Üç Kardeşli Adamın Hikayesi

 
Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, bir gün sahabilerine: “Herhangi birinizin, ailesi, malı ve amelleriyle neye benzediğini biliyor musunuz?” diye sordular. Sahabiler de: “Allah ve O’nun Resulü daha iyi bilir” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber de şöyle anlattı:
 
“Sizin herhangi birinizin malı, ailesi ve amelleriyle olan meselesi şu üç kardeşli adamın meselesine benzer: Adamın birinin üç kardeşi vardı. Bu kişi vefat edeceği sırada kardeşlerinden birini çağırarak; “Gördüğün gibi artık ölüyorum. Aramızda bu kadar senelik bir kardeşlik vardır. Peki, söyle bakalım bu kardeşlik gereği benim için ne yapacaksın?” dedi.
 
Kardeşi de şunları söyledi: “Hastalığın süresince sana bakar ve seni hiç yalnız bırakmam. Öldüğünde de seni yıkar, kefenler, kabrine varıncaya kadar tabutunu taşırım. Daha sonra da seni hayırla yâd eder ve soranlara methederim.” Bu kardeş, o kişinin ailesidir. Söyleyin bakalım bu kardeşi nasıl buluyorsunuz?”Sahabiler: “Ey Allah’ın Resulü! Onu pek yararlı biri olarak görmüyoruz.” dediler.
 
Bunun üzerine Hz. Peygamber sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölüm döşeğinde yatmakta olan o kişi, ikinci kardeşini çağırarak ona: “Benim ölmek üzere olduğumu görüyorsun. Aramızda bunca senelik kardeşlik ve hukuk vardır. Bunun gereği olarak benim için ne yapacaksın?” dedi.O da: “Sana ancak diriler arasında bulunduğun sürece herhangi bir faydam dokunabilir. Öldüğünde yollarımız ayrılacak, sen başka bense daha başka bir yola gideceğiz. Bu durumda senin için ne yapabilirim?” cevabını verdi. İşte bu kardeşi de onun malıdır. Bu kardeşi nasıl buluyorsunuz? .”Sahabiler: “Ey Allah’ın Resulü! Biz bunu da pek yararlı biri olarak görmüyoruz.” dediler.
 
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem de devamla şunları söyledi: “Ölüm döşeğindeki adam üçüncü kardeşine: “Görüyorsun ki ölüyorum. Ailemin ve sahip olduğum malımın verdikleri cevabı da duydun. Peki, sen kardeşlik gereği benim için ne yapacaksın?” dedi.Üçüncü kardeş de şunları söyledi: “Ben onlara benzemem. Kabre girdiğinde ve tek başına kaldığında sana yoldaşlık yaparım. Tartı ve hesap gününde terazinin hasenat (iyilikler) kefesini ağırlaştırırım.”Sahabiler buna: “Ey Allah’ın Resulü! O güzel bir kardeş ve iyi bir arkadaştır.” karşılığını verdiler.Bunun üzerine Hz. Peygamber: “İşte gerçek kardeş budur” buyurdular.

Abdullah bin Kürz, Resulullah’ın anlattığını şiirleştirdi

O zaman Abdullah bin Kürz adlı sahabi kalkarak: “Ey Allah’ın Resulü! İzin verirseniz bu anlattıklarınızı şiirleştireyim” dedi.Hz. Peygamber de: “İzin veriyorum” buyurdular. Abdullah bin Kürz o geceyi evinde geçirerek ertesi gün o Hz. Peygamber’in huzuruna çıktı. Sahabiler de oraya topladılar.

Bu şiiri dinleyen Hz. Peygamber ve onunla birlikte, orada bulunan sahabiler ağladılar. Daha sonraları Müslümanlar, Abdullah’ı yanlarına çağırtıp ona bu şiiri okutarak ağlarlardı.

[Hayatü’s-Sahabe, M. Yusuf Kandehlevi]

Bir Cevap Yazın

Bir Yorum Bırakın :)

  1. Keşke o şiir de olsaydı yazının devamında. Çok merak ettim. Amelden başka götürecek neyimiz var ki…

  2. selam bacım
    Allah razı olsun yine çok güzel bir yazı paylaşmışsın bizlerle ben şiiri de merak ettim yayınlarsan çok sevinirim
    Rabbim hepimize o üçüncü kardeş gibi hayırlı kardeşler nasip etsin AMİN
    sağlıcakla kal canım

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: