KURAN ZİYAFETİ

Kur-an dinlemek için site araştırırken bulduğum muhteşem bir  siteyi sizlerle paylaşmasam üzerimde hak kalır diye korktum.Ruhunuzu dinlendirecek seslere Buyrun!

Kur-an dinleyebileceğiniz bir kaç site daha

http://www.listen2quran.com/

http://www.mp3quran.net/eng/

http://www.assabile.com/

http://www.islamkent.com/modules.php?name=kurandinle

Hayırlı cumalar dilerim dostlar…

Cahide

NİŞASTALI UN KURABİYESİ

“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Onlar Sıhhat ve boş vakittir.”

Buhârî, Tirmizî, İbni Mâce

Taslakta bekleyen tüm tarifleri yayınladım.Neden mi? Çünkü kısa bir ara vermek istiyorum.Blog,site çok zaman alan,bazende yorucu bir uğraş.Bilgisayar başında vakit harcarken bazen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan.Yorumlar,cevap verilmesi gerekenler,yazılacaklar…

Her ne kadar faydalı şeyler paylaşsakta,biraz ara vermek kendime daha fazla vakit ayırmak istiyorum.Klavyeden,fareden biraz uzaklaşmak,küstürdüğüm kitaplarımın gönlünü almak,çocuklarıma öğretmeyi ihmal ettiğim şeyleri zaman harcayıp öğretmek istiyorum.Yemekle,pastayla biraz daha az ilgilenmek istiyorum.Üstteki hadisi mümkün olduğunca fazla idrak ederek yaşamak istiyorum…

Merak etmeyin temelli gitmiyorum.Ama ne zaman dönerim onu bilmiyorum.Yani yoruldum,biraz dinlenmeye herkesin olduğu kadar benimde ihtiyacım var.Sizleri Allah için çok seviyorum.Tekrar buluşuncaya dek sizleri Allah’a emanet ediyorum…

Muhteşem bir kurabiyeydi. Çocuklar bayıldı. Bu kurabiyeleri yaptığım gün misafirlerim vardı. Onlarda tarifini aldı çok beğendiler.

Malzemeler

  • 250 gr.tereyağı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı nişasta
  • 2.5 su bardağına yakın un
  • Yarım paket kabartma tozu
  • Bir paket vanilya

Un kurabiyesinin yapılışı

  • Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı ve pudra şekerini elinizle tereyağının rengi değişene kadar karıştırın.(Renginin biraz beyazlaması gerekiyor)
  • Nişastayı katıp karıştırın,
  • Vanilya ve kabartma tozunu ekleyip unu azar azar ilave ederek hamura yedirin.
  • Çok katı bir hamur yapmayın, şekil veremezsiniz.
  • Önceden ısıtılmış fırında, 150 derecede kurabiyelerinizi kızartmadan pişirin.
  • Arzuya göre çıkınca üzerine pudra şekeri serpin.

Diğer kurabiye tariflerim

CAHİDE

CEVİZLİ KURABİYE

“Kim bizim kıldığımız namazı kılar, kıblemize yönelir ve kestiğimiz kurbanın etinden yerse, işte o Müslüman’dır.” [Nesaî]”Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez ve başkalarının zulmetmesine de razı olmaz…” [Buhârî]

Ceviz neyin içine girerde lezzetli olmaz ki? Bol omega 3’ü,sayılamayacak kadar faydası ile Rabbimizin verdiği eşsiz nimetlerden sadece bir tanesi.Kurabiyeye de çok yakışıyor.Aman yerken nimeti bahşedeni unutmayın.Gönülden bir Elhamdulillah deyiverin…

Malzemeler

  • 125 gr.tereyağı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 adet yumurta
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 su bardağı nişasta
  • 2.5 su bardağına yakın un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

Cevizli kurabiyenin yapımı

    • ceviz,un,nişasta ve k.tozu haricindeki tüm malzemeleri karıştırın.
    • Un nişasta ve k.tozunu koyup yumuşak bir hamur tutturun.
    • En son cevizi katıp karıştırın
    • ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayın
    • Üzerine dilerseniz ceviz batırın.Olmasa da olur.Ya da içine ceviz katmayın,sadece üzerine batırın.
    • 150 derecelik fırında üzeri hafif pembeleşene kadar pişirin.

Değişik kurabiye tarifleri

CAHİDE

Anlamak istemeyenlere izahatlar!

Edep Ya Hu!

                                             “Belki şimdi anlarlar!”

Hatırlarsınız geçenlerde “Fatmagül’ün suçu ne? ” adlı dizi üzerinden, toplumdaki çarpıklıklara, kokuşmuşluklara kısaca vahim hallerimize “Fatmagül’ün suçu çoook!” başlıklı yazımla değinmeye çalışmıştım.

Bu yazım bir hafta boyunca en çok okunan yazılar arasındaydı. Takdir edenlerin yanında, eleştiren, kızan, hatta hakaret edenler oldu. Her doğrunun, her iyinin bir düşmanı mutlaka vardır. Nasıl dinlediğiniz, nereden bakıp, nasıl gördüğünüz çok önemlidir. Bir şeyi anlamak istemezseniz, anlayamazsınız. Görmek istemezseniz, göremezsiniz.

Siyah perdeleri çektiyseniz gün ışığının size bir faydası olmayacaktır.
Takdir edenlere olduğu kadar, eleştirenlere de saygım sonsuz. Ben nasıl kendi fikirlerimi beyan ediyorsam, karşımdakinin de “düzeyli” eleştiri yapma hakkı elbette vardır.
Fakat sayfamda seviyesiz yorum ve eleştirilere asla yer veremem!

Beni anlayamayan ve yanlış anlamak isteyen bazıları bu yazımdan,”erkeklerin açık giyinen kadınlara tacize hakkı var” demek istediğimi çıkarmış.Kimide bana, tecavüze uğrayan kadın haberlerinin linkini vermiş ve “bunu açıkla” demiş??
Fesubhanallah!
Ben dili, dini, yaşantısı ve giyimi ne olursa olsun hiç bir kadına  tecavüz gibi alçakça bir muameleyi layık görmem, göremem. Ve bunu yapan alçağın da alçağıdır, hatta Üstad Necip Fazıl’ın deyimiyle çukurdur! “Mümin erkeklere de söyle… (Nur suresi 30.Ayet)” diye başlayan ayeti de ne için yazdığımı anlayan anladı sanırım.
Sonra “sadece başı açık olan, açık saçık giyinen kadın mı tacize uğruyor?” dendi.

Elbette ki hayır. Fakaaat, evinizin kapısını sonuna kadar açarsanız hırsıza davetiye çıkartırsınız. Bu sizin tedbirsizliğinizdir ve bunun sonunda üzüntüyle beraber büyük bir pişmanlıkta yaşarsınız. Oysa evinize hırsız girmemesi için her türlü tedbiri alır, kapınızı kilitlerseniz, yani gereken tedbirleri alırsanız, hırsızın girmesi sizin suçunuz değildir. Bu duruma üzülür fakat pişmanlık ve vicdan azabı duymazsınız.

Ve sadece başı açık veya şuh kadınlar tacize uğramaz, bu herkesin başına gelebilir. Bu ülkede ve dünyada nice masum kadınlar, kızlar, çocuklar hatta hayvanlar acımasızca tacize uğruyor. Bu alçakça muameleyi hiçbir canlı hak etmez. Bir insanın bunu kabul etmesi, onaylaması zaten insanlığa aykırıdır. Bundan bahsetmeye bile gerek duymuyorum.

Ben özellikle Müslüman kimliği taşıyan kadınların, genç kızların bize yabancı olan yayınlardan, dizi ve filmlerden de etkilenerek gayri ahlaki bir giyim ve yaşam tarzını benimsemelerini ve bu halin  doğurabileceği marazlardan bahsettim. Yazımı tam olarak ve objektif okuyanlar, ne demek istediğimi zaten anlarlar.

Allah bizi bizden daha iyi bilir. Çünkü “O” hayat veren, kanun koyandır.

Siz kabul etmek istemeseniz de Allah, erkeğin fıtratına şehevi duyguları kadınınkine nazaran  daha baskın yerleştirmiştir. Bunun içindir ki; Bizi Yaratan kadına örtünme ve  saklanma gerekliliği vermiş ve kadına öylesine büyük bir değer vermiştir ki, onun değersiz bir meta gibi ortada olmasını, korunmasız kalmasını istememiştir. Örtünme emri işte bu yüzden vardır. Çoğumuz yok saysak da “Evlerinizde oturun… (Ahzab 33)” ayeti de kadını korumak içindir. Kadına zerafet yakışır.Zerafet edebin iz düşümüdür.Yani edepsiz zerafet  olamaz…

İş olsun diye bir örtünmeyi de Allah kabul etmiyor.”Başörtülerini yakalarının üzerine indirsinler…(Nur suresi 31.ayet)” buyuruyor. Ağzında sakız, ayağında blue jean sadece saçlarını kapatan bir parça bezle kendisini örtülü sayanlar, kusura bakmasınlar ama sadece kendilerini kandırırlar. Ben onları görünce keşke açık olsalardı da örtünün adını kirletmeselerdi diyorum.

Ve öyle başı örtüsüzlerde var ki, sadece başları açık. Kıyafeti, duruşu tavrı çok hanımefendi. Bir başörtüsü eksik. Daha önce de söylediğim gibi her başı açık ahlaksız, her başı örtülüde edepli değildir.

Demem o ki;

Beyinleri iğdiş eden, foslaştıran, düşünce yetimizi yavaşlatan, azaltan bu kirli senaryoların izleyicisi olmak, gözün gördüğü hayâsızlıkları beyne kabul ettirmek, elbette ki akıllı insanların işi olamaz.

Öyleyse, isteyen izlesin, hayatına bunlarla yön versin, onlardan idoller edinsin, hayat derslerini (!) bu dizilerden alsın. İsteyen izlemeyip kendini, ailesini korumaya çalışsın. Herkesin özgür(!) iradesidir. Buna bir şey diyemem.

Fakat şunu unutmayın ki, birileri size “cambaza bak derken”,diğer taraftan bütün değerlerinizi çalmayı hedefliyor. Masum bir Fatmagül kılıfı altında hayâsızlığı, zinayı, çıplaklığı aşılıyor. Fatmagül’e acırken toplumun kızları acınacak hallere düşüyor. Flört etmek gibi  zinakâr bir ifadeyi gençlerin ve ailelerinin beyninde sıradan hale getiriyor. Utanma duygusunu lügatlerden silmeyi hedefliyor. Bedenleri açarken, beyinleri, sinsice örtmeyi planlıyor. Ot gibi, akledemeyen, idraksiz, gayesiz bir gençliğin alt yapısını oluşturuyor.

Bu hazin duruma duyduğum derin üzüntünün tarifi imkânsız.

İşte bu yüzden; “Kimsenin eleştirisi, hakareti, küfürleri, beni hakkı söylemekten asla alıkoyamaz! Ben kimse için değil Rabbimin rızası için konuşur, Rabbimin rızası için susarım! ” Hakkı, hak bilir hak için haykırırım. Batıla da kimseye hoş görünmek için katiyen pirim vermem!”  Allah bana yeter. “O” ne güzel vekildir…

CAHİDE SULTAN

 

Şiş örgüsü bebek patiği modeli

 

Örerken  çok mutlu olduğum bebek patikleri.Vaktiniz varsa yarım günde iki teki de biter.

Patiklerin yapılışı

3.5 numara şişle 25  ilmek  başlayın.32 sıra olana kadar haroşa örün.8 ilmek kesin ve beyaza geçin.2 kere gidip gelin.Bir yeşil,bir beyaz olarak örmeye devam edin.6 tane yeşil çizgi olana kadar örün.örgüyü kesin ve resimde olduğu gibi katlayıp dikin.Çizgi çizgi duran kısmın hem altını,hem üstünü dikin.Patiği ters çevirdikten sonra boğaz kısmını tığla çevirin.İki tane küçük çiçek yapıp patiğin ön kısmına dikin.

CAHİDE

Hamilelikte oluşan çatlakları engelleyen yağlar Cahide Pazar’da! Mutlaka uğrayın

Daha az deterjan!

deterjan

Bulaşık makinaları ev işlerimizi kolaylaştıran elektrikli aletlerden  bir tanesi.Modern hizmetçilerimiz de diyebiliriz.Hele son yıllarda yaygınlaşan tablet deterjanlar oldukça pratiklik sağlıyor.

Deterjanların tabiat ve dolayısıyla bizim üzerimizdeki olumsuz etkileri duyarlı firmaları doğal ürünler üretme konusunda harekete geçirdi.Fakat doğal ürünler maalesef oldukça pahalı.Şu an için orta gelirli bir ailenin sürekli bu ürünlerden kullanması neredeyse imkansız .

Madem ki şimdilik bu çok zor,bizde elimizdeki ürünleri en az kullanmanın yollarını arayalım.

Örneğin ben bulaşık makinasına kullandığım tableti BİM marketlerinden diğer markalarınkine nazaran oldukça uygun fiyata alıyorum.Normal paketin içinde 50 tablet bulaşık deterjanı var.Ben her tableti ikiye bölüp,100 kez bulaşık yıkıyorum.

Yani 1 tablet = 2 makina bulaşık.

Bu da benden size bir tavsiye .Hatta bir tableti bütün olarak kullanırsanız,bulaşıkların üzerinde deterjan kalıntısı kalıyor,çünkü bu miktar fazla geliyor.Yarım tablet deterjanla da bulaşıklar gayet temiz oluyor.

Neden daha fazla harcayasınız?

CAHİDE

Karnabaharlı pırasalı kış yemeği

 Tevazu ile gelsin, kimde erlik var ise
Merdivenden iterler, yüksekten bakar ise
Kim ki yüksekte gezer, er geç yolundan azar
Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.
Aksakallı bir hoca, hiç bilmez ki hal nice
Boşa gitmesin hacca, bir gönül yıkar ise
Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı
İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise.
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.
Yol odur doğru vara, göz odur Hakkı göre,
Er odur yerde dura, üstten bakan göz değil.
Doğru yola gittin ise, er eteğin tuttun ise,
Bir tek hayır ettin ise, biri bindir az değil.
Yunus sözleri çatar, balını yağa katar,
Çok kıymetli mal satar, cevherdir o, tuz değil
 
 Yunus Emre

****************

Yemeğimiz adından da anlaşılacağı gibi bir kış yemeği.Klasik pırasa yemeğine karnabahar ilave ettim.Ben burada bulamadığım için katmadım fakat siz kereviz de ilave edbilirsiniz.Çok nefis bir tadı vardı.Mutlaka deneyin derim…

Malzemeler

  • 4-5 kök  pırasa
  • Küçük bir karnabaharın dörtte biri
  • 1 adet havuç
  • 1 adet kuru soğan
  • 100 gr. kıyma
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz,zeytinyağı

Kış yemeğinin yapılışı

  • Soğanı yemeklik doğrayıp,kıymayla beraber kavurun.
  • Salçasını ekleyip karıştırın.
  • Pırasayı,havucu istediğiniz boyda doğrayın.Karnabaharı küçük çiçekler halinde parçalayın.
  • hepsini tencereye ilave edin karıştırın.
  • Üzerine  iki su bardağı su katıp pişirmeye bırakın.
  • Pırasalar yumuşayınca yemeğiniz hazır demektir.Afiyet olsun.
  • CAHİDE

Fırında soslu uskumru

Müslüman’ın Müslüman üzerindeki beş hakkı…
“Müslüman’ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selâmını almak, davetine icabet etmek, cenazesinde hazır bulunmak, hastalandığı zaman ziyaret etmek ve aksırdığı zaman Allah’a hamdederse ‘yerhamükallah’ (Allah sana rahmet etsin) demek.” [Buhârî, Müslim, Tirmizî, İbn Mâce, Ahmed bin Hanbel]

Şu haftada bir kez balık yeme kuralına uymayanlardanız maalesef.Çok sık olunca bıkıyoruz.Bir müddet ara vermek istiyoruz.

Fırında yaptığım balıkların hemen hepsine,çocuklar seviyor diye patates katarım.Balığın tadıyla birleşen patatesin tadına doyum olmuyor.
Neler lazım?

  • 1 kg.Uskumru balığı
  • 2 adet soğan
  • 2 adet patates
  • 1 adet limon

Sos için

  • 3 diş sarmısak
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı su
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • biraz pul biber
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • çeyrek limon suyu

Nasıl yapılır?

  • Öncelikle sosunuzu hazırlayın.Bunun için sarmısakları soyup doğrayın.Yağını ve baharatlarını katıp karıştırın.
  • Tepsiye doğranmış patatesleri döşeyin.
  • Temizlenmiş uskumruyu tuzlayın.Bu sosa batırıp patateslerin üzerine yerleştirin.
  • 2 adet soğanı doğrayıp kalan sosun içine atıp ovalayın.
  • Soğanları balıkların üzerine serpiştirin.
  • Bir çay bardağı suyu tepsinin kenarından dökün.
  • Balığın ağzını kapatıp yarım saat 250 derecelik fırında pişirin.Daha sonra ağzını açıp 10 dakikada öyle pişirin.
  • 15 dakika dinlendirip servis edin.
  • 

NOT:Uskumru çok yağlı bir balık,bu yüzden mümkün olduğunca az yağ koyun.

CAHİDE

Merserize örgü yazlık suveter

Geçen yıldan kalma güzel bir hanım suveter modeli.Merserize iple çok zarif oldu.Meraklıları için faydalı olur sanırım.

Yakından resmine bakarak modeli kolaylıkla çıkarabilirsiniz.

CAHİDE

AĞLAYAN PASTA

“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” [Hucurat Suresi, 12. ayet]

Çikolata soslu kek

Bu pasta çok ağladı 🙂 Adına yakışır bir hal aldı anlıyacağınız.Yumuşacık yapısıyla bir dilimle yetinmeyeceğiniz hafif  ve çok leziz bir pasta oldu.Ağlaması için üzerindeki çikolata sosunun katı olmaması gerekiyor.

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 1.5 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • bir paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • bir paket vanilya
  • 2+ 1/3 (üçte bir) su bardağı un
  • Üzerine dökmek için 2 su bardağı süt

Çikolata sosu için

  • 1 su bardağı süt
  • 1 .5 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • 5 yemek kaşığı şeker

Ayrıca

1 paket krem şanti,1 su bardağı süt

Ağlayan pastanın yapılışı

  • Yumurta ve şekeri elektrikli mikserle beyazlayana kadar çırpın
  • Un haricindeki malzemeleri de katıp çırpın.
  • Unu ilave edip 2 dakika kadar daha çırpın.
  • Yağlanmış tepsiye kek hamurunu döküp  200 derecelik fırında pişirin.
  • Fırından çıkarır çıkarmaz üzerine 2 su bardağı sütü gezdirin.
  • kekiniz soğuduktan sonra krem şantiyi çırpıp üstüne yayın.
  • Çikolata sosunu pişirin.ara sıra karıştırarak soğutun.kabuk bağlamamasına dikkat edin
  • Çikolata sosunuda en üste yavaşça yayın
  • Ağlayan pastamız hazır,afiyet olsun

Ağlayan pasta tarifi

Ayrıntı:Çikolata sosuna su koymamızın sebebi,sosun daha koyu,çikolata rengine uygun bir renk alması için.Hepsi süt olunca sos mat ve daha açık bir renk oluyor.Birde ben üst sosu döktükten sonra hiç beklemeden pastayı dilimledim.Bu yüzden  sosuçok aktı.Bir saat sonra pasta biraz daha kendisini topluyor.Değişik kek tarifleri ***** Nefis pasta tarifleri

CAHİDE

FINDIKLI KROKAN

Hakîki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde de eksilmeyendir. Yahyâ bin Muâz-ı Râzî (R.A)

Bu söz,kendi sayısız günah ve hatalarımızı yok sayıp,illede başkasınınkileri gören,menfaatimize olan bir tavır karşısında neredeyse el etek öpecek hale gelen, zavallı bizlere ithaf olsun…

İnsanoğlu çok acımasız bir varlık.En sevdiğinin bile nahoş bir hareketini gördüğünde onu bir kalemde silip atabiliyor.Oysa Rabbimiz merhametin menba-ı.Yakıyoruz yıkıyoruz,kırıp döküyoruz…tüm isyan ve nisyanlarımıza rağmen affediyor,affediyor…Yeter ki geldim de,gönülden bir af dile…

Tatlı krizlerinize beş dakikada kesin çözüm 🙂

Canınız tatlı istediğinde imdadınıza yetişecek,  beş on dakika içinde hazır olacak atıştırmalık bir tariftir krokan.Krokan (croquant)fransızcadan dilimize gelmiş bir kelime.Gevrek manasına geliyor.Bizdeki akide şekerini andıran bir görüntüsü var.

Ben bugün fındıklı krokanı paylaştım.Fakat krokanı,susam,ceviz,kuru üzüm,badem,fıstık gibi çerezlerlede yapabilirsiniz.O şekilde de çok nefis bir tadı oluyor.

Krokan için malzemeler

  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı fındık
  • 3-4 damla limon suyu

Krokan nasıl yapılır?

  • Teflon tavaya şekeri ve fındığı alın.Ocağın altını kısık yakın.
  • kenarlardan şeker erimeye başlayınca tahta bir kaşıkla karıştırarak şekerin tamamen erimesini sağlayın.Şeker eriyince içine limon damlatıp bir dakika daha pişirin.
  • Mermer bir tezgahın üzerini sıvıyağla yağlayıp,karışımımızı bu yağlanmış yere döküp yayın.(Bir fırın tepsisi de olur)
  • 10 dakika kadar bekleyip,bir kenarından elinizle hafifçe kaldırın.Krokan tamamen katılaşmışsa elinizle istediğiniz büyüklükte kırın.
  • Krokanları sakın açıkta bırakmayın.Nemlenip yapış yapış bir hal alır.Hep ağzı kapalı bir kavanozda saklayın.
  • Bu şekilde krokanlar hazırlayıp,gelen misafirlerinize şeker olarak bile ikram edebilirsiniz.

CAHİDE

HAVUÇLU YAŞ PASTA

 Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Yararlı işler görmekte acele ediniz. Zira yakın bir gelecekte karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O zamanda insan, mü’min olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar. Dinini küçük bir dünyalığa satar.”  (Müslim, Îmân 186.)

Rabbim bizleri mümin olarak yaşatıp,ancak müminlerden olarak canımızı alsın. Zamanın fitnelerinden cümlemizi muhafaza buyursun.(amin)

Pastalarla uğraşmaya bayılıyorum.Henüz Ümmü Abdullah kadar güzel pasta yaptığım söylenemez ama,bende kendi çapımda iyiyimdir 😉 Genelde yeni tarifler üretmek konusunda acayip bir merakım var.Geçen gün aklıma havuçlu pasta yapmak geldi.Fikir edinmek için nette gezindim.Çoğunlukla havuçlu keklere pasta denilmiş.Bu da demek oluyor ki pastanın patenti bana ait 🙂

Çok tatlı turuncu rengiyle boyalı pastaları hatırlatıyor ama rengi yüzde yüz doğal 😉

Havucun içine kattığım portakal tadı havuç tadına hakim olmuştu.Tadı bir nevi portakallı pastaya benzemişti.Neyse ben pastayı daha fazla anlatmıyayım canlar,en iyisi siz deneyin,kararınızı kendiniz verin…

MALZEMELER

Pandispanyası için

  • 4 adet yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

Havuçlu pelte için

  • 2 adet  iri boy havuç
  • 2 su bardağı su
  • 2.5 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı nişasta (havuç sulu kaldıysa 1.5 kaşık)
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • Bir çay kaşığı vanilya

Ara kreması için

  • 2 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı un
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • yarım portakal kabuğu rendesi
  • Bir paket vanilya

Havuçlu pastanın yapılışı

  • Önce ara kremayı pişirin.Vanilyayı en son atın ki kokusu etkisini kaybetmesin
  • Daha sonra havuçlu pelteyi hazırlayın.Havuçları rendeleyin,portakal kabuğu rendesini katın,bir su bardağı suyla kısık ateşte pişirmeye bırakın.Eğer su tamamen çekilmiş,havuçlar diri kalmışsa biraz daha su ilave edip pişirmeye devam edin.
  • İyice pişen havucu doğrayıcının içine alıp,bir su bardağı daha su ilave edin.
  • Pütürsüz hale gelene kadar çekin.
  • Yeniden tencereye alıp üzerine şeker ve nişastasını ekleyip karıştırarak pişirin.Burada birazda el ayarı,göz kararı devreye giriyor.Havuç piştikten sonra dibinde su kalmışsa ilave ettiğiniz suyu azaltabilir veya nişasta oranını yarım kaşık daha artırabilirsiniz.
  • Ardından pasta kekini pişirin.Bunun için yumurta ve şekeri yoğurt kıvamına gelene kadar çırpın.Un ve kabartma tozunu da ekleyip,karışana kadar çırpın
  • Yağlanıp unlanmış,yuvarlak kek kalıbına hamuru döküp,175 derecelik ısıda pişirin.
  • Pişen pandispanyanın ilk sıcaklığı gidip ılıklaştıktan sonra,bir misina ipi veya uzun uçlu bir bıçakla ortadan ikiye kesin.
  • Yarım su bardağı sütle her yerini ıslatın
  • Ara kremayı alt tabanın üzerine döküp yayın.
  • Onun üstüne,havuçlu peltenin bir kısmını artırarak yayın.(kalan kısım üst süsleme için kullanılacak)
  • En son pastanın üzerini krem şantiyle veya uygun bir kremayla kapatıp süslemesini yapın.
  • CAHİDE