AFFETMEK GÜZEL,AMA NASIL?

Son günlerde sık sık duyduğum bir tavsiye;”affedin,size kim ne yapmışsa,kim kalbinizi kırdıysa unutun gitsin,içinizde tutmayın,boşverin”diyorlar.Affetmemenin hastalıklara zemin hazırladığını ifade ediyorlar.Doğrudur, sonuna kadar katılıyorum.Fakat uygulamaya kalktığım zaman kalbimi kıran ,onurumu inciten içimi acıtan kişilerin yaptıklarını düşünmek yeniden yüreğimi yaralıyor.
İşin bu noktasında “acaba” diyorum, affetmenin de şartları yok mudur?Yani affetmeniz için sizi kıran kişinin ilk önce sizden özür dilemesi gerekmez mi?Hz.Yusuf’un hikayesini okuduysanız,hatırlarsınız.Yusuf’u kuyuya atan abileri,Yusuf sultan olduktan sonra saraya gidip,Yusuf’a yaptıklarından dolayı pişman olduklarını dile getirmiş,özür dilemişlerdi.Hz. Yusuf da onları affetmişti.Yani Yusuf abilerini durduk yere affetmemişti.Benim bu hikayeden çıkardığım derslerden biridir;Biri seni kırdıysa,ve sonra içten bir pişmanlık duygusuyla affetmenizi istemişse,onu mutlaka affedin.Böyle bir konumda şu söz size çok yakışır “affetmek,iyi insanların intikamıdır”Fakat size elinden geleni yapmış,sonra da iyi ki yaptım tavırlarına girmişse,o insanı umursamayın.Ne içinizde büyütün,ne de onu dert edin,sadece boşverin.Çok kıymetli zamanlarınızı,beraber olmaktan mutluluk duyduğunuz sizi seven kişilerle geçirin.
Ne kimseyi kırın,ne de sizi kırmalarına müsade edin.Unutmayın ki kırılan bir kalbi onarmak pek de kolay değildir.Meşhur sözü bilirsiniz;
“DAL AFFETSE DE RÜZGAR KIRMIŞTIR BİR KERE…”

Bir Cevap Yazın

Close
Tarif Üstü Muhabbet | Cahide Sultan
Close
%d blogcu bunu beğendi: