***EBEGÜMEÇLİ KATMER***

Kızıltepe’de bir kitabevi buldum diye çok sevinmiştim hatırlarsanız.İlk gördüğüm kitaba atlamış iştahla okumuştum.Daha sonra kitabımı bitirip yenisini almaya gittiğim vakit,büyük bir hayal kırıklığıyla geri döndüm.Benim ilgi alanıma giren kitaplar için oldukça küçük bir bölüm ayrıldığını gördüm:(
Bu aralar en çok okumak istediğim kitaplardan biri Sibel Eraslan‘ın Çöl/Deniz isimli Hz.Hatice annemizi anlatan kitabıydı.Çok şükür eşim il dışına çıkınca bana almış sağolsun.Daha ilk sayfalarda yanaklarım kaç kez ıslandı hatırlamıyorum.Yürekten yazmak,hissederek yazmak çok başka bir durum.Sibel Eraslan’ın yazılarında ve kitaplarında bunu farkedersiniz.Bence her insanın bir yazarı vardır.Benim yazarlarımdan biridir Sibel Eraslan.Her an ağlamaya hazır gözlerimi coşturan bir yazar o.
Bu kitabı bir çırpıda okumam mümkün değil.Her satırı özümsemek,yaşamak istiyorum.Jibek’ciğim bazı yerleri paylaş demiş ama her satırı çok güzel.Kitap bir bütün,neresini nasıl böler paylaşırım bilemiyorum fakat Hatice annemizin babası Huveylid bin Esed’in evlatlarına yaptığı şu öğütleri paylaşayım sizlerle:
“Sabır sadece zorluklara tahammül etmek değildir.Sabır,gücümüz yettiği halde zalim olmamaktır”
“Güçlü söz,uykusuz hançer gibidir ve hep kınında,tetikte beklemelidir”
“Cesaret korkmamak değildir,cesaret korktuğu halde bile yerinde sabırla durmaya devam etmektir”
Böyle bir babadan Hatice annemiz gibi bir muhteremin olması, şaşılası bir durum değil elbet.Bırakın saçma sapan yabancı romanları,İdeolojilerini satır satır beyninize işleyen kitapları.Sizde alın okuyun Hz.Hatice’yi, ruhunuz dinginleşsin,ufkunuz açılsın.Yemeksiz kalmadığımız gibi kitapsızda kalmamak dua ve temennisiyle….
Sokakta satıcılar bazen beni çok mutlu eder.Hiç ummadığım bir zamanda karşıma çıkan,ebegümeci satan adam gibi mesela.En son çocukluğumda yemiştim ebegümecini.Görür görmez atladım,1 kg.Aldım ama az oldu diye sonradan da pişman oldum:)
Neler yapılmaz ki bu mübarek bitkiyle,böreği,kavurması,yumurtalı,yoğurtlusu…Say say bitmez.bende gözleme yapayım dedim.Katmer deriz biz,katmaca diyende var.Zengin bir kültürün meyveleri bunlar.Bir yemek,aynı ilin ilçelerinde hatta köylerinde bile farklılık gösterebiliyor.Türk mutfağının farkı bu işte.Yine çenem çok düştü.Bu nefis katmere geçelim artık:
MALZEMELER
Hamuru için
Yarım kg.un
Kafi miktar su,tuz
İç malzemesi
Yarım kg.Ebegümeci
100 gr.beyaz peynir
yarım demet dereotu
karabiber,zeytinyağı
YAPILIŞI
*Malzemelerle çok sert olmayan bir hamur yoğurun.
*Ebegümeçlerini yıkayın,ince ince doğrayın
*İçine beyaz peynir ve diğer malzemeleride katın karıştırın
*Hamurdan yumruk büyüklüğünde bezeler alıp,açabildiğiniz kadar açın.
*Yufkayı yağlayın,karşılıklı iki tarafını içe doğru katlayın.
*Tam orta yere içten bolca koyun,pişince ineceği için az koymayın
*Diğer iki tarafıda için üzerine kapatın ve elinizle üzerine sıkıca bastırın.
*Kızgın tavada iki tarafınıda yağlayarak kızartın.

Topalak çorbası yada kurşun aşı

EN HAYIRLISI NEDİR KİMDİR?
 Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

1-“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanlardır.”[562]
2-“Ümmetimin en hayırlıları, kötülük yaptıkları zaman tövbe eden, iyilik yaptıkları zaman da sevinen kimselerdir.”[563]
3-“Evlerin en hayırlısı, kendisine iyilik yapılan bir yetimin bulun­duğu bir evdir.”[564]
4-“Arkadaşlarınızın en hayırlısı, size nûrani yüzüyle Allah’ı hatır­latan, faydalı konuşmasıyla iyi amelinizi arttıran ve yaptığı işlerle size ahireti andıran kimselerdir.”[565) Camiu’s sağir

En hayırlılardan olmak duasıyla…

Kurşun aşı yöresel bir yemek gibi geldi bana.Kurşun aşı diye yazıyordu yemek dergimde ama yöresini belirtmemiş.Araştırmalarımdan da sonuç elde edemedim.Anneme kurşun aşı yapıyorum deyince “o nasıl bir yemek?” diye sordu.Bende tarif ettim.”Kızım onun adı topalaklı köfte yada topalak çorbası” dedi.İzmir’de düğünlerde yapıldığını söyledi.Adı öyle mi,böyle mi derken “aman ikisini de yazayım” dedim.Doğruyu bilen varsa söylesin bir zahmet.Fakat adı ne olursa olsun farketmez.Tadı çok güzeldi.Sizde benim gibi köfteli yemeklerden hoşlanıyorsanız mutlaka deneyin derim.

MALZEMELER(Köftesi için)
2 su bardağı köftelik bulgur(ince)
1.5 su bardağı su (ıslatmak için)
5 yemek kaşığı un
1 bardaktan bir parmak eksik su (yoğururken kullanılacak)

1.5 tatlı kaşığı tuz

300gr kuşbaşı kuzu eti
1 su bardağı nohut
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı tereyağı
Bolca nane,tuz
YAPILIŞI
*Etinizi akşamdan ıslağa koyduğunuz nohutla beraber haşlayın
*Köfteleri ekşili ıspanaklı köfte de olduğu gibi hazırlayın.
*Ayrı bir tencerede soğanı hafif kavurun
*Salçasını da ekleyip eritin.üzerine haşlanmış et ve nohutu ilave edin
*Kaynamaya başladıktan sonra hazırladığınız topalakları(köfteleri)atın.
*Köfteler piştikten sonra yemeği ocaktan alıp üzerine tereyağında kızdırılmış naneyi gezdirin.

MANTARLI MAKARNA

– Bir ara rahatsızlanan Mevlânâ, ‘Artık gitme zamanı geldi!’ diye söyleniyordu. Hanımı, ‘Aman efendi dedi, ne gitmesi, ağzını hayra aç, dileriz Rabb’imiz sana daha yüzlerce sene ömür versin.’ Bu temenni karşısında sesini yükselten Mevlânâ şöyle ikazda bulundu:
 
-Hanım, biz firavun muyuz, Nemrut muyuz ki yüzlerce sene ömür istiyorsun bizim için? Biz şu dünya hapishanesinden kurtularak Sultan-ı Enbiya’nın meclis-i münevverine davet edilmeyi her an müjdeli bir haber gibi bekliyoruz. Bizi burada kalmaya razı eden tek şey, istidadı olanlar için yapmaya çalıştığımız iman hizmetinden başkası değildir. Yoksa bu imtihan dünyası oraya nispetle tercih edilerek kalınacak bir yer değildir.

Makarnanın içinde mantarı hiç denediniz mi?Hazırlanması çok kolay ve bir okadarda lezzetli bir yemek.Özellikle çalışan hanımlar için güzel bir seçenek.

Malzemeler

  • 1 paket makarna
  • 400 gr.mantar
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 8-10 dal maydanoz
  • 2 diş sarmısak
  • 1 yemek kaşığı tereyağı

Nasıl yapılır?

  • Makarnayı haşlayın
  • Mantarları yıkayıp doğrayın
  • Yağı eritin salçayı ekleyip eritin.Mantarları içine atın
  • Suyunu salıp çekene kadar pişirin.
  • Sarmısakları doğrayın
  • Makarnayı ilave edin.
  • Maydanozu da doğrayıp karıştırın.
  • Afiyet şifa olsun…
  • Kolay yemek çeşitleri

CAHİDE

KENDİNİ TANIT MİMİ

Herkese tekrar hayırlı cumalar dilerim.
Sevgili Yeşim Hanım beni mimlemiş.Kendisine çok teşekkür ederim.Aslında mimlere pek sıcak bakmıyorum ama bu soruyu bir fırsat bilip Yüce ayetlerden bir kaçını sizinle paylaşmak istedim.
Kendimi tanıtma konusunda ne kadar zorlanırım bilemezsiniz.Bence insan kendisini tanıtmada yetersiz kalır.Kıskançsa “kıskancım”,kibirliyse “kibirliyim” diyemez.
Ben kısacık şunları söyliyebilirim;Genelde güler yüzlü ve tatlı dilli olduğum söylenir.Çocukları çok sevdiğim ve tam bir çocuk hastası olduğumu da herkes bilir, birde aceleciyimdir.Aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim.
Fakat ben daha fazla kendimden bahsedemiyeceğim.Çünkü Yaradanımız bizi, bizden iyi tanıdığı için,bakın o bizi, bize nasıl anlatmış;
KUR’AN İNSANI NASIL ANLATMIŞ
1-Acelecidir
İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size ayetlerimi göstereceğim, bunu Benden acele istemeyin.21/Enbiya-37
2-Acizdir
Bunun üzerine kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürdü de hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah; kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek için, ona yeri eşeleyen bir karga gösterdi. Yazıklar olsun bana, bu karga gibi bile olmaktna aciz kaldım da kardeşimin ölüsünü örtemedim, dedi. Pişmanlık duyanlardan oldu.5/Maide-30-31
3-Cimridir
De ki: «Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir.»17/İsra-100
4-Az Şükreden Bir Varlıktır
Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!.7/Araf-10
5-Hırsına Düşkündür
Gerçekten insan; hırsına düşkün yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır. Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.70-Mearic-19-20-21
6-Müsibet Verilince Ümitsiz Olur,Nimet Verilince Yüz Çevirir
İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.17/İsra-83
7-Nankör Bir varlıktır
And olsun ki, insana nimetimizi tattırır sonra onu ondan çekip alırsak, o şüphesiz umutsuz bir nanköre döner.11/Hud-9
8-Sabır ve Tahammül Bakımından Zayıftır
Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.4/Nisa-28
Yedi maddeyi de geçmiş bile. Başka söze ne hacet?

KARIŞIK KIŞ TURŞUSU TARİFİ

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
 Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla. (O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın. Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir. O, (hakka) arkasını döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır. Mearic suresi 8-18

Mübarek cuma gününüzü şimdiden kutlar hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ederim.Rabbim bizleri şu mübarek günden ve geceden gafil etmesin (amin)
Zamanı geçmeden güzel bir kış turşusunu paylaşmak istedim sizlerle.Netteki onca turşu arasında şöyle açıklayıcı,güzel bir turşu tarifine rastlayamadım.Baktım yine iş başa düştü:)Ayrıntılı anlattım sizlere.Turşunun içine bu kez karnabahar ve brokolide kattım.Tadı çok güzel oldu.Kırmızı lahana ise rengini kızartıyor ve lezzetini artırıyor.Turşunun suyunu ayarlamak için uyguladığım anneciğimin yöntemini mutlaka deneyin derim.Yoksa suyu az geliyor yada çok geliyor sıkıntı oluyor.Çok gecikmeden hemen turşunuzu kurun,ancak olgunlaşır:)Tarifimiz şöyle:
KARIŞIK KIŞ TURŞUSU
Malzemeler:
Orta boy bir beyaz lahana
5-6 adet havuç
Yarım brokoli
Yarım karnabahar
Yarım kırmızı lahana
5 litrelik bir kap için:
Bir su bardağı üzüm sirkesi
Bir avuç nohut(ekşitmesi için)
4-5 yemek kaşığı kaya tuzu
1 yemek kaşığı şeker(ekşitmesi için)
Bir küçük baş sarmısak
 
YAPILIŞI
*Lahanaları 4-5 saat önceden doğrayıp 2-3 yemek kaşığı tuzla beraber harmanlayın.(yumuşaması ve daha az yer tutması için)
*Daha sonra fazla tuzunun gitmesi için hafif sudan geçirin.
*Turşu kabının dibine nohutları ve bir kaç diş sarmısak atın.
*Üzerine,yine doğradığınız sebzelerden sırasıyla dizin.
*Dizerken  ara ara sarmısak koymayı ihmal etmeyin.
*En son bütün sebzeler bittikten sonra,turşu kabının içine sirkeyi katın ve üzerine doluncaya kadar su koyun.Bu şekilde suyu tam ayarlanmış oluyor.
*Bu kez bidondaki suyu bir kaba boşaltın içine tuzunu şekerini atıp karıştırın.tekrar bu karışımı bidona doldurun.
*Ağzını uzun bir havuçla sıkıştırın ki alttaki sebzeler yüzeye çıkmasın.
*Ve temiz bir poşeti turşuların ağzına örtün buda hava almasını engelleyecektir.
*Son olarak ağzını sıkıca kapatın.Ilık bir yerde 2 hafta kadar bekletin.Mis gibi turşumuz hazır.

***ZERDEÇALLI SÜTLAÇ***

HIÇKIRIK NASIL KESİLİR?
Bu başlık size komik mi geldi?Olabilir ama hıçkırığı bir hastalık gibi yaşayan insanlar beni mutlaka anlayacaktır.Bazen tutuverir hani,sebebinide bilemezsiniz.Kahve içersiniz,nefesinizi tutarsınız.Biri tarafından korkutulmayı beklersiniz.Olmaz da olmaz.Tam konuşurken,bir sakin durayım derken, illede bir hoplatır sizi.Çok nahoş bir durumdur.İnterneti araştırdığınız zaman sizi tatmin edecek bir cevap bulmanız da mümkün değildir.
Fakat benim sizlere tavsiye edeceğim garanti bir çözüm önerim var.Yıllar önce bir televizyon programında Peygamberimizin tavsiyesidir diye dinlediğim o gün bugündür de uyguladığım ve tutmadığı zamanı görmediğim bir çözüm.Hani İnşirah suresinde Rabbimiz buyuruyordu ya;”…Her zorlukla beraber mutlaka bir kolaylık vardır…”diye.İşte küçükten büyüğe tüm karşılaştığımız sorunlar için Kur’an ve sünnette bizlere verilen çözümler,kolaylıklar mutlaka var.
Gelelim hıçkırığı nasıl keseceğimize YEDİ YUDUM SU işte bu üç kelime en sevdiğim sözcüklerden oldu yıllardır.Evet yanlış duymadınız hıçkırık tutunca önce besmele çekin,aralarında Elhamdulillah diyerek(ben böyle yapıyorum) yedi yudum su için.Geçmezse gelin yakama yapışın:)Altı yudum olmuyor illa ki yedi yudum olacak.Yalnız söyleyeyim tüm araştırmalarıma rağmen Hadis’in orjinal kaynağını bulamadım.Ama % 100 işe yarıyor.Bu da size nacizhane tavsiyem olsun…

Kendimi bir baharat aşığı olarak nitelendirsem yanlış olmaz sanırım.Hemen hepsini çok sever ve kullanmak için bahane ararım.Son günlerde mutfağımın  favori baharatı zerdeçal.O kadar sevdik ki her şeye kullanır oldum.Tatlıdan tuzluya herşeye çok yakışıyor.Toz halinde çok yoğun bir kokusu olmaması ise kullanım açısından büyük bir avantaj sağlıyor.Örneğin bu sütlaçta tadını hiç hissedemedik bile.Tarifim tamamen doğaçlama,özgün bir tarif oldu.Yapanlar varsa haber etsinler.Verdiği sarı renk insanın içini ferahlatıyor.Sarı rengin hazmı kolaylaştırıcı bir etkisi olduğunu biliyor muydunuz?Bu benden küçük bir bilgi olsun.
Zerdeçalın faydalarını sevgili ortağım JİBEK geçen güz sizlerle paylaşmıştı.Handenur‘un yaptığı zerdeçalli makarnayada  bakabilirsiniz.Tarifim basit;

MALZEMELER
2 litre süt
1.5 su bardağı pirinç
1.5 su bardağı şeker
1 tatlı kaşığı dolusu toz zerdeçal
yarım çay kaşığı tuz
YAPILIŞI
*Sütü bir tencereye alıp kaynamaya bırakın.
*Sütünüz kaynarken pirinci yıkayıp sıcak suyla ıslağa koyun.(sadece üzerini kapatacak kadar)
*Süt kaynayınca suyuyla beraber süte ilave edin.
*Kısık ateşte pirinçler iyice açılana kadar pişirin.
*Pirinçler açılınca şekeri,tuzu ve zerdeçalı atıp bir kaç dakika daha kaynatın.
*Sıcakken kaselere yerleştirin.

CAHİDE

NOT: Bu arada sevgili HAYAT CEMRESİ de aramıza döndü.Kendisine buradan hoşgeldin diyor sevgilerimi gönderiyorum…

ANALI KIZLI KÖFTE(Malatya yöresi)

ALLAH SEVGİSİ
Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Allah bir kulunu severse, Cebraili çağırır ve ben bu kulumu seviyorum, onu kendime dost edindim sen de sev. Cebrail o kimseyi sever, sonra bütün semavet ehline Allah’ın bu kulunu dost edindiğini ve onların da dost edinmesini söyler. Bütün gök ehli bu kimseyi dost edinir. Daha sonra yeryüzüne de bu türbir sinyal verildiğinden bütün yeryüzü sakinleri de bu kimseyi severler.
 
Bir kulu sevmediği zaman da, Cebraili çağırarak falan kimseyi sevmediğini ve onun da bu kimseyi sevmemesini söyler. Bunun üzerine Cebrail gök ehline Cenab-ı hakk’ın falan kimseden nefret ettiği­ni bunun için onların da bu kulu sevmemeleri gerektiğini söyler. Bu kez, bütün gök ehli o kuldan nefret eder. Daha sonra da o kimse için yeryüzüne nefret duyguları konulur (o kimse fazla sevilmez )”[505] İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Continue reading →

DAMLA SAKIZLI TAVUKSUZ TAVUK GÖĞSÜ

 NAMAZIN ÖNEMİ VE NAMAZDA HUŞU
Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki;
“Şüphesiz Hz. Allah her namaz vaktinde şöyle seslenir: Ey adem oğlu, (yaptığınız kötülüklerin sebebiyle ) kendiniz için yakmış olduğunuz ateşlerinizi, namaz kılmakla söndürünüz.”(Taberani,camius-sağir)
“Şüphesiz şeytan, namazda bulunan herhangi birinizin kalbine girerek namazınızı unutturmağa çalışır. Hatta o kadar ki, kişiyi kaç rekat namaz kaldığını ( iki mi, dört mü ) bilemeyecek bir duruma ge­tirir. Böylesine bir durumla karşılaşan kişi (az olan iki rekatı kabül eder. Namazını tamamladıktan sonra) selam vermeden sehiv secdesini yapsın.”(Tirmizi,Camiu’s-sağir)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurur:
 
“Kim güzelce abdest alır, rükûları ve secdeleri tam yaparak hûşu ile vaktinde namazını kılarsa, o namaz bembeyaz, parıl parıl bir şekilde göğe yükselir ve sahibine şöyle der:

“Sen beni nasıl geçirmedin, vaktinde kılarak korudun ise Allah da seni korusun.”
Kim ki güzel abdest almaz, rükûları ve secdelerini Hûşu ile yapıp, vaktinde namazını eda etmezse, onun namazı da simsiyah zifiri karanlık halinde göğe çıkarak sahibine şöyle der:
“Sen beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin!”

Namazda huşû nasıl olur sorusuna aşğıdaki hadisin cevap olduğunu ve çokta zor olmadığını acizhane düşünüyorum.
 “Kulun kıldığı namazından elde edeceği şey, sadece (namazda oluşunun) şûurunda olduğu anların sevabıdır.” Diğer hadisler ve yazının devamı için tıklayınız…

Rabbimiz bizleri namazın bilincinde olanlardan,alnı her vakit secdeye gitmekle şereflenenlerden eylesin.Namazlarımızda yaptığımız hatalarımızıda düzeltmeyi nasip edip bizleri affeylesin(Amin)

TAVUKSUZ TAVUK GÖĞSÜ
Tatlımız oldukça kolay,kolay olduğu kadar da hafif bir tatlı.Orjinali tavuklu olan ama neredeyse hiç kimsenin tavuk kullanmadığı,buna rağmen tavuk göğsü yakıştırmasından da bir türlü kurtulamamış bir tür muhallebi işte:) üzerine dökeceğiniz  çikolata sosuyla beraber,masraflı ve bir o kadarda yorucu tatlılara taş çıkartacak kadar maliyeti düşük ve lezzetli….

MALZEMELER:

5 su bardağı süt

1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
2 adet damla sakızı aromalı çiklet
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı tereyağı
ÇİKOLATA SOSU:

1 su bardağı süt
1 su bardağı su
1.5 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı kakao
5 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 paket vanilya

YAPILIŞI
*Unu bir tencereye alıp  un kokusu çıkana kadar hafifçe kavurun. Soğumasını bekleyin.
*Üzerine şekerini koyup karıştırın.
*Sütünüde ilave edip,sürekli karıştırarak pişirin.
*Ocaktan indirince yağını,vanilyasını ve damla sakızını da koyup 5 dakika kadar mikserle çırpın.
*Hafif ıslatılmış tepsiye dökün.
*Çikolata sosunuda pişirip,kaymak tutturmadan,ara sıra karıştırarak soğutun.Tavuk göğsünün üzerine dökün.
*Dolapta en az 2-3 saat bekletip,servis yapın.

CAHİDE 

TAVUKLU İRAN PİLAVI (Zereshk polow with chicken)

Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Yeni bir haftanın ilk gününde tekrar buluştuk Elhamdulillah. Haftanızın hayrlı verimli geçmesini dilerim.
Arkadaşlar, aslında bu hafta çok pratik bir tarif verecektim ama geçen haftaki kurabiye tarifinden sonra, basit bir tarifle sizleri hayalkırıklığına uğratmak istemedim:) bu yüzden, yıkandığında bile kokusu gitmeyen aromatik kokulu özelliğiyle meşhur, basmati pirincinden yapılan İran’a özgü, hem göze hem damağa hitap edecek, güzel olduğu kadar kolay ve çok hafif bir pilav tarifi vereceğim.
Hayatımızın her noktasında bizlere rehber olan sevgili Peygamberimiz (sav)’ın, pirincin sıhhatimizle ilgili ne büyük bir nimet olduğunu bildiren bir hadisi şerifleriyle başlayıp, dünya mutfaklarındaki öneminden biraz bahsetmek istiyorum. İnşaAllah sıkılmadan okursunuz.

“Yerden biten her bitkide şifa ve zehir vardır. Pirinç ise öyle değildir, onda yanlız şifa vardır”.

Başta Osmanlı mutfağı olmak üzere, Orta Asya, Orta Doğu, Uzak Doğu ve Avrupa’nın kıyı kısımlarını kapsayan birçok ülkenin, ana yemekleri arasına giren besleyici bir besin olan, kabuklu, kepekli, kahverengi, esmer gibi özelliklere sahip pirinçlerle yapılan pilavın 100’den fazla çeşidi bulunmaktadır. Arap ve Hint mutfağının olmazsa olmazlarından, çeşitli baharatlar ile tatlandırılarak pişirilirken , Japon-Çin-Tayland ve İspanyol mutfağında, çiğ veya yarı pişmiş deniz mahsullerinin her çeşidiyle birlikte kullanılmaktadır. İtalyanların ise lapa şeklinde pişirilen özel bir pilavları vardır.
Anadolu kültürümüz dahil birçok kültürlerde, önemli bir misafir için hazırlanan sofraların ve düğün sofralarının başlıca yemeği olan Türkistan pilavı, Özbek pilavı, İran pilavı, Çerkez pilavı ilk aklıma gelenler.
Pilavla ilgili bu özet bilgiden sonra, yemeğimizde kullanacağımız malzemelerin birkaçından da bahsetmeden geçemeyeceğim zirâ, her birinin içindeki şifa zenginliğinin farkına vararak, ne büyük bir ikrâmla muhatab olduğumuzu düşünürsek, nimetin şükrünü daha içten yapmış oluruz inşaAllah.
Arkadaşlar, araştırmalarım sonucunda farkettim ki, bahsi geçen baharat ve bitkilerin herbirinin özelliklerinden ve faydalarından sayfalar boyu yazılabilir fakat, ben sizleri çok sıkmamak için birazcıkta bilgilendirebilmek adına kısa notlarla değinmeye çalışacağım.
Üzüm dikeni (zereş) ve Ghee (gi) yağı.
Avrupa ve Amerika’da yaşayan arkadaşlar, Arap ve Hint marketlerinde bulabilirsiniz.

Ghee Butter (posası alınmış tereyağı): Isıtıldığında, normal tereyağ gibi köpürmeyen yanmayan tortu oluşturmayan bir yağdır. Kendine has tereyağ kokusu ve tadıyla yemeklere kattığı lezzet farkından dolayı, Arap ve Hint restoranlarının sipesyali olarak kullanılır.
Ghee Yağı ile ilgili bir makaleyi, beslenme uzmanı Dr. Ender Saraç’ın kaleminden kopyalayarak aktarıyorum.
Tereyağı gerçeği ve sağlıklı tereyağ tarifi: Tereyağının içinde, beyin için faydalı vitaminler vardır. İçinde yüksek kolesterol olduğu için, kolesterolü olanlara tavsiye edilmez. Fakat içinde potasyum da vardır. Tereyağını seviyor ama yan etkisinin olmasını istemiyorsanız, İngilizce ve Almanca’da “Ghee” olarak bilinen, özellikle Arapların, Hindistanlıların ve Pakistanlıların kullandığı, bizde ise Urfalıların ve Trabzonluların saf yağ olarak nitelendirdikleri bir yağa dönüştürebilirsiniz. Bunun için 1kg. tereyağını kısık ateşte, hiç yakmadan sürekli karıştırarak eritin. Üzerinde beyaz köpükler oluşacaktır, bu köpükleri kaşıkla alıp atın, işte damarları tıkayan tereyağının en sağlıksız kısmı bu köpüklerdir. Yağınız, neredeyse yarı yarıya azalana kadar bu işlemi sürdürün ve kalan yağı süzerek porselen veya cam bir kaba koyun, soğuduktan sonra buzdolabında saklayın.Zerdeçal (Turmeric): Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal, özellikle Hindistan, Pakistan ve Çinde yetiştirilmektedir. Ülkemizde yetişmemesine rağmen, kanser dahil birçok hastalıkla ilgili deneysel çalışmalar sonucunda elde edilen tedavi edici özelliğinden dolayı son yıllarda revaçta olan bir baharattır. Prof.Dr. Erkan Topuz bu baharatı, “zerdeçal, Allah’ın bir mucizesidir” diyerek tanımlıyor ve kahvaltı dahil her ögününde tüketmeye özen gösterdiğinin altını çizerek bahsediyor. En çok bilinen faydası, kansere karşı koruyucu ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelliğe sahip olmasının yanısıra, eklem iltihabı, safra kesesi hastalıkları, yüksek kolesterol, solunum yolu enfeksiyonları, hazımsızlık sorunları, sigaranın zararlarını azaltıcı özelliği, içerisinde bulunan curcumin antioksidan etkisinden dolayı E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu bilinmektedir.Hergün bal veya 1çay kaşığı tereyağıyla karıştırılarak kür uygulanabileceği gibi, yemeklere de ilave edilebilir.

Safran (Saffron) : Doğal gıda boyası ve tat verici olarak kullanılan bitkinin anavatanı, Güneybatı Asya olmakla beraber İtalya, İspanya, İran ve Fransada’da yetiştirilmektedir. Ülkemizde ise isminden de anlaşılacağı üzere Safranbolu da yetiştirilmekteymiş.

Faydaları: Acı tadından dolayı iştah açıcıdır. Sinirleri uyarıcı etkisiyle vücuda dinçlik verdiği gibi rahim kaslarını uyarark adet söktürücüdür, bu özelliğinden dolayı düşüğe sebep olabileceği için hamilelerin kullanması uygun değildir. Astım ve bronşite iyi gelir. Ateşi düşürür öksürüğe iyi gelir.Ciltteki kaşıntılara ve sivilcelere iyi gelir.

Zereshk (Farsça), Berberies Vulgaris (İngilizce), Berberitzen (Almanca), Türkçe’de ise, en çok bilinen ismiyle Diken Üzümü‘nün yanısıra Kadın Tuzluğu “bu isim bana çok enteresan geldi”, Karamuk, Ekşimen, Tavşan ekmeği, Meryemana dikeni isimleriyle de bilinir. Bileşenindeki C vitamininden dolayı ekşi bir tada sahiptir. Ilıman iklimlerde yetiştişir.
Ülkemizde, İstanbul, Trakya ve Karadeniz bölgesinde yetiştirilmektedir.
Bitkinin, taze meyveleriyle şurup ve reçel yapılmaktadır. Kurusu ise genellikle pilav, aşure ve tatlılarda kullanılmaktadır.
 
Faydaları: İştah açıcı, damar büzücü, ateş düşürücü, irileşmiş dalağı küçültme gibi enteresan bir etkisi de gözlemlenmiştir, kusmaya iyi gelir (hamilelikteki aşerme kusmasına değil, bilakis hamilelerde kesinlikle kullanılmaması gereken bir bitkidir!).
Elimden geldiğince kısa tutmaya çalıştığım bilgilerden sonra, artık yemeğimizin tarifine geçebiliriz, buyrun:)

İran pilavının özelliği: Öncden haşlanılması ve pişerken su katılmamasıdır.
Pişirme yöntemi aynı olmakla beraber birkaç farklı çeşidi vardır.
1- Etsiz-Sade: Safran ve zerdeçal pirincin tümüne karıştırılıp tamamen sarı bir pilav elde edilir. Tencerenin dibindeki pilavların nar gibi kızarması ve sertleşmesi sağlandıktan sonra, pilavın bu kısmı iri dilimler halinde ayrı bir tabağa servis edilir.
2- Patatesli: Tencerenin dibi ve duvarı tamamen iri patates dilimleri ile kaplanır. Servis edilirken tencere ters çevirilir.
3- İç bakla ve dereotlu: Haşlanmış iç baklaları ister taneli olarak, ister püre hailnde pilavla pişirilir, safran ve zardeçal kullanılmaz. Yeşil renkli bir pilav elde edilir.
4- Bu metodların hepsini aynı anda, ayrı ayrı tencerelerde pişirdikten sonra, aynı tabağa sırayla yanyana dizerek rengarenk bir sunum da yapabilirsiniz.

 
MALZEMELER:
  • 3 su bardağı basmati pirinç (yasemen pirinç de olur).
  • 1 tavuk budu, 1 göğüs eti.
  • 1 büyük patates.
  • 4 yemek kaşığı Ghee yağı veya tereyağı.
  • 1 çay kaşığı safran (benimkisi orjinal değilmiş, hiç renk vermedi).
  • 1 tatlı kaşığı zerdeçal.
  • 1 çay kaşığı tozşeker.
  • ½ çay bardağı ılık su.
  • 6 su bardağı su (pirinci haşlamak için).
  • 1 kahve fincanı diken üzümü.
  • 1 kahve fincanı tatlı badem.
  • Tuz.
 
YAPILIŞI:
  • 6 bardak kaynar suya pirinçleri ilave ederek orta ısıda 10dk. haşlayın.
  • Süzdüğünüz pirinçleri 1 sefer soğuk sudan geçirin ezilmemelerine dikkat edin.
  • Tencereye 2 kaşık tereyağını sürdükten sonra, hafif tuzlanmış tavuk etlerini ve yuvarlak dilimlenmiş patatesi dizin.
  • Tavukların üzerine, haşlanmış pirinci ilave edin, tuzunu kontrol ettikten sonra kaşıkla hafif bastırarak düzeltin.
  • Tencerenin üzerini, temiz bir kumaş peçete ile örtün. Kapağını hiç hava amayacak şekilde kapatın.
  • Eğer, pilav yaparken tencerenin dibinin tutmaması için kullandığınız amyantınız varsa iyi olur.
  • Pilav 10dk. harlı ateşte pişirildikten sonra, yarımdan daha az ayarda 40dk. pişirilir.
  • Pilav demlenirken, diken üzümünü birkaç defa ılık su ile yıkayın.
  • ½ çay bardağı ılık suya tozşekeri, safranı ve zerdeçalı karıştırarak bekletin.
  • Ayrı bir tavada eritilen 2 kaşık tereyağının yarısından fazlasını demlenen pilavın üzerine gezdirin.
  • Zerdeçal ve safranı süzüp sarı suyunu pilavın üzerine gezdirin ve hafifçe üstten üstten harmanlayın. sarı beyaz pilav elde edilecek.
  • Tavada kalan yağda, süzülmüş diken üzümünü 1-2 defa çevirindikten sonra bademleri de ekleyerek karıştırın ve ocaktan alın.
  • Pilavınızı ister komple ters çevirin, isterseniz önce pilavını servis tabağına aldıktan sonra üzerlerine tavukları dizin.
  • En üstünü diken üzümü ve bademle süsleyerek servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun:)
Haftaya tekrar sıhhatle, afiyetle görüşebilmek umuduyla Allah’a emanet olun. Sevgiler…

***BAYAT KEK KURABİYESİ***

 
Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Ben çarşıdan et almış hamala vermiş eve dönüyordum. Hz. Ömer radıyallahu anh yolda bana yetişip: “Bu da ne?” diye sordu. “Canımız et çekmişti, gidip bir dirhemlik et satın aldım” dedim. Bunun üzerine: “Canın bir şey çektikçe gidip ondan alıyor musun? Herkese, israf olarak, canının her istediğini yemesi yeter!” diye çıkıştı.”

Ne kadar çok harcıyoruz,ne çabuk tüketiyoruz.Çok yiyoruz,doymak nedir bilimiyoruz.Alıyoruz alıyoruz alıyoruz….sözüm kimseye değil aslında önce kendime söylüyorum.Şu yemekle ilgili hadisleri okurken en çok benim içim acıyor,en çok ben utanıyorum.O kadar çok nimet varki;dolaplarımız,dondurucularımız,mutfağımız yiyecekle dolu.Aslında en büyük imtihanı biz yaşıyoruz.
İbn Kayyım el-Cevziyye’nin Sabredenler ve Şükredenler adlı  kitabını okuduğum vakit,zenginliğin mi,yoksulluğun mu  daha zor olduğuna pek karar verememiştim.Zamanla aslında zengin olmanın daha zor olduğuna kanaat getirdim.Zenginliğin ölçüsü nedir tartışılır ama,canınızın her çektiğini alıp yiyebiliyorsanız bence zenginsiniz ki ben öyleyim en azından.Eşya merakım yok , çok şükür.Kat kat kıyafetlerlede pek işim olmaz.En zaaf noktamın mutfak olduğuna inanıyorum.Kalabalık bir aile olduğumuz için sanırım,mutfak harcamalarımız çok olur.Hele ergenlik çağında çocuklarınız varsa o zaman ne demek istediğimi anlarsınız.

Hiç bir şey yapamıyorsak bari israf etmeyelim“yeyiniz içiniz,fakat israf etmeyiniz.Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”(Araf 31)  ayeti kulağımıza küpe olsun inşaallah
.

BAYAT KEKTEN YAPILAN KURABİYE
Bende evde kalanları değerlendirmek adına bir şey yapmaya çalışanlardanım.Örneğin kalan yenmeyen keklerinizden benim gibi kurabiye yapabilirsiniz.Hatırlarsanız daha önce bayat keklerden küçük toplar ve bayat kek pastası yapmıştım.Yine buda artan ıspanaklı kekimden kalan dilimlerle yaptığım lezzetli bir kurabiye.Tepsiye yapışan kabarmayan kekler içinde aynı işlemi uygulayabilirsinizÇok kolay pratik ve lezzetli bir kurabiye tarifi buyrun;
MALZEMELER

kalan bayat kekler
2 adet yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
100 gr erimiş tereyağı
2 yemek kaşığı hindistan cevizi
1 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 limon kabuğu rendesi
3 su bardağı kadar un
1 paket kabartma tozu

YAPILIŞI

Benim dondurucuda 7 dilim kekim vardı.Çıkarıp buzunu çözdürdükten sonra,
küçük küçük parçalara ayırdım.
Un hariç diğer malzemeleri içine katıp ve karıştırdım
En son unu ve kabartma tozunu içine katıp kurabiye hamuru kıvamında yumuşak bir hamur elde ettim
Yassı bisküvi şekli verip kızdırılmış 175 derecelik fırında üzeri pembeleşene kadar pişirdim.gerçekten diğer kurabiyelerden daha da lezzetliydi demek abartı olmaz.Artan kekleri değerlendirmenin en güzel yolu:)
Şimdi sıra ortağımda,ben biraz dinleneyim değilmi?:)
NOT:Kurabiyeyi ince bisküvi gibi yapıyoruz ki içi hamur kalmasın.

***EN KOLAY KARNABAHAR YEMEĞİ***

Sabah sabah kalkıp bir iki tarif atayım dedim.Bu tariflerim çok kolay, pratik tarifler arayan takipçilerim için.Pratik şip şak hazırlanabilecek,yormayacak yemekler.Özellikle çalışan hanımlar kolay yemek tariflerini bekliyorlar.Bu tarifi sevgili Elif‘ciğimde görmüştüm.Yağda kızartmadan daha lezzetli ve daha hafif olduğuna garanti verebilirim.Bence en kolay karnıbahar yemeği bu.Tarifim şöyle:

MALZEMELER
bir orta boy karnabahar
1 su bardağı un
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz
1 büyük kase sarmısaklı yoğurt
YAPILIŞI
Karnabaharı çiçek çiçek ayırın, 3-4 dakika kadar haşlayın.
sudan çıkarın,tuzlayıp balık unlar gibi unlayın
Teflon bir fırın tepsisine dizin,üzerine yağını gezdirin.
Üzeri kızarana kadar fırında tutun.
Fırından çıkarıp servis tabağına alın,sarmısaklı yoğurt dökerek servis edin.

CAHİDE

***FIRINDA KAŞARLI,MANTARLI TAVUK YEMEĞİ***

Karneler alındı,tatilimiz başladı çok şükür! 🙂 Artık daha da bir haşır neşir oluruz çocuklarımızla.Bugün kızımın ilk karne günüydü,onun için öyle önemli bir gündü ki;sabahın yedisinde başlayıp dokuza kadar süren saat sorma faslımız vardı.”Anne saat 9 olmadı mı? ,Anne daha çok varmı?kaç dakika kaldı?Anne hadi hazırlan!”
Çok şükür gittik, karnemizi aldık.5 leri gördük rahatladık:)

Bugün ayrıntılı tarif vermiyeceğim.Çünkü bu çok kolay ve pratik bir yemek.Acil yemek yapmanız gerektiğinde On dakikada hazırlayabileceğiniz,kolaylığının yanında çok ta lezzetli bir tarif.
Tarifim uyduruktur 🙂 Buna benzer tarifler çok,bu da benim tarifim işte 🙂

MALZEMELER
Tavuğun istediğiniz kısmı ve istediğiniz kadar,
400 gr kadar mantar
büyük bir soğan
2-3 adet patates
1 adet havuç
2 diş sarmısak
1 yemek kaşığı salça
tuz,yağ,istediğiniz baharatlar
kaşar peyniri rendesi

YAPILIŞI
Tavukları salça, sıvıyağ,tuz ve baharatlarla terbiyeleyin.
İçine diğer sebzeleride doğrayıp harmanlayın.
Bir Fırın tepsisine koyup ağzını kapatarak pişirin.
10 dakika kadarda ağzı açık pişirin.
Üzerine kaşar rendesini serpip kaşar eriyene kadar fırında tutup çıkarın.
Sıcak sıcak servis yapın.