilen orta ve büyük beyinlerin birbirinden tamamen ayrılmasının mümkün olmadığını farkettim.Çünkü bazen olaylar ve fikirleri bir arada tartışmak zorunda kalırız.

      Burada bizim yapmamız ve gayret etmemiz gereken küçük beyinlilikten çıkmaktır.
      Falancanın nerede hangi kıyafeti giydiğini konuşmak küçük bir beyinin işaretiyken,bu giyim tarzının insanlara nasıl örneklikler oluşturduğunu konuşmak ve buna mukabil bu yapılanın aslında nasıl olması gerektiği,islamın doğrularını konuşup tartışmakta orta ve büyük beyin hatta sadece büyük beyin kapsamına girer.

      Yemekteyiz tarzı veya güya evlendirme amaçlı programlarda,dizilerde kim ne yapmışı konuşursak minik bir beyin sergileriz.Bu programlar toplumda nasıl yaralara yol açar? önüne geçme noktasında neler yapılabilir? diye tartışabilirsek inşaallah küçük beyinlikten kurtuluruz.

      Esasen olması gereken,her olaya her fikre islam perspektifinden bakıp,islamın potasında eritmektir.
      İşte o zaman Eşref-i mahlukat mertebesine yükselir,büyükler büyüğü bir beyne sahip olabiliriz…

      Titreşim etkisi yapan yorumlarınla tefekkürümü artırdığın için Allah razı olsun kardeşim…

  12. dilek hanımın mutfağı says:

    cahidem yüreğine sağlık çok güzel dilegetirmişsin ah! birde bunları günlük hayatımıza uygulayabilsek .Atalarımız boşuna dememişler eline beline diline sahip ol diye!!Ne gelirse dilden gelir . hayırlı bir5 hafta dileğiyle öocukları öpüyorum hocama selamlar. Kızlar mutfakta cahide ablam örümcek pastamızı beğenmiş mi diyorlar AEO.

  13. S.A.Canım .bu konuyu tekrar karşımda görünce kendime dahada çeke düzen verme konusunda beni cesaretlendirdi. Bir ay başarabilsem gerisi gelir. Ben işe bu günle başladım. Rabbime dilime hakim olmam için dua ediyorum.Başarabilirsem sizinde katkınızı unutamam .Allah Razı olsun.

  14. konuyu biraz açarmısınız orta beyinler ve büyük beyinler arasındaki fark ne biraz anlayamadım. teşekkürler

    1. Yakut hanım aslında sizin ne anladığınızı ve banada ne anlatmak istediğinizin farkındayım.Bu özellikle “orta beyinler” benimde içinde bulunduğum çoğu insanın durumudur.Büyük beyin olduğumu hiç iddia etmedim.Küçük beyinlikten kurtulup,orta beyinle yol alırken büyük beyine ulaşma çabasındayım.Rabbim cümlemizi muvaffak etsin…

  15. s a,ALLAH razı olsun,her ne kadar katılım ve geri dönüş az olsa da okuyan,etkilenen,beyninin bir yerinde saklayanlar olmuştur,duyurmakla faydalı bir etkinlik!! yapmışsın RABBİM tesirini halkeylesin
    selam ve dua ile

  16. Yok Cahide hanım,yemeyelim kimsenin etini…Amel defterimiz önümüze konulduğunda, binbir güçlükle yaptığımız ibadetleri göremeyeceğimizden korkalım mesela…Daha da kötüsü, işlemediğimiz günahlarla karşılaşmaktan…

    Mümine bir hanım olarak zinâdan mutlaka korkuyor ve kaçınıyoruz amma,gıybetin ondan daha fena bir günah olduğunu düşünemiyoruz galiba…işe istiğfar ederek başlamalı,bilerek/bilmeyerek yaptıklarımızdan dolayı Cenab-ı Hakkın affını,ağlayarak istemeli.ibadetlerimizin sevabını,gıybetini ederek hakkına girdiğimiz mümin kardeşlerimize hediye etmeli,imkan bulduklarımızdan helallik almaya çalışmalı.
    Bundan sonrası için…
    Elimizden geldiğince uzlet etmeli belki,madem beceremiyoruz susmayı,yoksa dilimizin altına taş mı koymalı?En mühimi,bu pislikten kurtulmayı çok istemeli ve çok yalvarmalı yaradana…”İsteyin,vereyim” buyruyor Mevlamız,o halde,isteyip de verdiği kullar hurmetine,cümle müminleri gıybetten kurtar ya Rabbi!

  17. merhaba sitenizi yeni kesfettim bu olaydan bihaber kendi kendime bu illetten kurtulmayi hedefledim cünkü yapilan tasinan giybetin etkisinde kaliyor cirkin bi insan oluyordum kismen kendimi arindirdim ha illa cekistireceksem kendimi tutamicaksam en iyi sirdasim esime anlatip birnevi belki kendimi kandiriyorum. ama gecenlerde ben ne kadarda sussamda insanlar üstüme üstüme geliyor. patlamamak icin kendimi tutuyorum bu durumlarda kivirmasinida bilmedigim icin aklimdakini dilime vurup etrafta cirkin gecimsiz soguk bi insan olarak biliniyorum. ne yapicagimi nasil davranicagimi inanin bilmiyorum sanirim bu dünyada insanlarla iyi olmak icin onlar gibi olmak gerekiyor. arinmak temizlenmek en büyük sinav bunu basarabilene helal olsun sevgiler…

  18. nuran hatice bal says:

    Cahide Hanım bildiğimizi tekrar hatırlattığınız için tekrar teşekkürler…eminim herkes(ben de dahil)alması gerekeni aldı ve gayretini artırdı…RABBİM(c.c)sizden razı olsun.Bütün din kardeşlerimin ve benim bu konuda gayretimizi artırsın.Sevgiler….

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: