DÖN Kİ EVİN SENSİZ KALMASIN…

Çalışmayı ne çok sevdiğini düşündüm birden.”Hiç yorulmaz mı? Hiç bıkmaz mı?” diye de sordum kendi kendime.Herşeye yetişme heyecanın,her yerde var olma çaban beni hayrete düşürüyor.Ne kadar becerikli ne kadar donanımlısın maşaallah.Kariyer yapma yolunda ki insan üstü azminde takdire şayan….

Yıllardır çalıştığına göre maddi bakımdan da çok iyi bir düzeydesindir hatta zenginsindir gibime geliyor.Eeee bu kadar  verimli bir insan olunca eşinin gözünde de değerin çok fazladır.Her işine yardımcıdır.Elini sıcaktan soğuğa sokmuyordur sanırım.Öyle olması gerek değil mi? İş bölümü yapmak,yemeği sen yaptıysan bulaşıkları onun yıkaması gerek.Sen ütü yaparken o evi süpürüp siliyordur,sen çocuğun altını değiştirirken o da mamasını hazırlıyordur.Çocuk için geceleri bir kez sen kalktıysan bir kezde onun kalkması gerekir…

Çünkü malum kadın hakları var,kadın erkek eşitliği var,erkek ne yaparsa kadın da yapar,kadın ne yaparsa erkekte yapar (mı) acaba? Bende merak ettim bir an bu böylemi gerçekten,yoksa ben mi yanılıyorum? Olur mu canım yıllardır bu insanlar boşa mı yırtınıyorlar kadın-erkek eşitliği diye? Yani bir erkek işten eve gelince ayaklarını uzatıp dinleniyorsa kadında bunu yapmalı değil mi?Kadın koştur koştur eve gelip mutfağa giriyorsa erkekte işin yarısını üstlenmeli değil mi?

Çok mu ütopik düşündüm yoksa? Doğru ya,nasılda unutmuşum çevremde yıllardır karşılaştığım olayları; Erkek kadar çalıştığı halde maaşını bile kocası alan,hem dışarda hem evde bütün işleri üstlenen,işyerinde patronu,evde eşi tarafından ezilen,tüm özverisine rağmen aldatılan,değer verilmeyen kadınları….

Ya çocuklar,
Oraya gelince sızlıyor burnumun direği,biraz kızgınlık, biraz acıma doluyor tüm duygularım.Ahh o çocuklar,anneli ama annesiz büyüyen çocuklar.Eğitimli annenin eğitimsiz ellerde büyüyen çocukları.Her sabah uyandığında ya annesi yanında olmayan,yada evden çıkmak üzere olan bir yanı heep yalnız çocuklar.“Akşam gelince oynarız, haftasonu dışarı çıkarız” diye yıllar yılı avutulan çocuklar.Annesi bakamayacağı  için kardeşsiz kalan çocuklar.Bakıcısının kızıp dövmesede, sevgisiz,alakasız, dövmekten beter bakışlarıyla büyüyen çocuklar….
Bir çocuk ne ister? En çok neden anlar? Çok para doyurur mu çocuğun ruhundaki açlığı? Çok para annesinin sevgi dolu bir bakışını satın almaya yeter mi? Ahhh nasıl anlatsın annesini hep yanında görmek istediğini,annesinin kariyer yapmasının onun için hiç bir önemi olmadığını nasıl anlatsın?
Büyükleri gibi alengirli laflar edip ikna da edemez ki annesini. Kim anlar,kim annesi gibi sarmalar onu? Tüm gün yaşadığı yalnızlığı kısa bir akşam,bir pazar günü telafi eder mi? Bakıcısı yada büyükannesi onu senin gibi sever mi,anlar mı hiç?

Küçük prens hikayesini bilir misin? En sevdiğim hikayelerden biridir benim.Hani özenle büyüttüğü gülünü kaybedince,onu koskoca bir gül tarlasında aramıştı küçük prens.Onun bu halini görüp:” Binlerce gülün arasında,sen o gülü nasıl bulacaksın?” diye soranlara; “Ben gülümü tanırım” demişti küçük prens.Çünkü onu küçük bir tohumken ben ektim,ben suladım.Her sabah gözlerinin içine ben baktım.Adım adım büyümesini seyrettim.Ben gülümü tanırım,onu en iyi ben tanırım”…

Sen de bilki, senin gülünü senden başka kimse tanıyamaz.Senin gibi onu kimse öpüp koklayamaz.Senin dışarda geçirdiğin en güzel yıllarını ve yavrunun sensiz geçen en özel anlarını kimse geri veremez.
Geri dön,geri dön ki, diğer bahtsız kadınlara dönüşün örnek olsun.Geri dön ki evler kadınsız,kadınlar evsiz,çocuklar annesiz kalmasın.Dön ki evin sıcaklığı geri dönsün,evin annesi, hanımı, her bir şeyi geri dönsün,boşluklar dolsun,yarımlar tam olsun.Mutlu çocuklar fotoğraflara hapsolmasın…

Sen yokken de olur cümle işler,sen yokken de evrakları dolduracak biri bulunur.Patrona hesap verecek,işleri bitirecek birileri bulunur elbet. Ama canın sensiz olmaz,tüm gün işlerle bile uğraşsan onun yanında ol yeter ki,kendini hissettir.Her an “annem gidecek” korkusuyla yaşamasın çocuğun. Annesinin onu hiç bırakmayacığını hissettir ona….

 Seni yaradan seni senden daha iyi tanıyor.Senin neye güç yetirip yetiremiyeceğini  en iyi O biliyor.Sana en güzel makamı vermiş,birde cenneti ayaklarının altına sermiş.Sen çok önemlisin,kutsal bir makamın sahibisin…
Sen evinin en güzel gülüsün.Sensiz o ev öksüz,kırık dökük kalıyor.Sensiz o ev,buz gibi,sensiz yarım kalıyor…
Ama en çok olan çocuklara oluyor……

Cahide Sultan

21 Yanıt to “DÖN Kİ EVİN SENSİZ KALMASIN…”

  1. şevkiye ulusoy Says:

    Allah razı olsun çok güzel ifade etmişsiniz.maşaallah

  2. çerçi dükkani Says:

    Kadınlar resmen kredi ödemek, ev sahibi olabilmek için çocuklarını heba ediyorlar. Zamanında köylerde tarlalar için insanlar birbirini vururdu. Şimdi tarlalar boş, kurak. Kavga edenler ise toprak altında. Çalışmanında modasi geçeçek ve bu kadınlar kandıklarıyla kalacaklar. Çogumuzun annesi çalışmıyordu görüldüğü gibiölmedik, yaşıyoruz , bu yaşa geldik. Rızgı ve bereketi veren Allah’ tır hatırlayı derim. Kaldı ki faizle çoğala. Azalmaya mahkumdur.

  3. Hüma Says:

    Merhaba Cahide Hanım,
    Çalışan kadınlar ve çocukları hakkında bir kaç yazınızı okuma fırsatı buldum. Canı gönülden katıldığım fikirleriniz yanında çok yaralayıcı ve incitici bulduğum ifadeleriniz oldu. Toplum olarak özellikle anadoluda kadının çalışmasına özellikle de muhafazakar kesimde daha çok olmak özere çok olumlu bakılmadığı açık bazı yorumlardan bunu daha net anlamak mümkün. Ben iki çocuk annesi bir hekimim. Bilirsiniz ki sağlık sektöründe eğer hasta kadınsa hekimin, hemşirenin, veyahut herhangi bir yardımcı personelin toplumumuzda heleki muhafazakar kesiminde daha ısrarlı olarak kadın olması istenir. Bu noktada muhafazakar kesimin çelişkili yaklaşımını hiç anlamamışımdır. Kendini, kızını bir mücevher gibi evde muhafaza etmek isterken bir yandan da yetişkin bir bayanın mahrem bölge muayenesini bırakın 2 aylık bebeğin ultrasonunu bile bayan doktora yaptırmak ister. Bir de doktorun kendi gibi muhafazakar ve tesettürlü olmasını ister. Yani kendi dini emirlere tas tamam uyarak yaşamını sürdürmek isterken diğerinin inandığı emirlere kendi gibi inanmasını ama uygulamada kendisi kadar katı olmasını istemez çünkü o da kendisi gibi uygulamaya geçerse, evde oturmayı tercih ederse kendi takvası zedelenecektir. Hep sormak istemişimdir bu çelişkiyi aşmak için bir fikri olan var mı? Ya da bazı sektörlerde kadın iş gücüne ihtiyacın elzem olduğunu kabul edip biraz da onlar için kalem oynatmayı ve elini taşın altına koymayı düşünmenin zamanı gelmemiş midir? Sağlık sektörü gibi bayan iş gücüne ihtiyaç olan alanlarda çalışan bayanlarda sizler gibi evinin kadını çocuklarının annesi olmak istiyor. Ama onlara da ihtiyaç var. Elbette her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Eğer istenirse bu kadınlar çalışabileceği gibi evinin kadını çocuklarının anası da olabilir. Bunun için bizler çabalıyoruz devletten bu konularda bize yardımcı olmasını talep ediyoruz. Ama sadece bizim çabamız yetmiyor. Bizlere ihtiyaç olduğunu her fırsatta dile getiren siz kadınlarında desteğine ve çabasına ihtiyacımız var. Evlatlarını ardında bırakıp evden çıkmanın burukluğunu en üst düzeyde yaşadığım bu günlerde bizlerin eleştirilmekten çok desteğe ihtiyacımız olduğunu ve bu konuyu da değerlendirmeye almanızı sizlerden inandığınız değerlere sahip çıkma adına rica ediyorum.

  4. uşşaki Says:

    Bu kardeşinizi de duanızı esirgemeyin nolur Rabbim eşimin gönlüne ilham etsin çocuklarımın başında olayım sağolsun iyidir eşim fakat hep çalıştım 2 çocuğumun 40 ı çıkana kadar kaldım sadece evde biraz çekiniyor eşim tek maaşla geçinemeyiz ev borcumuzda zorlanırız diye yalvarırım dua edin bana ve ben gibi kardeşlerimize işi bırakmamıza yardım etsin Rabbim….Allah hepinizden razı olsun….

    • Zeynep Says:

      Eşiniz sizi zorla mı işe yolluyor?

      • uşşaki Says:

        Hayır zorla değil meslek sahibiyim yani belli düzeye gelmiş biriyim belli bir rahatlığa ulaşıldı şimdi deyim yerindeyse eşim için attan inip eşeğe binmek gibi olacak benim işi bırakmam onun üstüne daha çok yük binecek standart düşecek diye çekiniyor.Sabret diyor hep elinden geldiğince de yardımcı oluyor bana ama ben huzurlu değilim.

    • Ummu Hamza Says:

      Aklıma geldikçe dua edeceğim inşaallah senin için güzel kardeşim,Rabbim zorluklarını kolaylaştırsın 😦 sen de aklına gelirsem bana dua eder misin içinden geldikçe kardeşim? 😦

      • uşşaki Says:

        Allah razı olsun Rabbim sizinde ve nerde müşkülü olan kardeşimiz varsa cümlesinin yar ve yardımcısı olsun inşaallah…

    • Kardelen Says:

      ALLAH yardimcin olsun kardesim. ALLAH hakkinda hayirlisini nasip etsin.

    • fatma Says:

      evet haklısın cahide abla en çok çocuklara olan oluyor onlar çekiyor ah ahhhhhhhhhhh ne biçim dünya bu hiç güzel gün diye bir şey yokmu 1 evlendin arkasından boşanıyon ondan sonra günah üstüne günah ondan sonra göz yaşı kader kahpe kader sezen aksunun dediği gibi herşey boşuna bu dünyada burası yalan dünya burada da özgürlük yok

  5. Anonim Says:

    Cahide hanım çok güzel paylaşımlarda bulunuyor çok güzel konulara değiniyorsunuz yanlız Kadının Yeri Evidir , Kaç süslü teyze bir Anne eder?, ve bu yazını okudum. Katılmadığım bir nokta var bu konuda. Tabiiki bir kadının yeri evidir en çok evine yakışır bir kadın fakat şu günün şartlarında inanın bu çok zor. Kendimden örnek vermek isterim. Direk yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum sizinle.

    Babam zamanında annemden önce iki evlilik yapmış fakat devam ettirememiş evliliklerini bir türlü. İlk eşinden 2 çocuğu, ikinci eşinden de bir çocuğu var. İkisinde boşadıktan sonra yüzlerine dahi bakmamış. İlki az biraz terzilik bilidiği için 2 oğluna da zar zoruna bir hayat sunmuş. Çocuklarının hatırlarım, bir günü sadece bir dilim ekmekle peynirle geçiştirdiğimiz zamanlar oldu bizim dediklerini. Burada şimdi size soruyorum ? Bu kadın okumamış elinde bir mesleği yok sadece az biraz bildiği bir terziliği de olmasaydı elinde sokakta kalıp çocuklarına kim bakacaktı. Hani o çok yakıştığı evine nasıl sahip çıkacaktı?

    İkincisine gelincede yine onunda elinde bir mesleği yok. Anlatılanlara göre sırtına çocuğunu bağlayıp tarlada çalışır da çocuğum aç kalmasın süt parasını çıkarayım en azından yada bez parası çıksın ben aç kalsam da olur diye çalışmış durmuş. Bulduğu her işi yapmaya çalışmış ta büyütmüş çocuğunu.

    Bize gelincede annemin elinde bir mesleği vardı. Babamla evlendiklerinde babam annemi çalıştırmamış ben sana bakarım demiş.. Zorla istifa ettirmiş işinden. Annemde akıllı kadın. Okumuş ya çalışıyor bir şeyler biliyor en azından diğerlerine göre. Sigortamı ödediğin sürece çalışmam demiş ve şekilde istifa etmiş.. Ben bir evlat olarak hala keşke çalışsaydı diyorum. Çocukken hatırlarım annem çalıştığı dönemlerde eve anneme yardıma gelen bir teyze vardı çok severdik onu. Bizimle oyun oynardı. Elinden geldiğince bize bişeyler alır bizim için bişeyler örerdi. Herneyse, annem işi bıraktı tabii ama bi 15 seneden sonra bu evliliğide bitti. Çekip gitti..

    Şimdi diyorum eğer annem çalışmış olsaydı bir emekli maaşı olacaktı şuan. Kimseye muhtaç olmayacaktık. Şükürler olsun hala daha kimseye muhtaç değiliz. Şükürler olsun ki sigortasını yatırdığı için annemin. Fakat yatırmamış olsaydı diyorum hemde annemi istifa ettirmiş olsaydı. Biz ne halde olurduk o zaman bu devirde bir evin kirası 600 TL bunun içinde elektiriği var suyu var tüpü var en kötü ayda 800 TL gidiyor zaten evin temel ihtiyaçları için. Birde 4 çocukla bu kadın tek başına ne yapacaktı merak ediyorum. kimin karnını doyuracaktı elinde hiç bişeyi olmayan bir kadın. Zaten gelmiş 47 yaşına bu saatten sonra da nerde çalışıcaktı ?

    İslam dini kolaylıklar sağlamıştır her zaman kadına. Lütfen Allah’ın sözlerini Peygamber efendimizin (s.a.v) hadisi şeriflerini bu kadar çarpıtmayın. Allah buyuruyor ““Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın…”(Ahzab/33) diye ama sen başını kapatıp gerekmediği sürece erkeklerle muhattap olmayıp helalinle para kazandıktan sonra eminim Allahü teala da dönüp ey kulum ben sana evinde oturcaksın çalışmaycaksın demedim! demez. Ayrıca ayetin sadece başını değil sonunuda okuyun açılıp saçılmayın diyor Allah!! İslami kurallara karşı gelmedikten sonra her kadında çalışabilir. Ekonomik özgürlük inanın çok önemli bu devirde kadınlar için. Başınıza gelmeyen bir şey sanırım ortada kalmak. Bu kadar sert olmadan önce empati kurmaya çalışın. Bu kadınlardan biri ya siz olsaydınız. 4 çocuğum var diyorsunuz ya 4 çocuğunuzla sokakta bir başınıza kalmış olsanız. O zaman eminim elimde keşke bir mesleğim keşke bir iişim olsada çocuklarım sokakta kalmasa çocuklarım aç kalmasa dersiniz. Çalışan her kadın kariyer yapmak için değil çocuklarınında güzel sağlıklı bir yaşam geçirmesi için veya çocuklarımın karnı doysun üşümesinler diye çalışıyor. Lütfen çalışan kadınlarını bu kadar sert bir biçimde eleştiremezsiniz.

    Size anlattığım bu olaylar sadece 3 kadının başına gelmiş bir olay. Yine bir başka çok sevdiğim değer verdiğim bir kardeşimin başına gelen başka bir olay daha var. Çok şükür ki inancı sonsuz elinden geldiği kadar Allahü tealanın buyruklarını yerine getirmeye çalışıyor keza eşide öyle ki.. Fakat eşi hacca veya umreye hatırlamıyorum şuan onu yalan olmasın, gitmiş eşine de sadece 30-40 tl harçlık bırakmış zamanında ve soğuk olduğunu ısınmak için kömürlerinin olmadığını elinde sadece 30-40 tl ile o soğukta 4 yaşındaki çocuğu ile bir başına kalmış..

    Şimdi tekrar düşünün Cahide hanım. Bu hanımlar çalışıyor olsalardı tamam belki çocuklarından ayrı kalmış olacaklardı fakat en azından çocuğunun karnı doymuş ve ısınmış olacaklardı!!! Lütfen bazı konularda bu kadar sert görüşlü olmayın. Herkesin eşi sizin eşiniz gibi Allah korkusu taşıyan yada ailesine eşine sadık olan eşlere sahip değiller! Birde o adamın haccı veya umresi artık her ne için gittiyse kabul olmuş mudur çok merak ediyorum.

    Allah herkese hayırlı çocuklar, hayırlı eşler, hayırlı bir ömür sürmelerini nasip etsin.

  6. selamün aleyküm müslüman kardeşler ve cahide hanım yazılarınız ve paylaştınız şeyler çok güzel aygerçeklerde var bende siz gibi düşünüyorum 1 kadının yeri evi ve çoçuklarının yanı olmasını gerkdınlatıcı fakat bazı ir kadı Says:

    ANNE

  7. yeliz Says:

    bu yazıyı okurken annesi çalışan çocuklar nekadar şanslı diye düşündüm en azından akşam olunca anne kucağına kavuşuyor hafta sonları birlikte eyleniyorlar pekiya ben ben 6aylıkken annesi tarafından terkedilen 2yaşında üveyanne eline verilen hergün şiddet gören bir kızçocuguydum suçsuz yere dayak yer babam akşam eve kelene kadar kar dolabında kilitli kalır çok kirleniyor diye sürekli saçları kazıtan bir kızçocogu çektiyim çileleri anlatmakla bitiremem şimdi 30 yaşında 3 çocuk annesiyim ama hala annemi istiyorum evlendiyimin 1.yılında annemi buldum birsüre görüştük ama bana elgibi davranıp hiç sıcaklık göstermedi ben seni 6 aylık bıraktım bu halini kabüllenemiyorum hep o bebeyi hayalediyorum diye beni başından savdı büyümek suçmuş meyer bilsem hiç büyürmüydüm hala bir anne kucagı arıyorum .

    • hatice Says:

      AAH AH canim selam üzerine olsun.ben bu yaziyi yeni gördüm. icim yandi gözüm yasardi.ama sen üzülme. mevlam bazi kullarina ahirette güzel mekanlar hazirlar onun icinde bu dünyada cilelere tabi tutarmis.annen dinen sana olan sorumlulugunu yerine getirmedigi icin ceker elbet ama tevbe eder ALLAH .af ederse müstesna. su kadar varki bazi senin annen gibi olanlar ikinci esleri kizlarini kabul etmeyib, tehdit ediyor, ortada kalma korkusundan yüregine tas basib istemeyerek bu sözleri söyleyenler var,gizligizli cok aglayan böyle anneler var.sonra babandan ayrilma sebebide önemli. sana anlatilanin dogruluk payi önemli.2bucuk yasinda neyi hatirlicanki.belki baban vermedi,terketmek zorunda kaldi. böylede olabilir.ama aksi olanlarda yok degil.sen kendini imana ,namaza, kurana,salavata ver.anneden babadan daha sevgili olan peygamber efendimizi onlara veremedigin sevgiyi vererek sev.bak nasil rahatlicaksin.sahabei kiram anam babam sana feda olsun ya rasülalalah derlermis. iste bu hakiki iman.dünyada mümine igne batsa onunla bile ahiretteki azabi hafiflicek. rabbim azabsiz ölüm aninda cemalini görenlerden eylesin ins.

  8. Ç.Ş.T. Says:

    Tabiki onlar hiç bir zaman yok demedi hep şükür ettiler allaha şükürde geçiniyorlar. Ama bendeki bir alışkanlık ve takıntılık işte içim rahat etmiyor. . Ben birde böle bişeyler alayım yedireyim içireyim hediyeler alayım aldığım maaşıda hep böle harcarım. İnsanlara bişey alıp vermesini çok seviyorum. Bu takıntılığımıda inşallah zamanla bırakırım:) Aynı eşim gibi konuştun abla:))) Allah kadına en büyük değeri vermiş. kadının yeri evidir. Ben gayrısına inanmam…

    Oda hep böyle diyor:)))

  9. Ç.Ş.T. Says:

    Evet ben genelde evlenmeden önce hep çalışmak istiyordum hatta bebeğim olsada kreşe verir çalışırım diyordum. Eşim evlenince çalışmamı istemedi. Durumumuz allaha şükür iyi işe boşa gitme eve vakit ayır ben çalışan kadın istemiyorum demişti hatta. Ben çok sıkıldığımı söylüyordum ve bu zamana kadar çalışmışım bu saatten sonra çalışmak eşden para almak zor geliyordu. ( Ama bakıyorumda çok yanlış düşünmüşüm) Evde işte kuran öğren namazını kıl ibadet yap sıkılmazsın diyordu. Bu da bana ters gelip içimden gelse yaparım içimden gelmiyor ben evde bunalıyorum çalışmak istiyorum demiştim.

    Aslında Eşime ne kadar dile getirmesemde ama ben bazı sebeplerden dolayı çalışmak istedim. ( anne babamın durumları çok iyi değildir. evlenmeden önceye kadar da hep ben üstlenip eve yardım etmişimdir. Evlendikten sonra yardıım edemeyince içim içimi yiyordu ve eşimdende aileme yardım edelim demek çok zor geliyordu. Onun bana demesini hep beklemiştim o da bu konuda düşünceli olmadı. ) Ve ailem sıkıntılı ama ben evde keyif yapıyorum şekli bana sıkıntı veriyordu, Şimdi çalışıyorum ama Rabbim biliyor aileme 3 kuruşta olsa yardım ediyorum ve bu benim içimi çok rahatlatıyor ama diğer türlüde yanlış yaptığımı biliyorum. Aslında düşündüğüm zaman çokta çalışmak istemiyorum ama bu şekilde arada kalıyorum.

    Bu yazıları okuyunca eşime de hak veriyorum. Yanlış yapmışım diyorum. Rabbim sıkıntısı olan her ailenin sıkıntısını gidersin inşallah. Ama bu yazıdan sonra allah bana bir bebek nasip ederse evde çocuğumu büyütmek isterim.

    (Peki Abla bu şekilde çalışma düşüncesi beni yine günaha sokuyor değil mi? Ama aileme yardım etme gibi bir durumum olmasa aslında çalışmam, aileye yardım etmekte çok sevap değil mi)

    • Cahide Says:

      Canım anne babana bakmak senin sorumluluğunda değil. Ayrıca eğer belli bir miktarda gelirleri varsa bu onlara yetecektir. Yok yok diyenin Allah fakirliği iki kaşının arasına yazarmış. Kanaat en büyük zenginliktir. Emin ol rızkın ne ise onu yersin. Allah kadına en büyük değeri vermiş. kadının yeri evidir. Ben gayrısına inanmam…

  10. mahmure engin Says:

    ABLA ya sen bunları nasıl bu kadarmı güzel yazar insan duygulandım agladım. bütün yazılarında zaten aglıyorum bunlar hayatın gerçekleri ama bizim insanımız anlamıyor…rabbinin ona vaad ettigi cenneti unutmuş dünya işleriyle ugraşıyolar ALLAH İÇİN bişey yapılmıyo ama insanlar için desinler için yapıyolar

  11. Anonim Says:

    eğer insan kocasına güveniyorsa v eçocuklarına kendi bakmak itiyorsa çalışmaz.3 – 4 çocuk da doğururr ama ya güvenmiyorsa ve kocası onun çalışmasını istiyorsa.çalışmayayım senin maaşın bize yeter ben sadece 2 çocuğuma bakayım ev işlerinin hepsini de bana yükle dese diyemez eşi bir aslan gibi kükreyerek sadece saçmalama der naısıl geçiniriz

  12. Cahide Says:

    Arkadaşlar diğer taraftan buraya yorumlar aktarılmamıştı.bende buraya bir yorum olarak kopyalıyorum.

    LEZİZCE dedi ki…
    Gözlerim dolarak okudum canım yazını tebrik ederim seni.
    10 yıldır evliyim ve arkadaşlar arasında konu işe gelince hep diyorum ben asla çocuklarımı kimseye bırakamazdım iyikide bırakmamışım çalışmıyorum kariyer peşinde illada iş diyen arkadaşlarımda var onlarıda yadırgamıyorum ama kendi adıma konuşayım.Çocuklarımın bir tek gözyaşına akan suları bile durdurum.Çok içim acıdı şuan yazıyı okurken öyle çok şey yazmak isterdimki şuan çok duygulandım.Paylaşımın için çok ama çok teşekkür ederim canım.
    Yazıyı kopyalayıp özellikle görünen bir yere asıcam.Sevgilerimi bıraktım.

    10/3/10
    ESMANUR dedi ki…
    içimi yaktın cahidem …..
    senin sözlerinle yorum yapayım……
    evinin en güzel gülüsün.Sensiz o ev öksüz,kırık dökük kalıyor.Sensiz o ev,buz gibi,sensiz yarım kalıyor…
    Ama en çok olan çocuklara oluyor……

    10/3/10
    hayatcemresi dedi ki…
    Güzel kardeşim,kalemine yüreğine sağlık,ne güzel de ifade etmişsin,çalışan annelerin,kariyer sahibi annelerin çocukları için kullandığın şu ifade çok vurucu
    “.Eğitimli annenin eğitimsiz ellerde büyüyen çocukları.”ne kadar güzel bir tesbit…
    Rabbimizin hükümlerinin hakim olduğu bir sistemden başka hiç bir sistemde kadının önemi yok,kadın hem her daim güzel ve bakımlı olacak,dışarıda çalışacak,ev işlerini de ihmal etmiyecek,çocuğu içinde fazla duygusal olmayacak!!!!!
    Bu şekilde dışarıda çalışıp ta kocası tarafından değer ifade etmeyen kadınlara bende şahit oldum,hele bir yakınımızın doktor kızının doktor kocası tarafından bir hemşire ile aldatıldığını bizzat kızın annesi anlatıyor,annesi “nasıl olur, benim kızım bir doktor o ise bir hemşire kızımdan ne üstünlüğü var “diyor.
    Kadın en yüksek makamlara da gelse bir önemi yok,ona verilen en yüksek makam annelik makamı keşke bilse…Çalış çalış nereye kadar?Eğer ekmek, su,acil ihtiyaçlarını karşılayamıyorsan bunlar karşılanıncaya kadar meşru bir ortamda çalış ama durum hiç böyle değil,çalışan bir kadından dinlemiştim
    “kendime yeni kıyafetler alıp giymem lazım,hep aynı kıyafetle işe gidersem arkadaşlarımın yanında da değerim olmuyor”diyordu.
    Güzel Rabbimiz kadın ve erkek arasında eşitlik değil adalet emretmiş,kadın erkek eşitliği, kadına verilen bir değer ve hak değildir,aksine kadına bir zulümdür.Bu zulüm o kadının çocuğuna da mutsuzluk, en sevdiği varlığı annesinden de ayrılık olarak çocuğa yansıyor.
    Söylenecek o kadar çok söz var ki…. Sözlerimi Necip Fazıl’ın şu mısraları ile noktalamak istiyorum:
    İSLAM
    Her fikir,her inanış,tek mevsimlik vesselam;
    Zaman ve mekan üstü biricik rejim,İslam…

    10/3/10
    kirazzade dedi ki…
    Ah Cahide, içimden geçenleri dillendirmişsin. Geçen bir blogda da söylemiştim. Çalışan değil de asıl çalışmayan kadın erkekle eşit ve özgürdür diye. Çalışan kadının ne özgürlüğü var ki? Bütün gün iştedir ve akşam da mutfakta yada evde çalışmaya devam eder. Çalışmayan kadın ise gezer toza, altın günlerine gider, çocuğunu büyütür, hayatın keyfini çıkarır. Çalışmak zorunda olmamamız dileğiyle…

    10/3/10
    Mutfak dili dedi ki…
    Cahide hanim tesekkurler cok guzel bir yazi. Kadin evinin hanimidir dogru ama evinin hanimi olma deyerini ona vermeyenleri dusununce bence kadin calismali. OKumus insanin calismasi gerek aslinda. Cunku o okumak icin verdiyi deyerin ve harcadigi zamanin hesabi verecek. Bir kadin aslinda her seyin ustesinden gele bilir. Biz sadece zamani iyi deyerlendiremiyoruz. Eskiden kadinlar calismiyordu ama ev isinin agirligive harcadigi zaman simdi disarida calisan kadinin zamana denkdi. Suyu en uzak mesafeden tasirdi, su isitib camasir yikardi, kac tane cocuga bakardi, kalabalik ailenin yemeyini yapardi + tarla varsa orda bir seyler de ekerlerdi. Eski zaman kadinlarininda cocuga sevgi ve hakk etdiyi deyeri vermek icin zamanlari yokdu.Simdi calisan annelerle eskiden calismayan anne arasinda pek fark yok. Sadece deyisen zaman. biz deyismedik.Zaman deyisdi. Ve biz zamnin oyuncagi olduk. Asil sorun bu. Zamani iyi deyerlendire bilsek, yasantimizda olmamasi gereken seylere dikkat edip yaklasdirmasak,ya oldugun gibi gorun ya gorunduyungibi olmaya calissak her seyin ustesinden gelineceyini dusunuyorum. Rabbim hakkimizda hayirli olani nasip etsin insallah.

    10/3/10
    tosbagalar dedi ki…
    Allah’ım nasıl güzel bir yazı çalışan bir anne olarak hep düşündüğüm hep içimin cız ettiği konular anneleri varken annesiz çocuklar büyütüyoruz. Allah’ım bizi affetsin

    10/3/10
    SeViL ( DenizFeneri ) dedi ki…
    Çok manadar yüreğe işleyen bir yazı olmuş..
    Okurken fani yaşamın nahoşnutları geldi aklıma ve arkamızda hiçe saydığımız değerle..

    Yüreğine sağlık..

    Rabbim yaşamında her daim huzur u eksik etmesin dileklerimle..

    Sevgiler..

    10/3/10
    SERRA dedi ki…
    ne diyeceğimi bilemiyorum , duyguları avuçlamışsınız, nefis bir anlatım , doğru söze ne denir ki , sevgiler

    10/3/10
    papatya68 dedi ki…
    Yaw Cahidem portakallı pastana bakarken içim açıldı bu yazıyı okurken de içim ezildi sabah sabah ne ettin sen bacım yedin beni yediiiin:D
    ama Allah için çok güzel bir yazı eklemişsin ellerine yüreğine sağlık canım sevgiyle kal

    10/3/10
    Hilal dedi ki…
    biraz kendime geleyim yorum yapacağım Cahide…

    10/3/10
    KARA KUZUCUĞUN ANNESİ dedi ki…
    Canım ya yine çok güzel bir yazı yazmıssın.Yüreğine sağlık.Yaramı deşmişsin benim.Çalışmam gerekiyor malesef kızımın anne yarın işe gidecekmisin demesinin acısını çok iyi bilen biri olarak.Hayat malesef çok acımasız.Öyle kadınlar varki çalışmasa elmi açacak.Şükür o kadar kötü durumda değilim ama bayanların da çalışmasından yanayım.Örneğin ablam boşandı enişetem işsiz iyiki yurtdışında da saatlik iş bulmuş çalışıyor.Ama Türkiyede işsizlik hat safada hele saatlik iş gibi bir şansımız yok .Ne yapacak bu kadın.Ben bayanların çalışmasa bile bir mesleklerinin olmasından yanayım.Zamanın ne gösteceği belli olmuyor malesef…

    10/3/10
    HÜLYA dedi ki…
    ağladım sabah sabah zaten yüreğimin bir yarısı hep bu sebepten kan ağlar.Kızlarım işe gitme dediklerinde onların karşısında ağlamamak için kendimi zor tutarım ama şimdi gözyaşlarıma engel olamadım malesef. boşaldım resmen. Her ne kadar onlar için çalışsakta madden değil manen ne kadar eksik olabileceklerini düşünmek yine mahvediyor beni.

    ooof ooooooof … allak bullak oldum yine

    10/3/10
    Ghanima dedi ki…
    ah be cahide sultan..
    yaramı deştin..bazen öyle olyor ki maddi anlamda bir çıkmaza giriliyor..o çıkmazların birinden kurtulmak için çalışıyorum..istemem mi evimde minişimle oynayayım..

    10/3/10
    Hilalland dedi ki…
    Şu an eve gidip kızıma kucak dolusu sarılasım geldi. evle iş yerim 50 mt arayla olmasına rağmen , her sabah anne gidecek misin sorusu ile karşılaşıyorum . içim acıyor . ama çalışmak zorundayım.2,5 yaşında beni çok arıyor. ne kadar gün içinde bana gelse de evde olduğu gibi olmuyor. Cahide hn yüreğinize sağlık gerçekten nefis bir yazı .Bu yazı için ellerinizden öperim,yaşınız kaç olursa olsun. sevgiler

    10/3/10

    nohut oda dedi ki…
    ne yapıyorsun cahide abla..
    üzdün bizi şimdi..
    böyle olmuyordur inşallah..
    kırık dökük bırakmıyorum diye avutmaya devam edeyim ben kendimi..

    10/3/10
    Adsız dedi ki…
    Sessiz bir takipçinizim Cahide hanım.Sizden çok şey öğreniyorum.
    Söylediklerinize aynen katılıyorum.Ev hanımı olduğuma bir kez daha şükrettim.
    sizi tanıdığım için çok mutluyum.Kucak dolusu sevgiler

    Safiye Dağdelen

    10/3/10
    benhurum dedi ki…
    Size canı yürekten katılıyor olmama rağmen kadın çalışmalı yani kendi ayakları üzerinde durabilmeli. Sizinde bahsettiğiniz gibi erkekten en az üç kat daha fazla çalışmasına rağmen hakettiği gerçek değeri göremeyen kadın yine evinde yuvasında olmasının da gerçek değeri bilinmeyeceğinden eskilerin dediği gibi “kaşık düşmanı” olur çıkar malesef.
    Ve yine çok haklısın olan yavrularımıza oluyor ancak kültürlü bir annenin çocuğuna vereceği çok şey var ve evinde oturup çocuğu ile hiçbirşey paylaşmayan annelerden çok daha organizedir çalışan hanımlar…
    Çok güzel yazmışsınız, yüreğinize ve kalaminize sağlık.
    Sevgiler…

    10/3/10
    CAHİDE dedi ki…
    Sevgili arkadaşlar bunlar benim duygularımın yüreğimden dökülen yansımalarıdır.
    Her zaman dediğim gibi yazılarımda kimseyi incitme gibi bir niyetim asla olamaz.Bu benim fikirlerim,katılan olur veya olmaz.ben sizlerin düşüncelerine sonsuz saygı duyuyorum.Fakat duyduğum saygı sonuna kadar savunduğum şu düşünceleri yazıya dökmeme engel olamaz.
    ben kadının en çok evine yakıştığını düşünüyorum.Bana dışarı işlerini yüklenme gibi bir sorumluluk verilmemişse,neden fazla yüke talip olayım?
    Evim sarayımdır,mutluluk kaynağımdır vesselam…

    10/3/10
    emelce yemek dedi ki…
    senin yazina gelen yorumlari okuyunca ne kadar cok kisinin senin gibi dusundugu cikiyor ortaya,ben hic calismadim hep cocuklarim icin burdayim ayni yerde,tabiiki cocuklar icin cok buyuk bir guven bu her an yanlarinda olmak.allah hepimize hayirli,guzel ahlakli evlatlar yetistirebilmemizi nasip etsin.

    10/3/10
    sessiz kelimeler dedi ki…
    Cahideciğim yüreğine sağlık çok duygulandım ne kadar güzel anlatmışsın.

    10/3/10
    Adsız dedi ki…
    cahide hanım tebrik ediyorum sizi ve yüreğinizi…
    belliki çalışan bir annesiniz ve içiniz acıyor
    çocuklarım doğmadan önce çok elit bir firmanın çok güzel bir departmanında çalışıyordum.üstelik yükselme yolum da açıktı…
    ama ben çocuklarımı kariyerime asla tercih edemem doğrusu
    edene saygı duyarım ama ben edemem
    o kadar güzel anlatmışsınız ki bunu üzerine söylenebilecek tek bir cümle kalıyor;ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN

    10/3/10
    tub@ dedi ki…
    tevafuğun anca bu kadarı…

    dün kızımla alışverişe çıkmıştık satıcı ben yaşlarında bir kadın.. kızımla çok ilgilendi 🙂 benim cadı da maşallah bıcır bıcır şu şöle oldu, evde benim baks banim(bugs buny) var, işte dedemle parka gittik, leyla nenem de hasta şurup içiyo 🙂
    ne varsa anlattı :))

    kadın döndü bana ya maşallah kaç yaşında ? dedim ki 2,5..

    kadın şokk!

    kendi bebeğiyle aynı ay doğumluymuş ama onunki hiç konuşamıyormuş malesef 😦

    sonra da dedi zaten “ama benim bebeğime annem bakıyor, olur mu hiç anne gibi bakan.. biliyorum annneannesi de çok iyi bakıyor ama hiç anne gibi olur mu?”

    belki sahiden ihtiyacı vardır ki böyle bir durumda denecek bence de bişi yok… ama ya ihtiyacı olmayıp sadece kariyer peşinde olup, can sıkıntısından çalışanlara hayretle bakıyorum…

    ve de gelecek kaygısıyla yaşayanlara…işte ilerde ne durumda oluruz? geleceğimizi garanti altına almalıyız?

    neyin garantisi kardeşim!

    eşim bundan 5-6 ay önce türkiyenin önde gelen kurumlarından birinde fizik öğretmeni ve ortak iken, kapitalist sisteme DUR deyip sadece ALLAH’a sırtını yaslayıp Ramazan’ın arife günü istifa etti..neden iftar vaktine de ders yazıldığı için!!!

    bizim garantimiz ve sigortamız tek bi şirketten ALLAH(cc)’dan :)))

    bebeğim doğmadan önce bende halkla ilişkiler sorumlusuydum ama eşim benden rica etti ve çocuğumuza senin bakmanı istiyorum…seve seve kabul ettim ve şu güne kadar hiç pişman olmadım..

    yaratılışın gereği bu şekilde bi kere, sözün özü yuvayı dişi kuş yapar sözü de boşa değil…

    selam ve dua ile…

    10/3/10
    Handenur dedi ki…
    Bu konuda birşeyler söylemem mümkün değil belki ama hep çalışan anne çocuğu olmuş biri olarak, kaç yaşına gelirseniz gelin bu durumun sıkıntısının hep var olduğunu söyleyebilirim. Annem daha çok yanımda olsaydı eminim birçok şeyim daha farklı olurdu. Çalışan annelerin çocukları “tek başına” büyüyorlar bundan emin olabilirsiniz. Ne kadar anneanne babaanne veya bakıcı da olsa yanlarında çocuk onlara hiçbir zaman anne babası gibi açılamıyor. En çok zorluğu da ilk, en büyük çocuk çekiyor, zamanla kardeşlerine bakma sorumluluğunu da üstlenince omuzları epey ağırlaşıyor.
    Hayat şartlarından dolayı çalışmak zorunda kalan anneleri tenzih ederek, annelerin bunları düşünerek “çocuklarıyla yaşamalarını” şiddetle öneririm…

    10/3/10
    Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki…
    Cahide Hanımcığım yazınızı yeni okuyorum inanın ne yorum yazacağımıda bilemiyorum.Kelimeler sanki boğazımda düğümlendi yutkunamıyorum bile.Elinize yüreğinize sağlık.Sevgiler.

    10/3/10
    aysesueda dedi ki…
    canım benim ,yazın içimi sızlattı gözlerim doldu inan .kesinlikle seninle aynı fikirdeyim (diğer konularda olduğu gibi)iyiki diyorum üniversiteyi bırakmışım(malum sebeblerden dolayı)hiç pişman değilim.RABBİM yavrularımızı rızasına uygun şekilde yetiştirmemizi nasip etsin inşsevgiler
    not:portakallı pastayı ve unlu böreği denedim çok harika oldu .en kısa zamanda paylaşacağım inş
    sevgiler aeo

    10/3/10
    bellek dedi ki…
    Ne kadar da güzel anlatmışsın duygularını ……….

    Bende çoçuklarımı asla bir başkasının ellerine bırakmak istemem.Çoçuklarım büyürken onların yanında olamadıktan sonra ne yapayım ki kariyeri.Bir daha ozamanları nasıl yakalarım ki ???
    Geriye dönüp sevgiyle kucaklayabilirmiyim ki..
    Bir de anne olup ta çoçuklarını bırakıp ta gidenlere ne demeli?
    Anne olmak sadece onları dünyaya getirmekmi dir .
    Ne güzel anlatmışsıki bu sözlerle Sen evinin en güzel gülüsün.Sensiz o ev öksüz,kırık dökük kalıyor.Sensiz o ev,buz gibi,sensiz yarım kalıyor…
    Ama en çok olan çocuklara oluyor……
    Çoçuklarımın kokusunu hiç bir şeye değişmem.
    sevgiyle kal CAHİDECİM

    10/3/10
    Urfa Tutkunu dedi ki…
    Ablacım toplumda yara olan bir konuya parmak basmışsın. Efendimiz (S.A.V.) Hazreti Ali’ye dışarı işini, Hazreti Fatıma’ya da içeri işini verirken; elbette bize bir örnek teşkil etmek için yapıyordu. Kadının sultan olduğu yer evidir. Ben hep bu konuyu düşünmüşümdür. Çalışan hanımlara sorduğunuzda çoğu “evde olmak daha iyi” derlerken, ev hanımları da “çalışmak daha iyi” diyorlar. En azından benim çevremdekiler böyle. Herkes elinde olmayandan şikayet ediyor. Tuba’nın yorumuna katılıyorum, bizim garantimiz Allah (cc) ‘dür. Rızık, taahhüdü Rahmani’dir. Ama o zaman neden bunca kadın ölürmüşcesine işlere koşuyor ya da içinde bir burukluk olsa dahi çalışmaktan vaz geçemiyor? Bu konuyu her düşündüğümde aklıma şu geldi. Bence kadınlar erkeklere yeterince güvenmiyorlar. Eğer erkek İslam’da kadına tanınmış hakların farkında olarak o emanete-o inciye ona göre muamele etse, kadın da fazladan yorulmak istemeyecektir elbette. Torun torba sahibi olduğu halde hala evinin içinde kendini kabul ettirememiş ve başkalarının yanında kocasından azar işitip de “şöyle yaparsan seni boşarım-böyle yaparsan seni boşarım” tehdidini işiten kadınlar olduğunu biliyorum ne yazık ki. Bu kadın hala hayıflanır neden çalışmadım zamanında diye. “Eğer bir işim olsaydı bu kadar rencide olmazdım. Kendi başımın çaresine bakardım” demişti bir defasında. Çünkü arkada gideceği bir ailesi de yok. Hani Karakuzucuğunannesi “yarının ne getireceği belli olmaz” demiş ya, işte baştan canım cicim başlayan işler yıllar sonra bu hale dönebiliyor maalesef. Eğer burada erkek İslam’ı tam anlamıyla bilen ve yaşayan bir insan olsa eşine zaten böyle davranmaz. Çünkü kadın hazinedir, Allah ın emanetidir. Hasılı kelam, bu durumları her düşündüğümde verdiğim karar şudur: Kadın için en iyi ve en güzel yer ve iş evi ve çocuklarının bakımıdır. Ama kadınlar erkeklere (belki direk belki bilinç altından)güvenmedikleri için kendilerini çalışmak zorunda hissediyorlar.

    10/3/10
    ayfersultan dedi ki…
    SA.Malatyada iken bir evde çalışan bayana hizmetçisin gibi konuşulduğunda hayır evin hanımı benim nasıl yani bakın bütün gün dışarıda çalışıyor ne için bana para vermek için soğuk,sıcak demeden dışarıda çalışıyor ben evde işimi yapıyorum ayaklarımı uzatıp çayımı,kahvemi içiyorum karşılığında paramıda alıyorum evin hanımı benim hizmetçi olan o.. ya çocuklar onlarda apayrı nasıl hesabını verecekler sen bana bakmadın ben sana niye bakim sözünü duyacaklar.ahirette yakasına yapışacaklar çocuklara nasıl bakıldığını duyuyoruz malesef..yazın belkide birilerine faydası olur sağol canım..A.E.O

    10/3/10
    Hilal dedi ki…
    Sevgili Cahide,

    Öncelikle inan bana bu aralar böyle bir yazıya çok çok ihtiyacım vardı. Allah razı olsun..

    Sabah işe gelir gelmez okudum yazdıklarını. boğazım düğüm düğüm oldu, yazamadım birşey..bu sanki bir labirent ve nasıl çıkılacağı belki belli ama zor olan bir süreç..

    Elektronik mühendisiyim, 8 yıldır çalışıyorum. Bunun yaklaşık 4 senesi evlilik hayatı ile, yaklaşık 1,5 senesi de oğlum ile geçti. Aslında oğlum olunca iş bırakma isteğim ortaya çıktı – ki bu öyle kolay tanımlayabileceğim bir istek değil – cidden bunu bir vicdan borcu, bir görev, bir sorumluluk gibi hissediyorum. Hatta bu yazdıklarımı duyan, beni eskilerden tanıyan arkadaşlarım şaşıracaklardır eminim. Çünkü gerçekten çalışma aşkı bende oldukça büyük(tü) Cahide..
    Şimdiki işi bırakma isteğim ise tamamen oğlumla ilgili bir olgu. ev işlerinden yorulmaktan değil. Şükür işlerimde yardımcı bir eşim var ( Allah razı olsun ), bahsettiğin gibi işlerimiz gönüllülük dairesinde bölüşülür yapılır gider. Ancak oğlum ve ondan ayrılmak, açıkçası oğlum büyüdükçe daha da zorlaşıyor. Sanki boynuma asılmış kalmış bir ip gibi boğazımı sıkıyor.. Şükür benim annem bakıyor, o yönden hiç ama hiç gözüm arkada kalmıyor. Ama onun ilklerini artık annemden duyar oldum. Düşündüm de oğlumun büyüyüşüne dışardan böyle kısa film seyreder gibi bakıyorum. Zaman gerçekten hızla ve büyük bir süratle akıp geçiyor.. Ben bu zamanın içinde hep haftasonunu bekliyorum oğlumla vakit geçirmek için. hatta bazen tanıdıklarım takılırlar bir çocuk sende mi görüldü diye. çoğu kez – hatta hiç diyebilirim oğlum doğduktan sonra – hafta sonu yapılan etkinliklere bile katılmam. bu nedenle de arkadaşlarımdan eleştiri de alıyorum:) ama benim tek vaktim haftasonu ve onunla dolu dolu yaşayacağım tek anlar o anlar oluyor…
    Bu arada biraz uzattım ama inan bu konuda yazacaklarım halepten şama gider:)
    Handenur’un yazdıklarından çok etkilendim. Onun yazdıklarını, oğlum büyümüş de bana söylüyor gibi okudum – dinledim. Hepinizden dua istiyorum, Rabb’im kalbimizden geçen tüm hayırlı isteklerimizi nasip etsin bize. Ben de home ofis çalışıp her daim oğlumla olabileceğim bir ömür diliyorum hayırlısıyla..
    Allah’a emanet..

    10/3/10
    kalpkurabiye dedi ki…
    ayy cahide sultann ne yatın böyle zaten çok duygusalım doluyum ağlattın beni… ilerde asla ve asla çocuklarımı yalnız bırakmıcamm… ablacımm çok sağol bu güzel yazı içinn..

    10/3/10
    kemalpaşatatlısı.com dedi ki…
    S.A.Cahide ciğim,

    Bir zamanlar çalışıyordum, daha sonra ikiz yavrularım olunca istifa kararını aldığımda şöyle düşündüm; yavrularımı ben büyütmek istiyorum,çünkü geçen bir gün bir daha asla geri gelmiyor,anneye en çok ihtiyaçları olduğu zamanlarda yanlarında olmalıyım,onların ilk kelimelerine, ilk adımlarına ilk önce bakıcısı değil, ben şahit olmalıyım, o muhteşem büyüme sürecine dahil olmalıyım, o güzel günlerin tadını çıkarmalıyım,istediğim her zaman kucaklayıp öpmeliyim,oyunlar oynamalı, beraber kurabiyeler yapmalıyım.Rabbime hamdolsun ki, sağlık sıhhat verdi, hepsini doya doya yaptım, istafa kararımdan hiç pişman olmadım.Yavrularım merhametli, sevgi dolu,terbiyeli yetiştiler Rabbimin yardımıyla…Sadece çalışmamak yetmiyor ama,ev hanımı olup çocuklarıyla hiç ilgilenmeyen anneler de var.Önemli olan bilinçli olmak ve kaliteli zaman geçirmek…Çalışsın ya da çalışmasın kendini yetiştirmek, özgüveni olmak, annelerin aile içindeki değerini arttırıyor ve onları daha güçlü kılıyor.Ben ailede annelerin çok güçlü karakterler olmasını istiyorum.Çünkü çocukların eğitimi tamamen annelerin elinden geçiyor.Güçlü derken, baskıcı ya da titiz demek istemiyorum.Şİmdi MUstafa cığım yanıma geldi ve “bebek ağlıyor ” dedi, senin sitedeki bebek resmine bakarak.Neden ağlıyor diye sorduğumda oğlum herşeyin özeti olan şu cevabı verdi;” annesini kaybetmiş”…3 yaşındaki çocuk mevzunun son noktasını koydu işte…
    Not:Eğer şartlar çok müsaitse, part time öğretmenlik gibi yarım gün çalışılıyorsa, ve ailede hanımın çalışmasına gerçekten ihtiyaç varsa, çalışmak, sosyal olmak güzel…

    10/3/10
    KİANA dedi ki…
    Sevgili Cahide Hanım. Birçok insanın yüreğine ,hislerine kalem olmuşsunuz. Ben çalışan bir insandım. Şimdi emekli oldum. Çocuklarımı bıraktım başkalarına. İçimin cız ettiği anılarım da var. Kapımı anca emekli olduğumda yabancılara kapadım. Şimdi çocuklarımın başındayım allaha şükür.
    Kızımı bir başkasına bırakırken bana söylediği o yarım yamalak konuşmasıyla ağlayarak İZİNLİĞİN GELMEDİMİ ANNE demesini hala unutamıyorum..Bunun gibi birçok şey işte.
    Sizi takp listeme aldım. Banada beklerim. Sevgilerimle..

    10/3/10
    yemek yapalım dedi ki…
    cahide abla yüreğine sağlık,kanayan bir yaraya parmak basmışsın.
    benimde evlenmeden önce ideallerimin arasında işinin ehli bir stilist olmak yani kariyer sahibi olmak vardıokullu olmadığım için kursuna gittim vede nihayetinde bu işle ilgili çalışmaya başladım babamın rızası olmamasına rağmn direttim ve başardım.ama babam kararlıydı istemiyordu,vede işten çıkmak zorunda kaldım.
    kendi kendime evlendiğim adam modern olmalı kariyrimde bana destek olmalı diyordun ama ALLAHA şükür o babamdanda çetin çıktı.ALLAHA şükür diyorum çünki,onun sayesinde manevi yönden kendimi gelişirme vsilesi buldum.
    ablacım bence iş islamda bitiyor gerisi booooooş.
    eğer güzel dinimizi hakkıyla yaşanabilinseydi bu konuyu ne yazma nede tartışma gereği duyardı insanlar.
    kim kimden hakkını istiyor,kim kimden aşşağı değil RABBİM’in kanunları gerekene gerektiği hakkı vermiş ama kimin umrunda,dünya heva ve hevesleri bürümüş gözleri birkere.
    ben çalışan annelerin %90 imkansızlıktan yada mecburiyetten olduğunu düşünmüyorum.hep daha iyi bir hayat standartının peşinde insanlar ama bunun sonu yok.
    çalışmayan bir anne olarak çalışan annelerin durumu hep içimi sızlatmıştır.yorumlarda altılma tehlikesinden,sıklıkla bahsedilmiş,aslında bununda nedeni yine kadınların çalışması,yani kadınla erkek bu kadar içiçe olursa kadın ve erkek iş ortamında eşlerini ve çocuklarını gördülerinden fazla karşı cinsi görüp onlarla muhattap olurlarsa aldatılmak yada aldatmak çokta süpriz olmuyor.kadınla erkeğin aynı ortamada olmaları birkere fıtrata ters.
    ablacım çok uzattığımın farkındayım,inan dahada yazmak geçiyor içimden ama yazmakla biteremiyeceğimi biliğim için burada bitiriyorum.sen gereken bir çok noktayı zaten çok güzel ifade etmişsin
    ALLAH razı olsunki bukadar güzel ifade etmişsin,belkide bir çok çocuğun annesiyle yaşama vesilesi olursun..

    ALLAHA emanet ol

    10/3/10
    élif(keyf-i mutfak) dedi ki…
    sabah bilgisayarımı açtığımda yazınla karşılaşıp ağlamamak için zor tutarak kapadım ekranı..yazamadım bile bişey..o kadar doğru söylemişsinki ne yazsam boş..senin kadar güçlü olabilseydim dedim kendime..canımı yaktın cahidecim..ama kral çıplak demen senin en sevdiğim özelliğin..Allah yardımcımız olsun..sonra uzun uzun dertleşiriz inşallah..dua lütfen..

    10/3/10
    ÜmmüAbdullah dedi ki…
    seni selamların en güzeliyle selamlıyorum: esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü..
    canm cahidem,maşaallah süphanallah…. yazını okurken aklımdan neler neler geçti bilemezsin… ne de güzel anlatmışsın,duyularını kağıda dökmüşsün ya, ne de güzel duyuların varmış…Tebrik ederim canm… nefis,gurur ve cahillik,(bazıları mustesna )kadının kendi hayatını zorlaştırmasının sebebi bence.. ve yazıkki özgürlük (!) dediği esaret uğruna , zorlu ve çileli bir hayat için mücadele ediyor….ne kadar mantıksız ve tutarsız…Allah esarete düşürmesin ve gerçek özgürlüğümüzü yaşamamızı nasip etsin inşaallah… fikrine,yüreğine,kalemine klavyene ! 😀 ) sağlık….
    sevgi dolu selamlarımı gönderirken dualarda hatırlanmak dileği ile…

    10/3/10
    Armina dedi ki…
    Yüreğine ve yazan ellerine sağlık canım. Çok güzel bir yazı olmuş.

    10/3/10
    Jibek dedi ki…
    Cahidemmmm,yüreğinden dökülen samimi yazına arkadaşlar da yorumlarıyla manidar katkılarda bulununarak bana söyleyecek birşey bırakmamışlar ama çocuk bakımı kısmıyla bağlantılı, içimi acıtan önemli bir konuya temas etmeden de geçemiyeceğim canım.

    Ev hanımlığının: evi temizleyip yemek yapmak, gün toplantılarında takısıyla kıyafetiyle gösteriş yarışı yapmanın tam aksine, şuurlu bir anne, öğretmen, pedagog,arkadaş,olmak gerektiğini ne yazık ki her ev hanımı idrak edebilmiş değil:(
    Ev hanımlarının yüzde kaçı çocuğunun okul öncesi eğitimini kendisi verebiliyor? buna ciddi zaman ayırıp emek harcayarak zihin yorabiliyor? kaç tane çocuk, çocukluğunu yaşamasına müsade! edilerek büyütülüyor. Onlara daha güzel bir hayat sunmak adına birçok fedakarlık yaptığımızı zannederken daha en baştan çocukca yaşanması gereken hayatlarını ellerinden almış olmuyormuyuz?

    Aranızda çok duyarlı anneler, ev hanımları olduğunu biliyorum, zaten sizi tenzih ederek söylüyorum benim içimi acıtan hatta öfkem çevremde şahit olduğum evhanımlarına! hiçbir ahlâki değeri olmayan bilgilendirmenin aksine beyi
    nlere gereksiz çöpler yükleyen kadın programlarına bağımlılığı yüzünden evlatlarını ihmal eden annelere! programı kaçırmamak için evladına yemek vermeyi altını değiştirmeyi rededen anneler biliyorum:( O çocukları gördükçe gelecek neslin selametinden endişe duyuyorum. Tv’nin terbiye ettiği evlatlardan ne bekleyebiliriz ki?

    10/3/10
    CAHİDE dedi ki…
    Canlarım benim hepinizin değerli yorumları için teşekkür ediyorum.Söylenecek çok söz var.hepsini buraya sığdırmak imkansız.Herkesin kendine göre haklı tarafları var.Rabbim cümlemizin hatalarını doğruya çevirsin amin…

    11/3/10
    tatlilar gülcandan dedi ki…
    Canim simdi yazini okudum icim titredi bende malesef calian bayanlardanim her yedi günde 3 gün evdeyim .Kücük kizim Dogdugunda annelik iznine ayrilamadim maddi durum izin vermedi
    Belki ögle gördük isteseydim su anda tekrar anne olsam kesinlikle calismazdim.
    Ben ce ev hanimlari calismayan arkadaslarimiz sansli hemde cok sansli .Biz cok sey kaybettik hayatta. Erken kalk .Evdeki is Hele birde kalabalik aile iseniz cok zor canimtüm calisam annelere Allahim sabir kolaylik versin.Hayirli aksamlar

    11/3/10
    rumma dedi ki…
    Canım harika bir yazı Allah razı olsun. Herkes yazını okuyup duygulanmış ben ise yorumları okuyunca fena oldum. İnsanların çalışmak zorunda olması da çok zor cidden.

    Rabbim kolaylık ihsan etsin bu güzel insanlara..

    Ben de bir türlü akıl erdiremem insan yükümlü olmadığı bir yükün altına niye girer ..

    sevgiler canım

    11/3/10
    hayatcemresi dedi ki…
    Gerçekten Jibek te çok güzel bir noktaya temas etmişti,dışarıda çalışmadığı halde çocuklarını ihmal eden annelerde çok,çocuğunu sokağa yollayıp akşama kadar oynamasına izin veren bu şekilde çocuğunu sokağın ellerine bırakan anneler,dizilerle filimlerle çocuğunu ihmal eden anneler,internette çetle,hatta site ve blogla,yorum yazarak ihmal eden ilgisiz bırakan anneler,o sohbet senin bu sohbet benim dolaşan çocuğunu evde bırakan anneler,sık sık komşu ve arkadaşları ile biraraya gelen,kendisine gelecekleri zaman diken üzerinde durup aman ev dağılmasın,kirlenmesin diye çocuğuna evi zindan eden anneler,evini gereksiz bir çok eşya ile doldurup,onların tozlanmaması için dağılımaması ,kırılmaması için çocuğuna evde hareket alanı bırakmayan anneler…verilecek o kadar çok örnek var ki hangisini yazsam?ister evde ister dışarıda çalışsın yeterki birinci ilgi alanı,zamanını ayırdığı öncelikli işi çocuğu olsun,onu bol bol sevsin onunla konuşurken ilgilenirken gözlerinin içine baksın ona dokunsun öyleki çocuğuyla ilgilenirken çocuk anneye doysun annem bana ait desin,çocuğunu sevgiye doyursun,dün mehtap tv “günışığı” programında pedagog Adem Güneş bu konu ile ilgili çok güzel bir örnek verdi dedi ki:
    “yemeğe doyan bir insan daha acıkıncaya kadar yemek yemek istemez,anne ve babalar çocuklarını sevgi ve ilgiye doyururlarsa çocuk her zaman annesine babasına bağımlı olmaz,özgüveni gelişir,ruh yapısı düzgün bir çocuk olur”aklımda kaldığı kadarıyla özetle böyle söyledi,kendisi her salı ve çarşamba “Burç fm”de saat 11-12 arası program yapıyormuş,anlatımı çok güzel.

    11/3/10
    Adsız dedi ki…
    herkez evde oturup yan gelip yatmayı çocuğuna istediği gibi bakıp yetiştirmeyi ister kocası zengin olup konuşmak kolay ama çalışmayıp evde aççççç oturup çocuk nasıl yetiştirilir???????

    12/3/10
    arbeda dedi ki…
    bu yazıyı okuyunca ne kadar üzüldüm bilemezsiniz… yüreğimden birşeyle koptu gitti.. ben çalışan bir annenin çocuğuydum oğlumu da bir çalışan anne çocuğu olarak yetiştiriyorum fakat bu sözleriniz beni çok yaktı.. evet siz ev hanımı olabilirsiniz çok becerikli de olabilirsiniz çocuklarınızla ilginiz hat safada olabilir fakat ben de çalışmak zorundayım.. ne yapayım çoğu çalışmayan bayanın eşinin maddi durumu iyidir, babası destek oluyordur ya da kayınbabası… ama kocam ve benim gibi size sırtlarını dönmüş aileleriniz varsa çalışmaya mecbur kalırsınız… bakın istersiniz demiyorum mecbur kalırsınız…bence önemlisi anne olmayı bilmektir.. bakın ben bunları bir sınıf öğretmeni olarak yazıyorum benim velilerimin hiçbirinin annesi çalışmıyor ve büyük çoğunluğu kahvaltı etmiyor sabahları… ya da beslenme çantasına bir kurabiye bir kek konmuyor… önlükler ütülü temiz bile gelmiyor şimdi ben bunları düşününce önemli olanın anne olmayı hissetmek olduğunu düşünüyorum.. ve onlardan daha fazla anne olduğumu size söyleyebilirim.. çalışmak ya da çalışmamak diye bir şeçme şansım olsaydı ben de çalışmamayı seçerdim ama şartlarınız el vermiyorsa zamanınızı en iyi şekilde değerlendirirsiniz çocuğunuzla… bence önemli olan budur..

    12/3/10
    CAHİDE dedi ki…
    Sevgili arkadaşım ben çalışanları asla kınamıyorum.Bir üst yazımda çalışmadığı halde ilgisiz kalan annelerede değindim.Elbette zorunlu olduğu için çalışanlra saygım sonsuz.ben çalışmıyorum evet ama ben zengin değilim.Eşim öğretmen ve bizimde herhangi bir desteğimiz veya ek gelirimiz yok.Üstelik ben 4 çocuklu bir anneyim.650 liralik aylık ev taksidim var.Kira ve diğer masrafları saymıyorum.Tek maaşlada geçinilebileceğini kendimden biliyorum.bazen kendime ben bile hayret ediyorum.nasıl oluyor rabbim bu para bize nasıl yetiyor diye.Ama oluyor işte,demekki Rabbim bereket veriyor.bazen 5 bin lira gelirinizde olsa bereketi olmaz.Bereket farklı bir şeydir.Hiç bir şahsa borcumuz yok.Hiç bir şeye muhtaç değiliz ve benim durumumda olan insanlarda çok.meseleye nereden ve nasıl baktığınız önemli.Çoğu insan asli ihtiyaç olmayan şeyleri ihtiyaç gibi görüyor.şahsen ben öyle değilim.Lüx eşyalara,çok pahalı markalı kıyafetlere ihtiyaç duymuyorum.bizim peygamberimiz,geçimini çok büyük meblalarla sağlamamış.benim en güzel öneğim O.Tevekkül ve kanaât insanı zengin yapıyor.Bitmeyen ihtiyaç listelerine sahip insanlarda fakirlikten bir türlü kurtulamıyor.buna yürekten inanıyorum.Bu sizin hayattan ne beklediğinize bağlıdır.belki sözlerim size afâki gelebilir ama inanın bu bir gerçek.Çocuğunu ilgisiz bırakan annelerde asla tasvip etmediğim gruptalar.Elbetteki onlarda ayrı ele alınmalıdır.Selam ve dua ile…

    12/3/10


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: