PASTANE SİMİDİ

VE GELİR

Bu yurda her belâ içinden gelir;
“Hep”leri hep, hiçin hiçinden gelir.
Gelemez bir ithal malıdır akıl,
Kafdağından, Çinden, Maçinden gelir.
Dünküne eş, bugün küfür yobazı;
Bütün derdi festen, lâpçinden gelir.
“Allah vardır!” dersin; sorarlar: Niçin?
Sonra tokat, puta “niçin” den gelir.
Benim nur mayama pislik atanlar,
Şeytan, senin büyük elçinden gelir!
Biricik selâmet yolu tarihte,
“Sormayın, görmeyin, geçin!” den gelir.
Genç Osman’ı lif lif yolan o güruh,
Kahbe devşirmenin piçinden gelir.
Bir gün bu gidişle çatlarsa yürek,
Dile vurdukları perçinden gelir… Continue reading →

LOR PEYNİRİ NASIL YAPILIR?

 ARKADAŞ VE ARKADAŞLIK

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. (Ebû Dâvud.)

En büyük belalardan biri, anlaşamadığın halde ayrılma imkanın olmayan arkadaştır. (Muhammed er-Rasibi)
Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. (Hz. Ömer)
Aralarında yaşayabileceğin samimi arkadaşlar edin; çünkü onlar iyi günlerde gönül şenliği, kötü günlerde yardımcıdırlar. (Hz. Ömer)

Dünyada arsız kimseyle arkadaş olmak, ahirette insanı mahcub eder. (İmam Şafii)
Ufak bir yanlış hareketinle üzülecek, darılacak kimseye çok güvenme. (İmam Şafii)

Ne güzel buyurmuşlar.bu hadis-i şerifi ve sözleri çok sevdim.Hele imam Şafi-nin son sözü ne manidar.Her sözünden bir mânâ çıkarıp,darılan arkadaşlar insanı yıpratıyor cidden.Aşırı alıngan insanlar çokta zor insanlar oluyor ve idare etmekte bayağı beceri gerektiriyor…

Arkadaşlar,  sevgili kardeşimiz Aslıhandan güzel haberler var.Bugün kendisiyle telefonda görüştüm ve sesi gayet güzel geliyordu.Durumu da epey düzelmiş Elhamdulillah.

Rabbim tekrarını göstermesin,beterinden saklasın inşaallah.“Sağlık en büyük nimettir” sözünü hasta olunca daha iyi idrak ettim” diyor basiretli kardeşim.Her sıkıntı hayata dair bir tecrübedir de aynı zamanda.Rabbim kaldıramayacağımız dertler vermesin.(amin)

Canım ortağım Jibek de bu aralar yoğun olduğu için yazamıyor.

Jibek’ciğim  olmazsa, arada bir yazmazsa iyiden iyiye canım sıkılıyor.Kendimi yalnız hissediyorum.Sanırım beni fena halde tembelliğe alıştırdı 🙂

Meraklanmayın bir kaç güne kadar dönecek inşaallah.Dönmezse zorlada olsa döndürürüz 🙂

Arkadaşlar hatırlarsanız daha önce yaptığım peynirin suyundan lor yapacağımı söylemiştim.O zamandan beri fırsat bulupta yayınlayamadığım lor peynirini ancak bugün yayınlama imkanı buldum.

Lor peyniri nedir?

Aslında genelde lor peyniri ve süt kesiği karıştırılır. Lor peyniri,peynir altı suyundan elde edilen hafif bir tür peynirdir.Ricotta diye de bilinir.

Sütün sirke,limon veya yoğurt ile kestirilmesiyle elde edilen peynire ise süt kesiği denir.Fakat bu yöntemle elde edilen peynir genelde  lor diye bilinir.

Lor peynirinin faydaları

Lor peyniri besleyici değeri en yüksek olan peynirmiş meğerse.İçerisinde bol miktarda protein ve kalsiyum barındırıyormuş.özellikle Whey protein denilen,peynir altı suyu proteini içerdiği için sporcuların tercihleri arasındaymış.Çocukların kemik gelişimlerinde ise çok etkiliymiş.

Lor peyniri nerelerde kullanılır?

Benim bildiğim kadarıyla,böreklerde,poğaçalarda nefis bir lezzet katıyor.Ayrıca peykeklerde,yöresel bazı helvalarda,kahvaltılık olarakta sıkça tercih edilen bir peynir türü.Ben tuzsuz loru bal ile beraber yemeyi çok severim 🙂

Not:Arkadaşlar bu bilgilerin bazıları  araştırarak edindiğim bilgiler,bazıları ise yıllara dayanan tecrübelerle edinilen bilgilerdir.Her hangi bir yerden kopya-yapıştır değildir)

Lor peyniri nasıl yapılır?

Dostlar peynir altı suyu yeşil görünümlü bir sudur.İlk bakışta bu sudan lor çıkacağına inanamayabilirsiniz ama bu da Yüce Rabbimizin bir mucizesidir.

MALZEMELER

4  litre peynir altı suyu

1 su bardağı yoğurt (ekşi olursa daha iyi sonuç verir)

Lor peynirinin yapılışı

-Peynir altı suyunuzu tencereye koyup kaynamaya bırakın.

-Kaynamaya başladığı anda yoğurdunu döküp yenide kaynamaya çıkana kadar bekleyin.Kaynamaya başlayınca altını kapatın,1 saat kadar bekleyin ki,kesilen lor tamamen üstte biriksin.Üstte biriken loru kevgirle bir süzeğe alın yada suyuyla beraber süzeğe dökün.1-2 saat sonra lorunuz hazır afiyet olsun.

Cahide’nin notu:

Eğer evde yoğurdunuz yoksa,3 yemek kaşığı sirke veya yarım limon da kullanabilirsiniz.

-Lor narin bir peynirdir tuzsuz olarak uzun süre saklıyamazsınız.Tuzlanmış olarak en çok bir hafta 10 gün dayanabilir.

Ev yapımı klasik köy peyniri ve Antep peynirinin yapılışı için buraya bakınız.

Zerdeçallı tavuk çorbası

RIZIK ALLAH’TANDIR,İKTİSAT ETMEK,KANAAT ETMEK

 Yeryüzünde mevcut her canlının rızkı Allah’a aittir”. (Hûd, 6) 

 “Sadakalar, Allah yolunda hayatlarını vakfedenlere sarfedilmelidir. Onlar ticaret için fırsat bulamazlar, hallerini bilmeyenler bunları dilenmemelerin­den dolayı zengin zannederler. Sen onlan simalarından tanırsın, onlar halk­tan ısrarla hiçbir şey istemezler”. (Bakara, 273) 

 “Müslüman olup, yetecek kadar malı olan ve Allah’ın ver­diğine kanaat eden kimse felaha erişmiştir”. (Müslim rivayet etmiştir). 

 Zerdeçal çorbalarada çok yakışıyor.Her zaman yaptığım terbiyeli tavuk çorbasına bu kez zerdeçal kattım.tadını neredeyse hiç hissetmedik.Eğer zerdeçal kokusundan hoşlanmıyorsanız,miktarı azaltabilirsiniz. 

 Geçen gün zerdeçalle ilgili Dr. Ömer Coşkun‘dan dinlediğim bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.Malum bu günlerde kendisi başta İkbal Gürpınarı zayıflatmak için Dolunay diyeti adında kendisine ait bir diyeti anlatıyor.21 günde 10 kg.verdirecekmiş. Diyeti anlatırken çok ilginç bilgilerede veriyor. 

 “Çok acıktığınız zaman zerdeçal koklayın iştahınız kesilir” dedi.Ayrıca nane kokusu,yeşil elma kokusuda iştahı kesiyormuş.Her ne kadar bana kâr etmesede aklınızda bulunsun belki sizde işe yarar 🙂 

 Gelelim çorbayı nasıl yaptığıma; 

 MALZEMELER 

 200 g. kadar didiklenmiş  tavuk eti 

 1 su bardağı şehriye 

 10 su bardağı yarıyarıya tavuk suyu ve içme suyu 

 3 yemek kaşığı un 

 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal 

 1 diş sarmısak (ezilmiş),tuz 

 ÇORBANIN  TERBİYESİ İÇİN 

 1 yumurta sarısı 

 yarım limon suyu 

 Üzeri için tereyağı ve zeytinyağı,kırmız toz biber,dereotu 

 TAVUK ÇORBASININ YAPILIŞI 

 1-)Öncelikle çorba yapacağımız tencerede unu hafif kavuralım,bir kaseye alalım. 

 2-)Tencereye suyu,tavuk etlerini alıp kaynamaya bırakalım. 

 3-)Şehriyeyi ilave edelim,diğer tarafta yumurta ve limon suyunu çırpalım,içine kavrulmuş unu ve unu açacak kadar soğuk su ilave edip,topak kalmayıncaya kadar çırpalım. 

 4-)Çorbanın suyundan biraz alıp terbiyeyi ılıtalım ki hemen kesilmesin.terbiyeyi çorbanın içine döküp,kaynayana kadar karıştıralıp.Terbiyeyi döktüğümüz esnada,zerdeçalinide katalım. 

 5-)Kaynayınca altını kapatalım.Üzerine kızartılmış tereyağı ve zeytinyağı gezdirip servis edelim.Dereotu bu çorbaya çok yakışıyor,servis ederken ince ince  doğrayıp çorbanın üzerine serpebilirsiniz. 

 Cahide’nin notu: 

 Bu çorba en az 10 kişiye yetecek miktarda oluyor.Bu yüzden eğer küçük bir aileyseniz yarıya indirerek uygulayın. 

 Terbiyesi yumurtayla yapılmış çorbalarda,terbiyesini kattıktan sonra çorbayı sadece bir taşım kaynatın.Aksi halde çorbanız kesilebilir. 

 Değişik çorba terbiyeleriyle ilgili bulduğum şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Lezzet vadisi‘nden alınmışdır. 

 Çorba Terbiye Çeşitleri 

 Yumurta sarısı + süt ( 1 su bardağı )
Yumurta sarısı + limon
Yumurta sarısı + un + yoğurt
Sarımsak + sirke 

 Terbiyeler çorba piştikten sonra inmesine yakın konur.Konurken de terbiye hazırlandıktan sonra çorba suyu ile ılıklaştırılıp konmalıdır.Aksi takdirde çorba pıtırlı olur.
Çorbaların kıvamı çok suluda güzel değildir.Çok katıda güzel değildir.Orta kıvamda olmalıdır.
Çorbalar;kırmızı biber,nane,dereotu,maydanoz ile süslenip sofraya getirilir.
Çorbaları ikram ederken kızartılmış ekmek parçaları veya krakerlerle ikram edilirse daha hoşa gider. 

 Sütlü Terbiyenin Hazırlanması:Yumurta sarısı,porselen bir kaseye koyulur.Çırpıcı ile karıştırılır.İçerisine 1 su bardağı süt kullanılır.Çorbanın suyuyla hafif ılıklaştırılıp kaynayan suya atılır.Karıştırılarak bir taşım kaynatılarak ateşten alınır.Çok kaynatılırsa bu karışım albuminli olduğundan sıcak etkisi ile pıhtılaşır.Çorbanın görünüşü ve lezzeti bozulur.Buna halk arasında kesilme denir.. 

 Limonlu Terbiyenin Hazırlanması:Yumurta sarısı ve limonla yapılan terbiyedir.Taneli ve miyaneli çorbaların hazırlanmasında kullanılır.Yumurta sarısı porselen bir kaseye koyulup limon suyu çekirdekleri süzülmüş olarak ilave edilir.Terbiyenin çorbaya ilavesi yavaş olmalıdır.. 

 Sirke-Sarımsak Terbiye Hazırlanması:Daha ziyade işkembe çorbası ve paçada kullanılır..Yumurta-Un Ve Yoğurttan Yapılan Terbiye:Porselen kaseye yumurta sarıları kırılır.İçine yoğurt ilave edilip karıştırılır.Karışıma ilave edilir.Hazırlanan terbiye çorbaya yavaşça yedirilerek konulur..

Zerdeçalle yapılan değişik tarifler

CAHİDE

SENİ SEVİYORUZ URFA TUTKUNU

Değerli dostlar çok sevdiğim arkadaşım,kardeşim,gönlü güzel insan

Urfa tutkunu Aslıhan biraz rahatsızlanmış.Bugün küçük bir operasyon geçirdi.Ablası olan canım arkadaşım Hilal‘le konuştum bugün daha iyiymiş çok şükür.Şafî olan Rabbimden kendisine acil şifalar diliyoruz.

Sanal alemde yüzünü görmeden sevdiğim kardeşlerimden biridir kendisi.Ama yazılarından ve telefondaki naif sesinden onun ne kadar oturaklı, duruşu sağlam ve hanımefendi biri olduğunu anlamak zor değil.

İnşaallah basit ve geçici bir durum olduğunu temenni ediyorum.En kısa zamanda sağlık haberlerini alırızda rahatlarız inşaallah.

lütfen bu güzel kardeşimize dua buyrun…

Seni seviyoruz canım kardeşim.Dualarımız seninle…Rahatsızlığın geçmiş olsun,bir daha da gelmesin inşaallah…

CAHİDE

Baharatlı kurabiyeler

Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi!

Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için çalışır. Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik günâhları siler, kalblere sevgi eker.

Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz ama  bütün malını mîrâsçılara vermeye râzı olur.

Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur.

Hz.Ali (r.a) Kerremallahü veche

En sevdiğim baharatlardan bir kaçıyla uyduruk bir kurabiye yaptım 🙂 Mmmm!  mis gibi kokuyordu.Vanilya,portakal kabuğu falan koymadım.Aslında sadece kakuleli yapacaktım ama,karanfil,rezene,zencefil küsmesinler dedim hepsinden kattım içine 🙂 Bol baharatlı bir kurabiye oldu.Baharat kokusuna hasta olanlar için mutlaka deneyin derim.

MALZEMELER

125 gr.tereyağı

1 yumurta

3 yemek kaşığı yoğurt

3 yemek kaşığı pekmez

3 yemek kaşığı nişasta (gevrek yapıyor)

1 çay bardağı pudra şekeri

3 veya 3-5 su bardağı un

yarım paket k.tozu

üç adet kakule (İçi konulacak),üç adet karanfil,1 tatlı kaşığı rezene,1 çay kaşığı toz zencefil

YAPILIŞI

Kakule,karanfil ve rezeneyi,kahve değirmeniniz varsa ondan çekin yoksa havanda dövün.Zencefilide içine katıp bütün malzemeleri birleştirerek yumuşak bir hamur elde edin.

-İstediğiniz şekli verip 175 derecelik fırında pembeleşene kadar pişirin.eğer iyice kuru olsun,içi yumuşak kalmasın diyorsanız;pembeleşmeye başladıktan sonra 150 derecede pişirin. 

Büyük resim

Kurabiyelerimi birde balkon manzaralı çektim 🙂

BÜYÜK RESİM

Demiştim ya burayı daha çok sevdim diye.Belki görüntüyü merak etmişsinizdir diye balkonumdan genel bir resim çektim.Kızıltepe böyle bir yer işte,tipik güneydoğu evleri,çatısı yok,damları değerli…

Aşağıda tek katlı eski evler var.Onlar modernleşmeye karşı direnmeye devam ediyorlar.ben bu tek katlı evleri çok seviyorum.Önlerinde küçük bir avlusu,kedileri,tavukları,bir iki tane ağaçları çiçekleri…herşeyiyle özel onlar,hiç yıkılmasın,yerini beton duvarlara bırakmasın istiyorum…

Sol tarafa dönünce,görmekten mutluluk duyduğum bu asil minare çıkıyor karşıma.Ezan sesleri uzak değil Elhamdulillah.Arka tarafından görünen tepe Mardin.Akşamları ışıl ışıl görünüyor gizemli şehir.Memleketimin her köşesini seviyorum ben.Belki de bu yüzdendir diyar diyar gezdiğim…

CAHİDE

KAKULE

Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.( NAHL Suresi 18.ayet)

Bugün sizlerle mutfağımda severek tükettiğim bir baharat olan kakuleyi paylaşmak istiyorum.Mis kokulu bu mübarek baharatı gelin yakından tanıyalım;

Büyük resim için tıklayın!

KAKULE

Latince ismi Cardamomi fructus, Arapçası Hel, Hintçe ve Urducası Lâçi, olan kakule zencefilgiller familyasındandır. Baharat ve koku verici olarak kullanılır. Bazı doğu ülkelerinde kakule tohumu kahve tohumuyla beraber toz haline getirilerek kakuleli kahve yapılır.
En büyük kakule üreticisi Hindistan ‘dır. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî şekilde yetişmektedir. Yetiştiği bölgeye göre, Seyhan kakulesi, Malalar kakulesi, Siyam kakulesi gibi isimler alır.Kakule bitkisi ülkemizde yetişmez.
Olgunlaştığında toplanıp güneşte kurutulan yeşilimsi ya da sarımsı gri meyvalarının kapsül kılıfı ayıklanmış tohumları kullanılır.  Kakule gebelerde  kullanılmamalıdır.
KAKULENİN FAYDALARI
* Dizanteriyi iyi eder.
* Bol idrar söktürür.
* Mideyi çalıştırır, gaz söktürür.
* Mide gazı dolayısı ile meydana gelen kalp rahatsızlığını önler.
* Mide bozukluğu sonucu meydana gelen Migreni geçirir.
* Akciğerler için antiseptiktir.
* Bronşite çok faydalıdır.
* Kakule, dövülerek toz haline geitirilip, buruna çekirlirse nezleyi keser.
* Ağız Kokusuna: Kakule Aktarlarda kapsül şeklinde bulunan (çekirdek kakule diye satılıyor olablilr) kakuleden yanınızda bulundurun ve gün içerisinde sakız gibi çiğneyin. Hem ferahlatır hem de ağız kokusunu giderir.
* Mide Bulantısı İçin: Mideniz bulandığında, kaynatacağınız nanenin içerisine bir tutam kakule atın ve daha sonra limon ve bal ilave ederek için. Bulantınız iyileşecektir
* İştahsızlık için: İştahsızlara Kaynatılmış kakule esmer şeker veya balla tatlandırılıp içildiğinde iştahsızlık probleminin çözümünde bir hayli yol almış olursunuz.
* Kakule, Nane ve kekikle beraber kaynatılıp içilen kakule hem mide yaralarına hem de midede oluşan gazların giderilmesinde faydalıdır.
* Zihin açmak için : Zihni güçlendirici etkisi vardır.
*Sindirim sistemi için : Sindirim sistemini uyarıcı etkisi vardır.
*Akut gastrit, mide ve onikiparmak barsağı ülseri olanlar kullanmamalıdır.
 
Kakule safran ve vanilyadan sonra fiyat bakımından en değerli üçüncü baharattır.

Kakule Nerelerde ve Nasıl Kullanılır ?

Kakule çayı: Bir kahve kaşığı kakule bir bardak kaynar suya konulur ve 10 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Kakule kaynatılmamalıdır.

Öğütülmüş şekilde satılan kakule aromasını yitirir. Bu yüzden kabuklu halde almak gerekir. Kakule meyvası kullanılacağı zaman ezilmelidir. Malabar Kakulesi diğer kakule türleri içerisinde en kaliteli olanıdır.

Büyük resim için tıklayın!

Bunlarda kakulenin çekirdekleri veya tohumları.Asıl kokulu kısım bu kısımları.

 Cahide’nin notu:Arkadaşlar ayrıca  doğu yemeklerine ve otantik tatlara yatkınlığı olanlar, kakuleyi özellikle pilavlarda kullanırlarsa eminim çok hoşlarına gidecektir.Birde Türk kahvesinin içinde de kakule çok lezzetli oluyor.Ben hem tatlılara,kurabiyelere hemde bazı tuzlulara kullanıyorum.

Geçen gün de Jibek yaptığı Ürdün pilavında Kakuleyi kullanmıştı hatırlarsanız.Bu harika baharattan kendimizi ve ailemizi mahrum etmeyelim inşaallah.

MAYALI PİŞİ

Mikdam b. Ma’dikerib (r.a.) anlatıyor:

Allah Resûlü’nü (s.a.v.) şöyle derken dinledim:

“İnsanoğlu, midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Bir kaç lokma belini dik tutmaya yeter. Eğer mutlaka midesini dolduracaksa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın.”Tirmizî, İbn Mâce ve İbn Hibban 

”Fazla doymak ibâdetten alıkoyar, ibâdeti, kalbin parlaklığını ve düşünceyi kararttığı gibi bunlara bağlı olan hayatı da dumura uğratır. Ac kalmak ise, bütün bu menfi hâlleri müsbete cevirir. Çünkü az yemek bedenin sağlığını koruduğu gibi, cok yemek ve mideyi karışık yiyeceklerle doldurmak damarlarda karışıklık meydana getirir. (İmam Gazali)

Her ne kadar çeşitli tariflerle karşınıza gelsekte,fazla yemekle ilgili söylenmiş söz ve hadis-i şerifleri göz ardı edemeyiz.Midelerimiz doldurdukça daha da genişliyor.Genişledikçe kilo alıyoruz.Sonrada bu kiloları vermek için alıştığımız miktarın çok çok azını yiyoruz.Yani ifratla tefrit arası gidip geliyoruz.Oysa ki herşeyden kafi miktarda yemeyi alışkanlık edinebilsek,ne kilo problemimiz,nede farklı sağlık sorunlarımız olmayacak.Rabbim cümlemize bu konuda irade nasib eylesin (amin)

 Pişi bizim kültürümüzde değişik isimlerle adlandırılmış bir tür  hamur kızartmasıdır.Bişi,çi börek,sembusek gibi isimlerlede bilinir.Çi börek veya sembusek mayasız hamurdan hazırlanır fakat pişi hem mayalı hem mayasız yapılabilir.Ben daha önce sizlerle mayasız pişiyi paylaşmıştım.Sırada mayalı pişi var.Mayalı pişinin lezzeti daha farklı,daha doyurucu ve bereketli oluyor.İstediğiniz her hangi bir içle hazırlayabilirsiniz.Patatesli içte bu pişiye çok yakışıyor.

Bu hamur işlerini birgün bırakmak mümkün olur mu bilmiyorum ama sanki pasta börek yemezsek karnımız doymuyor gibi.Rabbim bu çeşit çeşit nimetlerin şükrünü eda edebilenlerden eylesin bizleri (amin)

Bakalım pişimizi nasıl yapmışız;

Malzemeler
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı süt
1 yumurta
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı  kuru maya
1 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
6 su bardağı kadar un

Pişinin yapılışı
Hamur malzemeleriyle ele yapışmayacak yumuşaklıkta bir hamur hazırlanır.mayalanana kadar bekletilir.
Hamur mayalandıktan sonra,küçük yumurta büyüklüğünde parçalar alınıp,küçük bir tabak büyüklüğünde açılır.İçine hazırlanan içten konulup kapatılır.Kenarları çatalla bastırılarak kapatılır.Kızgın yağda kızartılır.

CAHİDE

Hamur işleri,börekler,poğaçalar

CAHİDENİN ELLERİ

Değerli takipçilerimiz,üç yıla yakın bir zamandır Cahidenin elleri adıyla yayın yapan sitemiz artık bu adreste Cahide & Jibek adıyla paylaşımlarını sürdürmektedir.Sizleri bırakmadık,sadece site değişikliği yaptık.Adresimizi sık kullanılanlara eklerseniz daha kolay ulaşabileceğinizi umuyorum.Güzelliklerde hayrlarla buluşmak duasıyla….

Ürdün Usulü Pilav MENSEF

Jordan Style Rice-Pilav MANSAF

ESSELAMÜ ÂLEYKÜM

 

Bugün sizlere, eşimin doğup büyüdüğü ülke olan Ürdün‘ün milli yemeği mensef  ile geldim. Ürdün’ün kurak topraklarının verimsizliğinden ve hayvancılığın yaygın olmasından dolayı bol etli menülere sahiptir. İlk kez Ürdün‘ün Karak beldesindeki  bedevilerin yaptığı mensef , zamanla Ürdün’de yaşayan diğer Arap halklarınında nesilden nesile öğretmesiyle sınırlarını aşmış. Düğünlerde ve kalabalık misafirlere ikrâm edilen tek ana yemektir. Arap pilavlarının bazı çeşitlerinde olduğu gibi mensef de doyurucu olması için, pilavın altına  pita veya lavaş serilerek servis edilir.

Mensefin özelliği, kuzu etinin  cemid (Jameed) denilen kurutulmuş ekşi yoğurt katığıyla pişmesidir. Pilavın yanında mutlaka etsuyu ve cemid karışımlı sos bulunur ki bu sos pilavın üzerine dökerek yenir.  Ülkemizde de yöreye göre, kurutulmuş yoğurt, katık,  kurut, taş yoğurt, eşki,  olarak bilinsede en çok kullanılan ismi kuruttur. Bolu’da, süzme yoğurttan yapılan meşhur keşi hiç yemedim, kuruttan dahamı yumuşak? Kurutla Keşin arasındaki fark ne? bilen varsa bizi de bilgilendirsin lütfen.

Kurutun yapılışını aşamlarıyla olmasada çocukluğumdan hatırlıyorum, köyümüzün kadınları toplanır süzme yoğurtları elleriyle çiğ köfte gibi sıkar, kuruması için damlara yayılan örtünün üzerine sererlerdi. Biz çocuklarada, sakın dama çıkmayın kurutları ellemeyin diye sıkı sıkı tembih ederlerdi, tabiki biz yaramazlar, dama merdiven dayayıp çıkardık, kurutların kuruyanlarını bulup yerdik 🙂 gürültümüzden dolayı yakalanır, kuruttan sonra birgüzel azarı yerdik 🙂

 

Kurut

Kurutun bol tuzlu, ekşi tadına ve kokusuna alışık olmayanlar için yadırganan bir yemek olabilir ama bir yiyenin tekrar mutlaka yapacağı bir yemek diye düşünüyorum ve sizi tarifle başbaşa bırakıyorum.

 

Amerikadaki arkadaşlar likit halde hazırlanmış (üstteki fotoğraftaki) Cemid-Jameed ,  (mediterranean market) Arap marketlerden bulabilirler.  Kullanmadan önce çok iyi çalkalamalısınız.

  Bizim kahvaltı ve salatalarda kullanmaya alışık olduğumuz yeşil zeytin, Arap sofralarında kahvaltı haricinde yemeklerede eşlik eder. İtalyan yemeklerinde de çekirdeksiz zeytinler bütün veya doğranmış şekliyle yemekle beraber pişirilir.

Pilav malzemeleri:

*3 su bardağı pirinç.

*6 su bardağı su.

*2 yemek kaşığı sıvıyağ  + 2 yemek kaşığı Ghee yağı (sade yağ).

*1,5 tatlı kaşığı zerdeçal. Zerdeçalın mucizevi faydalarını ve kullanımını buradan öğrenebilirsiniz.

* tuz  (pilavın üzerine dökerek yiyeceğiniz cemid sosununda tuzlu olduğunu hesaplayarak pilavın tuzunu az koyun.)

Haşlama malzemeleri:

* 750 gr. kemikli kuzu eti.

*1 kuru soğan (etin yumşak ve lezzetli pişmesi için.)

*3 tane kakule. (Ortadoğu mutfağında, kahve çay, şerbet dahil tüm yemeklerde kullanılan şifalı kakulenin faydalarını ve kullanımını buradan öğrenebilirsiniz.)

*1 tane defne yaprağı. (Et ve balık terbiyesinde yumşatma özelliğinin yanısıra etin bayatlamasını önleyen  defne yaprağı hakkında daha fazla bilgiyi buradan öğrenebilirsiniz.)

*1 paket Jameed (cemid)

*Kurut kullanılacaksa, portakal büyüklüğünde 2 tane kurut.

*2 tane pita veya lavaş.

Üzeri malzemesi:

*1 yemek kaşığı ghee yağı (sade yağ) .

*1 çay bardağı tatlı badem.

Yapılışı:

*Kurut ile yapacaksanız, en az 24 saat önce kurutu üzerini 2 parmak geçecek kadar suda ıslatın.

*Yumşayan kurutu suyundan çıkartın, parçalara bölerek miksere koyun, mikseri aralıklarla çalıştırıp püre haline getirin.

*Tel süzgeçten veya tülbetten süzdüğünüz kurutları tencereye alın.

*Üzerine beklettiğiniz suyundan ilave edin toplam 750gr. kadar cemid elde edin.

*Boza kıvamına gelene kadar orta ateşte karıştırın.

*Etin parçalanan kemik kısımlarının, haşlanırken ufalanmaması için çeşmenin altına tutarak yıkayın ve tencereye alın. 

*Baharatları ve soyulmuş kuru soğanı bütün olarak ete ilave edin.

*Etlerin üzerini 2 parmak geçecek kadar su ilave edin.

*Kaynamaya başlayınca köpüğünü alın ve ocağın altını kısarak pişirmeye devam edin.

*Etler yumşamaya başlarken cemidi ilave edip etler yumşayıncaya kadar beraber pişirin.

(Pilavı dilerseniz kavurarak, dilerseniz alışıtığınız pilav yapma usulünde de yapabilirsiniz sarı pilav elde etmelisiniz)

*Pirinci 20 dk. ılık tuzlu suda bekletin.

*Tencereye yağları, suyu, çok az tuz ve zerdeçalı ilave edin.

*Pirinci süzüp soğuk suyla yıkayarak nişastasını akıtın.

*Kaynayan suya pirinçleri ilave edip orta ateşte suyunu çektirin.

*Bademleri sıcak suda 10 dk. bekeltin. Bademleri kağıt havlu ile tutarak kabuklarını soyun ve ghee yağı ile kavurun.

*2 pitanın aralarını açarak elde ettiğiniz 4 pita yaprağını servis tabağına bütün olarak yerleştirin. (ben bu aşamayı yapmadım, tabağa direkt pilav koydum.)

*Pitaların üzerine zerdeçallı pilavınızı yayın, üzerine etleri yerleştirin ve kavrulmuş bademleri serpiştirin.

*Cemid sosunu kepçe ile karıştırıp kâselere servis edin. 

*Pilavınızın üzerine bu cemid sosundan ilave ederek yiyin.

Rahmân’ın şifalarla donattığı baharatlarla yapılan bu yemeği afiyetle yiyin şifalar olsun 🙂

 

ELMA REÇELİ

Allah’ın selamı rahmeti,bereketi üzerinize olsun can dostlar,

Hayırlı huzurlu bereketli bir cuma günü olsun,hepimizin cuması mübarek olsun.Rabbim dualarımızı kabul,günahlarımızı affetsin dilerim.Her bir müşkülümüzü gidersin,yüreklerimize ferahlık versin…

Bana çok uzun gelen bir ayrılıktan sonra yeniden sizlerleyim.Hepinizi çok özledim,taşınma arasında bile hep aklımdaydınız.Beni gerek maille,gerek telefonla arayıp yalnız bırakmayan tüm dostlarımdan Allah razı olsun.Yokluğumu aratmayan,tüm özverisiyle sayfamızı güncelleyen canım ortağıma da yürekten teşekkürü bir borç bilirim.Sizin gibi dostlara , Jibek gibi bir ortağa sahip olduğum için kendimi çok kısmetli görüyorum 🙂

Taşınmayla ilgili hiç bir kelimeyi duymak istemiyorum artık.Kamyon,nakliye,toplanma,koliler…hiç ama hiçbirini duymayayım  istiyorum.Kaç kere taşındığımı ben bile karıştırır oldum,13 mü,14 mü?

Bir Japon atasözü “üç taşınma bir yangına bedel” diyor.Ben beşinci yangınımı yaşıyorum 😦  Kırılan dökülenler,yırtılanlar ve kaybolanlar taşınmaların olmazsa olmazlarından…

Sağolsun bu süreçte herkes teselli etti beni.Hele anneciğimin “Tebdili mekanda ferahlık vardır” diyerek teselli etmeye çalışması,son günlerde en çok güldüğüm teselli sözü oldu 🙂  Ne tebdili mekanı anne?Senede bir tebdili mekan mı olur,bizimki göçebelik 🙂

Gerçi biz artık seriye bağladık,iki günde toplanıp,üç günde yerleşiyoruz.İhtiyacı olan varsa çağırsın,”itinayla ev toplanır,yerleştirilir” 🙂

Şaka bir yana  bazen ufak bir işi yapmaya takât gösteremeyen ben,taşındığım gün mutfağın işini bitirdim.Sanki gizli bir güç yüklendi bedenime.Bir azim,bir kuvvet geldi ki sormayın.Rabbimiz kulunu darda koymuyor mutlaka yardımını gönderiyor.

 Dostlar her işin başı sağlık,huzur.İmanımızda varsa daha ne isteriz ki?En büyük nimetler elimizde demektir.Ne buyuruyordu Rabbimiz;

“Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.” (BAKARA  155)

Rabbimiz büyük imtihanlardan korusun,bunlar gelir geçer nasılsa…

Yaşamın cilvelerini pekte önemsememek yeni tabirle ti’ye almak lazım diye düşünüyorum.

Yeni evimi daha çok sevdim,daha düzenli ve daha ferah.Apartmanın önünde tandır bile var 🙂 Komşularımla tanışıp tandır yapmayı bile düşünüyorum.Bir o eksikti onuda yapayım tam olsun 🙂

Taşınmayla ilgili yazdığım ” TAŞINIRKEN GERİDE KALANLAR”  adlı yazımı bir daha okuyun isterseniz…

Bugün tatlı bir başlangıç yapıp uzun zamandır taslakta bekleyen elma reçelini paylaşmak istedim.Jibek‘ciğimin yaptığı açmaların üzerine güzel gider değil mi? 😉

Elma reçeli ,çok hafif ve lezzetli bir reçel.Daha önce canım arkadaşım  Kemalpaşa tatlısı Mine  zencefilli elma reçeli  yapmıştı hatırlarsanız.Canım arkadaşlarım  Rumma ve sevgili Ümmühan‘ın yaptığı reçellerede bakabilirsiniz…

Ben taze zencefil bulamadım.Elmayla tarçını birbirine çok yakıştırdığım için,reçel pişerken içine bir adet boru tarçın ilave ettim.Ve daha tatlı bir renk elde etmek  için şerbetine bir kaç tane hibiskus attım.

Ufak değişiklikler yaptım.Sonuç çok güzel oldu.Evde artan elmalarınız varsa bu şekilde değerlendirebilirsiniz.Elma reçeli sert ve kokulu elmayla daha güzel oluyor.Kepek elma kullanmayın dağılabilir.Bir daha ki sefere inşaAllah yeşil ekşi elmayla denemek istiyorum.

ELMA REÇELİ (Homemade apple jam)

MALZEMELER
4 adet orta boy elma
3 su bardağı şeker
3 su bardağı su
yarım çay kaşığı limon tuzu
1 adet kabuk tarçın

Tercihen bir kaç tane hibiskus

ELMA REÇELİNİN YAPILIŞI
*Su ve şekeri tencereye koyup kaynamaya bırakın.
*Elmaların kabuklarını soyup küp küp doğrayın.
*kaynamaya başlayan şurubu 15 dakika kaynatın.
*Bu sürenin sonunda elmaları ve tarçını içine atın.
*Arada hafif karıştırarak 30 dakika daha pişirin.
*Tarçını 10 dakika sonra içinden alın ki ağırlaşmasın
*İnmeye yakın limon tuzunu koyun.
*Sıcakken kavanozlara yerleştirin…

Diğer değişik ev reçelleri

SODA ve MADENSUYU arasındaki farklılıklar!

The differences between soda and mineral water

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Cilt bakımında, vücudumuzu nemlendirmekle kalmayıp içten ve dıştan onarım sağlayan, çocuklardan hamilelere kadar kullanımı güvenli, sağlıklı ve “doğal mineralli su”  olan maden suyu, karbondioksit gazından ibaret yapay bir içecek olan soda ile aynı içecek zannediliyor. Ve ne yazık ki, bu konuda bilinçli olmadığımız için Allah’ın bizlere lûtfettiği doğal şifalardan yeterince istifade edemiyoruz. Bu konuda halkı bilinçlendirmedikleri için, enerji ve tabîi kaynaklar bakanlığımıza ve sağlık bakanlığımıza buradan bir gönderme yapmadan edemeyeceğim, zirâ Türkiye toprakları şükürler olsun ki çok verimli bereketli topraklar, diğer ülkelerin gıpta ettiği hazine değerindeki maden yataklarımızın kıymetini bilip değerlendirmekten bu derece âciz miyiz? Âcziyetimizi sorguluyorum çünkü, istatistiklere göre Avrupa, doğal mineralli suyunu kısıtlı maden yataklarından elde etmiş olmasına rağmen, Avrupalı 1 kişi yılda 150 litreden fazla maden suyu tüketirken bizim ülkemizdeki bu oran, kişi başına yılda 3 litreye bile ulaşamıyor. Ülkemizin yaklaşık 65 milyon litre olan doğal mineralli su kaynağının sadece yüzde 1’i şişeleniyormuş bu nedenle doğal kaynağımız maden suyunun % 99’u boşa gidiyormuş.

Maden suyu nedir? Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l’den daha az olmayan sulara verilen addır. Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Maden suyu içinde; bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulundurur. Farklı markalar farklı miktarlarda mineraller içerirler. Bazıları yüksek mineralli sulardır bazıları düşük mineralli sulardır, bu nedenle marka tercih ederken içeriklerine bakılması gerekir.

Maden suyu ve sodayı ayıran özellik nedir? Maden suyu doğal soday yapaydır, içilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur. Maden suyu ise yerin en derin katmanlarından çıkar ve yeryüzüne çıkarken geçtikleri katmanlardan mineralleri de alarak yol alırlar. Bu durumda maden suyu mineralce çok zengin iken soda mineral içermez. Her ikiside  ikisi de mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir ancak sodanın bundan başka hiçbir işlevi yoktur oysa maden suyu aynı zamanda doğal bir mineral deposudur. Dolayısıyla tüketilmesi önerilen doğal maden sularıdır ve sodayla maden suyunu ayırt edebilmek için pek çok gıda maddesini alırken yapmamız gerektiği gibi etiket okumak çok önemlidir.  Maden suyu seçimi yapılırken de düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmeli.

Günde ne kadar maden suyu tüketmeli? Maden suyu içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için su içmenin yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 ml. olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genllikle yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Konusu geçmişken buradan taze bir haber vereyim 🙂 (New York’un sert kanunlarına bu hafat birisi daha eklendi ve artık restoranlardaki yemeklerde tuz kullanmak yasak, restoran sahiplerinin tepkileri etkisiz kalıcak gibi görünüyor). 

Ayrıca fazla sodyum alımı idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için kemik erimesi sorunu için risk faktörü oluşturur. Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir. Kalp, böbrek ve hipertansiyon hastaları ise uzak durmalı.

Maden suyunun faydaları nelerdir?
*Her yaştaki bireylerin günlük kalsiyum gereksinimlerinin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar.

*Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanmasında gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir.

*Sağlıklı bireylerde içerdiği sülfat, bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi (mide ve bağırsaklar) ve boşaltım sistemi (böbrekler ve idrar yolları) fonksiyonlarını destekler(maden suyunun önerilen miktardan fazla tüketilmemesi şartıyla geçerlidir).

*Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm sağlanmasında yardımcıdır.

*Solunum, idrar, her türlü spor aktivitesinde ve özellikle yaz aylarında terleme ile oluşan su ve mineral kaybının karşılanmasında ölçüsü kadar kullanılabilir.

*Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır.

*Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte asitli içecek tüketme ihitiyacı da artar. Boyalı, katkı maddeli içecekler yerine maden suları tercih edilebilir. Son dönemde meyveli çeşitleri de piyasada bulunmakta fakat bunların kalori de dikkate alınarak tüketilmesinde fayda var.

Hamilelikte maden suyu içilebilir mi?
Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için, bu dönemde farklı bir sağlık problemi(hipertansiyon…vb) yaşanmıyorsa maden suyu tüketimi önerilebilir.

Maden suyu böbrek taşı yapar mı?
Böbrek taşı oluşumunu maden suyu tüketmeye bağlamak yanlış olur. Aksine yeterli ve düzenli miktarlarda su ve maden suyu tüketmeyen insanlarda tüketenlere göre böbrek taşı oluşumu riski daha yüksektir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır.

Alıntılar: http://www.samanyoluhaber.com/haber-112410.html

Sıvı tüketimi bahsi geçmişken, hepimizin bildiği oturarak su içmenin önemini bir kez daha hatırlamakda fayda var.

Herhangi bir sıvıyı ayakta içtiğimizde doğrudan onikiparmak bağırsağına, oturarak içtiğimizde ise önce mideye daha sonra onikiparmak bağırsağına gider. Sıvıların önce mideye gitmesi daha sağlıklı çünkü mide asidi sayesinde sıvının içinde bulunan mikroplar ölüyor. Böylelikle birçok hastalıktan korunmuş oluyoruz. Suyun üç yudumda içilmesi ile ilgili hadisin hikmeti de suyun yavaş içildiğinde vücudun ihtiyaç duyduğu yer tarafından emilmesinden kaynaklanıyor. Hızlı içildiğinde ise vücutta gereken vazifesini yapamıyor.

 Bu durum, hayatımızın her fiilîyâtında hadisler ışığında kendimizi şekillendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Suyu içerken imkân nisbetince kıbleye yönelip, oturarak besmele çekip su bardağı sağ ele alınarak içmelidir Her hususta olduğu gibi su içerken de itidal üzere hareket etmeli aşırı derecede su içmemelidir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Sakın sizden biriniz ayakta su içmesin Her kim unutursa kusuversin” buyurmuştur (Müslim).

Son olarak, cildimiz için maden suyundan nasıl faydalanacağımızı bahsetmek istiyorum.

Cilt bakımında maden suyunun önemi: Yukarıda sıraladığımız zengin mineral içeriğinden dolayı maden suyu cildimizi onarır, solgun ve yorgun görünümünü giderir, cildi sıkılaştırarak  canlandırır genç ve diri görünmesini sağlar.

Cilt bakımında kullanımı:

1Günlük içecek olarak tüketmekle beraber buzluk kaselerine doldurarak dondurduğunuz maden suyunu hergün 5dk. yüzünüzde gezdirin. Bu hareket, kan dolaşımını hızlandıracağı için damarların sağlıklı çalışmasını sağlayarak cildinizde masaj görevi yapar.

2Bijuterilerde satılan spreyli küçük plastik bir kaba maden suyu doldurun ve gün içerisinde defalarca yüzünüze püskürtün. En ünlü kozmetik firmalarının bile bu yöntemle pahalıya sattığı ürünlerin içeriğinde maden suyundan başak farklı bir özellik bulunmuyor.

3-Yağlı ciltler için akşamları uygulanan tonik hazırlayabilirsiniz.

*1 su bardağı maden suyu

*1 kahve fincanı limon suyu

*1 tatlı kaşığı limon kolonyası

*1 çay kaşığı gliserin + 1 çay kaşığı su

*1 yemek kaşığı elma sirkesi (sevgili arkadaşım Mine’nin elma sirkesi tarifinden fadalanabilirsiniz. Elma sirkesi konusunu ayrıca ele alacağım inşallah.)

Gliserin suda çözüldüğü için 1 çay kaşığı suyla çözdükten sonra, bütün malzemeyi katıp iyice çalkalayarak karışımı sağlayın. Hergece tekrar çalkalayarak pamukla cildinizi silin.

 Sevgili dostlar, yarın hasret bitiyor inşallah 🙂 Cahidemin döndüğünün müjdesini verdikten sora hepinizi, yüceler yücesi Şâfî (c.c.)’a emanet ediyorum canlarım.

ÖNEMLİ NOT:  SODA veya MADENSUYU alırken SADE olanını tercih edin. Meyve aromalı içecekler ÂLKOL içeriyor!  Meyveli içecek, aromalı içecek, meyveli şurup, aromalı şurup, meyveli içecek tozu, aromalı içecek tozu, meyveli doğal mineralli içecek, aromalı doğal mineralli içecek, yapay soda, kola, tonik ve aromalı tüm içecekler alkol ile işlem görüyor.

Meyveli doğal mineralli içecekler dahil içeriğinde %0,38 oranında alkol olmasına rağmen “Türk Gıda Kodeksi – Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği” hükümlerine göre %1,2 oranının altındakilere “alkolsüz içecek” etiketi altında satılıyor! Daha detaylı bilgiye, aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz  http://www.gidaraporu.com/cevap-derde-deva-olmadi_p.htm

Pastane Açması

Turkish style soft bagel (Acma)

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Türkiye’de hemen hemen her sokak da bulunan pastanelerden kolayca alabileceğiniz açmayı, birde evde denemenizi tavsiye ederim, hem bereketli oluyor hem şüphe duymadan yiyorsunuz. Dışardan alınabilecek yiyecekleri bile kendi evinde yapan hamarat hanımlara sözüm yok 🙂 Bunlardan biri de sevgili ortağım Cahidem, salamuraya bastırdığım peynir suyunu nasıl değerlendirebileceğimi bile ona soruyorum ondan daha çok şey öğrenicez inşallah. Rabbim heves vermiş maşallah 🙂 Sözü nasılda dolayıp Cahidem’e getirdim değilmi? çünkü onu çok özledim 🙂 Yeni evine hayrlısıyla kolaylıkla yerleşsin inşallah.

Her canımızın çektiğini yapabilme imkânı,yiyebilme sıhhati veren Rabbim şükrünü hakkıyla edâ edebilmeyi nasip etsin.amin.

Pastane açmasının yumuşaklığını,mahlepli tadını sevdiği halde çok yağlı olduğu için yiyemeyenlere lezzetli bir tarif.

PASTANE AÇMASI

Malzemeler:
*1/2 çay bardağı tozşeker

*2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)

*1 su bardağı ılık süt

*1 yemek kaşığı instant kuru maya (suda bekletmeye gerek yok, direkt una ilave edilir.)

*1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ

*1 tatlı kaşığı tuz

*1 tatlı kaşığı mahlep

*Aldığı kadar un (bu ifade hoşuma gitmiyor ama unların içeriğindeki protein oranları farklılık gösterdiği için, aşşağı yukarı 3,5 bardak yeter. Unutmayınki neredeyse ele yapışacak kıvamda yumuşak bir hamur olmalı)

*50 gr. tereyağı, şekil verirken  sürmek için. (oda sıcaklığından daha yumuşak ama erimemiş olmalı

*susam ve çörek otu.


Yapılışı:

-Yumurtanın 1 tanesinin sarısını üzerine sürmek için ayırın.

-Tüm malzemeyi katıp 15 dk. yoğurarak çok yumuşak bir hamur elde edin.

-Yoğurma kabının üzerine streç filmi sıkıştırmadan örterek 1,5 saat mayalanmaya bırakın, hamur 2 katına çıkmalı.

-Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alın. 

-El ile açılan hamurlar merdane ile açılandan daha çabuk mayalanıp yumuşak olduğu için elinizle açarak oval şekil verin.

– 1 çaykaşığı dolusu tereyağını fırça ile hamurun heryerine sürün.

-Hamuru rulo yapıp iki ucundan tutarak ters yönlere çevirip uçlarını birleştirerek halka şekli verin.

-Aralıklı olarak tepsiye dizin (pişerken şiştiği için yapışmasın).

– Üzeri kururmaması için streç film örterek yarım saat mayalannması için bekletin.

-Üzerine yumurta sarısını nazikçe sürünki mayalanan hamur sönmesin.

-Açmalara önce yumurta sonra susam serpiştirin herbir açamaya teker teker yumurta ve susamı arka arkaya uygulayın, bütün hepsine yumurta sürdükten sonra susam koyarsanız yumurtalar kurumaya yüz tuttuğu için iyi yapışmazlar.

– Önceden ısıttığınız 18o°C (355F) fırında kızarana kadar pişirin. Âfiyet olsun.